Rücuen tazminat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4526 E. 2020/2008 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
makine kırılması sigortası↗ eksper raporu↗ aktif dava ehliyeti↗ rücuen tazminat↗ temlik↗ taraf ehliyeti↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından sigortalanan ve davalının kiraladığı vincin hasara uğradığı, toplam hasarın 89.000 Euro olarak tespit edildiği ve söz konusu hasarın meydana gelmesinde davalının %70 oranında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davalının kusuru oranında davanın kabulü ile 62.300 Euro'nun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili- katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, makine kırılma sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, davacı ..., sigortalısının zararını gidermiş ise de, dosyada temlik beyanı içeren bir belge görülememiş yalnızca 10.01.2012 tarihli tazminat makbuzuna rastlanmış olmakla, öncelikle davacının aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığının tespiti ve ayrıca bu kapsamda poliçe teminatının geçerli olabilmesi için bakım sözleşmesi yapılması gerektiğine dair düzenleme içeren Ek Kloz 591'in de dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması gerektiğinden mahkeme kararının davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Mahkemece, yukarıda yazılı olduğu üzere hasarın meydana gelmesinde, davalının %70 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamında mevcut 04.10.2011 tarihli ekspertiz raporunda, olayın oluş şeklinin normal çalışma esnasında, vincin takribi 10 metre yükseğe kaldırılırken, vinç kaldırma açılarına ve yükün bom üzerindeki mesafesine uyulmadan kaldırıldığı, uygun olmayan açı ve mesafede aşırı yüklenen vincin zorlanarak önce ayakları üzerindeki betonları zorlayarak kaldırdığı ve arkasında vinç gövdesinin devrilerek hasarın meydana geldiği, kanaatine varılmıştır. Yine aynı hasara ilişkin Zorlu Yapı Yatırım A.Ş. ile Zurıch Sigorta A.Ş. arasındaki davaya esas olmak üzere alınan 19.09.2011 tarihli değişik iş tespit raporunda da, vincin 1989 yapımı olduğu, fen ve sant kaidelerine göre yapılamayan bakım onarım eksikliği, ayakların ve tekerlerin paslanmaya başlamış olması ile oluşan metal yorgunluğu, tekerlerin raydan çıkıp ayakların boşta kalması ile ana tabandaki denge betonlarının devrilmesi, kule vincin yapıya nakraj ile bağlantısının yapılmamış olması sonucu kulenin aşırı sallanmasına mani olunamayarak momentin artarak vincin dengesinin bozulmasına neden olduğu kanaatine varılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, söz konusu değişik iş tespit raporu ile eksper raporunda ifade edilen bu durum ve tespitler hakkında değerlendirilme yapılmadığı gibi, mahkemece de olayın oluş şekline yönelik herhangi bir değerlendirmede bulunulmamıştır. Oysa ki öncelikle, hasara neden olan olayın ne şekilde meydana geldiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu nedenle, dosyada mevcut değişik iş tespit raporları ve ekspertiz raporu birlikte değerlendirilerek somut olayın nasıl ve hangi nedenlerle meydana geldiğinin tespiti ile bundan sonra taraflara yüklenebilecek kusurun belirlenmesi için aralarında makine mühendisinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonuca varılması gerekirken, somut olayın oluş şekline hiç değinilmeden ve ekspertiz raporundaki tespitler gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, eksik incelemeye dayalı kararın taraflar yararına bozulması gerkemiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14798 E. 2012/21188 K.
Ortak:makine kırılması sigortası · sigorta poliçesi · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından sigortalanan ve davalının kiraladığı vincin «hasara» uğradığı, toplam hasarın 89.000 Euro olarak tespit edildiği ve söz konusu hasarın meydana gelmesinde davalının %70 oranında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davalının «kusuru» oranında davanın kabulü ile 62.300 Euro'nun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, «makine kırılma sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, davacı ..., sigortalısının zararını gidermiş ise de, dosyada «temlik» beyanı içeren bir belge görülememiş yalnızca 10.01.2012 tarihli tazminat makbuzuna rastlanmış olmakla, öncelikle davacının aktif dava «ehliyetine» sahip olup olmadığının tespiti ve ayrıca bu kapsamda poliçe «teminatının» geçerli olabilmesi için bakım sözleşmesi yapılması gerektiğine dair düzenleme içeren Ek Kloz 591'in de dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması gerektiğinden m …
2- Mahkemece, yukarıda yazılı olduğu üzere «hasarın» meydana gelmesinde, davalının %70 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «makine kırılma sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece davacı sigortalısı Akem Ltd. ile davalı arasında tanzim edilen vinç «kira sözleşmesinde» sigorta priminden davalının sorumlu olacağının belirtildiği, davalının fiilen «sigorta ettiren» sıfatında olduğu, davacının kendisinden talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, «kira sözleşmesinin» 10. maddesinde belirtildiği üzere kiracının vinci sağlam olarak kiraya verene «teslim» borcu bulunmakta olup, bu durumda «rizikonun» gerçekleşmesinde davalının «kusuru» varsa davacı ... şirketinin ödediği «hasar» bedelini kendisine «rücu» edebileceğinin ilke olarak kabulü gerekir.
Oysa, taraflar arasındaki «kira sözleşmesinin» 7. maddesinde sigorta «prim» borcundan davalının sorumlu olacağı, ancak herhangi bir «hasar» durumunda kiraya veren Akem Ltd.’nin «riziko» bedelini tahsil edeceği öngörülmüş olup, bu bağlamda ortada davalı yararına tanzim edilmiş bir poliçeden bahsetmek mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuan tazminat · sigorta ettiren · kira sözleşmesi · riziko · ek prim · rücu · teslim
Benzer bu karardaAyrıca, «kira sözleşmesinin» 10. maddesinde belirtildiği üzere kiracının vinci sağlam olarak kiraya verene «teslim» borcu bulunmakta olup, bu durumda «rizikonun» gerçekleşmesinde davalının «kusuru» varsa davacı ... şirketinin ödediği «hasar» bedelini kendisine «rücu» edebileceğinin ilke olarak kabulü gerekir.
Dava, «makine kırılma sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece davacı sigortalısı Akem Ltd. ile davalı arasında tanzim edilen vinç «kira sözleşmesinde» sigorta priminden davalının sorumlu olacağının belirtildiği, davalının fiilen «sigorta ettiren» sıfatında olduğu, davacının kendisinden talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasındaki «kira sözleşmesinin» 7. maddesinde sigorta «prim» borcundan davalının sorumlu olacağı, ancak herhangi bir «hasar» durumunda kiraya veren Akem Ltd.’nin «riziko» bedelini tahsil edeceği öngörülmüş olup, bu bağlamda ortada davalı yararına tanzim edilmiş bir poliçeden bahsetmek mümkün değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, poliçenin davacı ile dava dışı AKEM Ltd. arasında tanzim edildiği, kule vincin anılan firmaya ait olup, davalı firmaya kiralandığı, sözleşmenin 8. maddesinde sigorta bedelinden davalının sorumlu olduğunun belirtildiği, davalının fiilen «sigorta ettiren» sıfatında bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4526 E. , 2020/2008 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 29/05/2018 tarih ve 2016/1802-2018/941 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 25.02.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından makine kırılması sigorta poliçesi ile sigortalanan ve davalının kiralayarak kullandığı kule vincin, 19.08.2011 tarihinde devrilerek hasara uğradığını, hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini, kira sözleşmesinde operatör temini, zemin güvenliği, çalışma emniyeti, vinç ve ekipmanının bakımı, tamiri, montajı, demontajı, güvenliği, inşaat emniyeti, koruma önlemleri alma yükümlülüklerinin davalının sorumluluğu altında olduğunun düzenlendiğini, davalının bu yükümlülüklerine aykırı davranışının hasara yol açtığını ve hasardan davalının sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 110.600 Euro'nun faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının ödediği bedeli müvekkiline rücu hakkının bulunmadığını, söz konusu vincin ekonomik ömrünü tamamladığı halde sigortalı şirketin vincin çalışır vaziyette olduğuna dair yanıltıcı beyanları üzerine kira sözleşmesinin düzenlendiğini, hasara yol açan kazanın meydana gelmesindeki kusurun sigortalı firmada olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından sigortalanan ve davalının kiraladığı vincin hasara uğradığı, toplam hasarın 89.000 Euro olarak tespit edildiği ve söz konusu hasarın meydana gelmesinde davalının %70 oranında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davalının kusuru oranında davanın kabulü ile 62.300 Euro'nun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili- katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, makine kırılma sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, davacı ..., sigortalısının zararını gidermiş ise de, dosyada temlik beyanı içeren bir belge görülememiş yalnızca 10.01.2012 tarihli tazminat makbuzuna rastlanmış olmakla, öncelikle davacının aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığının tespiti ve ayrıca bu kapsamda poliçe teminatının geçerli olabilmesi için bakım sözleşmesi yapılması gerektiğine dair düzenleme içeren Ek Kloz 591'in de dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması gerektiğinden mahkeme kararının davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Mahkemece, yukarıda yazılı olduğu üzere hasarın meydana gelmesinde, davalının %70 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamında mevcut 04.10.2011 tarihli ekspertiz raporunda, olayın oluş şeklinin normal çalışma esnasında, vincin takribi 10 metre yükseğe kaldırılırken, vinç kaldırma açılarına ve yükün bom üzerindeki mesafesine uyulmadan kaldırıldığı, uygun olmayan açı ve mesafede aşırı yüklenen vincin zorlanarak önce ayakları üzerindeki betonları zorlayarak kaldırdığı ve arkasında vinç gövdesinin devrilerek hasarın meydana geldiği, kanaatine varılmıştır. Yine aynı hasara ilişkin Zorlu Yapı Yatırım A.Ş. ile Zurıch Sigorta A.Ş. arasındaki davaya esas olmak üzere alınan 19.09.2011 tarihli değişik iş tespit raporunda da, vincin 1989 yapımı olduğu, fen ve sant kaidelerine göre yapılamayan bakım onarım eksikliği, ayakların ve tekerlerin paslanmaya başlamış olması ile oluşan metal yorgunluğu, tekerlerin raydan çıkıp ayakların boşta kalması ile ana tabandaki denge betonlarının devrilmesi, kule vincin yapıya nakraj ile bağlantısının yapılmamış olması sonucu kulenin aşırı sallanmasına mani olunamayarak momentin artarak vincin dengesinin bozulmasına neden olduğu kanaatine varılmıştır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, söz konusu değişik iş tespit raporu ile eksper raporunda ifade edilen bu durum ve tespitler hakkında değerlendirilme yapılmadığı gibi, mahkemece de olayın oluş şekline yönelik herhangi bir değerlendirmede bulunulmamıştır. Oysa ki öncelikle, hasara neden olan olayın ne şekilde meydana geldiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu nedenle, dosyada mevcut değişik iş tespit raporları ve ekspertiz raporu birlikte değerlendirilerek somut olayın nasıl ve hangi nedenlerle meydana geldiğinin tespiti ile bundan sonra taraflara yüklenebilecek kusurun belirlenmesi için aralarında makine mühendisinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonuca varılması gerekirken, somut olayın oluş şekline hiç değinilmeden ve ekspertiz raporundaki tespitler gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, eksik incelemeye dayalı kararın taraflar yararına bozulması gerkemiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına; takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin her bir taraftan alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 25/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587396800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz