Davalı tarafından hazırlanan proforma sözleşmedeki yetki şartına davalının kendisinin itiraz etmesi dürüstlük kuralına aykırıdır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1899 E. 2024/21 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ EmsalGörev ve yetki
Davacının nitelemesi: Yetki İtirazı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İcra takibinden önce açılan menfi tespit davalarında özel yetki kuralı bulunmadığından genel yetki kuralları uygulanır. Taraflardan biri tarafından hazırlanıp gönderilen ve karşı tarafça onaylanıp imzalanarak kabul edilen sözleşmede yer alan yetki şartı, HMK 18/2 koşullarını taşıması halinde geçerlidir; sözleşmeyi hazırlayan tarafın daha sonra bu yetki şartına itiraz etmesi TMK 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırıdır. Ayrıca, yetkisizlik kararı veren mahkemenin daha önce verdiği ihtiyati tedbir kararlarını bu kararla birlikte kaldırması yönünde bir usul hükmü bulunmamaktadır.
Ele alınan sorunlar
Proforma sözleşmedeki yetki şartının geçerliliği ve yetki itirazının dürüstlük kuralına aykırılığı → kabul
İddia: Katılma yoluyla davacı vekili; proforma sözleşmenin davalı şirket tarafından hazırlanıp gönderildiğini, antetinde davalının logosu, unvanı ve adres bilgilerinin bulunduğunu, e-posta yazışmalarıyla da bu durumun doğrulandığını, davalının cevap dilekçelerinde proforma sözleşmenin varlığını ikrar ettiğini, bu nedenle sözleşmedeki yetki şartının her iki tarafı bağladığını, davalının kendi hazırladığı sözleşmedeki yetki şartına itiraz etmesinin TMK 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve yetki itirazının reddini talep etmiştir.
Gerekçe: Dava icra takibinden önce açılan menfi tespit davası olduğundan İİK 72/son maddesindeki özel yetki kuralı uygulanamaz; genel yetki kuralları geçerlidir. HMK 18/2 maddesi gereğince yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları; yazılı olma, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili mahkemenin gösterilmesidir. Somut olayda davalı tarafından hazırlanıp gönderilen 23.12.2021 tarihli proforma sözleşmede İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili kılındığı, bu proformanın davacı tarafça onaylanıp kaşe ve imza ile kabul edildiği anlaşılmıştır. Taraflar tacir olup sözleşmeyi hazırlayan ve gönderen davalının, karşı tarafça kabul edilip imzalanan bu sözleşmedeki yetki şartına daha sonra itiraz etmesi TMK 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırıdır. Bu nedenle yetki itirazının reddi ile davanın esasına girilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle yetki itirazının kabul edilmesi hatalıdır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yetkisizlik kararı veren mahkemenin daha önce verdiği ihtiyati tedbir kararlarını kaldırma zorunluluğu → ret
İddia: Davalı vekili; yetkisiz mahkemece verilen 24.10.2022 ve 26.12.2022 tarihli ihtiyati tedbir kararlarının, yetkisizlik kararıyla birlikte kaldırılması gerektiğini, mahkemenin bu konuda karar vermemesinin dosya kapsamına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK 390/1 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir; dava açıldıktan sonra başka bir mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilmesi mümkün değildir. Geçici hukuki koruma kararı veren mahkeme yetkisizlik kararı verse dahi ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verileceğine ilişkin bir usul hükmü bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Bir tarafça hazırlanıp gönderilen ve karşı tarafça imzalanarak kabul edilen proforma sözleşmedeki yetki şartının geçerliliği ile bunu hazırlayan tarafın sonradan bu şarta itiraz etmesinin dürüstlük kuralına aykırılığı konusunda; ayrıca yetkisizlik kararı veren mahkemenin önceki ihtiyati tedbir kararını kaldırma zorunluluğunun bulunmadığı konusunda yol gösterici niteliktedir.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- İcra takibinden önce açılan menfi tespit davalarında özel bir yetki kuralı bulunmadığından genel yetki kuralları uygulanır; ancak taraflar arasında HMK 18/2 koşullarını taşıyan geçerli bir yetki sözleşmesi mevcutsa, bu sözleşmede belirlenen mahkeme yetkilidir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetki sözleşmesi↗ menfi tespit davası↗ dürüstlük kuralı↗ ihtiyati tedbir↗ genel yetki↗ yetki itirazı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/1899
KARAR NO 2024/21
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/05/2023
NUMARASI 2022/793 Esas 2023/299 Karar
DAVA
Menfi Tesbit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Nedeniyle)
Yetki itirazının kabulüne ilişkin kararın davalı ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin davalı tarafça yerine getirilmemesinden dolayı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti ile sözleşme gereğince davalıya verilen çekler bakımından, vadesi geldiği için ödenmek zorunda kalınan çek bedellerinin iadesine, vadesi gelmediği için henüz ödenmeyen çeklerin bedelsizliğinin tespiti ile çeklerin iadesi, dava boyunca çeklere ilişkin davalı ve diğer üçüncü kişiler aleyhine ihtiyaten ödemeden men'i kararı verilmesi ve yine ihtiyaten çeklerin ibrazının ve takibe konulmasının yasaklanması kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili olan şirketin ticaret merkezi ve ikametgah adresi "... Mah. .... Sk. .. Blok No:... Bağcılar-İstanbul" olduğunu, yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olmadığını, bu nedenle yetki itirazlarının kabulüne ve yetkisizlik nedeniyle davanın reddine, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davanın icra takibinden önce açılan menfi tespit istemine ilişkin olduğu, bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahip olduğu; davalı şirketin adresinin Bağcılar İstanbul adresi olduğu, dolayısıyla genel yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, taraflar arasında akdedilen 23.12.2021 tarihli ... nolu Proforma sözleşmenin 12'nci maddesi ile taraflar arasındaki yetkili mahkemenin belirlendiğini, Proforma Sözleşme kapsamında yer alan yetki şartı gereğince İstanbul Anadolu Mahkemelerinin işbu dava bakımından yetkili olup davalının yetki itirazlarının reddi gerektiğini savunmuşsa da, 23.12.2021 tarihli, Proforma başlıklı belgede sadece davacı şirketin kaşe ve imzasının yer aldığı, davalı ...'ın ise imzasının bulunmadığı, yetki şartı ihtiva ettiği ileri sürülen proforma belgesinin tek taraflı olarak tanzim edilmesi ve her iki tarafın da imzasının bulunmaması sebebiyle HMK.'nın 17.
ve 18. maddesi gereğince yetki sözleşmesi niteliğinde sayılmasının mümkün olmadığı,(İstanbul BAM 14. HD'nin 2023/149 Esas, 2023/599 Karar sayılı, 06/04/2023 tarihli kararı )davalı tarafın süresinde ileri sürdüğü yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
1-Davalı vekili; verilen yetkisizlik kararının dosya kapsamına uygun olduğunu, yetkisiz mahkemece dosya kapsamında verilen 24.10.2022 ve 26.12.2022 tarihli tedbir kararlarının kararın kaldırılmasına yönelik gerek kısa kararda gerekse gerekçeli kararda herhangi bir karar karar verilmediğini, yetkisiz mahkemece verilen tedbir kararlarının, davanın yetkisizlik nedeniyle reddine dair kararla birlikte kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, buna rağmen mahkemenin ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılmasına dair karar vermemesinin dosya kapsamına aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bu yönüyle kaldırılmasını talep etmiştir.
2- Katılma yoluyla davacı vekili; Proforma Sözleşmenin, davalı şirket tarafından hazırlanarak müvekkiline gönderildiğini, proforma incelendiğinde antetinde, üst ve alt kısmında davalı ... logosu, ünvanı, adres ve diğer bilgilerinin bulunduğunu, yine dosyaya sunulan e-posta yazışmalarında da proforma sözleşmenin, davalı ... tarafından müvekkile gönderilerek kaşe ve imza talep edildiğini, mail ekinde bulunan dosya isminin, dosyaya sunulan proforma ile satışa konu edilen mallara ilişkin açıklama ile aynı olduğunun da görüldüğünü, cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde proforma sözleşme inkar edilmemekte, tam aksine kabul edilmekte ve dahası açıkça ikrar edildiğini, bu kapsamda taraflar arasında sözleşmenin her iki tarafça da açıkça kabul edildiğini, buna dair olmak üzere sözleşmede yer alan yetki şartı da tamamen geçerli olup, her iki tarafı bağladığını, bizzat davalı tarafından gönderilen ve geçerliliği davalı tarafından kabul edilen sözleşmede yer alan yetki şartının geçersiz olduğunun ileri sürülmesi, TMK'nın 2'nci maddesi dahilinde dürüstlük kuralına aykırı olduğunu,kararın kaldırılmasını ve davalının yetki itirazının reddi ile dosyanın görülmesi için kararı veren mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; icra takibinden önce açılan menfi tespit davasıdır. İİK'nun 72/son maddesi ;"menfi tesbit ve istirdat davaları ,takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi ,davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir" hükmünü haizdir.Ancak bu yetki düzenlemesi icra takibinden sonra açılan menfi tesbit davaları için geçerlidir. İcra takibinden evvel menfi tesbit davalarının nerede açılacağına ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Dava; icra takibinden evvel açılan menfi tesbit davasına ilişkin olduğundan genel yetki kuralları uygulanacaktır. Davalı vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesinde, İİK'nın 72. maddesi gereğince menfi tesbit davalarında yetkili mahkemenin, davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğu belirtilerek yetki itirazında bulunmuştur.
Davanın açıldığı İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesince, dosyada bulunan proforma sözleşmenin davalı tarafından imzalanmadığından yetki şartının dikkate alınamayacağı, yetkili mahkemenin İİK'nın 72.maddesi gereğince belirlenmesi gerektiği, takibin ve davalının yerleşim yerinin Bağcılar olması nedeniyle Bakırköy mahkemelerinin yetkili olduğu kabul edilerek yetkisizlik kararı verilmiştir. HMK. 18/2 Maddesinde; Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesinin şart olduğu düzenlenmiştir.Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde davalı tarafından 23.12.2021 tarihli proforma sözleşme ile talep edilen ürünlere ilişkin teklif gönderildiği, davacı tarafından teklifin onaylanıp kaşe ve imzalandığı, davalı tarafından gönderilen proforma sözleşmede uyuşmazlık halinde İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili kılındığı, davalı tarafından gönderilen proforma davacı tarafından onaylandığından davanın da yetkili kılınan mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Somut durumda yetki sözleşmesinin geçerlilik şartlarını taşıdığı, tarafların tacir olduğu, davalı tarafından hazırlanan sözleşme davacı tarafça kabul edilip imzalandığı halde, davalının bu kez yetki itirazında bulunması MK 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı bulunmuştur.HMK nın 390/1 maddesi "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir."hükmünü haizdir. Dava açıldıktan sonra başka bir mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilmesi mümkün değildir.Geçici hukuki koruma kararı veren mahkeme yetkisizlik kararı verse dahi ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verileceğine ilişkin bir usul hükmü bulunmamaktadır.Davalı vekilinin yetkisizlik kararı ile birlikte ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yetki itirazının reddi ile davanın esasına girilmesi gerekirken yerinde bulunmayan gerekçe ile yetki itirazının kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun kabulüne dava yeniden görülmek üzere kararın kaldırılmasına, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2023 Tarih 2022/793 Esas 2023/299 Karar sayılı kararın HMK 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 247,70-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
05/01/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/57212 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi