Gemi alacağı | Gemi rehni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3544 E. 2020/1927 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- bir yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi alacağı↗ gemi alacaklısı hakkı↗ gemi adamı↗ kanuni rehin hakkı↗ sevk irsaliyesi↗ rehin hakkı↗ donatan↗ irsaliye↗ malvarlığına ilişkin dava↗ teminat mektubu↗ kira sözleşmesi↗ müteselsil sorumluluk↗ rehin↗ zamanaşımı def'i↗ fesih↗ def'i↗ dava sebebi↗ zamanaşımı↗ teminat↗ temsil↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, 6762 sayılı TTK'nın 946 ve meri TTK'nın 1061. maddesi gereğince geminin malikinin, geminin işletilmesinden doğan borçlar yönünden gemi alacaklısı hakkını istemekten men edemeyeceği, somut olaydaki alacağın bir gemi alacağı olup, gemi ilgilileri tarafından mühürlenip imzalanan sevk irsaliyeleri ve faturalarla mal tesliminin ispatlandığı, satılanlar arasında yedek parça ve el aletlerinin çoğunlukta olduğu, diğer malzemelerin de gemi adamlarının sefer ihtiyaçları kapsamında bulunduğu, Dairemizin bozma ilamında da alacakların gemi alacağı olmadığı yolunda bir bozma sebebine yer verilmediği, öte yandan Dünya Gemi Tedarikçileri Birliği tarafından düzenlenen kurallara göre siparişi veren, onun temsil ettiği kişi ve tedarik sağlanan geminin müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, müteselsil sorumluluğun bulunduğu hallerde her bir sorumlunun ayrı ayrı sorumluluk sebep ve esaslarının belirlenmesinde yarar olmadığı, sipariş ve alımların bizzat gemi kaptanı tarafından yapılıp gemi kaşesi ile onaylandığı ve kaptan aynı zamanda donatanı da temsil edeceğinden davalılar arasındaki müteselsil sorumluluğun söz konusu olduğu, sadece ikinci davalı konumundaki Bnavi Ship […]R.L. lehine ileri sürülmüş bir zamanaşımı def'inin söz konusu olduğu ve Türk Hukukuna göre bir yıllık zaman aşımı süresi bulunduğu belirtilerek alacağın Mart 2009'da doğduğu yolunda tek taraflı beyana istinaden bu def'i de bulunulduğu, oysa dava konusu alacağa temel olan satış ilişkisini gösteren faturaların 20.04.2009 ve 26.05.2009 tarihli olup eldeki davanın bir yıllık zaman aşımı süresi dolmadan açıldığı, öte yandan aynı davalı İtalyan Hukukunun uygulanması gerektiğini ileri sürerek altı aylık zaman aşımı süresi olduğunu ileri sürmüşse de bu savunmaya itibar etmenin mümkün olmadığı, ayrıca ilk kararda uyuşmazlığa Türk Hukukunun uygulanacağı yönündeki tespitin bozma sebepleri arasında da yer almadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 21.529,09 Euro alacağın 22.03.2010 dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte ve ödeme günündeki efektif alış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının davalılardan müteselsilen tahsiline, kabul edilen alacak üzerinden davacı şirket lehine "Silkeborg" isimli gemi üzerinde TTK. 1235. ve 1236. maddeleri gereğince kanuni rehin hakkı tanınmasına, yargılama sırasında kanuni rehin hakkının teminat mektubuna kaydırıldığı anlaşıldığından buna göre işlem yapılmasına ve teminat mektubu üzerine konulan tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, gemi alacağı iddiasına dayalı alacağın tahsili ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Soc. Vittorio Bogazzi e […]P.A.'nın davaya konu malların teslim edildiği "Silkeborg" isimli geminin donatanı ve maliki, diğer davalı BNAVI Ship […]R.L.'nin ise davaya konu siparişleri veren gemi yöneticisi olduğu somut olayda, davacı vekilince gemi alacağı olduğu iddia edilen alacaktan her iki davalının da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ileri sürülmekte olup, davalılar vekili ise dava konusu siparişlerin verildiği tarihte geminin dava dışı Sonar Societa di Navigazione ed […]R.L. şirketine kiraya verildiğini ve davaya konu siparişlere istinaden düzenlenen faturaların üzerinde kiracının ve kaptanın mührünün olduğunu, bu nedenle anılan borçtan müvekkillerinin değil kiracı şirketin sorumlu tutulması gerektiğini savunmaktadır. Gerçekten de dosyada yer alan kira sözleşmesi ve fesih bildirimi dikkate alındığında dava konusu siparişlerin verildiği tarihte "Silkeborg" isimli geminin anılan şirkete kiraya verildiği anlaşılmaktadır.
Dava tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 1235. maddesinde sayılan alacaklar, sahiplerine gemi alacaklısı hakkı bahşetmekte olup, mezkur madde uyarınca gemi alacaklarında kanuni rehin hakkı gemiyi takip edeceğinden, donatan kanuni rehin hakkı veren bu borçtan dolayı gemi maliki sıfatıyla sorumlu olacaktır. Dairemizin ilk bozma ilamında da vurgulandığı gibi gemi alacağı hakkı, sahibine donatanın şahsi malvarlığından alacağını tahsil etme hak ve imkanını sağlamaz. Nitekim Kanunun 948. maddesi de 3. kişinin alacaklarından dolayı donatanın ancak deniz serveti olan gemi ile sorumlu olduğunu belirtmiştir.
Şu halde, mahkemece hakkında uyma kararı da verilen Dairemizin ilk bozma ilamında da belirtildiği üzere, gemi alacağı olduğu belirlenen davaya konu alacak istemi nedeniyle davalıların şahsen sorumlu olup olmadıkları ayrı ayrı irdelenerek sorumluluklarının tespitine gidilmesi gerekirken, mahkemece her iki davalının da borçtan müteselsilen sorumlu olduğu, bu nedenle sorumluluğun ayrı ayrı belirlenmesinin gerekmediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7652 E. 2016/3437 K.
Ortak:kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · donatan · kira sözleşmesi · rehin · teslim
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 1235. maddesinde sayılan alacaklar, sahiplerine «gemi alacaklısı hakkı» bahşetmekte olup, mezkur madde uyarınca gemi alacaklarında «kanuni rehin hakkı» gemiyi takip edeceğinden, «donatan» kanuni rehin hakkı veren bu borçtan dolayı gemi maliki sıfatıyla sorumlu olacaktır.
1235. ve 1236. maddeleri gereğince «kanuni rehin hakkı» tanınmasına, yargılama sırasında kanuni rehin hakkının «teminat mektubuna» kaydırıldığı anlaşıldığından buna göre işlem yapılmasına ve teminat mektubu üzerine konulan tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.
1- Dava, «gemi alacağı» iddiasına dayalı alacağın tahsili ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, davalının «donatanı» olduğu gemiye yakıt tedarikinden kaynaklı alacağın tahsili ve gemi üzerine «kanuni rehin hakkı» tesisi istemine ilişkin olup, mahkemece gemiye bağlama limanı dışında yakıt tedarik edildiği, «teslim» belgesini kaptanın imzaladığı, yakıtın teslim edildiği geminin çarter sözleşmesi kapsamında kiralanmasının gemi malikinin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, 6762 …
İle .... arasındaki 01.06.2011 tarihli «alt kira sözleşmelerinin» tam metni getirtilerek, «donatan» ile gemiye yakıt siparişi verenin aynı kişi olup olmadığı, yakıtın donatan dışındaki 3. şahıslar tarafından alınıp alınmadığı belirlenerek, donatan ile yakıt alan aynı ise davalının hem yakıt hemde kanuni «rehin» hakkından kaynaklı davasının görülebileceği, eğer yakıt alan donatan dışında bir kişi ise donatanın sadece «kanuni rehin hakkı» uyarınca gemisiyle sorumlu bulunduğu nazara alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bo …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu gemiye bağlama limanı dışında yakıt tedarik edildiği, «teslim» belgesini kaptanın imzaladığı, yakıtın teslim edildiği tarihte geminin çarter sözleşmesi kapsamında kiralanmasının gemi malikinin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, 6762 Sayılı TTK'nın 1235, 1236. maddeleri uyarınca davacının «kanuni rehin hakkına» sahip olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 129.859,38 USD'nın davalıdan tahsiline, gemi üzerine kanuni rehin hakkı tesisine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt kira sözleşmesi
Benzer bu karardaİle .... arasındaki 01.06.2011 tarihli «alt kira sözleşmelerinin» tam metni getirtilerek, «donatan» ile gemiye yakıt siparişi verenin aynı kişi olup olmadığı, yakıtın donatan dışındaki 3. şahıslar tarafından alınıp alınmadığı belirlenerek, donatan ile yakıt alan aynı ise davalının hem yakıt hemde kanuni «rehin» hakkından kaynaklı davasının görülebileceği, eğer yakıt alan donatan dışında bir kişi ise donatanın sadece «kanuni rehin hakkı» uyarınca gemisiyle sorumlu bulunduğu nazara alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bo …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1365 E. 2020/1191 K.
Ortak:gemi alacağı · gemi alacaklısı hakkı · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · donatan · rehin
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 1235. maddesinde sayılan alacaklar, sahiplerine «gemi alacaklısı hakkı» bahşetmekte olup, mezkur madde uyarınca gemi alacaklarında «kanuni rehin hakkı» gemiyi takip edeceğinden, «donatan» kanuni rehin hakkı veren bu borçtan dolayı gemi maliki sıfatıyla sorumlu olacaktır.
1- Dava, «gemi alacağı» iddiasına dayalı alacağın tahsili ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… uyularak yapılan yargılamaya göre, 6762 sayılı TTK'nın 946 ve meri TTK'nın 1061. maddesi gereğince geminin malikinin, geminin işletilmesinden doğan borçlar yönünden «gemi alacaklısı hakkını» istemekten men edemeyeceği, somut olaydaki alacağın bir «gemi alacağı» olup, gemi ilgilileri tarafından mühürlenip imzalanan «sevk irsaliyeleri» ve faturalarla mal «tesliminin» ispatlandığı, satılanlar arasında yedek parça ve el aletlerinin çoğunlukta olduğu, diğer malzemelerin de «gemi adamlarının» sefer ihtiyaçları kapsamında bulunduğu, Dairemizin bozma ilamında da alacakların gemi alacağı olmadığı yolunda bir bozma «sebebine» yer verilmediği, öte yandan Dünya Gemi Tedarikçileri Birliği tarafından düzenlenen kurallara göre siparişi veren, onun «temsil» ettiği kişi ve tedarik sağlanan geminin «müteselsil sorumluluğunun» bulunduğu, müteselsil sorumluluğun bulunduğu hallerde her bir sorumlunun ayrı ayrı sorumluluk sebep ve esaslarının belirlenmesinde yarar olmadığı, sipariş ve alımların bizzat gemi kaptanı tarafından yapılıp gemi kaşesi ile onaylandığı ve kaptan aynı zamanda «donatanı» da temsil edeceğinden davalılar arasındaki müteselsil sorumluluğun söz konusu olduğu, sadece ikinci davalı konumundaki Bnavi Ship Management S.R.L. lehine ileri sürülmüş bir «zamanaşımı def»'inin söz konusu olduğu ve Türk Hukukuna göre bir yıllık zaman aşımı süresi bulunduğu belirtilerek alacağın Mart 2009'da doğduğu yolunda tek taraflı beyana istinade …
Benzer bu karardaLtd. şirketi olup, davacı tarafın süresinde «kanuni rehin hakkı» talep etmemesi nedeniyle «gemi alacağı» niteliğindeki alacaklarını yeni «donatana» karşı ileri süremeyeceğine ilişkin Mahkeme gerekçesi yerinde ise de dosyada mevcut faturalardan da anlaşılacağı üzere davacı, geminin mülkiyetinin devrinden sonra yeni donatana da TTK madde 1235 kapsamında hizmet vermeye devam ettiğine göre, bu kapsamda devam eden hizmetler ve düzenlenen «fatura» alacaklarından yeni donatan ....
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davanın «kanuni rehin hakkı» tesisi talebi içermediğinden gemiyi takip eden bir alacak talebi olmayıp, bu sebeple yeni «donatanı» bağlamayacağı, eski donatanın ise davayı ve alacağı kabul ettiği gerekçesiyle davanın eski donatan yönünden kabulüne dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
TTK madde 1235 kapsamında verilen «gemi alacaklısı hakkı» doğuran «hizmetlerin bedeli» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet bedeli · izafeten dava · acentelik · fatura
Benzer bu karardaLtd.e «izafeten» «acentesi», cevap dilekçesinde, geminin mülkiyetinin 01.06.2010 tarihi itibariyle ....
TTK madde 1235 kapsamında verilen «gemi alacaklısı hakkı» doğuran «hizmetlerin bedeli» istemine ilişkindir.
Ltd. şirketi olup, davacı tarafın süresinde «kanuni rehin hakkı» talep etmemesi nedeniyle «gemi alacağı» niteliğindeki alacaklarını yeni «donatana» karşı ileri süremeyeceğine ilişkin Mahkeme gerekçesi yerinde ise de dosyada mevcut faturalardan da anlaşılacağı üzere davacı, geminin mülkiyetinin devrinden sonra yeni donatana da TTK madde 1235 kapsamında hizmet vermeye devam ettiğine göre, bu kapsamda devam eden hizmetler ve düzenlenen «fatura» alacaklarından yeni donatan ....
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3921 E. 2023/4343 K.
Ortak:gemi alacağı · gemi alacaklısı hakkı · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · donatan · rehin · teminat · teslim
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 1235. maddesinde sayılan alacaklar, sahiplerine «gemi alacaklısı hakkı» bahşetmekte olup, mezkur madde uyarınca gemi alacaklarında «kanuni rehin hakkı» gemiyi takip edeceğinden, «donatan» kanuni rehin hakkı veren bu borçtan dolayı gemi maliki sıfatıyla sorumlu olacaktır.
… uyularak yapılan yargılamaya göre, 6762 sayılı TTK'nın 946 ve meri TTK'nın 1061. maddesi gereğince geminin malikinin, geminin işletilmesinden doğan borçlar yönünden «gemi alacaklısı hakkını» istemekten men edemeyeceği, somut olaydaki alacağın bir «gemi alacağı» olup, gemi ilgilileri tarafından mühürlenip imzalanan «sevk irsaliyeleri» ve faturalarla mal «tesliminin» ispatlandığı, satılanlar arasında yedek parça ve el aletlerinin çoğunlukta olduğu, diğer malzemelerin de «gemi adamlarının» sefer ihtiyaçları kapsamında bulunduğu, Dairemizin bozma ilamında da alacakların gemi alacağı olmadığı yolunda bir bozma «sebebine» yer verilmediği, öte yandan Dünya Gemi Tedarikçileri Birliği tarafından düzenlenen kurallara göre siparişi veren, onun «temsil» ettiği kişi ve tedarik sağlanan geminin «müteselsil sorumluluğunun» bulunduğu, müteselsil sorumluluğun bulunduğu hallerde her bir sorumlunun ayrı ayrı sorumluluk sebep ve esaslarının belirlenmesinde yarar olmadığı, sipariş ve alımların bizzat gemi kaptanı tarafından yapılıp gemi kaşesi ile onaylandığı ve kaptan aynı zamanda «donatanı» da temsil edeceğinden davalılar arasındaki müteselsil sorumluluğun söz konusu olduğu, sadece ikinci davalı konumundaki Bnavi Ship Management S.R.L. lehine ileri sürülmüş bir «zamanaşımı def»'inin söz konusu olduğu ve Türk Hukukuna göre bir yıllık zaman aşımı süresi bulunduğu belirtilerek alacağın Mart 2009'da doğduğu yolunda tek taraflı beyana istinade …
1235. ve 1236. maddeleri gereğince «kanuni rehin hakkı» tanınmasına, yargılama sırasında kanuni rehin hakkının «teminat mektubuna» kaydırıldığı anlaşıldığından buna göre işlem yapılmasına ve teminat mektubu üzerine konulan tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının «donatanı» ve/veya işletmecisi olduğu İtalyan bayraklı gemiye, Rotterdam Limanı'nda bulunduğu sırada geminin seferini tamamlayabilmesi için gerekli gemi parça ve malzemelerinin, gemi kaptanının talebi üzerince müvekkillerince verildiğini ancak malzeme bedellerinin ödenmediğini, söz konusu geminin, Gemlik Limanı'na gelmesi üzerine alınan «ihtiyati tedbir» kararı ile seferden men edildiğini, müvekkili şirketlerin alacağının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1235 inci maddesi kapsamında «gemi alacaklısı hakkı» veren bir alacak olduğunu, aynı Kanun'un 1236 ncı maddesi uyarınca da bu hakkın sahibine, gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» verdiğini ileri sürerek, 28.000,00 euronun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilleri lehine kanuni rehin hakkının tanınmasına karar verilmesini talep et …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisindeki «fatura», «sipariş formu», «proforma fatura» ve diğer belge içerikleri ile bilirkişi raporu uyarınca davacının fatura içeriğindeki malzemeleri davalı tarafa sattığı, bir alacağın «kanuni rehin hakkı» tanınmasını sağlaması için; bu harcamanın geminin seyri için zorunlu ve acilen temini gereken malzeme olması, kaptanın «donatandan» bunların teminini yahut bu konuda kendisine «yetki» verilmesini donatandan talep edemeyecek olması ve kaptanın bu harcamaları mecburen kaptanlık görevinin icrası kapsamında bizzat yapmak durumunda kalması gerektiği, faturaya konu malzemelerin gemi kaptanınca zorunlu ve acil nedenlerle bizzat sipariş ve talep edildiğini gösteren herhangi bir olgu bulunmadığı, Bir adet malzemenin Roterdam'dan talep edilip Amerika'nın Jaksonville Limanına gönderildiği, iki adet malzemenin ise «teslim» yerinin belli olmadığı, bu nedenlerle dosyada bahsi geçen malzemelerin alacağın kanuni rehin hakkı veren bir alacak niteliğinde olmadığından davacının kanuni rehin …
… iğine dair de dosyaya bir belge sunulmadığı, bir adet malzemenin Rotterdam'dan talep edilip Amerika'nın Jacksonville Limanı'na gönderildiği, iki adet malzemenin ise «teslim» yerinin belli olmadığı, bu durumda söz konusu malzemelere dayalı alacağın gemi alacaklısı ve «kanuni rehin hakkı» veren bir alacak niteliğinde olmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yabancılık teminatı · sipariş formu · proforma fatura · gemi sicili · ba/bs formları · yetki itirazı · ba formu · ihtiyati tedbir
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Türk Mahkemelerinin «yetkisiz» olduğunu, gerek davacıların gerek ise müvekkilin yurt dışında mukim olduğu, «uyuşmazlık konusu» olayın yurt dışında gerçekleştiği ve dava konusu M/V SILKEBORG isimli geminin İtalyan bayraklı olduğu, bu bağlamda Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı olmadığı göz önüne alındığında davanın Türkiyede Türk Mahkemelerinde görülmesi mümkün olmadığını, Mahkemenin gerekçeli kararında «ihtiyati tedbir» talebinin geminin Bursa Gemlik Limanında bağlı olduğu sırada talep edilmiş olmasına istinaden «yetki itirazlarının» reddedildiğini, yabancı mahkemelerinin yetkili olduğunun tespiti sonrasın somut olaya uygulanacak hukukun tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenle 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 22 nci maddesi hükmünün dikkate alınması gerektiğini, dava konusu taşıma aracı bir gemi yani deniz taşıma aracı olduğuna göre, somut uyuşmazlığın, M/V SILKEBORG isimli «geminin sicil» yeri yahut bağlama limanı hukukuna tabi olacağını, davacıların yurt dışında mukim olduğundan Mahkemece belirlenecek «yabancılık teminatının» dosyaya sunmaları gerektiğini, davanın açıldığı tarihten bugüne kadar Sayın Mahkemelerce de herhangi bir şekilde faturaların usule uygun olup olmadığı, alacağın ispatı noktasında tarafların «ticari defterleri» üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılması konusunda bir karara varılmadığını, yabancı bir şirket tarafından düzenlenmiş faturaların geçerliliği ve bunların iddia olunan alacağı ispata yarar nitelikte olduğu konusunda değerlendirmeler hiçbir şekilde Türk hukukuna göre yapılamayacağını, davacı tarafın sunduğu belgeler arasında müvekkilinin iddia olunan mal veya hizmeti aldığını gösteren hiçbir delilin mevcut olmadığını, gemi kaptanınca sipariş edildiği iddia olunan malzemelere ilişkin düzenlenen satın alma sipariş «formlarında» kaptanın imzası ve/veya gemi mührü bulunmadığını, davacılar tarafından dosyaya sunulan faturalardan görüldüğü üzere «fatura» tutarları toplamı 28.000,00 euro değerinde olmayıp, herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, 16.859,47 euro tutarında olduğunu belirterek, kararın bozulmasın …
… izin 25.11.2019 tarih, 2019/4715 E. ve 2019/7460 K. sayılı kararı ile ‘’..21.02.2012 tarihli bilirkişi raporunda, M/V SILKEBORG gemisi için yapılan malzeme alımının «gemi alacağı» niteliğinde olmadığı ve «kanuni rehin hakkı» vermediğinin belirtildiği anlaşılmış olup, dosya içerisindeki «fatura», «sipariş formu», «proforma fatura» ve diğer belge içerikleri ile bilirkişi raporu uyarınca davacının fatura içeriğindeki malzemeleri davalı tarafa sattığı ispat olunduğuna göre, Mahkemece alacak tal …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisindeki «fatura», «sipariş formu», «proforma fatura» ve diğer belge içerikleri ile bilirkişi raporu uyarınca davacının fatura içeriğindeki malzemeleri davalı tarafa sattığı, bir alacağın «kanuni rehin hakkı» tanınmasını sağlaması için; bu harcamanın geminin seyri için zorunlu ve acilen temini gereken malzeme olması, kaptanın «donatandan» bunların teminini yahut bu konuda kendisine «yetki» verilmesini donatandan talep edemeyecek olması ve kaptanın bu harcamaları mecburen kaptanlık görevinin icrası kapsamında bizzat yapmak durumunda kalması gerektiği, faturaya konu malzemelerin gemi kaptanınca zorunlu ve acil nedenlerle bizzat sipariş ve talep edildiğini gösteren herhangi bir olgu bulunmadığı, Bir adet malzemenin Roterdam'dan talep edilip Amerika'nın Jaksonville Limanına gönderildiği, iki adet malzemenin ise «teslim» yerinin belli olmadığı, bu nedenlerle dosyada bahsi geçen malzemelerin alacağın kanuni rehin hakkı veren bir alacak niteliğinde olmadığından davacının kanuni rehin …
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının «donatanı» ve/veya işletmecisi olduğu İtalyan bayraklı gemiye, Rotterdam Limanı'nda bulunduğu sırada geminin seferini tamamlayabilmesi için gerekli gemi parça ve malzemelerinin, gemi kaptanının talebi üzerince müvekkillerince verildiğini ancak malzeme bedellerinin ödenmediğini, söz konusu geminin, Gemlik Limanı'na gelmesi üzerine alınan «ihtiyati tedbir» kararı ile seferden men edildiğini, müvekkili şirketlerin alacağının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1235 inci maddesi kapsamında «gemi alacaklısı hakkı» veren bir alacak olduğunu, aynı Kanun'un 1236 ncı maddesi uyarınca da bu hakkın sahibine, gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» verdiğini ileri sürerek, 28.000,00 euronun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilleri lehine kanuni rehin hakkının tanınmasına karar verilmesini talep et …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3544 E. , 2020/1927 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 14/01/2019 tarih ve 2018/1560-2019/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin şirketin Panama bayraklı Silkeborg isimli gemiye 2009 yılı Nisan ve Mayıs aylarında İstanbul Limanı ve Tuzla Tersaneler Bölgesi'nde müteaddit kere çeşitli yedek parça ve sarf malzemeleri tedarik ettiğini, mezkur levazım siparişine konu yedek parça ve sarf malzemelerini teslim ettiğini ancak yapılan sipariş ve teslimlerden gemi yöneticisi 2. davalı ile gemi donatanının birlikte sorumlu olduğunu ileri sürerek davalı gemiye teslim edilen sipariş konusu malların bedeli olan 22.938,86 EURO alacağın dava tarihinden itibaren yürütülecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte aynen veya fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsilini, davalı Silkeborg isimli gemi üzerinde kanuni gemi alacağı rehin hakkının tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, geminin bağlama limanı Cenova olduğundan MÖHUK 22. maddesi gereği uyuşmazlığın İtalyan hukukuna tabi olduğunu ve anılan hukukta 6 aylık zamanaşımı süresinin öngörüldüğünü, ayrıca 6762 sayılı TTK'nın 1259. maddesinde de 1 yıllık zamanaşımı süresine yer verildiğini ve alacak iddiasına dayanak faturalara göre davanın öncelikle zamanaşımından reddinin gerektiğini, fatura tarihlerinde geminin dava dışı Sonar isimli şirkete kiralanmış olduğunu, fatura bedellerinden de Sonar'ın sorumlu olması gerektiğini, donatanın sorumlu tutulamayacağını, ayrıca dava konusu alacağın gemi alacağı olmadığını ve davacıya gemi alacaklısı hakkını vermediğini, fatura üzerindeki faiz şartının geçersiz olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, 6762 sayılı TTK'nın 946 ve meri TTK'nın 1061. maddesi gereğince geminin malikinin, geminin işletilmesinden doğan borçlar yönünden gemi alacaklısı hakkını istemekten men edemeyeceği, somut olaydaki alacağın bir gemi alacağı olup, gemi ilgilileri tarafından mühürlenip imzalanan sevk irsaliyeleri ve faturalarla mal tesliminin ispatlandığı, satılanlar arasında yedek parça ve el aletlerinin çoğunlukta olduğu, diğer malzemelerin de gemi adamlarının sefer ihtiyaçları kapsamında bulunduğu, Dairemizin bozma ilamında da alacakların gemi alacağı olmadığı yolunda bir bozma sebebine yer verilmediği, öte yandan Dünya Gemi Tedarikçileri Birliği tarafından düzenlenen kurallara göre siparişi veren, onun temsil ettiği kişi ve tedarik sağlanan geminin müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, müteselsil sorumluluğun bulunduğu hallerde her bir sorumlunun ayrı ayrı sorumluluk sebep ve esaslarının belirlenmesinde yarar olmadığı, sipariş ve alımların bizzat gemi kaptanı tarafından yapılıp gemi kaşesi ile onaylandığı ve kaptan aynı zamanda donatanı da temsil edeceğinden davalılar arasındaki müteselsil sorumluluğun söz konusu olduğu, sadece ikinci davalı konumundaki Bnavi Ship […]R.L.
lehine ileri sürülmüş bir zamanaşımı def'inin söz konusu olduğu ve Türk Hukukuna göre bir yıllık zaman aşımı süresi bulunduğu belirtilerek alacağın Mart 2009'da doğduğu yolunda tek taraflı beyana istinaden bu def'i de bulunulduğu, oysa dava konusu alacağa temel olan satış ilişkisini gösteren faturaların 20.04.2009 ve 26.05.2009 tarihli olup eldeki davanın bir yıllık zaman aşımı süresi dolmadan açıldığı, öte yandan aynı davalı İtalyan Hukukunun uygulanması gerektiğini ileri sürerek altı aylık zaman aşımı süresi olduğunu ileri sürmüşse de bu savunmaya itibar etmenin mümkün olmadığı, ayrıca ilk kararda uyuşmazlığa Türk Hukukunun uygulanacağı yönündeki tespitin bozma sebepleri arasında da yer almadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 21.529,09 Euro alacağın 22.03.2010 dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte ve ödeme günündeki efektif alış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının davalılardan müteselsilen tahsiline, kabul edilen alacak üzerinden davacı şirket lehine "Silkeborg" isimli gemi üzerinde TTK.
1235. ve 1236. maddeleri gereğince kanuni rehin hakkı tanınmasına, yargılama sırasında kanuni rehin hakkının teminat mektubuna kaydırıldığı anlaşıldığından buna göre işlem yapılmasına ve teminat mektubu üzerine konulan tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, gemi alacağı iddiasına dayalı alacağın tahsili ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Soc. Vittorio Bogazzi e […]P.A.'nın davaya konu malların teslim edildiği "Silkeborg" isimli geminin donatanı ve maliki, diğer davalı BNAVI Ship […]R.L.'nin ise davaya konu siparişleri veren gemi yöneticisi olduğu somut olayda, davacı vekilince gemi alacağı olduğu iddia edilen alacaktan her iki davalının da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ileri sürülmekte olup, davalılar vekili ise dava konusu siparişlerin verildiği tarihte geminin dava dışı Sonar Societa di Navigazione ed […]R.L. şirketine kiraya verildiğini ve davaya konu siparişlere istinaden düzenlenen faturaların üzerinde kiracının ve kaptanın mührünün olduğunu, bu nedenle anılan borçtan müvekkillerinin değil kiracı şirketin sorumlu tutulması gerektiğini savunmaktadır.
Gerçekten de dosyada yer alan kira sözleşmesi ve fesih bildirimi dikkate alındığında dava konusu siparişlerin verildiği tarihte "Silkeborg" isimli geminin anılan şirkete kiraya verildiği anlaşılmaktadır.
Dava tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 1235. maddesinde sayılan alacaklar, sahiplerine gemi alacaklısı hakkı bahşetmekte olup, mezkur madde uyarınca gemi alacaklarında kanuni rehin hakkı gemiyi takip edeceğinden, donatan kanuni rehin hakkı veren bu borçtan dolayı gemi maliki sıfatıyla sorumlu olacaktır. Dairemizin ilk bozma ilamında da vurgulandığı gibi gemi alacağı hakkı, sahibine donatanın şahsi malvarlığından alacağını tahsil etme hak ve imkanını sağlamaz. Nitekim Kanunun 948. maddesi de 3. kişinin alacaklarından dolayı donatanın ancak deniz serveti olan gemi ile sorumlu olduğunu belirtmiştir.
Şu halde, mahkemece hakkında uyma kararı da verilen Dairemizin ilk bozma ilamında da belirtildiği üzere, gemi alacağı olduğu belirlenen davaya konu alacak istemi nedeniyle davalıların şahsen sorumlu olup olmadıkları ayrı ayrı irdelenerek sorumluluklarının tespitine gidilmesi gerekirken, mahkemece her iki davalının da borçtan müteselsilen sorumlu olduğu, bu nedenle sorumluluğun ayrı ayrı belirlenmesinin gerekmediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, (2) Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 24/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587395300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz