6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4734 E. 2013/20089 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
en yüksek özen yükümlülüğü kamulaştırma bedeli özen yükümlülüğü ara karar muacceliyet ipotek olumsuz oy mahsup kusur cy/cy kaydı

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, ipotek senedinin 9. maddesinin incelenmesinde, ipotekli taşınmazın kamulaştırılması halinde kamulaştırma bedelinin ve kamulaştırmadan doğacak hak ve alacakların alacaklıya ait olacağı, alacak muaccel olsun olmasın alacağı nispetinde bu bedeli tahsile yetkili olacağı ve alacağa mahsup hakkı bulunacağının kararlaştırıldığı, davacı bankanın, davaya konu taşınmazın kamulaştırma bedeli üzerinde alacak hakkının doğduğunun açık olduğu, ancak davalı bankanın, mahkemece kamulaştırma bedelinin davalı avukatına ödenmesine ilişkin müzekkere doğrultusunda işlem yaptığı, her ne kadar müzekkereye ara karar eklenmişse de tapu kaydının eklenmediği, davalı bankanın, taşınmaz üzerindeki tedbir, ipotek ve hacizleri göremediklerine ilişkin savunmalarının yerinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı banka yönünden davanın reddine, 17.843,84 TL alacağın davalı Denizatı Petro Kimya Ürünleri Yapı İnşaat San. ve Tic. A.Ş'den tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, ipotekli taşınmazın kamulaştırma bedelinin banka tarafından ipotek alacaklısı yerine taşınmaz malikine ödenmesi nedeniyle alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, yazılı gerekçeyle davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, ipotekli taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti davasında hükmedilen bedelin, Merzifon Asliye Hukuk Mahkemesince 28/04/2010 tarihli davalı bankaya hitaben yazılan müzekkere ile davalı Denizatı Petrokimya Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. vekiline ödenmesi istenilmiş olup müzekkere ekinde mahkemenin kısa kararı davalı bankaya gönderilmiştir. Müzekkere ekindeki kısa kararda ise tespit edilen kamulaştırma bedelinin davalıya ödenmesi sırasında “ dava konusu tapu kaydı üzerinde bulunan tedbir, ipotek ve hacizlerin de dikkate alınması” hususu açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu durumda yüksek özen yükümlülüğü bulunan kurumlardan olan davalı bankanın, ödeme sırasında anılan mahkeme hükmünü dikkate alarak ödeme yapması gerekirken aksi yöndeki davranışı nedeniyle kendisine kusur izafe edilemeyeceği kabul edilemez. Mahkemece bu husus nazara alınarak davalı bankanın da dava konusu alacaktan sorumlu olduğu kabul edilerek hüküm tesisi gerekirken banka yönünden yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

2- Kabule göre de, davacı vekili, dava dilekçesinde dava konusu alacağın faiziyle birlikte hüküm altına alınmasını talep etmesine rağmen mahkemece faiz hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4777 E. 2014/8251 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/4734 E.  ,  2013/20089 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Merzifon Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/11/2012 tarih ve 2011/321-2012/480 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili banka tarafından dava dışı şirketlere kullandırılan kredilerin teminatı olarak davalı Denizaltı Petro Kimya Ürünleri San. ve Tic. A.Ş’nin maliki bulunduğu taşınmazın tamamının müvekkili bankaya ipotek edildiğini, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından açılan davada ipotekli taşınmazın 17.843,84 TL kamulaştırma bedeli karşılığında kamulaştırılmasına, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan tedbir, ipotek ve hacizlerin de dikkate alınmak suretiyle kamulaştırma bedelinin ödenmesine karar verildiğini, kamulaştırma bedelinin ipoteğin kapsamına dahil olduğunu ve bu bedel üzerinde müvekkili bankanın alacaklı sıfatıyla akdi rehin hakkının bulunduğunu, davalı bankanın davalı şirkete ödeme yaparken taşınmazın tapu kaydını incelemeden kamulaştırma bedelini davalı malik şirkete ödediğini ileri sürerek, 17.843,84 TL'nın ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket vekili, müvekkilinin mülkiyet hakkına binaen devraldığı taşınmazın kamulaştırılan kısmının bedelini tahsil ettiğinden kendisine atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davacının ipotekli alacağının muaccel yani talep edilebilir olduğunu ispatlamasının gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı banka vekili, müvekkili bankanın mahkeme kararını sorgulama ve geri çevirme yetkisinin olmadığını, banka tarafından hata yapılmadığını, mahkeme tarafından gönderilen müzekkerede kamulaştırma bedelinin ödenmesi talimatının yer aldığını, tapu kaydının ibraz edilmediğini, davacı ile diğer davalı arasındaki hukuki ilişkileri bilme durumlarının olmadığını savunarak, davanın husumet yönünden ve esastan reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, ipotek senedinin 9. maddesinin incelenmesinde, ipotekli taşınmazın kamulaştırılması halinde kamulaştırma bedelinin ve kamulaştırmadan doğacak hak ve alacakların alacaklıya ait olacağı, alacak muaccel olsun olmasın alacağı nispetinde bu bedeli tahsile yetkili olacağı ve alacağa mahsup hakkı bulunacağının kararlaştırıldığı, davacı bankanın, davaya konu taşınmazın kamulaştırma bedeli üzerinde alacak hakkının doğduğunun açık olduğu, ancak davalı bankanın, mahkemece kamulaştırma bedelinin davalı avukatına ödenmesine ilişkin müzekkere doğrultusunda işlem yaptığı, her ne kadar müzekkereye ara karar eklenmişse de tapu kaydının eklenmediği, davalı bankanın, taşınmaz üzerindeki tedbir, ipotek ve hacizleri göremediklerine ilişkin savunmalarının yerinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı banka yönünden davanın reddine, 17.843,84 TL alacağın davalı Denizatı Petro Kimya Ürünleri Yapı İnşaat San.

ve Tic. A.Ş'den tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, ipotekli taşınmazın kamulaştırma bedelinin banka tarafından ipotek alacaklısı yerine taşınmaz malikine ödenmesi nedeniyle alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, yazılı gerekçeyle davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, ipotekli taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti davasında hükmedilen bedelin, Merzifon Asliye Hukuk Mahkemesince 28/04/2010 tarihli davalı bankaya hitaben yazılan müzekkere ile davalı Denizatı Petrokimya Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. vekiline ödenmesi istenilmiş olup müzekkere ekinde mahkemenin kısa kararı davalı bankaya gönderilmiştir. Müzekkere ekindeki kısa kararda ise tespit edilen kamulaştırma bedelinin davalıya ödenmesi sırasında “ dava konusu tapu kaydı üzerinde bulunan tedbir, ipotek ve hacizlerin de dikkate alınması” hususu açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu durumda yüksek özen yükümlülüğü bulunan kurumlardan olan davalı bankanın, ödeme sırasında anılan mahkeme hükmünü dikkate alarak ödeme yapması gerekirken aksi yöndeki davranışı nedeniyle kendisine kusur izafe edilemeyeceği kabul edilemez.

Mahkemece bu husus nazara alınarak davalı bankanın da dava konusu alacaktan sorumlu olduğu kabul edilerek hüküm tesisi gerekirken banka yönünden yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

2- Kabule göre de, davacı vekili, dava dilekçesinde dava konusu alacağın faiziyle birlikte hüküm altına alınmasını talep etmesine rağmen mahkemece faiz hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/573283100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.