Banka teminat mektubu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7240 E. 2013/23235 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
banka teminat mektubu↗ ttk 309/4↗ aktif dava ehliyeti↗ kâr mahrumiyeti↗ teminat mektubu↗ bedelsizlik↗ müteselsil sorumluluk↗ ara karar↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ taraf ehliyeti↗ ıslah↗ yönetim kurulu kararı↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı ...'in %65 hissesine sahip olduğu 2M Medikal Ltd. Şti.'nin, Medplast A.Ş.'den aldığı yeterlilik belgesi ile ihalelere girdiği, ihaleler kapsamında mal alışlarının Medplast A.Ş.'den yapıldığı, bu alım yapılırken Medplast A.Ş. fiyat politikasında, en düşük fiyatın oluşturulduğu, satış bedellerinin gecikmeli olarak tahsil edildiği, bedelsiz nakliye desteği yapıldığı, Medplast A.Ş.'nin söz konusu ihalelere girme imkanı varken 2M Medikal Ltd. Şti.'nin ihalelere girdiği, davalı ...'in TTK 334 ve 335. maddelerine aykırı hareket ettiği, Medplast A.Ş.'nin bu işlemler sonucunda 56.886,61 TL kârdan mahrum kalmak suretiyle zararının oluştuğu, yönetim kurulunun yapılan tıbbi malzeme satışlarından ve fiyat indirimlerinden haberdar olduğu, bu şekilde özen ve sadakat borcuna aykırı davrandıkları, şirketin uğradığı zararlardan müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, 56.886,61 TL.'nin 13/12/2006 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile Medplast A.Ş.'ye ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, TTK’nın 309. maddesi uyarınca, dava dışı Medplast A.Ş.'nin ortağı olan davacı tarafından, aynı şirketin yönetim kurulu üyeleri aleyhine açılmış bulunan sorumluluk davasıdır.
Davalılar vekilince süresinde dosyaya sunulan ve cevap süresinin uzatılması talebini içeren 12.02.2009 tarihli dilekçede, ayrıca zamanaşımı def'inde de bulunulmuştur. Her ne kadar daha sonradan sunulan cevap dilekçesinde yer almayan zamanaşımı def'i, 18.03.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle ileri sürülmüş ve mahkemece 28.04.2011 tarihli oturumda verilen ara kararı ile süresinde olmadığından reddedilmişse de, esasen yukarıda da açıklandığı üzere 12.02.2009 tarihli dilekçe süresinde olduğundan, tekrar zamanaşımı def'inde bulunulmasına gerek yoktur. Dolayısıyla mahkemece davalıların zamanaşımı def'inin süre yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde mahkemece, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Kabul şekli bakımından da, her ne kadar mahkemece yapılan yargılamada iddia edilen zararın meydana geldiği ve davalıların zarardan sorumlu oldukları sonucuna varılmışsa da, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişi raporuna karşı, davalılar vekillerince, TTK'nın 334 ve 335. maddelerine aykırı davranıldığı iddiasının ancak tarafların ortağı oldukları dava dışı Medplast A.Ş.'nce ileri sürülmesi gerektiğinden, davacının bu konuda aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, yine Medplast A.Ş.'nin kamu ihalelerine katılamamasının yeterlilik belgesine sahip olmamasından kaynaklandığı, bu belgenin en erken 30.12.2006 tarihinde alınabildiği, dava dışı 2 M Medikal Ltd. Şti.'nin Medplast A.Ş.'nden yeterlilik belgesi almasının hukuken ve fiilen mümkün olmadığı, ayrıca davalıların Medplast A.Ş.'nin yönetimine, davacı şirketçe Kızılay Derneği'nden Medplast A.Ş.'nin hisselerinin devralındığı 2006 yılında getirildiği, göreve geldiklerinde Medplast A.Ş.'nin yüklü miktarda SSK. borcunun bulunduğu, sermaye artışına gidilerek en kısa sürede bu borçların ödendiği, ancak bunun dahi ihalelere katılma tarihinden sonra yapılabildiği, ihalelere katılamamanın bir nedeninin de bu borçlar olduğu, yine aynı borçlar nedeniyle ihale şartı olan banka teminat mektubunun da alınamadığı, kaldı ki Medplast A.Ş.'nin 2 M Medikal Ltd. Şti.'ne yapılan satışlardan zarar değil, tam tersine %44 oranında kâr elde ettiği, 2 M Medikal Ltd. Şti.'nin tarafların ortağı bulunduğu Medplast A.Ş.'nin en büyük müşterisi olduğu, toplam satışların %70'inin 2 M Medikal Ltd. Şti.'ne yapıldığı düşünüldüğünde, fiyat indirimlerinin normal düzeyde bulunduğu, bilirkişilerin bu konuyu ticari hayatın gerekleri doğrultusunda değerlendirmedikleri yönünde itirazda bulunulmuş, mahkemece davalıların bu itirazları da karşılanmamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, davalıların bilirkişi raporuna karşı ileri sürdükleri ciddi itirazları karşılanmadan, eksik incelemeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de kabul şekli bakımından davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1411 E. 2021/782 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu karardaŞti.” ibareli başvurusu ile davacının "Dispo" ibareli markaları arasında kullanılacakları mal ve hizmetler bakımından benzerlik bulunmasına rağmen görsel ve işitsel olarak benzer olmaması nedeniyle markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında «iltibas» oluşmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçe ile başvuru markası ile davacı markaları arasında «iltibas» oluşmayacağından bahisle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu aynı gerekçe ile esastan reddedilmiştir.
… 0. sınıf emtiayı kapsamaları da değerlendirildiğinde davacının itiraza mesnet markaları ile davalı başvurusu arasında görsel-sesçil bir benzerliğin varlığı karşında «iltibas» tehlikesinin oluşacağı nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davac …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1552 E. 2023/1449 K.
Ortak:taraf ehliyeti
İncelediğiniz kararda… ddelerine aykırı davranıldığı iddiasının ancak tarafların ortağı oldukları dava dışı Medplast A.Ş.'nce ileri sürülmesi gerektiğinden, davacının bu konuda aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı, yine Medplast A.Ş.'nin kamu ihalelerine katılamamasının yeterlilik belgesine sahip olmamasından kaynaklandığı, bu belgenin en erken 30.12.2006 tarihin …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, şirket zararından dolayı tazminatın kendisine ödenmesi için işbu davayı açtığı, buna göre davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığı, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirket yöneticisinin sorumluluğu · adil yargılanma hakkı · yönetici sorumluluğu · aktif husumet yokluğu · aktif husumet ehliyeti · malvarlığına ilişkin dava · kısıtlılık · şirket müdürü
Benzer bu karardaŞti. «malvarlığına» ilişkin olduğu, buna karşın davacının taleplerinin «şirket müdürü» olarak şirket adına değil, şahsı adına olduğu, davacı taraf iddiasına göre tazmini talep edilen tüm zararların dava dışı Medikal Kozmetik ve Dış Tic.
Şti.'nin %91 hissesinin sahibi olduğunu ve «hukuki yararının» bulunduğunu, bu sebeple şirket adına tek başına karar alma «yetkisine» sahip olduğunu, 30.10.2019 tarihli dilekçede tablo halinde belirtilen, icra dosyaları içerikleri, şirketin kredi borçlarından ötürü ...'in şahsi olarak müşterek müteselsil borçlu olduğu borçları olduğunu, müvekkilinin davasının mahkemece red edilmesinin hak «kaybına» neden olduğunu, bir mahkemeye veya yargı yerine başvurma hakkına getirilen «kısıtlamanın» meşru amaç izlememesi veya kullanılan araç ile gerçekleştirilmek istenen meşru amaç arasında makul bir orantılılık ilişkisi bulunmamasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesinin birinci fıkrası nazara alındığında «harç» ve diğer giderlerin ödettirilmek istenmesinin «adil yargılanma hakkının» ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürerek davanın «aktif husumet» nedeniyle reddine dair kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, istinaf gideri ve «vekalet ücretinin» karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «şirket yöneticisinin sorumluluğuna» dayalı tazminat ve şirkete verilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Şti.'ne ait olduğu gerekçesi ile davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2270 E. 2021/1997 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulü ile 24.886,44 TL maddi tazminatın 08/10/2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilline, manevi tazminat isteminin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7240 E. , 2013/23235 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.01.2012 tarih ve 2011/37-2012/7 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.12.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan ..., Kadir Bilgin Gözüm, ... ve ... vekili Av. ..., diğer davalı ... vekili Av. ... ve davacı vakıf vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili vakfın Türkiye genelinde sağlık hizmetlerinin görülmesine katkıda bulunmak amacıyla 1983 yılında kurulduğunu, davalıların ise müvekkilinin ortağı bulunduğu Medplast A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı ve üyeleri olduğunu, Vakıflar Genel Müdürlüğü müfettişlerince yapılan denetim sonucunda, müvekkili vakfın yönetim kurulu üyesi ve Medplast A.Ş. yönetim kurulu başkanı olan davalı ...'in, sermayesinin %65'i kendisine ait bulunan 2M Medikal Ltd. Şti.'ne kazanç sağlayarak Medplast A.Ş.'yi ve dolayısı ile müvekkilini toplam 56.886,61 TL zarara uğrattığının anlaşıldığını, TTK'nın 340 ve 309. maddeleri uyarınca davalıların zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 56.886,61 TL'nin zarar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile Medplast A.Ş.'ne ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı ...'in %65 hissesine sahip olduğu 2M Medikal Ltd. Şti.'nin, Medplast A.Ş.'den aldığı yeterlilik belgesi ile ihalelere girdiği, ihaleler kapsamında mal alışlarının Medplast A.Ş.'den yapıldığı, bu alım yapılırken Medplast A.Ş. fiyat politikasında, en düşük fiyatın oluşturulduğu, satış bedellerinin gecikmeli olarak tahsil edildiği, bedelsiz nakliye desteği yapıldığı, Medplast A.Ş.'nin söz konusu ihalelere girme imkanı varken 2M Medikal Ltd. Şti.'nin ihalelere girdiği, davalı ...'in TTK 334 ve 335. maddelerine aykırı hareket ettiği, Medplast A.Ş.'nin bu işlemler sonucunda 56.886,61 TL kârdan mahrum kalmak suretiyle zararının oluştuğu, yönetim kurulunun yapılan tıbbi malzeme satışlarından ve fiyat indirimlerinden haberdar olduğu, bu şekilde özen ve sadakat borcuna aykırı davrandıkları, şirketin uğradığı zararlardan müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, 56.886,61 TL.'nin 13/12/2006 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile Medplast A.Ş.'ye ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, TTK’nın 309. maddesi uyarınca, dava dışı Medplast A.Ş.'nin ortağı olan davacı tarafından, aynı şirketin yönetim kurulu üyeleri aleyhine açılmış bulunan sorumluluk davasıdır.
Davalılar vekilince süresinde dosyaya sunulan ve cevap süresinin uzatılması talebini içeren 12.02.2009 tarihli dilekçede, ayrıca zamanaşımı def'inde de bulunulmuştur. Her ne kadar daha sonradan sunulan cevap dilekçesinde yer almayan zamanaşımı def'i, 18.03.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle ileri sürülmüş ve mahkemece 28.04.2011 tarihli oturumda verilen ara kararı ile süresinde olmadığından reddedilmişse de, esasen yukarıda da açıklandığı üzere 12.02.2009 tarihli dilekçe süresinde olduğundan, tekrar zamanaşımı def'inde bulunulmasına gerek yoktur. Dolayısıyla mahkemece davalıların zamanaşımı def'inin süre yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde mahkemece, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Kabul şekli bakımından da, her ne kadar mahkemece yapılan yargılamada iddia edilen zararın meydana geldiği ve davalıların zarardan sorumlu oldukları sonucuna varılmışsa da, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişi raporuna karşı, davalılar vekillerince, TTK'nın 334 ve 335. maddelerine aykırı davranıldığı iddiasının ancak tarafların ortağı oldukları dava dışı Medplast A.Ş.'nce ileri sürülmesi gerektiğinden, davacının bu konuda aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, yine Medplast A.Ş.'nin kamu ihalelerine katılamamasının yeterlilik belgesine sahip olmamasından kaynaklandığı, bu belgenin en erken 30.12.2006 tarihinde alınabildiği, dava dışı 2 M Medikal Ltd. Şti.'nin Medplast A.Ş.'nden yeterlilik belgesi almasının hukuken ve fiilen mümkün olmadığı, ayrıca davalıların Medplast A.Ş.'nin yönetimine, davacı şirketçe Kızılay Derneği'nden Medplast A.Ş.'nin hisselerinin devralındığı 2006 yılında getirildiği, göreve geldiklerinde Medplast A.Ş.'nin yüklü miktarda SSK.
borcunun bulunduğu, sermaye artışına gidilerek en kısa sürede bu borçların ödendiği, ancak bunun dahi ihalelere katılma tarihinden sonra yapılabildiği, ihalelere katılamamanın bir nedeninin de bu borçlar olduğu, yine aynı borçlar nedeniyle ihale şartı olan banka teminat mektubunun da alınamadığı, kaldı ki Medplast A.Ş.'nin 2 M Medikal Ltd. Şti.'ne yapılan satışlardan zarar değil, tam tersine %44 oranında kâr elde ettiği, 2 M Medikal Ltd. Şti.'nin tarafların ortağı bulunduğu Medplast A.Ş.'nin en büyük müşterisi olduğu, toplam satışların %70'inin 2 M Medikal Ltd. Şti.'ne yapıldığı düşünüldüğünde, fiyat indirimlerinin normal düzeyde bulunduğu, bilirkişilerin bu konuyu ticari hayatın gerekleri doğrultusunda değerlendirmedikleri yönünde itirazda bulunulmuş, mahkemece davalıların bu itirazları da karşılanmamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, davalıların bilirkişi raporuna karşı ileri sürdükleri ciddi itirazları karşılanmadan, eksik incelemeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de kabul şekli bakımından davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına bozulmasına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/571629900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz