Şirkete markalarının iptali ile terkinini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15422 E. 2013/23255 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu asıl davada, iptali istenilen davalı markalarından (202890) nolu olan dışındaki üç markanın tescilinden itibaren 5 yılı aşkın bir süre geçtiğinden dava hakkının düştüğü, "saten" sözcüğünün dava tarihinden önce kimyevi ürünler boyacılık sektöründe parlaklık derecesini nitelendiren jenerik isme dönüştüğü, davacı-karşı davalının markasının jenerik isme dönüşmemesi için gerekli tedbirleri almadığı, bu nedenle kusurlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın ise kısmen kabulü ile davacı-karşı davalı adına tescilli 107887 nolu "SATEN" ibareli markanın hükümsüzlüğüne dair verilen kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı yararına bozulmuştur.
Davalı-karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirkete markalarının iptali ile terkinini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7592 E. 2013/8078 K.
Ortak:Şirkete markalarının iptali ile terkinini
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6698 E. 2023/2722 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bekletici mesele · kanun yolu · sicilden terkin · yenileme · kamu düzeni · iptal davası · hak düşürücü süre · marka hakkına tecavüz
Benzer bu kararda… a aykırı olup bozulması gerektiğini, asıl dava yönünden; mahkemece, asıl davada davalı adına 155843 sayı ile tescilli "S1 LUX SATEN BOYA" markasının hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» isteminin «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verildiğini, mahkeme kararının gerekçesi ise; 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 42 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre 7 nci maddenin (ı) bendinde belirtilen tanınmış markalarla ilgili davanın tescil tarihinden 5 yıl içerisinde açılması gerektiği, tanınmış markalar için öngörülen 5 yıllık dava açma süresinin diğer markalar için açılacak davalar bakımından da uygulanması suretiyle yasal boşluğun doldurulduğu, somut olayda dava 18.07.2002 tarihinde açılmış olduğundan, davalıya ait ve 15.02.1995 yılında tescil edilen 155843 sayılı marka açısından 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğunun belirtildiğini, mahkemenin, 556 sayılı KHK'nın 42 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sadece bir kısmını somut olaya uygulayıp, maddenin devamında yer alan "Markanın tescilinde «kötüniyet» varsa «iptal davası» süreye bağlı değildir.” hükmünü, üstelik bu hususun iddia ve savunmalarında yer almasına rağmen dikkate alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 556 sayılı KHK'nın 42 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde açıkça “...Markanın tescilinde kötüniyet varsa iptal davası süreye bağlı değildir” denildiğini, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren ve davalı – karşı davacının müvekkilinin tanınmış SATEN markalarından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, boya sektöründe müvekkil şirket tarafından meşhur ve maruf hale getirilmeden önce “SATEN” markasının mevcut olmadığını, 1985 tarihinden itibaren müvekkil şirket tarafından yürütülen yoğun tanıtım faaliyetleri neticesinde SATEN ibaresinin bir boya markası olarak tanındığını, müvekkilinin SATEN markasının tanınmışlığı ve davalı-karşı davacının «kötü niyeti» açık olduğundan hükümsüzlük davasının süreye bağlı olmayıp, her zaman açılabileceğini, açıklanan nedenlerle, yerel mahkemenin taraflar arasındaki temel bir uyuşmaz …
… ğlantı ihtimali de dâhil halk nezdinde karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin, markanın tescilli olduğu mallarla aynı veya benzer mallarda kullanılması «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, karıştırılma («iltibas») ihtimalinden bahsedilmek için halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde, herhangi bir sebeple bir bağlantı kurmasının yeterli olduğu, başka bir deyişle, tescilli marka ile kullanılan işaret arasında görsel ve sesçil (fonetik) yönden benzerlik bulunmasa, hatta genel görünüş (umumi intiba) açısından ayniyet veya benzerlik bulunmasa dahi, halk bunlar arasında herhangi bir şekilde bir bağlantı kuruyorsa karıştırılma ihtimalinin mevcudiyetinin kabul olunacağı, buradaki “halk” kavramından ortalama niteliklere sahip olan tüketicilerin anlaşılması gerektiği, dosya kapsamındaki delillere göre; her iki tarafın da faaliyet yürüttüğü boya sektöründe, davacının "Polisan" davacının "ÇBS" markasının toplumca tanınan ve bilinen ayrı markalar oldukları ve her iki markanın boya türüne ilişkin "SATEN" kelimesini kullandıkları, söz konusu bu ibarenin boya sektörüne ilişkin tanımlayıcı niteliği, bu ibarenin herkesin kullanımına açık, jenerik ve vasıf bildirici özelliği, tek başına «ayırt ediciliğe» bir katkısının bulunmamasına göre "saten" markasının salt davacı markası ile özdeşleştiğinin ve onun kullanımına hasredilecek nitelikte olduğunun kabul edilemeyeceği ve davalının kullanımlarının davacının marka haklarına tecavüz niteliğinde olmadığından ilk derece mahkemesinin bu yöndeki kabulünde isabetsizliğin bulunmadığının değerlendirildiği, bu belirlemeler sonrası ilk derece mahkemesince; davalının 204573 tescil numaralı "Polisan Nature Saten Macun" ve 205656 tescil numaralı "Polisan Natura Saten" markalarına yönelik, ayrıca «yenilenmeme» sebebiyle «sicilden terkin» edilen davacıya ait 107887 tescil numaralı marka sebebiyle «yargılama giderlerine» yönelik davalı-karşı davacının, dava tarihi itibariyle haklı kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırılığın bulunmadığı ve davacı-karşı davalının bu yöndeki istinaf …
… ., 2014/5165 K. sayılı ilamı), bu hale göre; davalının 155843 tescil numaralı "Lux Saten Boya" markasının sicile tescil tarihi ve dava açılış tarihine göre 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçmiş olması, markalardaki "saten" kullanımının yukarıda belirtilen niteliği uyarınca davalı marka sahibinin tescilinde «kötüniyetli» olduğunun kabul edilemeyecek olması karşısında, mahkemece söz konusu markaya yönelik dava açma sürenin geçtiği yönündeki kabulde isabetsizlik görülmediği, ancak, mahkemece davanın hak düşürücü sürenin aşımı nedeniyle istemin reddine karar verilmesi gerekirken, süre aşımının «zamanaşımı» olarak değerlendirilmesinin doğru görülmediği, ilk derece mahkemesi kararının «kamu düzeni» nedeniyle kaldırılması gerektiği gerekçesiyle davacı-karşı davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzeni yönünden yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına asıl dava bakımından; davacının davalıya ait 155843 tescil numaralı markasının hükümsüzlüğü ile «sicilden terkini» isteminin hak düşürücü sürenin aşımı nedeniyle reddine, davacının davalıya ait 204573 ve 205656 tescil numaralı markalarının hükümsüzlüğü ile sicilden terkini isteminin reddine, karşı dava bakımından; davacının konusuz kalan davasının esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… ile asıl dava 18.07.2002 tarihinde açılmış olduğundan, davalıya ait 155843 tescil numaralı "LUX SATEN BOYA" markasının 15.02.1995 tescil tarihi itibariyle 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğunun anlaşıldığı, Mahkemelerince bu yönde her ne kadar hükümde "«zamanaşımı» nedeniyle reddine" şeklinde yazılmış ise de; bu husus sonuca etki etmemekle birlikte ancak «kanun yolu» incelemesinde gözetilebileceği, davacı vekili; davalının diğer markaları olan 204573 tescil numaralı "POLİSAN NATURA SATEN MACUN" markası ile 205656 tescil numaral …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2049 E. 2015/8616 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · taşıyan · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… r olarak kullanıldığı, S. ibaresinin jenerik hale dönüştüğünün kabul edildiği, bir işaretin bir yandan jenerik hale dönüşmüş olmasından diğer taraftan da kullanımla «ayırt edicilik» kazanmış olmasından bahsedilemeyeceği, boya emtia dışındaki sınıf yönünden ise vasıf bildirici nitalik taşımadığı için tesciline engel bulunmadığı gerekçesiyle dav …
Yukarıda açıklandığı üzere esasen bir kumaş türü olan «uyuşmazlık konusu» "S." ibaresinin 2. sınıf "boya" ürünleri üzerinde ilk kez davacı tarafından markasal olarak kullanıldığı mahkemenin de kabulündedir.
Bahsi geçen kararlarda da belirtildiği üzere, başlangıçta «ayırt edicilik» vasfına sahip bir işaretin zaman içerisinde kullanım sonucu cins adına (jenerik) dönüşmesi nedeniyle marka tescil başvurusunun reddi ya da tescilli ise hükümsüz kılınabilmesi için bu sonucun marka sahibinin davranışlarından kaynaklanması ve marka sahibinin böyle bir sonucun doğmaması için gereken gayreti göstermemiş olması nedeniyle jenerik hale gelmesi gerekir.
FSHHM'ndeki davanın neticesinin beklenmesi ve hasıl olacak sonuca göre davacının S. kelimesini 2. sınıf boya ürünleri için aynı ibareyi «taşıyan» markalarına ilaveten yeni bir marka olarak tescil ettirip ettiremeyeceğinin belirlenmesi gerekirken, sadece başvuru tarihi itibariyle "S." ibaresinin cins adı (jen …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15422 E. , 2013/23255 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.01.2012 gün ve 2011/6-2012/4 sayılı kararı bozan Daire’nin 24.04.2013 gün ve 2012/7592-2013/8078 sayılı kararı aleyhinde davalı-karşı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının SATEN unsurlu markalarının müvekkilinin 1985 ve 1988 yıllarından beri tescilli olan çok tanınmış ÇBS SATEN ve SATEN markaları ile benzer olduğunu ileri sürerek, davalı markalarının iptali ile terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, boya sektöründe parlaklık derecesini ifade eden "Saten" ibaresinin tek başına tescilinin mümkün olmadığını, müvekkiline ait markalarda yeterli ayırt edici eklerin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşılık davada ise karşılık davalıya ait (86151) ve (107887) nolu markaların iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu asıl davada, iptali istenilen davalı markalarından (202890) nolu olan dışındaki üç markanın tescilinden itibaren 5 yılı aşkın bir süre geçtiğinden dava hakkının düştüğü, "saten" sözcüğünün dava tarihinden önce kimyevi ürünler boyacılık sektöründe parlaklık derecesini nitelendiren jenerik isme dönüştüğü, davacı-karşı davalının markasının jenerik isme dönüşmemesi için gerekli tedbirleri almadığı, bu nedenle kusurlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın ise kısmen kabulü ile davacı-karşı davalı adına tescilli 107887 nolu "SATEN" ibareli markanın hükümsüzlüğüne dair verilen kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı yararına bozulmuştur.
Davalı-karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 19.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/574450700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz