Ttk 882
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2514 E. 2020/684 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 882↗ likit alacak↗ sorumluluk sınırı↗ sdr↗ iade faturası↗ hizmet bedeli↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ ticari defter ve kayıtlar↗ navlun↗ sözleşmeden doğan dava↗ zayi↗ taşıma sözleşmesi↗ mahsup↗ taşıyıcı↗ ticari defter↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında mevcut kargo taşıma sözleşmesinde kaynaklı hizmet bedeli olarak davacı-karşı davalının kendisinin ticari defter ve kayıtlarına göre davalı karşı davacıdan 13.491,36 TL alacak ile davalı-karşı davacının ticari defter ve kayıtlarına göre ise 13.660,30 TL alacağı olduğunun tespit edildiği, taleple bağlı kalınarak davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacıdan 13.491,36 TL alacağı olduğu tespit edildiğinden davanın kısmen kabulüyle icra inkar tazminatı talebinin reddine, karşı dava yönünden ise kargo taşımacılık sözleşmesinin ifası sırasında davalı-karşı davacı tarafından müşterilerine gönderilen kargoların eksik teslimi nedeniyle oluşan zararın tazminine ilişkin bilirkişi raporuyla da tespit edildiği gibi TTK m.858/2 gereği davacı taşıyıcının sorumlu olduğu, taşınan yük bakımında kısmi zayi yükümlerine göre davalı-karşı davacının zararının tazmin edilmesi gerektiği, bu eksiklik nedeniyle 466,36 TL davalı-karşı davacı zararının sabit olduğu, ancak özel sorumluluk sınırı yükseltilmediğinden davacının sorumluluğunun brüt kg başına 8,33 SDR miktarında olduğu, 6x8,33 SDR= 49,98 SDR karşılığı 04/10/2012 tarihinde 2,7820 kurdan 139,04 TL olarak hesaplandığı, davalı-karşı davacının diğer alacak iddiası yönünde dava dışı İbfa adlı müşterisine gönderdiği 7 farklı taşımaya ilişkin koli bazında 16 adet koli ve içerik bazında ise 271 adet 18.950 cl miktarlı ürünün zayi olduğu, toplam İbfa tarafından düzenlenen iade faturası kaynaklı zararın 14.975,50 TL ise de TTK'nun 882. Maddesi gereğince davacı-karşı davalının sorumlu tutulabileceği azami miktarın 6.214,76-TL olarak hesaplandığı, her iki zararın toplamının 6.353,80 TL olduğu; davalı-karşı davacının davasının kısmen kabulüne, davalı-karşı davacının mahsup talebinin kabulü ile davacını tespit edilen alacağından davalının tespit edilen 6.353,80 TL alacağının mahsubuna; asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüyle davalının icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline takibin asıl alacaktan 6.353,80 TL davalı alacağın mahsubu ile 7.137,54 TL üzerinden devamına fazlaya ilişkin talebin reddiyle alacağın çekişmeli olup yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine, karşı dava yönünden davanın kısmen kabulüyle davalı karşı davacının, davacı-karşı davalıdan 6.353,80 TL alacaklı olduğunun tespitine, mahsup talebinin kabulü ile 6.353,80 TL'nin davacı-karşı davalı alacağından mahsubuna fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, taraflar arasında mevcut kargo taşıma sözleşmesinden doğan 13.491,34 TL hizmet bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, karşı dava ise taşınan malın eksik teslimi nedeniyle uğranıldığı iddia olunan 15.444,86 TL zararın tazminine ilişkindir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre karşı davaya yönelik taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, karşı davaya yönelik davanın kısmen kabulü kararının onanması gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre asıl davaya yönelik davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Mahkemece asıl davada davacı alacağı 13.491,36 TL olarak belirlenmiş olup, bu tutardan karşı davanın konusunu oluşturan eksik mal teslimi nedeniyle uğranılan zarar olarak hesaplanan 6.353,80 TL’nin mahsubu ile bakiye tutar açısından asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; davalının eksik mal teslimine ilişkin zararını karşı davada talep ettiği göz önüne alındığında, bu tutarın asıl davadaki davacı alacağından ayrıca mahsup edilmesi doğru görülmemiş, asıl davanın davacısı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile asıl davanın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4- Öte yandan asıl davanın konusunu oluşturan navlun ücreti tarafların karşılıklı anlaşmaları çerçevesinde belirlenmiş likit bir alacak olmasına rağmen, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddedilmesi de doğru görülmemiş kararın bu nedenle dahi davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3567 E. 2014/10430 K.
Ortak:taşıyıcı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında mevcut kargo «taşıma sözleşmesinde» kaynaklı «hizmet bedeli» olarak davacı-karşı davalının kendisinin «ticari defter» ve kayıtlarına göre davalı karşı davacıdan 13.491,36 TL alacak ile davalı-karşı davacının ticari defter ve kayıtlarına göre ise 13.660,30 TL alacağı olduğunun tespit edildiği, taleple bağlı kalınarak davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacıdan 13.491,36 TL alacağı olduğu tespit edildiğinden davanın kısmen kabulüyle «icra inkar tazminatı» talebinin reddine, karşı dava yönünden ise kargo taşımacılık sözleşmesinin ifası sırasında davalı-karşı davacı tarafından müşterilerine gönderilen kargoların eksik «teslimi» nedeniyle oluşan zararın tazminine ilişkin bilirkişi raporuyla da tespit edildiği gibi TTK m.858/2 gereği davacı «taşıyıcının sorumlu» olduğu, taşınan yük bakımında kısmi «zayi» yükümlerine göre davalı-karşı davacının zararının tazmin edilmesi gerektiği, bu eksiklik nedeniyle 466,36 TL davalı-karşı davacı zararının sabit olduğu, ancak özel «sorumluluk sınırı» yükseltilmediğinden davacının sorumluluğunun brüt kg başına 8,33 SDR miktarında olduğu, 6x8,33 SDR= 49,98 SDR karşılığı 04/10/2012 tarihinde 2,7820 kurdan 139,04 TL olarak hesaplandığı, davalı-karşı davacının diğer alacak iddiası yönünde dava dışı İbfa adlı müşterisine gönderdiği 7 farklı taşımaya ilişkin koli bazında 16 adet koli ve içerik bazında ise 271 adet 18.950 cl miktarlı ürünün zayi olduğu, toplam İbfa tarafından düzenlenen «iade faturası» kaynaklı zararın 14.975,50 TL ise de TTK'nun 882.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı «taşıyıcıların» emtiada meydana gelen zarardan sorumlu oldukları,1 kolinin 52 Kg, zarar gören 3 kolinin toplam 156 Kg olduğu, 156 Kg malın «sınırlı sorumluluk» gereği 8,33 SDR'den 1299,48 TL tutacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle hesaplanmış 1299,48 TL'nin 03.09.2010 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk · rücuen tazminat · yasal faiz · hasar
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı «taşıyıcıların» emtiada meydana gelen zarardan sorumlu oldukları,1 kolinin 52 Kg, zarar gören 3 kolinin toplam 156 Kg olduğu, 156 Kg malın «sınırlı sorumluluk» gereği 8,33 SDR'den 1299,48 TL tutacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle hesaplanmış 1299,48 TL'nin 03.09.2010 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Dava, yurtdışı emtia taşıması sırasında oluşan «hasar» nedeniyle «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/668 E. 2013/17719 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında mevcut kargo «taşıma sözleşmesinde» kaynaklı «hizmet bedeli» olarak davacı-karşı davalının kendisinin «ticari defter» ve kayıtlarına göre davalı karşı davacıdan 13.491,36 TL alacak ile davalı-karşı davacının ticari defter ve kayıtlarına göre ise 13.660,30 TL alacağı olduğunun tespit edildiği, taleple bağlı kalınarak davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacıdan 13.491,36 TL alacağı olduğu tespit edildiğinden davanın kısmen kabulüyle «icra inkar tazminatı» talebinin reddine, karşı dava yönünden ise kargo taşımacılık sözleşmesinin ifası sırasında davalı-karşı davacı tarafından müşterilerine gönderilen kargoların eksik «teslimi» nedeniyle oluşan zararın tazminine ilişkin bilirkişi raporuyla da tespit edildiği gibi TTK m.858/2 gereği davacı «taşıyıcının sorumlu» olduğu, taşınan yük bakımında kısmi «zayi» yükümlerine göre davalı-karşı davacının zararının tazmin edilmesi gerektiği, bu eksiklik nedeniyle 466,36 TL davalı-karşı davacı zararının sabit olduğu, ancak özel «sorumluluk sınırı» yükseltilmediğinden davacının sorumluluğunun brüt kg başına 8,33 SDR miktarında olduğu, 6x8,33 SDR= 49,98 SDR karşılığı 04/10/2012 tarihinde 2,7820 kurdan 139,04 TL olarak hesaplandığı, davalı-karşı davacının diğer alacak iddiası yönünde dava dışı İbfa adlı müşterisine gönderdiği 7 farklı taşımaya ilişkin koli bazında 16 adet koli ve içerik bazında ise 271 adet 18.950 cl miktarlı ürünün zayi olduğu, toplam İbfa tarafından düzenlenen «iade faturası» kaynaklı zararın 14.975,50 TL ise de TTK'nun 882.
1- Asıl dava, taraflar arasında mevcut kargo «taşıma sözleşmesinden doğan» 13.491,34 TL «hizmet bedelinin» tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, karşı dava ise taşınan malın eksik «teslimi» nedeniyle uğranıldığı iddia olunan 15.444,86 TL zararın tazminine ilişkindir.
3- Mahkemece asıl davada davacı alacağı 13.491,36 TL olarak belirlenmiş olup, bu tutardan karşı davanın konusunu oluşturan eksik mal «teslimi» nedeniyle uğranılan zarar olarak hesaplanan 6.353,80 TL’nin mahsubu ile bakiye tutar açısından asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; davalının eksik mal teslimine ilişkin zararını karşı davada talep ettiği göz önüne alındığında, bu tutarın asıl davadaki davacı alacağından ayrıca «mahsup» edilmesi doğru görülmemiş, asıl davanın davacısı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile asıl davanın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, gönderilerin bir kısmının aynı evde alıcı yakınına «teslim» edildiği, geri kalan gönderilerin işyeri daimi çalışanına teslim edildiği, davacının davasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, taşıma için davalıya «teslim» edilen bazı kargoların alıcılarına teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, bu kargolardan alıcısı...olan kargo için davalı tarafından «ibraz» edilen teslimat belgesine göre kargo sıfatı belirtilmeksizin...ya teslim edilmiştir.
Davalı «teslimatı» alan kişinin kim olduğunu açıklamamış, bu konuda araştırmasının devam ettiğini belirtmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · ek mehil · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu karardaBu durumda davalıya bu konuda «mehil» veya «kesin mehil» verilip, gönderi alıcısı ile «teslimat» yapılan kişi arasında ne gibi bir ilişki olduğu saptanmadan ve usulüne uygun teslim yapılıp yapılmadığı araştırılmadan, bu kargo yönünden usulüne uygun teslimat yapıldığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Dava, taşıma için davalıya «teslim» edilen bazı kargoların alıcılarına teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, bu kargolardan alıcısı...olan kargo için davalı tarafından «ibraz» edilen teslimat belgesine göre kargo sıfatı belirtilmeksizin...ya teslim edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2514 E. , 2020/684 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...
15. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07/03/2016 tarih ve 2014/647-2016/147 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilin alacağından dolayı borçlu davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğu, müvekkili ile davalı arasında imzalanan kargo sözleşmesi ve ekleri gereği müvekkilin yükümlülüklerini yerine getirmiş ve davalıya hizmet sağladığını, müvekkilinin vermiş olduğu hizmet neticesinde 13.491,34 TL alacağı bulunduğunu, alacağa ilişkin faturalar düzenlendiğini, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın müvekkilinin mallarını taşırken bazı alıcılara eksik teslimat yaptığını, davacı taşıyıcının eksik teslim ettiği ürünlere ilişkin müvekkil şirketinin mal gönderdiği müşterileri ile davacı şirket yetkilileri tarafından müşterek olarak düzenlenen tutanaklarla tespit edildiğini, müvekkilinin davacı tarafından anılan eksik teslimatları nedeniyle uğradığı 15.962,09 TL zararının karşılanması için 20/02/2013 tarihinde ihtarname keşide ettiklerini, davacının ihtarnameyi tebliğ aldıktan 13 gün sonra ilamsız icra takibi başlattığını, davacı tarafın müvekkilinden herhangi bir taşıma ücreti alacağı bulunmadığını, bu nedenle davasının reddi ile karşı davalarının kabul edilerek 15.441,86 TL'nin davacı karşı davalıdan alınarak taraflarına verilmesine, davacı karşı davalının müvekkil davalı karşı davacıdan taşıma ücreti alacağının bulunduğunun tespit edilmesi halinde 15.441,86 TL zararın mahsup edilmesini, bakiye alacağın davacı karşı davalıdan tahsil edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında mevcut kargo taşıma sözleşmesinde kaynaklı hizmet bedeli olarak davacı-karşı davalının kendisinin ticari defter ve kayıtlarına göre davalı karşı davacıdan 13.491,36 TL alacak ile davalı-karşı davacının ticari defter ve kayıtlarına göre ise 13.660,30 TL alacağı olduğunun tespit edildiği, taleple bağlı kalınarak davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacıdan 13.491,36 TL alacağı olduğu tespit edildiğinden davanın kısmen kabulüyle icra inkar tazminatı talebinin reddine, karşı dava yönünden ise kargo taşımacılık sözleşmesinin ifası sırasında davalı-karşı davacı tarafından müşterilerine gönderilen kargoların eksik teslimi nedeniyle oluşan zararın tazminine ilişkin bilirkişi raporuyla da tespit edildiği gibi TTK m.858/2 gereği davacı taşıyıcının sorumlu olduğu, taşınan yük bakımında kısmi zayi yükümlerine göre davalı-karşı davacının zararının tazmin edilmesi gerektiği, bu eksiklik nedeniyle 466,36 TL davalı-karşı davacı zararının sabit olduğu, ancak özel sorumluluk sınırı yükseltilmediğinden davacının sorumluluğunun brüt kg başına 8,33 SDR miktarında olduğu, 6x8,33 SDR= 49,98 SDR karşılığı 04/10/2012 tarihinde 2,7820 kurdan 139,04 TL olarak hesaplandığı, davalı-karşı davacının diğer alacak iddiası yönünde dava dışı İbfa adlı müşterisine gönderdiği 7 farklı taşımaya ilişkin koli bazında 16 adet koli ve içerik bazında ise 271 adet 18.950 cl miktarlı ürünün zayi olduğu, toplam İbfa tarafından düzenlenen iade faturası kaynaklı zararın 14.975,50 TL ise de TTK'nun 882.
Maddesi gereğince davacı-karşı davalının sorumlu tutulabileceği azami miktarın 6.214,76-TL olarak hesaplandığı, her iki zararın toplamının 6.353,80 TL olduğu; davalı-karşı davacının davasının kısmen kabulüne, davalı-karşı davacının mahsup talebinin kabulü ile davacını tespit edilen alacağından davalının tespit edilen 6.353,80 TL alacağının mahsubuna; asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüyle davalının icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline takibin asıl alacaktan 6.353,80 TL davalı alacağın mahsubu ile 7.137,54 TL üzerinden devamına fazlaya ilişkin talebin reddiyle alacağın çekişmeli olup yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine, karşı dava yönünden davanın kısmen kabulüyle davalı karşı davacının, davacı-karşı davalıdan 6.353,80 TL alacaklı olduğunun tespitine, mahsup talebinin kabulü ile 6.353,80 TL'nin davacı-karşı davalı alacağından mahsubuna fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, taraflar arasında mevcut kargo taşıma sözleşmesinden doğan 13.491,34 TL hizmet bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, karşı dava ise taşınan malın eksik teslimi nedeniyle uğranıldığı iddia olunan 15.444,86 TL zararın tazminine ilişkindir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre karşı davaya yönelik taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, karşı davaya yönelik davanın kısmen kabulü kararının onanması gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre asıl davaya yönelik davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Mahkemece asıl davada davacı alacağı 13.491,36 TL olarak belirlenmiş olup, bu tutardan karşı davanın konusunu oluşturan eksik mal teslimi nedeniyle uğranılan zarar olarak hesaplanan 6.353,80 TL’nin mahsubu ile bakiye tutar açısından asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; davalının eksik mal teslimine ilişkin zararını karşı davada talep ettiği göz önüne alındığında, bu tutarın asıl davadaki davacı alacağından ayrıca mahsup edilmesi doğru görülmemiş, asıl davanın davacısı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile asıl davanın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4- Öte yandan asıl davanın konusunu oluşturan navlun ücreti tarafların karşılıklı anlaşmaları çerçevesinde belirlenmiş likit bir alacak olmasına rağmen, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddedilmesi de doğru görülmemiş kararın bu nedenle dahi davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının reddiyle karşı dava ilişkin kararının ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl dava açısından davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) ve (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davaya yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davanın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 281,03 TL temyiz ilam harcının temyiz eden karşı davada yönünden davacı-karşı davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 264,07 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, 22/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587185600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz