6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat | Tahsil

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8743 E. 2013/19500 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulsüz tevdi sözleşmesi usulsüz tevdi kesin delil internet bankacılığı kusur oranı mahsup vade taşıyan kusur hasar kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. · BK — BK 306

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın interaktif bankacılık sistemi kullanırken gerekli tüm güvenlik tedbirlerini almak ve 3.kişilerin yasa dışı müdahalesini bertaraf etmekle yükümlü olduğu, davalı bankanın davacının kendisine verilen şifrelerin işlemi gerçekleştiren kötü niyetli 3.kişilerin eline geçmesine sebebiyet verdiği konusunda kesin bir delil sunmadığı, davacıların interaktif bankacılığın %100 güvenli bir sistem olmadığını bilmesi gerektiği, davalı bankanın %75, işlem yapan davacıların ise, %25 oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davacı yönünden yapılan temyiz incelemesi gelince; Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK'nun 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 372/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Somut olayda, davalı banka davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğini kanıtlayamamıştır. Ayrıca telefon bankacılığı şifresinin, internet bankacılığı şifresi ile ilişkilendirilmesi ve sistemden elde edilebilir olması da davalı bankanın sorumluluğunu gerektirir. Tüm kusur davalı bankada olduğu halde yazılı gerekçelerle tarafların birlikte kusurlu olarak kabul edilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15104 E. 2011/7473 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2205 E. 2013/18562 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10532 E. 2011/3426 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2562 E. 2011/12476 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12678 E. 2011/4945 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12515 E. 2011/5034 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/14109 E. 2010/5469 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/8743 E.  ,  2013/19500 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

BİRLEŞEN DAVA

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/01/2013 tarih ve 2012/324-2013/22 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabı üzerinde işlem yapma yetkisinin sadece iş ortaklığı yetkililerine ve ...'ye ait bulunduğunu, müvekkili ortaklık yetkililerinin hesapları kontrol ettiklerinde bilgi ve onayları dışında telefon bankacılığı yolu ile başka hesaplara toplam 290.000 TL, internet bankacılığı yolu ile de toplam 12.135 TL aktarıldığını tespit ettiklerini, söz konusu olayın müvekkilinin kusuru dışında banka güvenlik sisteminin açıklarından yararlanılarak gerçekleştirildiğini, bankanın kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin davalı bankaya günlük limiti 50.000 TL olarak belirlenen talimatı vermesine rağmen bu miktarın çekilmesinin davalının ağır kusurundan kaynaklandığını ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL'nin yolsuz işlem tarihinden itibaren bankaların ticari krediler için geçerli yüksek faiz oranı ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin hesaplarındaki paranın internet ve telefon bankacılığı yoluyla çekildiğini, yasa dışı para transferi tutarının 302.135,00.-TL'ye ulaştığını, bu rakamın 31.764,20.-TL'sinin bankaca bloke edildiğini, kurtarılan bedel dışında kalan 270.370,30.-TL'nin kendilerine ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 184.836,00.TL'nin yolsuz işlem tarihinden itibaren bankaların ticari krediler için uyguladığı en yüksek faiz oranı işletilmek suretiyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davaya konu işlemlerin telefon bankacılığı ve internet bankacılığı ile davacının şifresiyle yapıldığını, davacının şifresini gereği gibi saklayamadığını, müvekkiline olayda kusur atfedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın interaktif bankacılık sistemi kullanırken gerekli tüm güvenlik tedbirlerini almak ve 3.kişilerin yasa dışı müdahalesini bertaraf etmekle yükümlü olduğu, davalı bankanın davacının kendisine verilen şifrelerin işlemi gerçekleştiren kötü niyetli 3.kişilerin eline geçmesine sebebiyet verdiği konusunda kesin bir delil sunmadığı, davacıların interaktif bankacılığın %100 güvenli bir sistem olmadığını bilmesi gerektiği, davalı bankanın %75, işlem yapan davacıların ise, %25 oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davacı yönünden yapılan temyiz incelemesi gelince; Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK'nun 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 372/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.

Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Somut olayda, davalı banka davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğini kanıtlayamamıştır. Ayrıca telefon bankacılığı şifresinin, internet bankacılığı şifresi ile ilişkilendirilmesi ve sistemden elde edilebilir olması da davalı bankanın sorumluluğunu gerektirir. Tüm kusur davalı bankada olduğu halde yazılı gerekçelerle tarafların birlikte kusurlu olarak kabul edilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 9.981,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davalarda davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davalarda davacılara iadesine, 04/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/573163700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.