Yönetim kurulu kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2738 E. 2020/967 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, şirket ortağı olmayan genel müdürlerin görevini hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş olması durumunda sorumluluğunun esas olacağı, davalının sorumluluğunun doğmamış bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalının yeniden yapılanma ile ilgili 01/01/2004 tarihinde yürürlüğe girmek üzere sunduğu 1 no.lu önergenin 3.2.1 ve 3.2.2 maddesinde, üretim dışı fonksiyonlarda ve üretimde çalışıp gerekli şartları taşımayan personellerin işten çıkarılmasına dair düzenlemelerin belirtilmiş bulunmasına ve önergenin 24/12/2003 tarihli Yönetim Kurulu toplantısının 13/a maddesinde kabul edilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6938 E. 2012/7346 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında «sorumluluk davası» açılmasına yönelik gündem maddesinin eklenmesine dair talebin reddine karar verilmesinin iptalini istemekte davacıların «hukuki yararının» bulunmadığı zira, bu talebin reddi halinde azınlığın TTK’nun 341.madde uyarınca dava açabilecekleri, esasen bir önergenin reddinin de bir genel kurul kararı olmayacağı, ortada genel kurul kararı olmayınca da «iptal davası» açılamayacağı, 6,7 ve8. maddelerin yönetim ve denetim kurulu ile bağımsız denetim şirketinin tayinine ilişkin olduğu, TTK 347/«son» madde uyarınca «ibra» edilmeyen yönetim kurulunun denetim kuruluna seçilemeyeceğini düzenlediği, olayda bu şartların oluşmadığı, çoğunluk kararının olduğu , 5 madde de «yönetim kurulu» ve denetçilerin ibra edildiği, ancak davacıların sorumluluk davası açılması gerektiğini istediklerine göre ibra kararının doğru olmadığı, 3.maddenin bilanço ve hesapların görüşülmesine ilişkin olduğu, ibra maddesinin 5. madde de ayrıca olması nedeniyle sırf bu nedenle bu maddenin iptal edilmeyeceği, ancak yoğun «şikayetler» ve SPK raporu dikkate alındığında afaki «iyiniyet kuralına» aykırı olan maddenin iptalinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 27.12.2005 tarihli genel kurulda alınan kararlardan 3 ve 5. maddesinde alınan karar …
Farklı:iyiniyet kuralı · sorumluluk davası · ibra · iyiniyet · şikayet · iptal davası · hukuki yarar · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında «sorumluluk davası» açılmasına yönelik gündem maddesinin eklenmesine dair talebin reddine karar verilmesinin iptalini istemekte davacıların «hukuki yararının» bulunmadığı zira, bu talebin reddi halinde azınlığın TTK’nun 341.madde uyarınca dava açabilecekleri, esasen bir önergenin reddinin de bir genel kurul kararı olmayacağı, ortada genel kurul kararı olmayınca da «iptal davası» açılamayacağı, 6,7 ve8. maddelerin yönetim ve denetim kurulu ile bağımsız denetim şirketinin tayinine ilişkin olduğu, TTK 347/«son» madde uyarınca «ibra» edilmeyen yönetim kurulunun denetim kuruluna seçilemeyeceğini düzenlediği, olayda bu şartların oluşmadığı, çoğunluk kararının olduğu , 5 madde de «yönetim kurulu» ve denetçilerin ibra edildiği, ancak davacıların sorumluluk davası açılması gerektiğini istediklerine göre ibra kararının doğru olmadığı, 3.maddenin bilanço ve hesapların görüşülmesine ilişkin olduğu, ibra maddesinin 5. madde de ayrıca olması nedeniyle sırf bu nedenle bu maddenin iptal edilmeyeceği, ancak yoğun «şikayetler» ve SPK raporu dikkate alındığında afaki «iyiniyet kuralına» aykırı olan maddenin iptalinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 27.12.2005 tarihli genel kurulda alınan kararlardan 3 ve 5. maddesinde alınan karar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2738 E. , 2020/967 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 05/03/2019 tarih ve 2018/340-2019/63 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirkette 2003 Kasım ayından 30/08/2010 tarihine kadar aralıksız genel müdür sıfatı ile görev yaptığını, görevi sırasında birinci derece imza yetkisine sahip olduğunu, personelin işe alınması ile işçilerin iş akitlerinin fesihlerini onaylama yetkisinin de tek başına genel müdür sıfatıyla davalıya verildiğini, davalının görev yaptığı dönem içinde gerek ve ihtiyaç olmadığı halde aynı pozisyonda çalışan deneyimli personeli değişik bahanelerle işten çıkartıp yerine yeni personeller aldığını, işe yeni giren personelin de verimli çalışmamaları üzerine bu kişilerin çoğunun hizmet akdine son verdiğini, işten haksız ve yersiz çıkarılan personelin mahkemelerde davalar açtığını, davalar sebebiyle asıl alacakların yanında faiz ve yargılama giderleri olmak üzere toplam 117.240,00 TL'nin müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davalının belirtilen eylemleri ile görevini ve yetkilerini kötüye kullanıp müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile toplam 117.240,00 TL'nin her bir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yerleşim yeri Ankara olduğundan mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacı şirketin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davanın dönemin murakıpları tarafından açılması gerektiğini, davada işçilerin haksız yere işten çıkartıldığının kabul edilmesi halinde dahi 2010 yılı denetim ve yönetim kurulu raporu ile işçilerin işten çıkartıldığı öğrenildiğinden 6762 sayılı Yasa'nın 309. maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, mahkemelerin verdiği işe iade kararlarının kesinleşme tarihinin müvekkilinin işten ayrıldıktan sonra olması ve işe başlatma sorumluluğunun sonraki genel müdürde olması sebebiyle müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, fazla mesai ücretinin ödenmesinin yasa gereği olması sebebiyle bu ücretlerin müvekkilinin zamanında ödenmesi ile müvekkilinden sonra ödenmesi arasında fark olmayıp bu bedellerle ilgili müvekkiline rücu edilemeyeceğini, müvekkilinin aldığı kararların Genel Kurula faaliyet raporu olarak sunulduğunu ve bu faaliyetler Genel Kurul tarafından ibra edildiğinden bu icraatlar dolayısıyla geriye dönülerek ibradan vazgeçilemeyeceğini, bu durumun yasal olarak mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, şirket ortağı olmayan genel müdürlerin görevini hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş olması durumunda sorumluluğunun esas olacağı, davalının sorumluluğunun doğmamış bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalının yeniden yapılanma ile ilgili 01/01/2004 tarihinde yürürlüğe girmek üzere sunduğu 1 no.lu önergenin 3.2.1 ve 3.2.2 maddesinde, üretim dışı fonksiyonlarda ve üretimde çalışıp gerekli şartları taşımayan personellerin işten çıkarılmasına dair düzenlemelerin belirtilmiş bulunmasına ve önergenin 24/12/2003 tarihli Yönetim Kurulu toplantısının 13/a maddesinde kabul edilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587298400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz