Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4678 E. 2020/2009 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takas↗ dosya masrafı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, 12/02/2018 tarihli ek raporda 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanuna Göre El Konulan Akaryakıtın Teslimi, Muhafazası, Tasfiyesi ve Yapılan Masraflara İlişkin Uygulama Yönetmeliğinin esas alındığı, davaya konu yakıtların kaçak olduğu iddiasıyla elkonulan ve teslim edilmeyen yakıtlar olduğu, bu nedenle ek raporda hükme esas alınan yönetmeliğin dava konusu olaya uygun olduğu kanaatine varılarak asıl dava dosyası yönünden davanın kısmen kabulü ile 186.665,34 TL alacağın davalıdan tahsiline, birleşen 2011/271 Esas sayılı dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 250.558,74 TL alacağın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin tüm, asıl davada davalı/birleşen davada davacı ... vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Asıl dava, kaçakçılık şüphesiyle el konulup yed-i emine teslim edilen akaryakıtın istenmesine rağmen geri verilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini, birleşen dava ise yed-i eminlik ve işçilik ücreti ile nakliye gibi diğer zararların tespiti ve tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davalı/birleşen davada davacı ...'ın takas beyanından vazgeçtiğinin kabulü ile her iki dava yönünden tarafların alacaklı oldukları tutarların tespiti yapılmış ise de, hükme esas alınan 12.02.2018 tarihli ek raporda, asıl dava yönünden 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Göre El Konulan Akaryakıtın Teslimi, Muhafazası, Tasfiyesi ve Yapılan Masraflara İlişkin Uygulama Yönetmeliğine göre hesaplama yapılmış ancak Milli Savunma Bakanlığı Akaryakıt İkmal Ve Nato Pol Tesisleri İşletme Bakanlığı Ünitelerinde ve Boru Hattı İşletmelerinde Petrol Ürünlerine Uygulanacak Fire Yönetmeliği gereği ortaya çıkan normal fire oranlarının dikkate alınmadığı anlaşılmıştır. 5607 sayılı Kanun’un 5/3. bendi uyarınca, el konulan akaryakıtı muhafaza eden kişiler, niteliğinden yada muhafazasından kaynaklanan normal fire, kayıp ve benzerleri ile yetkili kuruluşlar tarafından alınacak numuneler haricinde, akaryakıtı teslim aldıkları ayniyete uygun şekilde ve miktarda teslim etmek zorundadır. Yani, davalı/birleşen davada davacı ... da yed-i emin olarak kendisine teslim edilen ürünü, niteliği gereği gerçekleşecek fire miktarı düşüldükten sonra iade ile yükümlüdür. Nitekim bilirkişilerce hazırlanan kök raporda da ürünlerin niteliği gereği ortaya çıkan fire oranları hesaplanmıştır. Ancak hükme esas alınan ek raporda, kök rapordakinin aksine fire oranları düşülmeden, teslim edilmesi gereken ürün miktarının piyasa rayiç fiyatıyla çarpılması suretiyle hesap yapılmıştır. O halde, mahkemece ürünün niteliği gereği gerçekleşecek fire miktarı da düşülerek davacının yed-i eminin elinde kalan ve iade edilmeyen ürün için alacağının hesaplanması gerektiğinden eksik ve hatalı incelemeye dayalı ek rapora itibar ederek sonuca varılması doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11440 E. 2016/8401 K.
Ortak:takas · teslim · Alacak
İncelediğiniz kararda… ıtın Teslimi, Muhafazası, Tasfiyesi ve Yapılan Masraflara İlişkin Uygulama Yönetmeliğinin esas alındığı, davaya konu yakıtların kaçak olduğu iddiasıyla elkonulan ve «teslim» edilmeyen yakıtlar olduğu, bu nedenle ek raporda hükme esas alınan yönetmeliğin dava konusu olaya uygun olduğu kanaatine varılarak asıl dava dosyası yönünden davan …
2-Asıl dava, kaçakçılık şüphesiyle el konulup yed-i emine «teslim» edilen akaryakıtın istenmesine rağmen geri verilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini, birleşen dava ise yed-i eminlik ve işçilik ücreti ile nakliye gibi diğer zararların tespiti ve tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davalı/birleşen davada davacı ...'ın «takas» beyanından vazgeçtiğinin kabulü ile her iki dava yönünden tarafların alacaklı oldukları tutarların tespiti yapılmış ise de, hükme esas alınan 12.02.2018 tarihli ek …
Benzer bu kararda1- Asıl dava kaçakçılık şüphesiyle el konulup yed-i emine «teslim» edilen akaryakıtın yed-i eminden istenmesine rağmen teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini, birleşen dava ise, yed-i eminlik ücreti, «ardiye ücreti», işçilik ücreti, muhafaza gideri ve nakliye ücretinin tespiti ve tahsili istemine ilişkindir.
Ancak, asıl davaya karşı başlangıçta «takas» beyanında bulunan davalı, yargılamanın devamı sırasında birleşen dava ile aynı alacağın tahsilini talep etmiş olup, bununla asıl davadaki takas beyanından zımmen v …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ardiye ücreti
Benzer bu kararda1- Asıl dava kaçakçılık şüphesiyle el konulup yed-i emine «teslim» edilen akaryakıtın yed-i eminden istenmesine rağmen teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini, birleşen dava ise, yed-i eminlik ücreti, «ardiye ücreti», işçilik ücreti, muhafaza gideri ve nakliye ücretinin tespiti ve tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7862 E. 2013/14437 K.
Ortak:dosya masrafı · teslim · Alacak
İncelediğiniz kararda… ıtın Teslimi, Muhafazası, Tasfiyesi ve Yapılan Masraflara İlişkin Uygulama Yönetmeliğinin esas alındığı, davaya konu yakıtların kaçak olduğu iddiasıyla elkonulan ve «teslim» edilmeyen yakıtlar olduğu, bu nedenle ek raporda hükme esas alınan yönetmeliğin dava konusu olaya uygun olduğu kanaatine varılarak asıl dava dosyası yönünden davan …
2-Asıl dava, kaçakçılık şüphesiyle el konulup yed-i emine «teslim» edilen akaryakıtın istenmesine rağmen geri verilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini, birleşen dava ise yed-i eminlik ve işçilik ücreti ile nakliye gibi diğer zararların tespiti ve tazmini istemine ilişkindir.
5607 sayılı Kanun’un 5/3. bendi uyarınca, el konulan akaryakıtı muhafaza eden kişiler, niteliğinden yada muhafazasından kaynaklanan normal fire, kayıp ve benzerleri ile yetkili kuruluşlar tarafından alınacak numuneler haricinde, akaryakıtı «teslim» aldıkları ayniyete uygun şekilde ve miktarda teslim etmek zorundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 4926 sayılı kaçakçılıkla mücadele kanununa göre el konulan eşyanın «teslimi» ve saklanmasına ilişkin usul ve esaslar hakkmdaki yönetmelik hükümlerine göre dava konusu kaçak mazota davalı tarafça el konulmasından sonra el konulan eşyaların depolanması yüklenmesi boşaltılması ve nakliye gibi nedenlerle yapılan «masrafların» Gümrük Müdürlüğünce karşılanması gerektiği, davacının kaçak mazota el konulduğu tarihten 5607 sayılı Kaçakcılıkla mücadele Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle «ardiye ücreti» talep edebileceği, 5607 sayıılı Kaçakçılıkla mücadele Kanunu ile dava konusu kaçak mazot davacıya «bedelsiz» tahsisi edilmiş sayılacağından bu tarihten sonra ardiye ücreti talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 120.064,68 Euro ardiye ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ardiye ücreti · depo kararı · bedelsizlik · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 4926 sayılı kaçakçılıkla mücadele kanununa göre el konulan eşyanın «teslimi» ve saklanmasına ilişkin usul ve esaslar hakkmdaki yönetmelik hükümlerine göre dava konusu kaçak mazota davalı tarafça el konulmasından sonra el konulan eşyaların depolanması yüklenmesi boşaltılması ve nakliye gibi nedenlerle yapılan «masrafların» Gümrük Müdürlüğünce karşılanması gerektiği, davacının kaçak mazota el konulduğu tarihten 5607 sayılı Kaçakcılıkla mücadele Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle «ardiye ücreti» talep edebileceği, 5607 sayıılı Kaçakçılıkla mücadele Kanunu ile dava konusu kaçak mazot davacıya «bedelsiz» tahsisi edilmiş sayılacağından bu tarihten sonra ardiye ücreti talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 120.064,68 Euro ardiye ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, kaçak zannı ile davalı tarafından el konulan motorin türevi maddenin davacıya ait «depoda» saklanmasından kaynaklanan «ardiye ücretinin» tahsili istemine ilişkindir.
… nu'nun geçici 4. maddesi gereğince, eşyaya el konulduğu tarihten itibaren, anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarih olan 31.03.2007 tarihleri arasında kalan süre için «ardiye ücreti» talep edebileceği kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da anılan Kanun maddesinde, Mülga Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun ile bu Kanunla yürürlükten kaldırılan Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa göre kaçak zannı ile el konulan veya Gümrük Kanunu'na göre Devlete intikal ederek kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idarelerde muhafaza edilmekte olan akaryakıtlardan bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla tasfiyesi yapılmamış olanların, bunları muhafaza eden kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idarelere «bedelsiz» tahsis edileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda, anılan Kanun maddesine göre, kaçak zannı ile davalı tarafından el konulup davacıya ait «depoya» bırakılan eşya, el konulma tarihinden itibaren davacıya ait olacağından ve bu nedenle davacı kendisine ait olan eşya için «ardiye ücreti» talep edemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı ya …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/19093 E. 2013/15865 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz kararda… ıtın Teslimi, Muhafazası, Tasfiyesi ve Yapılan Masraflara İlişkin Uygulama Yönetmeliğinin esas alındığı, davaya konu yakıtların kaçak olduğu iddiasıyla elkonulan ve «teslim» edilmeyen yakıtlar olduğu, bu nedenle ek raporda hükme esas alınan yönetmeliğin dava konusu olaya uygun olduğu kanaatine varılarak asıl dava dosyası yönünden davan …
2-Asıl dava, kaçakçılık şüphesiyle el konulup yed-i emine «teslim» edilen akaryakıtın istenmesine rağmen geri verilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini, birleşen dava ise yed-i eminlik ve işçilik ücreti ile nakliye gibi diğer zararların tespiti ve tazmini istemine ilişkindir.
5607 sayılı Kanun’un 5/3. bendi uyarınca, el konulan akaryakıtı muhafaza eden kişiler, niteliğinden yada muhafazasından kaynaklanan normal fire, kayıp ve benzerleri ile yetkili kuruluşlar tarafından alınacak numuneler haricinde, akaryakıtı «teslim» aldıkları ayniyete uygun şekilde ve miktarda teslim etmek zorundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda dava dışı şirketin «hisse senedi» ve geçici «ilmühaberlere» bağlanmış 3000 adet ortaklık «payının» tamamının 08.09.2010 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ve 14.09.2010 tarihli 'güvenilir kişi «teslim tutanağı»' ile davalıya teslim edildiğinin çekişmesiz olduğu, davacıların satım bedeli olarak aldıkları dört ayrı çekin karşılıksız kaldığı, davalıyla yapılan sözleşmenin 6. maddesinde çeklerden birinin süresinde ve tam olarak ödenmemesi durumunda satıcıların en az üçünün birlikte ve noter kanalıyla yazılı şekilde güvenilir kişiye başvurması ve ödenmeyen çekleri «ibraz» etmeleri halinde güvenilir kişinin herhangi bir koşul aranmaksızın ve alıcılar tarafından yapılan ödemeler de dikkate alınmadan kendisine teslim edilen hisse senedi, geçici ilmühaberleri ve «defterleri» en geç 10 gün içinde satıcılardan herhangi birine teslim etmek durumunda olduğunun belirtildiği, iade koşullarının oluştuğu, davacılarca çekilen «ihtarnameye» davalının teslim tutanağında bedelin ödenmesi halinde tevdii mahalline teslim edileceği yanıtını verdiği, iade etmediği, sözleşmenin 6. maddesi koşullarının davacı …
1-Dava, yed'i eminlik sözleşmesi uyarınca davalıya «teslim» edilen «hamiline» yazılı hisse senetleri ile «ilmühaberlerin» teslimi istemine ilişkindir.
Dava dışı «anonim şirkette» pay sahibi olan davacılar ile diğer pay sahiplerinin paylarını yine dava dışı alıcılara devrine ilişkin 08.09.2010 tarihli sözleşme imzalandığı, anılan sözleşmede devir bedelinin nasıl ödeneceğine, sermayenin tamamını «temsil» eden «hamiline» yazılı hisse senetleri ile «ilmühaberlerin» durumuna, «teslimi» ile tarafların hak ve borçlarına dair ayrıntılı hükümler kararlaştırıldığı hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilmühaber · hapis hakkı · teslim tutanağı · hisse senedi · hisse devir sözleşmesi · hamil · keşideci · tüzel kişilik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda dava dışı şirketin «hisse senedi» ve geçici «ilmühaberlere» bağlanmış 3000 adet ortaklık «payının» tamamının 08.09.2010 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ve 14.09.2010 tarihli 'güvenilir kişi «teslim tutanağı»' ile davalıya teslim edildiğinin çekişmesiz olduğu, davacıların satım bedeli olarak aldıkları dört ayrı çekin karşılıksız kaldığı, davalıyla yapılan sözleşmenin 6. maddesinde çeklerden birinin süresinde ve tam olarak ödenmemesi durumunda satıcıların en az üçünün birlikte ve noter kanalıyla yazılı şekilde güvenilir kişiye başvurması ve ödenmeyen çekleri «ibraz» etmeleri halinde güvenilir kişinin herhangi bir koşul aranmaksızın ve alıcılar tarafından yapılan ödemeler de dikkate alınmadan kendisine teslim edilen hisse senedi, geçici ilmühaberleri ve «defterleri» en geç 10 gün içinde satıcılardan herhangi birine teslim etmek durumunda olduğunun belirtildiği, iade koşullarının oluştuğu, davacılarca çekilen «ihtarnameye» davalının teslim tutanağında bedelin ödenmesi halinde tevdii mahalline teslim edileceği yanıtını verdiği, iade etmediği, sözleşmenin 6. maddesi koşullarının davacı …
Ancak, yed'i eminlik «teslim tutanağı» 6. maddesi uyarınca devir bedeli çeklerden birinin zamanında ve tam olarak ödenmemesi ve başvuruya dair diğer koşulların varlığı halinde, hisse senetleri ile «ilmühaberlerin» davalı yed'i eminin devir edenlere teslim yükümlülüğü bulunmakta ise de ödenmediği ileri sürülen çeklerin, devir alan ve aynı zamanda çeklerin «keşidecisi» «tüzel kişiliğin», satıcılar arasında mevcut problemleri gerekçe göstererek ve kime ödeme yapacağını bilemediğini açıklayarak yaptığı başvurusu üzerine mahkeme kararına istinaden te …
1-Dava, yed'i eminlik sözleşmesi uyarınca davalıya «teslim» edilen «hamiline» yazılı hisse senetleri ile «ilmühaberlerin» teslimi istemine ilişkindir.
Dava dışı «anonim şirkette» pay sahibi olan davacılar ile diğer pay sahiplerinin paylarını yine dava dışı alıcılara devrine ilişkin 08.09.2010 tarihli sözleşme imzalandığı, anılan sözleşmede devir bedelinin nasıl ödeneceğine, sermayenin tamamını «temsil» eden «hamiline» yazılı hisse senetleri ile «ilmühaberlerin» durumuna, «teslimi» ile tarafların hak ve borçlarına dair ayrıntılı hükümler kararlaştırıldığı hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4678 E. , 2020/2009 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Yüksekova 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 24/05/2018 tarih ve 2017/17-2018/419 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 25.02.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl davada davacı Maliye Bakanlığı Van Tasiye İşl. Şube Müdürü vekili ile birleşen davada davalı ... Müs. ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya kaçak ve kaçak zannı ile yakalanıp yed-i emin olarak teslim edilen akaryakıtın gümrük müdürlüğünce talepte bulunulmasına rağmen teslim edilmeğini ileri sürerek, 259.130,27 TL toplam zararın davalının temerrudü düştüğü günden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 06/10/2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 407.220 TL'ye çıkarmıştır.
Birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin petrol istasyonu işlettiğini, müvekkiline davalı kurumca kaçak zannıyla el konulan motorin, benzin ve gazyağının yediemin sıfatıyla teslim edildiğini, beraat kararı verilenlerin sahiplerine iade edildiğini, müvekkilinin yedi eminlikten kaynaklanan alacağı ödenmediğinden akaryakıtın teslim edilmediğini ileri sürerek, % 15 olan yedieminlik ücreti, ardiye ücreti, işçilik, ücreti muhafaza gideri, nakliye ücretinin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalı kurumdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, 31/06/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını talep sonucunu 1.233.058,68 TL'ye çıkarmıştır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, 12/02/2018 tarihli ek raporda 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanuna Göre El Konulan Akaryakıtın Teslimi, Muhafazası, Tasfiyesi ve Yapılan Masraflara İlişkin Uygulama Yönetmeliğinin esas alındığı, davaya konu yakıtların kaçak olduğu iddiasıyla elkonulan ve teslim edilmeyen yakıtlar olduğu, bu nedenle ek raporda hükme esas alınan yönetmeliğin dava konusu olaya uygun olduğu kanaatine varılarak asıl dava dosyası yönünden davanın kısmen kabulü ile 186.665,34 TL alacağın davalıdan tahsiline, birleşen 2011/271 Esas sayılı dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 250.558,74 TL alacağın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin tüm, asıl davada davalı/birleşen davada davacı ... vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Asıl dava, kaçakçılık şüphesiyle el konulup yed-i emine teslim edilen akaryakıtın istenmesine rağmen geri verilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini, birleşen dava ise yed-i eminlik ve işçilik ücreti ile nakliye gibi diğer zararların tespiti ve tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davalı/birleşen davada davacı ...'ın takas beyanından vazgeçtiğinin kabulü ile her iki dava yönünden tarafların alacaklı oldukları tutarların tespiti yapılmış ise de, hükme esas alınan 12.02.2018 tarihli ek raporda, asıl dava yönünden 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Göre El Konulan Akaryakıtın Teslimi, Muhafazası, Tasfiyesi ve Yapılan Masraflara İlişkin Uygulama Yönetmeliğine göre hesaplama yapılmış ancak Milli Savunma Bakanlığı Akaryakıt İkmal Ve Nato Pol Tesisleri İşletme Bakanlığı Ünitelerinde ve Boru Hattı İşletmelerinde Petrol Ürünlerine Uygulanacak Fire Yönetmeliği gereği ortaya çıkan normal fire oranlarının dikkate alınmadığı anlaşılmıştır.
5607 sayılı Kanun’un 5/3. bendi uyarınca, el konulan akaryakıtı muhafaza eden kişiler, niteliğinden yada muhafazasından kaynaklanan normal fire, kayıp ve benzerleri ile yetkili kuruluşlar tarafından alınacak numuneler haricinde, akaryakıtı teslim aldıkları ayniyete uygun şekilde ve miktarda teslim etmek zorundadır. Yani, davalı/birleşen davada davacı ... da yed-i emin olarak kendisine teslim edilen ürünü, niteliği gereği gerçekleşecek fire miktarı düşüldükten sonra iade ile yükümlüdür. Nitekim bilirkişilerce hazırlanan kök raporda da ürünlerin niteliği gereği ortaya çıkan fire oranları hesaplanmıştır. Ancak hükme esas alınan ek raporda, kök rapordakinin aksine fire oranları düşülmeden, teslim edilmesi gereken ürün miktarının piyasa rayiç fiyatıyla çarpılması suretiyle hesap yapılmıştır.
O halde, mahkemece ürünün niteliği gereği gerçekleşecek fire miktarı da düşülerek davacının yed-i eminin elinde kalan ve iade edilmeyen ürün için alacağının hesaplanması gerektiğinden eksik ve hatalı incelemeye dayalı ek rapora itibar ederek sonuca varılması doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı/birleşen davada davalı vekilinin tüm, davalı/birleşen davada davacı ...’ın sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı/birleşen davada davacı ...’ın asıl ve birleşen davaya yönelik temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı/birleşen davada davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davacı/birleşen davada davalıdan alınarak asıl davada davalı/birleşen davada davacı ...'a verilmesine, asıl davada davacı/birleşen davada davalıdan harç alınmasına yer olmadığına, 25/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587395800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz