Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3230 E. 2020/1287 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['2004/33']
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme emri tebliği↗ ödeme emri↗ tebliğ tarihi↗ bono↗ yasal faiz↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının senede bağlı alacak olan 14.000 TL ile ilgili sözleşme ilişkisini ispatlaması karşısında, davalının bu borcunu ödediğini de ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 14.000 TL’nin 08.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildi.
Karar, her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı tarafından düzenlenen bono hakkında başlatılan icra takibinde İİK'nın 33/a maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle takibin geri bırakılmasına karar verilmesinden sonra temel ilişkiye dayalı alacak davasıdır. Davalıya yapılan ödeme emrinin tebliği
tarihine(23.05.2005) ve yasal itiraz süresine göre 31.05.2005 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek faize karar verilmesi gerekirken, mahkemece, eldeki davanın açılma tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu yönden bozulması gerekmekte ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2702 E. 2013/2920 K.
Ortak:ödeme emri · zamanaşımı · zamanaşımı ['2004/33']
İncelediğiniz kararda2- Dava, davalı tarafından düzenlenen «bono» hakkında başlatılan icra takibinde İİK'nın 33/a maddesi uyarınca «zamanaşımı» nedeniyle takibin geri bırakılmasına karar verilmesinden sonra temel ilişkiye dayalı alacak davasıdır.
Davalıya yapılan «ödeme emrinin tebliği tarihine»(23.05.2005) ve yasal itiraz süresine göre 31.05.2005 tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek faize karar verilmesi gerekirken, mahkemece, eldeki davanın açılma tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu yönden bozulması gerekmekte ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda davalı hakkında düzenlenen 04.03.2011 tarihli «ödeme emrinin» «maddi hatanın düzeltilmesi» olarak kabul edilip, ayrıca talebin «rücu davası» niteliğinde olmasına göre, «zamanaşımı» süresinin de taraflar arasındaki ilişkiye göre belirlenip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
1268. maddesi gereğince iki yıllık «zamanaşımı» süresinin geçtiği gerekçesiyle, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sigorta A.Ş. tarafından takip yapılmış, icra müdürlüğünce «yetkisizlik» kararı verilmiş, davacı vekilinin talebi üzerine 04.03.2011 tarihinde alacaklı olarak Yapı Kredi Sigorta A.Ş. yazılmak suretiyle davalı hakkında yeniden takip «ödeme emri» düzenlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücu davası · maddi hatanın düzeltilmesi · maddi hata · sigorta sözleşmesi · rücu · yetkisizlik kararı · hasar
Benzer bu karardaBu durumda davalı hakkında düzenlenen 04.03.2011 tarihli «ödeme emrinin» «maddi hatanın düzeltilmesi» olarak kabul edilip, ayrıca talebin «rücu davası» niteliğinde olmasına göre, «zamanaşımı» süresinin de taraflar arasındaki ilişkiye göre belirlenip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Dava, «sigorta sözleşmesi» sonucu «rücu» isteminden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. ...
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı hakkında icra takibinin 04.03.2011'de yapıldığı, «hasarın» ise ....02.2007 tarihinde meydana geldiği, ...
Sigorta A.Ş. tarafından takip yapılmış, icra müdürlüğünce «yetkisizlik» kararı verilmiş, davacı vekilinin talebi üzerine 04.03.2011 tarihinde alacaklı olarak Yapı Kredi Sigorta A.Ş. yazılmak suretiyle davalı hakkında yeniden takip «ödeme emri» düzenlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3230 E. , 2020/1287 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 15/03/2019 tarih ve 2018/357-2019/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 28.04.2005 vadeli ve 14.000 TL bedelli senetten dolayı davalının müvekkiline borçlu olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan takibin kesinleştiğini, işlemsiz kalan icra dosyasının yenilendiğini, davalının şikayeti üzerine İcra Hukuk Mahkemesince zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verildiğini ileri sürerek, 14.000 TL'nin 28.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, senedin yazılı delil niteliğini kaybettiğini, davacının temel ilişkiye dayanmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının senede bağlı alacak olan 14.000 TL ile ilgili sözleşme ilişkisini ispatlaması karşısında, davalının bu borcunu ödediğini de ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 14.000 TL’nin 08.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildi.
Karar, her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı tarafından düzenlenen bono hakkında başlatılan icra takibinde İİK'nın 33/a maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle takibin geri bırakılmasına karar verilmesinden sonra temel ilişkiye dayalı alacak davasıdır. Davalıya yapılan ödeme emrinin tebliği
tarihine(23.05.2005) ve yasal itiraz süresine göre 31.05.2005 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek faize karar verilmesi gerekirken, mahkemece, eldeki davanın açılma tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu yönden bozulması gerekmekte ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 1 numaralı bendindeki “…..08/05/2015…”tarihinin “….31.05.2005...”olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 717,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587273100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz