6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9708 E. 2013/23036 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ara karar ikrar üçüncü kişi muvafakat ibraz

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 188

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı vekilinin 26.02.2013 tarihli duruşmada, talimat yazısındaki imzanın müvekkiline ait olduğunu beyan ettiği, böylelikle paranın dava dışı kişiye davacının muvafakatı ve rızasıyla ödendiği gerekçesiyle, ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir..

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı bankaca hesaptaki paranın sahte talimat yazısına istinaden üçüncü kişiye ödenmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin hesabındaki paranın ödenmesi için davalı banka şubesine gittiğinde hesabından 40.000,00 Euro'nun çekilmiş olduğunu öğrendiğini, müvekkiline hesabın kendisi tarafından kapattırıldığı söylenerek hesap kapatma dekontu verildiğini oysa, müvekkilinin hesabı kapatmadığını ileri sürmüş, davalı banka ise, davacının faksla gönderdiği 26.11.2007 tarihli yazılı ödeme talimatına istinaden davacının amcası ...'a paranın ödendiğini savunarak, 26.11.2007 tarihli imzalı talimat belgesini ibraz etmiştir.

Mahkemece, 06.11.2012 tarihli celsede söz konusu talimat yazısı ve para çekme işlemine ilişkin dekonttaki bilgiler için davalı bankaya yazı yazılması yönünde ara karar verilmiş, bir sonraki 26.02.2013 tarihli duruşmada da, davalı bankaya yazılan müzekkereye cevap verildiği belirtildikten sonra davacı vekiline 26.11.2007 tarihli belgedeki imzanın davacıya ait olup olmadığı sorulmuştur. Davacı vekilinin 26.11.2007 tarihli belgedeki imzanın müvekkiline ait olduğunu beyan etmesi üzerine aynı celsede ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili kararı takip eden 27.02.2013 tarihli dilekçesiyle bu ikrarın maddi hatadan kaynaklandığını beyan ederek, ikrar konusu olan imzanın müvekkiline ait olmadığını dolayısıyla ikrarın gerçeğe uygun olmadığını ileri sürerek ikrardan caymıştır. 6100 sayılı HMK'nın 188. maddesi uyarınca "Tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez. Maddi bir hatadan kaynaklanmadıkça ikrardan dönülemez." Bu durumda, davacının 26.02.2013 tarihli oturumdaki beyanının 6100 sayılı HMK'nın 188/2. maddesi uyarınca maddi hatadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunun mahkemece tartışılması gerektiğinden kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8773 E. 2017/5703 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15418 E. 2015/866 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kredi sözleşmesinden paranın iadesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16706 E. 2015/1925 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Alacak | Tespit | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15382 E. 2016/3919 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/9708 E.  ,  2013/23036 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.02.2013 tarih ve 2011/345-2013/117 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdindeki hesabından bilgisi ve izni olmaksızın 40.000,00 Euro'nun çekilmiş olduğunu ileri sürerek, 40.000,00 Euro'nun faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının yurt dışında olması nedeniyle vadeli hesabının bozularak dava dışı amcasına ödenmesi yönünde telefon ile sözlü talimat verdiğini, müvekkili banka görevlilerince bizzat başvurusu istendiğinde de bu yöndeki yazılı ve imzalı talimat yazısını faks ile gönderdiğini, husumetin parayı çeken kişiye yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı vekilinin 26.02.2013 tarihli duruşmada, talimat yazısındaki imzanın müvekkiline ait olduğunu beyan ettiği, böylelikle paranın dava dışı kişiye davacının muvafakatı ve rızasıyla ödendiği gerekçesiyle, ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir..

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı bankaca hesaptaki paranın sahte talimat yazısına istinaden üçüncü kişiye ödenmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin hesabındaki paranın ödenmesi için davalı banka şubesine gittiğinde hesabından 40.000,00 Euro'nun çekilmiş olduğunu öğrendiğini, müvekkiline hesabın kendisi tarafından kapattırıldığı söylenerek hesap kapatma dekontu verildiğini oysa, müvekkilinin hesabı kapatmadığını ileri sürmüş, davalı banka ise, davacının faksla gönderdiği 26.11.2007 tarihli yazılı ödeme talimatına istinaden davacının amcası ...'a paranın ödendiğini savunarak, 26.11.2007 tarihli imzalı talimat belgesini ibraz etmiştir.

Mahkemece, 06.11.2012 tarihli celsede söz konusu talimat yazısı ve para çekme işlemine ilişkin dekonttaki bilgiler için davalı bankaya yazı yazılması yönünde ara karar verilmiş, bir sonraki 26.02.2013 tarihli duruşmada da, davalı bankaya yazılan müzekkereye cevap verildiği belirtildikten sonra davacı vekiline 26.11.2007 tarihli belgedeki imzanın davacıya ait olup olmadığı sorulmuştur. Davacı vekilinin 26.11.2007 tarihli belgedeki imzanın müvekkiline ait olduğunu beyan etmesi üzerine aynı celsede ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili kararı takip eden 27.02.2013 tarihli dilekçesiyle bu ikrarın maddi hatadan kaynaklandığını beyan ederek, ikrar konusu olan imzanın müvekkiline ait olmadığını dolayısıyla ikrarın gerçeğe uygun olmadığını ileri sürerek ikrardan caymıştır.

6100 sayılı HMK'nın 188. maddesi uyarınca "Tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez. Maddi bir hatadan kaynaklanmadıkça ikrardan dönülemez." Bu durumda, davacının 26.02.2013 tarihli oturumdaki beyanının 6100 sayılı HMK'nın 188/2. maddesi uyarınca maddi hatadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunun mahkemece tartışılması gerektiğinden kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/571168000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.