6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2205 E. 2013/18562 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
saklama yükümlülüğü usulsüz tevdi sözleşmesi usulsüz tevdi kusur oranı mahsup vade taşıyan kusur hasar

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. · BK — BK 306

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi hükmü uyarınca, bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. 818 sayılı BK'nın 306. ve 307. maddeleri hükmüne göre ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Kanun'un 372/1. maddesi hükmü uyarınca usulsüz tevdide, paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Somut olayda, davalı Bankaca, davacıya verilmiş olan şifre ve parolanın davacı tarafın kusuru ile ele geçirildiği, şifrenin özenle koruma ve saklama yükümlülüğünün davacı tarafından yerine getirilmediği kanıtlanamamıştır. Tüm kusur davalı bankada olduğu halde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10532 E. 2011/3426 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15104 E. 2011/7473 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2562 E. 2011/12476 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12678 E. 2011/4945 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5159 E. 2012/11657 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13693 E. 2011/6520 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1042 E. 2011/11660 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/2205 E.  ,  2013/18562 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.10.2011 tarih ve 2008/1197-2011/2065 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 06.05.2008 tarihinde kredi kartı borç bilgilerini öğrenmek amacıyla davalı banka ATM'sinden işlem yaptığı sırada kartının makinece alıkonulduğunu, müvekkilince işçi servisi geldiği için oradan ayrılmak zorunda kaldığını, ancak aynı gün kredi kartının kimliği belirsiz kişilerce ATM'den alınarak müvekkilinin vadesiz hesabından toplam 3.630,00 TL ve kredi kartı nakit avansından 1.000,00 TL çekim yapıldığını, daha sonra davalı banka kamera kayıtlarından, bir kişinin ATM'ye aparat yerleştirdiğinin görüldüğünü, davalının ihmalinden ötürü müvekkilinin mağdur olduğunu ileri sürerek, 4.630,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının kendisine verilen şifreyi özenle koruma ve saklama yükümlülüğünü yerine getirmeyerek şifrenin başkaları tarafından ele geçirilmesine sebebiyet vermek suretiyle zararın oluşmasında asli kusurlu olduğu, kredi kartını ele geçirip kullanan ve para çekim işlemi yapanların bu işlemler sırasında hiç hatalı şifre girmemiş olmasının bu hususu doğrular nitelikte olduğu, davalı banka sistemi tarafından bu tür olaylarla sıkça karşılaşıldığı ve bir tuzakla karşı karşıya olabileceği yönünde davacının daha güçlü bir şekilde uyarılmaması nedeniyle bankanın da %20 oranında kusurunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 926,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi hükmü uyarınca, bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. 818 sayılı BK'nın 306. ve 307. maddeleri hükmüne göre ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Kanun'un 372/1. maddesi hükmü uyarınca usulsüz tevdide, paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.

Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Somut olayda, davalı Bankaca, davacıya verilmiş olan şifre ve parolanın davacı tarafın kusuru ile ele geçirildiği, şifrenin özenle koruma ve saklama yükümlülüğünün davacı tarafından yerine getirilmediği kanıtlanamamıştır. Tüm kusur davalı bankada olduğu halde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029210600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.