Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1552 E. 2023/1449 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ adil yargılanma hakkı↗ yönetici sorumluluğu↗ aktif husumet yokluğu↗ başvurma harcı↗ aktif husumet ehliyeti↗ malvarlığına ilişkin dava↗ kısıtlılık↗ şirket müdürü↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ husumet yokluğu↗ kâr kaybı↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ harç↗ yetkisizlik kararı↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu alacak iddiasının ilgilisi Medikal Kozmetik ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin iki ortaklı bir şirket olduğu, davacının %91 hissedarı ve müferit yetkili müdürü, davalı ...'in ise %9 hisse sahibi olduğu, dava dilekçesindeki anlatımdan ve davacı vekilinin mahkemenin 23.10.2019 tarihli celsesindeki beyanından davaya konu edilen tüm taleplerin, dava dışı Medikal Kozmetik ve Dış Tic. Ltd. Şti. malvarlığına ilişkin olduğu, buna karşın davacının taleplerinin şirket müdürü olarak şirket adına değil, şahsı adına olduğu, davacı taraf iddiasına göre tazmini talep edilen tüm zararların dava dışı Medikal Kozmetik ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ne ait olduğu gerekçesi ile davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkeme kararının hatalı olduğunu, müvekkilinin Medikal Kozmetik ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin %91 hissesinin sahibi olduğunu ve hukuki yararının bulunduğunu, bu sebeple şirket adına tek başına karar alma yetkisine sahip olduğunu, 30.10.2019 tarihli dilekçede tablo halinde belirtilen, icra dosyaları içerikleri, şirketin kredi borçlarından ötürü ...'in şahsi olarak müşterek müteselsil borçlu olduğu borçları olduğunu, müvekkilinin davasının mahkemece red edilmesinin hak kaybına neden olduğunu, bir mahkemeye veya yargı yerine başvurma hakkına getirilen kısıtlamanın meşru amaç izlememesi veya kullanılan araç ile gerçekleştirilmek istenen meşru amaç arasında makul bir orantılılık ilişkisi bulunmamasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesinin birinci fıkrası nazara alındığında harç ve diğer giderlerin ödettirilmek istenmesinin adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürerek davanın aktif husumet nedeniyle reddine dair kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, istinaf gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, şirket zararından dolayı tazminatın kendisine ödenmesi için işbu davayı açtığı, buna göre davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat ve şirkete verilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1411 E. 2021/782 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu karardaŞti.” ibareli başvurusu ile davacının "Dispo" ibareli markaları arasında kullanılacakları mal ve hizmetler bakımından benzerlik bulunmasına rağmen görsel ve işitsel olarak benzer olmaması nedeniyle markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında «iltibas» oluşmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçe ile başvuru markası ile davacı markaları arasında «iltibas» oluşmayacağından bahisle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu aynı gerekçe ile esastan reddedilmiştir.
… 0. sınıf emtiayı kapsamaları da değerlendirildiğinde davacının itiraza mesnet markaları ile davalı başvurusu arasında görsel-sesçil bir benzerliğin varlığı karşında «iltibas» tehlikesinin oluşacağı nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davac …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1167 E. 2019/8148 K.
Ortak:husumet yokluğu · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞti.'ne ait olduğu gerekçesi ile davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Şti.'nin %91 hissesinin sahibi olduğunu ve «hukuki yararının» bulunduğunu, bu sebeple şirket adına tek başına karar alma «yetkisine» sahip olduğunu, 30.10.2019 tarihli dilekçede tablo halinde belirtilen, icra dosyaları içerikleri, şirketin kredi borçlarından ötürü ...'in şahsi olarak müşterek müteselsil borçlu olduğu borçları olduğunu, müvekkilinin davasının mahkemece red edilmesinin hak «kaybına» neden olduğunu, bir mahkemeye veya yargı yerine başvurma hakkına getirilen «kısıtlamanın» meşru amaç izlememesi veya kullanılan araç ile gerçekleştirilmek istenen meşru amaç arasında makul bir orantılılık ilişkisi bulunmamasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesinin birinci fıkrası nazara alındığında «harç» ve diğer giderlerin ödettirilmek istenmesinin «adil yargılanma hakkının» ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürerek davanın «aktif husumet» nedeniyle reddine dair kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, istinaf gideri ve «vekalet ücretinin» karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, şirket zararından dolayı tazminatın kendisine ödenmesi için işbu davayı açtığı, buna göre davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığı, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti. ile davacı arasında sözleşme bulunmadığı, davalı ...'in şirket yetkilisi olduğu ve şahsen sorumluluğunu doğuracak bir imzasının bulunmadığı gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine dair verilen kararın birleşen davada davacılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Şti. arasında yapılmış olan 01/03/2006 tarihli alt işletme sözleşmesinin tarafı ve yükümlüsü olmadığı ayrıca, davalı ...'in kişisel olarak hiçbir sözleşmenin tarafı olmadığından davalıların «pasif husumetlerinin» bulunmadığından bahisle «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kâr mahrumiyeti · şikayet · pasif husumet yokluğu · dolandırıcılık · ifa · pasif husumet · tüzel kişilik · çek
Benzer bu karardaŞti.'nden talep edebileceği alacak miktarının 141.918 TL olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden davalı Ayna Kozmetik Sağlıklı Yaşam ve Güzellik Merkezine karşı açılan davanın kabulü ile, taleple bağlı kalınarak 136.540,00 TL «çek» ve senet bedeli ve 1.000.- TL kâr «mahrumiyeti» olmak üzere 137.540,00 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden, Kulis Ltd.
Şti. ile davacı arasında sözleşme bulunmadığı, davalı ...'in şirket yetkilisi olduğu ve şahsen sorumluluğunu doğuracak bir imzasının bulunmadığı gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine dair verilen kararın birleşen davada davacılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Şti.'nin yetkilisi, davalı ... vebir kısım şahıslar hakkında nitelik «dolandırıcılık» suçundan «şikayetçi» olunduğu ve haklarında kamu davası açıldığının bildirildiği, İstanbul 7.
Şti'ne «çek» ve senetler verdiği, çeklerin ödemelerin bir kısmının davadan önce bir kısmının yargılama aşamasında yapıldığı, davadan sonra ödenen çekler yönünden çek iade talebinin bedele dönüştüğü, davalı Ayna Limited Şirketi'nin sözleşme ile üstlendiği edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle davacıdan almış olduğu çek ve senetleri iade etmesi gerektiği, davacının çek ve senetler nedeniyle davalı Ayna Ltd.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1552 E. , 2023/1449 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.03.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalı ... ve MBR Ltd. Şti. vekili Av. ... ile diğer davalı ... Ltd. Şti. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, dava dışı Medical Kozmetik ve Dış. Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, bu şirketin, davalılarca birlikte, kasten batırılması sonucu maddi ve manevi zarara uğradığını, dava dışı Medikal Kozmetik ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ne ait olduğunu iddia ettiği tester ve kabin bakım ürünlerinin bedellerinin ayrıca yine dava dışı Medikal Kozmetik Dış Tic. Şti.'ne ait demirbaşların haksız olarak elde edildiğinden bahisle tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, bundan başka Finansbank ve diğer bankalar nezdinde ödenmiş ticari kredilerinin faizlerinin davalılar ... ve Mbr Turkey Kozmetik Dış Tic. Ltd. Şti.'nden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar Mbr Turkey Kozmetik Dış. Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili ve kendi adına ... cevap dilekçesinde; davacının davasının ve dava türünün ne olduğunun tam olarak anlaşılmadığını, davacının belirsiz alacak davası açma hususunda hukuki yararı bulunmadığını, davacı şahıs, dava dışı Medikal Kozmetik ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı ve yetkilisi olup davaya konu hukuki münasebetlerin hiçbirinde şahsen yer almadığından anılan davacı yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, davanın tazminat davası olarak kabulü halinde iki yıllık zamanaşımının dolduğunu, davacı şahsın borçları ödememek uğruna şirketi gayri faal hale getirdiğini, sahte senet düzenlendiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, bu durumun bilirkişi raporları ile sabit olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... Doguslass Parfümeri Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin yeniden düzenlenmesi gerektiğini, davacı ile değil davacının hissedarı ve müdürü olduğu Medikal Kozmetik ve Dış Ticaret Limited Şirketi ile bir zamanlar mal tedariki ilişkisi olduğunu, mal temin ilişkisinin herhangi bir münhasırlık veya rekabet etmeme koşulu içermediğini, müvekkil şirket ile hiçbir bağı bulunmayan davacının davasının reddi gerektiğini, davanın müvekkili şirket açısından esasa girilmeksizin tefrik edilerek aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu alacak iddiasının ilgilisi Medikal Kozmetik ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin iki ortaklı bir şirket olduğu, davacının %91 hissedarı ve müferit yetkili müdürü, davalı ...'in ise %9 hisse sahibi olduğu, dava dilekçesindeki anlatımdan ve davacı vekilinin mahkemenin 23.10.2019 tarihli celsesindeki beyanından davaya konu edilen tüm taleplerin, dava dışı Medikal Kozmetik ve Dış Tic. Ltd. Şti. malvarlığına ilişkin olduğu, buna karşın davacının taleplerinin şirket müdürü olarak şirket adına değil, şahsı adına olduğu, davacı taraf iddiasına göre tazmini talep edilen tüm zararların dava dışı Medikal Kozmetik ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ne ait olduğu gerekçesi ile davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkeme kararının hatalı olduğunu, müvekkilinin Medikal Kozmetik ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin %91 hissesinin sahibi olduğunu ve hukuki yararının bulunduğunu, bu sebeple şirket adına tek başına karar alma yetkisine sahip olduğunu, 30.10.2019 tarihli dilekçede tablo halinde belirtilen, icra dosyaları içerikleri, şirketin kredi borçlarından ötürü ...'in şahsi olarak müşterek müteselsil borçlu olduğu borçları olduğunu, müvekkilinin davasının mahkemece red edilmesinin hak kaybına neden olduğunu, bir mahkemeye veya yargı yerine başvurma hakkına getirilen kısıtlamanın meşru amaç izlememesi veya kullanılan araç ile gerçekleştirilmek istenen meşru amaç arasında makul bir orantılılık ilişkisi bulunmamasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesinin birinci fıkrası nazara alındığında harç ve diğer giderlerin ödettirilmek istenmesinin adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürerek davanın aktif husumet nedeniyle reddine dair kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, istinaf gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, şirket zararından dolayı tazminatın kendisine ödenmesi için işbu davayı açtığı, buna göre davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat ve şirkete verilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin duruşmaya katılan davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Alınmadığı anlaşılan 179,90 TL temyiz ilam harcı ile 886,80 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden
davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/901385800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz