Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/366 E. 2020/1348 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin feshi↗ hmk 307↗ davadan feragat↗ fesih↗ feragat↗ hukuki yarar↗ ek tasfiye↗ cy/cy kaydı↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin karar defterinin incelenmesinde 30/07/2008 tarihinde şirketin her iki ortağının oyuyla şirketin feshine karar verildiği, bu durumda davacının fesih ve tasfiye davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı, davacının feshine karar verilen şirketin TTK’daki usul çerçevesinde tasfiye edilerek kaydını kapatması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı yanın davadan feragata ilişkin 02.07.2012 tarihli imzalı beyanının, HMK'nın 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK'nın 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK'nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı yanın davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9072 E. 2018/2659 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı yanın «davadan feragata» ilişkin 02.07.2012 tarihli imzalı beyanının, HMK'nın 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK'nın 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK'nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı yanın davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Dava, yabancı mahkemece verilen kararın kısmen tanınması ve «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, ancak davacı vekilinin 26/03/2018 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» ettiği, davalı taraftan herhangi bir «masraf» ve «vekalet ücreti» talebinin bulunmadığını bildirdiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, HMK'nin 74. maddesi ile HMK’nin 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nin 11/04/1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nin 21/11/1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı yanın davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDava, yabancı mahkemece verilen kararın kısmen tanınması ve «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, ancak davacı vekilinin 26/03/2018 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» ettiği, davalı taraftan herhangi bir «masraf» ve «vekalet ücreti» talebinin bulunmadığını bildirdiği anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/726 E. 2020/2472 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı yanın «davadan feragata» ilişkin 02.07.2012 tarihli imzalı beyanının, HMK'nın 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK'nın 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK'nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı yanın davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık marka devrinin iptali istemine ilişkin olup, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı yanın «davadan feragate» ilişkin beyanının, HMK'nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK'nun 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK'nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı yanın davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6747 E. 2018/297 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı yanın «davadan feragata» ilişkin 02.07.2012 tarihli imzalı beyanının, HMK'nın 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK'nın 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK'nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı yanın davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanlarının, HMK'nın 74. maddesi de gözetildiğinde, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nın 11.04. …
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14217 E. 2017/2289 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı yanın «davadan feragata» ilişkin 02.07.2012 tarihli imzalı beyanının, HMK'nın 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK'nın 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK'nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı yanın davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Dava, «limited şirket hisse devrinin iptali» ile «kar payının» tespiti ve tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulü yönünde kurulan hüküm davalı tarafından temyiz edilmiş, ancak davacı vekili 23.07.2015 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» etmiştir.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, HMK'nın 74. maddesi ile HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nun 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı yanın davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devrinin iptali · limited şirket hisse devri · kar payı · hisse devri · limited şirket · kâr payı
Benzer bu karardaDava, «limited şirket hisse devrinin iptali» ile «kar payının» tespiti ve tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulü yönünde kurulan hüküm davalı tarafından temyiz edilmiş, ancak davacı vekili 23.07.2015 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13952 E. 2018/7294 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı yanın «davadan feragata» ilişkin 02.07.2012 tarihli imzalı beyanının, HMK'nın 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK'nın 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK'nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı yanın davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı vekilinin HMK'nın 74. maddesi çerçevesinde verilen özel yetkiye «istinaden feragata» ilişkin beyanı, HMK’nun 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nun 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, «davadan feragate» ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada davacı vekili Av. ...’ın UYAP sistemi üzerinden gönderilen 28.06.2016 tarihli e-imzalı dilekçesiyle davadan, 11.09.2016 tarihli e-imzalı dilekçesiyle temyizden «feragat» ettiğini bildirdiği gözlenmiş olmakla, gereği görüşülüp düşünüldü.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaftan feragat
Benzer bu karardaDavacı vekilinin HMK'nın 74. maddesi çerçevesinde verilen özel yetkiye «istinaden feragata» ilişkin beyanı, HMK’nun 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nun 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, «davadan feragate» ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16383 E. 2013/21721 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı yanın «davadan feragata» ilişkin 02.07.2012 tarihli imzalı beyanının, HMK'nın 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK'nın 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK'nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı yanın davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Alacaklı vekili, müvekkilinin «hamili» olduğu, borçlu tarafından keşide edilen çekin karşılığının bulunmadığını ileri sürerek, borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece talebin kabulü yönündeki karara borçlu vekili tarafından itiraz edilmiştir, itirazın reddine ilişkin karar itiraz eden borçlu vekili tarafından temyiz edilmiş olup dosya Dairemize gönderilmiş, bu aşamada alacaklı vekilinin yerel mahkemeye verdiği dilekçesiyle, borcun ödendiğinden bahisle ihtiyati haciz talebinden «feragat» ettiklerini bildirdiği, dosyanın bu haliyle mahallinden gönderildiği anlaşılmış olmakla dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü: İsteme konu uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Alacaklı vekilinin «ihtiyati haciz» isteminden «feragate» ilişkin beyanının, vekaletnamesinde HMK’nun 74. maddesine uygun şekilde bu konuda özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nun 307 vd. maddeleri uyarınca …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hamil · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu kararda"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Alacaklı vekili, müvekkilinin «hamili» olduğu, borçlu tarafından keşide edilen çekin karşılığının bulunmadığını ileri sürerek, borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece talebin kabulü yönündeki karara borçlu vekili tarafından itiraz edilmiştir, itirazın reddine ilişkin karar itiraz eden borçlu vekili tarafından temyiz edilmiş olup dosya Dairemize gönderilmiş, bu aşamada alacaklı vekilinin yerel mahkemeye verdiği dilekçesiyle, borcun ödendiğinden bahisle ihtiyati haciz talebinden «feragat» ettiklerini bildirdiği, dosyanın bu haliyle mahallinden gönderildiği anlaşılmış olmakla dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü: İsteme konu uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Alacaklı vekilinin «ihtiyati haciz» isteminden «feragate» ilişkin beyanının, vekaletnamesinde HMK’nun 74. maddesine uygun şekilde bu konuda özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nun 307 vd. maddeleri uyarınca …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4805 E. 2014/10825 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı yanın «davadan feragata» ilişkin 02.07.2012 tarihli imzalı beyanının, HMK'nın 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK'nın 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK'nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı yanın davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Ö..’ın «davadan feragate» ilişkin beyanının, «yetki» belgesinde ve vekaletnamede HMK’nın 74. maddesine uygun şekilde bu konuda özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç do …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki
Benzer bu karardaÖ..’ın «davadan feragate» ilişkin beyanının, «yetki» belgesinde ve vekaletnamede HMK’nın 74. maddesine uygun şekilde bu konuda özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç do …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3289 E. 2020/984 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı yanın «davadan feragata» ilişkin 02.07.2012 tarihli imzalı beyanının, HMK'nın 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK'nın 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK'nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı yanın davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
… osya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada davacı vekili Av. ...’ün UYAP sistemi üzerinden gönderilen 07.01.2020 tarihli e-imzalı dilekçesiyle davadan ve temyizden «feragat» ettiğini, «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» talebi bulunmadığına yönelik beyanda bulunduğu, davalılar vekili Av. ...’in de UYAP sistemi üzerinden gönderilen 07.01.2020 tarihli e-imzalı dilekçesiyle davacı tarafın «davadan feragat» etmesi halinde «masraf» ve vekalet ücreti talebinden feragat ettiğine yönelik beyanda bulunduğu gözlenmiş olmakla, gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekilinin HMK'nın 74. maddesi çerçevesinde verilen özel yetkiye «istinaden feragata» ilişkin beyanı, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nın 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, «davadan feragate» ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaftan feragat · yargılama gideri · dosya masrafı · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… osya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada davacı vekili Av. ...’ün UYAP sistemi üzerinden gönderilen 07.01.2020 tarihli e-imzalı dilekçesiyle davadan ve temyizden «feragat» ettiğini, «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» talebi bulunmadığına yönelik beyanda bulunduğu, davalılar vekili Av. ...’in de UYAP sistemi üzerinden gönderilen 07.01.2020 tarihli e-imzalı dilekçesiyle davacı tarafın «davadan feragat» etmesi halinde «masraf» ve vekalet ücreti talebinden feragat ettiğine yönelik beyanda bulunduğu gözlenmiş olmakla, gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekilinin HMK'nın 74. maddesi çerçevesinde verilen özel yetkiye «istinaden feragata» ilişkin beyanı, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nın 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, «davadan feragate» ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/366 E. , 2020/1348 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/11/2011 tarih ve 2011/308 E. - 2011/70 K. sayılı davanın reddine dair hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmiş ise de, mümeyyiz davacı yanın 02/07/2012 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmesi üzerine dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten sonra dosya re'sen ele alınıp incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı ... ile birlikte davalı şirketin ortağı olduklarını, şirketin ticari faaliyeti kalmadığını, gayri faal olan şirketin mevcut hali kabul edilmeyerek SGK tarafından borç işletildiğini, 31/12/2007 tarihi itibariyle şirketin vergi kaydının kapalı ve münfesih olduğunu, 30/07/2008 tarihinde 15 nolu ortaklar kurulu kararı ile feshedildiğini, ancak bu kararın idareler tarafından kabul edilmediğini, Ticaret Sicil Memurluğu’nun da davalı şirketin mevcut durumunu kabul etmediğini, kendi aleyhine olan tüm bu halleri sonlandırabilmek için davalı şirketin nihai olarak tüzel kişiliğinin sona erdirilmesini, şirketin 15/11/2007 tarihinden bu yana fiilen faaliyetsiz ve kapalı olduğunu, davalı diğer ortağın yönetime katılmak ve sorumluluk almak konusunda isteksiz davrandığını, şirketin kayıtlı sermayesi 500,00 TL olup bunun da yasal sınırın altında kaldığını, diğer ortağın sermaye artırımını kabul etmediğini, şirketin en son 4 yıl önce vergi beyannamesi verdiğini, son bilanço özeti incelendiğinde şirketin bilançosunun sıfırlandığını, TTK’nın 549/4 ve 551.
maddesinde belirtilen haklı sebeplerin varlığı halinde tasfiyesiz fesih davası açılmak zorunluluğunun doğduğunu, şirketin ana sözleşmedeki gayelere ulaşma imkanı kalmadığını, TTK 230 maddesine göre şirketin tasfiye işlemine tabi tutularak nakde çevrilecek şekilde ekonomik varlığının bulunmadığını, şirketin ticari ilişkilerinde kaynaklanan 3. kişilere yönelik ticari borçlarıyla da alacaklarının mevcut bulunmadığını ileri sürerek, TTK’nın 549/4 ve 551. maddeleri gereğince davalı şirketin tasfiyesiz feshi ile ticaret sicilden silinmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin karar defterinin incelenmesinde 30/07/2008 tarihinde şirketin her iki ortağının oyuyla şirketin feshine karar verildiği, bu durumda davacının fesih ve tasfiye davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı, davacının feshine karar verilen şirketin TTK’daki usul çerçevesinde tasfiye edilerek kaydını kapatması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı yanın davadan feragata ilişkin 02.07.2012 tarihli imzalı beyanının, HMK'nın 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK'nın 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK'nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı yanın davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yanın davadan feragatine yönelik bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587331300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz