Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16579 E. 2013/23267 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temel borç ilişkisi↗ temel ilişki↗ kambiyo senedi↗ ikrar↗ reeskont faizi↗ çek↗ zamanaşımı↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen 2. ve 3. bilirkişi raporlarına göre, davacı şirketin Antalya 7. İcra Dairesi'nin 2008-3844 esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus yolla takip konusu yaptığı çekin zaman aşımının 6 aylık süreye tabi olmasına rağmen, icra dosyasındaki en son işlemden bu yana 6 aydan fazla bir zamandır işleme konulmadığı, bu nedenle çekin zaman aşımına uğrayarak kambiyo senedi özelliğini kaybetmiş olduğu, çekin davalı tarafın kanuni defter kayıtlarında işlenmemiş olması nedeni ile taraflar arasındaki temel borç ilişkisinin de davacı tarafça kanıtlanamadığı kanaat ve sonucuna ulaşılarak davacı-karşı davalının davasının reddine, davalı-karşı davacının davasının kabulü ile; 5.779,63 TL'nin 22/11/2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan alınıp davalı karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı-karşı davalının dava ve takip konusu çekin zamanaşımına uğramadığının tespiti yönündeki talebinin dosya kapsamıyla varit bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Ancak davacı-karşı davalı taraf kademeli olarak talepte bulunmuş olup, davadaki ikinci talebi temel ilişkiye dayalı olarak alacağın tahsiline ilişkin olduğundan ve davalı-karşı davacı da 03/02/2012 tarihli dilekçede çek bedeli kadar borçlu olduklarını ancak çekin zamanaşımına uğradığını beyan, kabul ve ikrar etmiş olduğundan, davalı-karşı davacı temel ilişki yönünden bu ikrarıyla bağlıdır. Bu itibarla, mahkemece davacının tahsil talebinin yerinde bulunduğu nazara alınarak asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan ve temel ilişkinin ispatlanamadığına yönelik gerekçelerle asıl davanın tamamen reddi doğru olmamış, asıl davada yerel mahkeme kararının davacı-karşı davalı lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17267 E. 2014/1876 K.
Ortak:kambiyo senedi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… 008-3844 esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus yolla takip konusu yaptığı çekin zaman aşımının 6 aylık süreye tabi olmasına rağmen, icra dosyasındaki en «son» işlemden bu yana 6 aydan fazla bir zamandır işleme konulmadığı, bu nedenle çekin zaman aşımına uğrayarak «kambiyo senedi» özelliğini kaybetmiş olduğu, çekin davalı tarafın kanuni «defter» kayıtlarında işlenmemiş olması nedeni ile taraflar arasındaki «temel borç ilişkisinin» de davacı tarafça kanıtlanamadığı kanaat ve sonucuna ulaşılarak davacı-karşı davalının davasının reddine, davalı-karşı davacının davasının kabulü ile; 5.779,63 TL'nin 22/11/2007 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davacı karşı davalıdan alınıp davalı karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı-karşı davalının dava ve takip konusu çekin «zamanaşımına» uğramadığının tespiti yönündeki talebinin dosya kapsamıyla varit bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temy …
2- Ancak davacı-karşı davalı taraf kademeli olarak talepte bulunmuş olup, davadaki ikinci talebi temel ilişkiye dayalı olarak alacağın tahsiline ilişkin olduğundan ve davalı-karşı davacı da 03/02/2012 tarihli dilekçede «çek» bedeli kadar borçlu olduklarını ancak çekin «zamanaşımına» uğradığını beyan, kabul ve «ikrar» etmiş olduğundan, davalı-karşı davacı «temel ilişki» yönünden bu ikrarıyla bağlıdır.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu senedin «vade tarihi» üzerinden 3 yıllık «zamanaşımı» süresinin geçtiği, senede ilişkin olarak 07.11.2007 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus yolla başlatılan icra takibinin «şikayet» üzerine senedin zamanaşımına uğraması nedeniyle iptal edildiği, kararın 04.03.2008 tarihinde kesinleştiği, usulüne uygun şekilde yapılan bir takip bulunmadığından zamanaşımının kesildiğinden bahsedilemeyeceği, zamanaşımına uğramış «kambiyo senedinin» adi senede dönüşmediği, ancak «yazılı delil başlangıcı» niteliğinde olabileceği, davanın esas borç ilişkisine dayanılarak açılmadığı ve dava dilekçesinde esas borç ilişkisinin açıklanmadığı, davacı tarafça yargılama sırasında asıl borç ilişkisi açıklanmış ise de, davalı tarafça bunun davanın değiştirilmesi niteliğinde olduğu ve «muvafakat» edilmediğinin belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dava dilekçesinde alacağın dayanağını oluşturan senedin «adi senet» niteliğinde olduğu, «kambiyo senedi vasfını» kaybettiğinin kabul edildiği ve bu durumun aksinin iddia edilmediği, yine davacı tarafça yargılama aşamasında taraflar arasındaki temel ilişkiye yönelik açıklamalarda bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adi senet · kambiyo senedi vasfı · yazılı delil başlangıcı · delil başlangıcı · vade tarihi · yazılı delil · şikayet · muvafakat
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu senedin «vade tarihi» üzerinden 3 yıllık «zamanaşımı» süresinin geçtiği, senede ilişkin olarak 07.11.2007 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus yolla başlatılan icra takibinin «şikayet» üzerine senedin zamanaşımına uğraması nedeniyle iptal edildiği, kararın 04.03.2008 tarihinde kesinleştiği, usulüne uygun şekilde yapılan bir takip bulunmadığından zamanaşımının kesildiğinden bahsedilemeyeceği, zamanaşımına uğramış «kambiyo senedinin» adi senede dönüşmediği, ancak «yazılı delil başlangıcı» niteliğinde olabileceği, davanın esas borç ilişkisine dayanılarak açılmadığı ve dava dilekçesinde esas borç ilişkisinin açıklanmadığı, davacı tarafça yargılama sırasında asıl borç ilişkisi açıklanmış ise de, davalı tarafça bunun davanın değiştirilmesi niteliğinde olduğu ve «muvafakat» edilmediğinin belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dava dilekçesinde alacağın dayanağını oluşturan senedin «adi senet» niteliğinde olduğu, «kambiyo senedi vasfını» kaybettiğinin kabul edildiği ve bu durumun aksinin iddia edilmediği, yine davacı tarafça yargılama aşamasında taraflar arasındaki temel ilişkiye yönelik açıklamalarda bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, senede ilişkin dava dilekçesindeki açıklamalar ile senedin «adi senet» niteliğinde olduğuna ilişkin iddia birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki borç ilişkisine yönelik olarak iddianın açıklanması niteliğindeki davacı tara …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16579 E. , 2013/23267 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.12.2012 tarih ve 2010/762-2012/1426 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket ile müvekkili arasındaki ticari ilişki nedeni ile davalı tarafından 23/10/2007 keşide tarihli 4.000 USD bedelli, ... nolu çekin keşide edilerek verildiğini, bu çekin önce İstanbul 11 İcra Müdürlüğü'nün 2007/15859 esas sayılı dosyası ile kambiyo takibine konu edildiğini, yetki itirazları nedeni ile Antalya 7. İcra Müdürlüğü'ne sevk edilerek 2010/42 esas sayılı dosyasında takibin devam ettiğini, davalı vekilinin İİK'nın 33a maddesi uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verilmesi talebinde bulunduğunu, davalı şirketin hatasını kabul ederek çek ile iade ödeme yapmayı kabul ettiğini, ancak alınan çekin karşılığının bulundurulmadığını, icranın geri bırakılmasına karar verildiği için alacağın tahsil edilemediğini, alacağın bu niteliğine göre zaman aşımına uğramamış olduğunu, davalı tarafın edimini ifada kusurlu olduğunu ve bu kusurunu kabul ile iadeyi üstlendiğini, ancak ödeme amacı ile verdiği çekin karşılıksız çıktığı ve sürekli ödeme sözü vererek oyalama yapıldığını, tüm bu nedenlerle Antalya 7.
İcra Müdürlüğü'nün 2010/42 esas sayılı takip dosyasındaki alacağın zaman aşımına uğramadığının tespiti ile bu takip dosyasının dayanağı çek bedeli olan 4.000 USD alacaklı bulunduklarının tespiti ile bu alacağın ilk takip tarihi olan 02/11/2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4a maddesi uyarınca hesaplanacak faizi ile tahsiline, takibin zaman aşımına uğramadığının belirlenmesine ve fiili ödeme günündeki kur üzerinden müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu 4.000 USD'lik alacak iddiasını Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün 2010/42 esas sayılı dosyadaki çeke dayandırdığını, ancak takip konusu çekin zaman aşımına uğradığını ve bu sebeple açtıkları Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2010/168 esas sayılı dosyasında çekin zaman aşımına uğradığının tespit olunarak icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, bu nedenle davanın esasa girilmeden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin davacı-karşı davalının davalıya satmış olduğu ürün ve hizmet karşılığında cari hesap kayıtlarına göre 5.779,63 TL alacağı bulunduğunu, bu nedenlerle karşı dava olan 5.779,63 TL'nin 22/11/2007 tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen 2. ve 3. bilirkişi raporlarına göre, davacı şirketin Antalya 7. İcra Dairesi'nin 2008-3844 esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus yolla takip konusu yaptığı çekin zaman aşımının 6 aylık süreye tabi olmasına rağmen, icra dosyasındaki en son işlemden bu yana 6 aydan fazla bir zamandır işleme konulmadığı, bu nedenle çekin zaman aşımına uğrayarak kambiyo senedi özelliğini kaybetmiş olduğu, çekin davalı tarafın kanuni defter kayıtlarında işlenmemiş olması nedeni ile taraflar arasındaki temel borç ilişkisinin de davacı tarafça kanıtlanamadığı kanaat ve sonucuna ulaşılarak davacı-karşı davalının davasının reddine, davalı-karşı davacının davasının kabulü ile;
5. 779,63 TL'nin 22/11/2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan alınıp davalı karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı-karşı davalının dava ve takip konusu çekin zamanaşımına uğramadığının tespiti yönündeki talebinin dosya kapsamıyla varit bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Ancak davacı-karşı davalı taraf kademeli olarak talepte bulunmuş olup, davadaki ikinci talebi temel ilişkiye dayalı olarak alacağın tahsiline ilişkin olduğundan ve davalı-karşı davacı da 03/02/2012 tarihli dilekçede çek bedeli kadar borçlu olduklarını ancak çekin zamanaşımına uğradığını beyan, kabul ve ikrar etmiş olduğundan, davalı-karşı davacı temel ilişki yönünden bu ikrarıyla bağlıdır. Bu itibarla, mahkemece davacının tahsil talebinin yerinde bulunduğu nazara alınarak asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan ve temel ilişkinin ispatlanamadığına yönelik gerekçelerle asıl davanın tamamen reddi doğru olmamış, asıl davada yerel mahkeme kararının davacı-karşı davalı lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/571734200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz