6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/17267 E. 2014/1876 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Zamanaşımı
3 yıllık

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adi senet kambiyo senedi vasfı yazılı delil başlangıcı delil başlangıcı vade tarihi yazılı delil şikayet kambiyo senedi muvafakat vade zamanaşımı

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu senedin vade tarihi üzerinden 3 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, senede ilişkin olarak 07.11.2007 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus yolla başlatılan icra takibinin şikayet üzerine senedin zamanaşımına uğraması nedeniyle iptal edildiği, kararın 04.03.2008 tarihinde kesinleştiği, usulüne uygun şekilde yapılan bir takip bulunmadığından zamanaşımının kesildiğinden bahsedilemeyeceği, zamanaşımına uğramış kambiyo senedinin adi senede dönüşmediği, ancak yazılı delil başlangıcı niteliğinde olabileceği, davanın esas borç ilişkisine dayanılarak açılmadığı ve dava dilekçesinde esas borç ilişkisinin açıklanmadığı, davacı tarafça yargılama sırasında asıl borç ilişkisi açıklanmış ise de, davalı tarafça bunun davanın değiştirilmesi niteliğinde olduğu ve muvafakat edilmediğinin belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, senede dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dava dilekçesinde alacağın dayanağını oluşturan senedin adi senet niteliğinde olduğu, kambiyo senedi vasfını kaybettiğinin kabul edildiği ve bu durumun aksinin iddia edilmediği, yine davacı tarafça yargılama aşamasında taraflar arasındaki temel ilişkiye yönelik açıklamalarda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, senede ilişkin dava dilekçesindeki açıklamalar ile senedin adi senet niteliğinde olduğuna ilişkin iddia birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki borç ilişkisine yönelik olarak iddianın açıklanması niteliğindeki davacı taraf beyanlarının davanın değiştirilmesi niteliğinde olduğunun kabul edilemeyecek olmasına göre, davanın taraflar arasındaki temel ilişkiye dayalı olarak açıldığının kabulü ile bu kapsamda değerlendirime yapılarak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12928 E. 2013/10252 K.

    Ortak: · zamanaşımı 3 yıllık · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/17267 E.  ,  2014/1876 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ SİLİFKE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ 24/01/2012

NUMARASI 2011/364-2012/26

Taraflar arasında görülen davada Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/01/2012 tarih ve 2011/364-2012/26 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların murisi Ahmet Akduman tarafından müvekkiline 22/06/2000 tanzim tarihli, 22/07/2000 vade tarihli ve 25.000 TL bedelli bir adet senet verildiğini, senet bedelinin vadesinde ödemediğini, 07/11/2007 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatılmış ise de, davalıların şikayeti üzerine takibin iptal edildiğini, senedin kambiyo vasfını kaybetse dahi yazılı adi senet niteliğinde olup, borcun yazılı belge ile sabit olduğunu belirterek senetteki yazılı bedelden şimdilik 10.000 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davaya dayanak bononun zamanaşımına uğradığını, zamanaşımına uğramış bononun adi belge niteliğine dönüşmeyeceğini, bonodaki imzanın murislerine ait olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu senedin vade tarihi üzerinden 3 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, senede ilişkin olarak 07.11.2007 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus yolla başlatılan icra takibinin şikayet üzerine senedin zamanaşımına uğraması nedeniyle iptal edildiği, kararın 04.03.2008 tarihinde kesinleştiği, usulüne uygun şekilde yapılan bir takip bulunmadığından zamanaşımının kesildiğinden bahsedilemeyeceği, zamanaşımına uğramış kambiyo senedinin adi senede dönüşmediği, ancak yazılı delil başlangıcı niteliğinde olabileceği, davanın esas borç ilişkisine dayanılarak açılmadığı ve dava dilekçesinde esas borç ilişkisinin açıklanmadığı, davacı tarafça yargılama sırasında asıl borç ilişkisi açıklanmış ise de, davalı tarafça bunun davanın değiştirilmesi niteliğinde olduğu ve muvafakat edilmediğinin belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, senede dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dava dilekçesinde alacağın dayanağını oluşturan senedin adi senet niteliğinde olduğu, kambiyo senedi vasfını kaybettiğinin kabul edildiği ve bu durumun aksinin iddia edilmediği, yine davacı tarafça yargılama aşamasında taraflar arasındaki temel ilişkiye yönelik açıklamalarda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, senede ilişkin dava dilekçesindeki açıklamalar ile senedin adi senet niteliğinde olduğuna ilişkin iddia birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki borç ilişkisine yönelik olarak iddianın açıklanması niteliğindeki davacı taraf beyanlarının davanın değiştirilmesi niteliğinde olduğunun kabul edilemeyecek olmasına göre, davanın taraflar arasındaki temel ilişkiye dayalı olarak açıldığının kabulü ile bu kapsamda değerlendirime yapılarak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101527600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.