Anayasa Mahkemesi iptal kararının derdest ihya davasına geriye etkili uygulanması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/2414 E. 2023/1985 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalHak düşürücü süreusul emsali
Gerekçe özeti
Bir kanun hükmüne dayanılarak verilmiş ret kararı, kesin hüküm hâlini almadan Anayasa Mahkemesi tarafından o hükmün iptaline karar verilirse, iptal kararının geriye yürümezliği ilkesi derdest (kesinleşmemiş) dosyalar yönünden uygulanmaz; bu tür dosyalarda Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı geriye yürüyerek uygulanmak zorundadır ve iptal edilen hükme dayanan ret kararı bu nedenle kaldırılır.
Ele alınan sorunlar
TTK geçici 7/15'teki beş yıllık hak düşürücü süreye ilişkin Anayasa Mahkemesi iptal kararının derdest davaya uygulanması → kabul
İddia: Davacı vekili, kanunun belirlediği usule uyulmadan terkin edilen şirket hakkında 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını, bu hususun Yargıtayca da benimsendiğini, alacağın ipoteğe bağlı olup zamanaşımına uğramayacağını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan '...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...' ibaresi, Anayasa Mahkemesi'nin 22/06/2023 tarihli, 2023/33 Esas, 2023/117 Karar sayılı ve 15/09/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan kararıyla Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Anayasa'nın 153. maddesinin 5. fıkrasına göre iptal kararları kural olarak geriye yürümez; bu kuralın amacı iptal edilen hükme dayanılarak yapılmış işlemlerin geçerliliğini korumaktır. Bununla birlikte, somut norm denetiminde Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, itiraz yoluna başvuran mahkeme bu kararı uygulamak zorundadır; aksi kabul edildiğinde itiraz yoluna başvurulmasının bir anlamı kalmaz. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının, kesin hüküm hâlini almış yargı ve idare kararları saklı kalmak kaydıyla geriye yürüdüğü kabul edilmelidir; iptal kararlarının geriye yürümemesi ilkesi hukuk güvenliğini sağlamak amacıyla konulmuş olup bu güvence yalnızca kesin hüküm hâllerinde geçerlidir. Bu nedenle, somut norm denetimi yoluyla verilen Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının, kesin hüküm hâlini almamış derdest dosyalar yönünden uygulanması zorunludur. Eldeki dava kesin hüküm hâlini almamış olduğundan, hak düşürücü süreye dayalı ret gerekçesi dayanaksız kalmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, Anayasa Mahkemesi'nin bir kanun hükmünü iptal etmesi hâlinde bu iptal kararının kesinleşmemiş (derdest) dava dosyalarına geriye yürüyerek uygulanması gerektiğine ilişkin genel ilkeyi somut norm denetimi bağlamında ortaya koymaktadır; TTK geçici 7/15 maddesindeki hak düşürücü süreye dayalı benzer ihya davalarında doğrudan uygulanabilir nitelikte bir gerekçe içermektedir.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- TTK geçici 7. maddesinin (15) numaralı fıkrası uyarınca re'sen terkin edilen şirketin ihyası, silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde istenebilir; ancak bu beş yıllık süreye ilişkin hüküm Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olup, iptal kararı kesin hüküm hâlini almamış derdest dosyalarda geriye yürüyerek uygulanır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ hak düşürücü süre↗ TTK geçici 7. madde↗ Anayasa Mahkemesi iptal kararının geriye yürümezliği↗ somut norm denetimi↗ kesin hüküm↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/2414
KARAR NO 2023/1985
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/10/2022
NUMARASI 2022/290 Esas - 2022/844 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 21/12/2023
Hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, ihyası talep edilen şirketin ise işbu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını ve borcun temini için müvekkilinin banka lehine ipotek tesis ettiğini, ancak dava dışı şirket ile ihyası talep edilen şirketin sözleşmenin gereğini yerine getirmediğini, öncelikle Beyoğlu ... Noterliği'nin 21.10.2009 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek hesabın kat edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine ise borçlular hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine geçildiğini, mezkur takipte satış kararı alınabilmesi için borçlu şirketlere Tebligat Kanunu'nun 35.maddesi doğrultusunda icra emri gönderilmesi talep edildiğini, ancak bu taleplerinin ihyası talep edilen şirket yönünden şirketin sicilden terkin edilmiş olunması sebebiyle reddedildiğini, icra müdürlüğünden yetki alınarak huzurdaki davanın açıldığını, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...-...
sicil numarasına kayıtlı, ... vergi numaralı ... Spor Tesisleri İşletmeciliği Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasını, şirkete tasfiye memuru atanarak ticaret sicilinde tescil ve ilanının yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafın cevap dilekçesi bulunmamaktadır.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, dava dışı şirketin 18/02/2015 tarihinde sicilden resen terkin edildiği, davanın açılış tarihinin 15/04/2022 olduğu, TTK geçici 7/15 maddesi uyarınca 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle açılan davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, mahkeme tarafından ihyası talep edilen şirketin terkin işleminin hukuka uygunluğunun gözetilmediğini, kanunun belirlediği usule uyulmadan terkin edilen şirket hakkında 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağının Yargıtayca da benimsendiğini, davalı sicil müdürlüğü tarafından müvekkil bankanın alacağının muaccel olduğu hususu gözetilmeksizin şirketin tüzel kişiliğinin sona erdirilerek sicilden terkin edilmesinin yasaya aykırı olduğunu, müvekkili banka alacağının ipoteğe bağlı bir alacak olduğunu, zamanaşımına uğramasının mümkün olmadığından ihya talebinin kabul edilmesi gerektiğini, ihya kararının verilmemesi durumunda zamanaşımına uğramamış bir alacağın tahsilinin mümkün olmadığını, bunun ise Anayasa ve Avrupa İnsan Haklar Sözleşmesi ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğüne ve mülkiyet hakkına da aykırılık teşkil edeceğini, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi gereği re'sen terkin olunan anonim şirketin ihyası istemine ilişkindir. Anayasa Mahkemesi’nin, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı TTK’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline dair, 15/09/2023 tarihli ve 32310 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2023/33 Esas, 2023/117 Karar sayılı ve 22/06/2023 tarihli "İptal" kararının eldeki uyuşmazlığa etkisi incelenmelidir. Anayasanın 153. maddesinin 5. fıkrasına göre iptal kararları geriye yürümez. İptal kararlarının geriye yürümezliğine ilişkin hükmün temel amacı iptal edilen kanuna veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmüne dayanılarak daha önce yapılan işlemlerin geçerliliklerinin korunmasını sağlamaktır.
Bununla birlikte, somut norm denetiminde, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse itiraz yoluna başvuran mahkeme iptal kararını uygulamak zorunda olup bu durumda iptal kararı geriye yürüyecektir; aksinin kabulü hâlinde ise mahkemeler açısından itiraz yoluna başvurulmasının bir anlamı olmayacaktır. Diğer taraftan, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararlarının kesin hüküm hâlini almış yargı ve idare kararları saklı kalmak şartıyla geriye yürüdüğünü kabul etmek gerekmektedir. İptal kararlarının geriye yürümemesi “hukuk güvenliğini sağlamak” amacı ile konulduğuna göre, bu ilke yalnızca kesin hüküm hâllerinde ifade eder. [Teziç, Erdoğan: Anayasa Hukuku (Genel Esaslar), 23.
Bası, İstanbul 2019, s.264-265] Yapılan bu açıklamalara göre somut norm denetimi yoluyla verilen Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm hâlini almamış derdest dosyalar yönünden uygulanması zorunludur.Açıklanan nedenlerle, Anayasa Mahkemesi’nce verilen iptal kararı gereğince; davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde olduğundan başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/290 Esas - 2022/844 Karar Karar sayılı 19/10/2022 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/12/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/57891 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi