Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8064 E. 2013/22722 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
basiretli tacir↗ kâr payı↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ tacir↗ ilan↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu azilnameyi noter kanalıyla tebliğ ettirmediği, elden teslim ettiğini de kanıtlayamadığı, davacının hesabı ticari kredili hesap olup noter kanalıyla tebligat yaptırmayan ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan yaptırmayan davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığı, davacının kendi açıklamasına göre 24.03.2006 tarihinden 27.10.2010 tarihine kadar hesaplarını kontrol etmemesinin olanaksız olduğu, kaldı ki 151 adet işlemden 25 adedinin muhtelif tarihlerde davacı tarafından yapıldığının tespit edildiği, davacının hesabı hakkında bilgi sahibi olup bu tarihe kadar herhangi bir itirazda bulunmadığı, vekaletten azilden sonra para çekilmesinde davalı bankanın bir kusurunun tespit edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından azledilen vekil tarafından davacının davalı banka nezdinde bulunan hesabından 151 ayrı işlemle para çekildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu dönemde davacının da hesabından işlem yaptığı ve kendi hesabından para çekildiğini bildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, bilirkişi raporuna dayanılarak bu yönde bir tespitte bulunulmuş ise de, aynı raporda 7 adet fiş dışında ödemelerin kime yapıldığına ilişkin açıklama bulunmadığı, 5 adet fişin ibraz edilmemesi nedeniyle ödemenin kime yapıldığının bilinmediği, diğer fişlerle ilgili yapılan tespitlerin ise bankada bulunan imza örnekleri ile fişlerdeki imzanın karşılaştırılması sonucu yapıldığı ve hata payının bulunabileceği hususları da belirtilmiştir. Davacı vekili, bilirkişi raporuna karşı ve esasa ilişkin beyanlarını içerir dilekçelerinde müvekkiline ödeme yapıldığını kabul etmemiş, incelenmeyen delillerinin toplanması ve yeniden bilirkişi rapor alınması talebinde bulunmuştur. Mahkemece, davacı tarafından bildirilen tüm deliller toplanarak, gerektiğinde aralarında bilişim uzmanının da bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1331 E. 2010/7220 K.
Ortak:eksik inceleme · ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu azilnameyi noter kanalıyla tebliğ ettirmediği, elden «teslim» ettiğini de kanıtlayamadığı, davacının hesabı ticari kredili hesap olup noter kanalıyla «tebligat» yaptırmayan ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» yaptırmayan davacının basiretli bir «tacir» gibi davranmadığı, davacının kendi açıklamasına göre 24.03.2006 tarihinden 27.10.2010 tarihine kadar hesaplarını kontrol etmemesinin olanaksız olduğu, kaldı ki 151 …
Ancak, bilirkişi raporuna dayanılarak bu yönde bir tespitte bulunulmuş ise de, aynı raporda 7 adet fiş dışında ödemelerin kime yapıldığına ilişkin açıklama bulunmadığı, 5 adet fişin «ibraz» edilmemesi nedeniyle ödemenin kime yapıldığının bilinmediği, diğer fişlerle ilgili yapılan tespitlerin ise bankada bulunan imza örnekleri ile fişlerdeki imzanın karşılaştırılması sonucu yapıldığı ve hata «payının» bulunabileceği hususları da belirtilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından bildirilen tüm deliller toplanarak, gerektiğinde aralarında bilişim uzmanının da bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiği ileri sürülerek buna ilişkin davalı ...'nin çalışanı olan kişiler tarafından imzalandığı iddia edilen «teslim» fişleri dosyaya «ibraz» edilmiştir.
Şayet yapılan araştırmada «teslim» fişlerini imzaladığı ileri sürülen kişilerin davalının çalışanı olduğu anlaşılırsa (bu arada teslim fişlerindeki imzaların davalı tarafından inkar edilmesi halinde, imzaların bu kişilere ait olup olmadığının «imza incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve şayet bu inceleme sonucunda imzaların davalının çalışanlarına ait olduğu tesbit edilirse) anılan belgeleri imzalamaya ve bu şekilde işlem yapmaya bu kişilerin yetkili olup olmadıklarının araştırılması ve tüm bunların ispat edilmesi halinde mahkemece, yapılan «hizmetin bedelinin» bilirkişi marifetiyle tesbit edilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Davacı da «taşıma sözleşmesinin» sözlü olarak yapıldığını ileri sürmüş olmasına göre, mahkemece, davacının dosyaya sunduğu «teslim» fişlerindeki imzaların kime ait olduğunu davacı tarafa açıklattırılarak, bu kişilerin davalı çalışanı olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şekil şartı · hizmet bedeli · imza incelemesi · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaŞayet yapılan araştırmada «teslim» fişlerini imzaladığı ileri sürülen kişilerin davalının çalışanı olduğu anlaşılırsa (bu arada teslim fişlerindeki imzaların davalı tarafından inkar edilmesi halinde, imzaların bu kişilere ait olup olmadığının «imza incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve şayet bu inceleme sonucunda imzaların davalının çalışanlarına ait olduğu tesbit edilirse) anılan belgeleri imzalamaya ve bu şekilde işlem yapmaya bu kişilerin yetkili olup olmadıklarının araştırılması ve tüm bunların ispat edilmesi halinde mahkemece, yapılan «hizmetin bedelinin» bilirkişi marifetiyle tesbit edilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Taşıma sözleşmesinin kurulması için bir «şekil şartı» mevcut değildir.
Davacı da «taşıma sözleşmesinin» sözlü olarak yapıldığını ileri sürmüş olmasına göre, mahkemece, davacının dosyaya sunduğu «teslim» fişlerindeki imzaların kime ait olduğunu davacı tarafa açıklattırılarak, bu kişilerin davalı çalışanı olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8064 E. , 2013/22722 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.01.2013 tarih ve 2011/63-2013/3 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın ticari hesap mudisi olduğunu, tarımsal faaliyetlerini takip etmek üzere çoğunlukla şehir dışında olması nedeniyle hesap hareketlerini takip etmesi için dava dışı ...'ı 17.06.2005 tarihinde vekil tayin ettiğini, 24.03.2006 tarihli azilname ile bu kez adı geçeni azletmiş ve azilnameyi bankaya ibraz ederek kayıtlara işlenmesini sağlamış ise de 27.10.2010 tarihinde bankaya müracaatı üzerine 03.04.2006-20.03.2007 tarihleri arası 151 kez vekaletsiz olarak yapılan işlemle en az 816.220,55 TL'nin hesabından çekildiğini öğrendiğini, bankanın zarardan sorumlu olduğunu, 07.01.2011 tarihinde tebliğ edilen ihtarnameye rağmen bu miktarın müvekkiline iade edilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000 TL'nin 07.01.2011 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, azilnamenin bankaya tebliğ ya da teslim edilmediğini, hesaplarına vakıf olan davacının yapılan işlemlere itiraz etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu azilnameyi noter kanalıyla tebliğ ettirmediği, elden teslim ettiğini de kanıtlayamadığı, davacının hesabı ticari kredili hesap olup noter kanalıyla tebligat yaptırmayan ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan yaptırmayan davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığı, davacının kendi açıklamasına göre 24.03.2006 tarihinden 27.10.2010 tarihine kadar hesaplarını kontrol etmemesinin olanaksız olduğu, kaldı ki 151 adet işlemden 25 adedinin muhtelif tarihlerde davacı tarafından yapıldığının tespit edildiği, davacının hesabı hakkında bilgi sahibi olup bu tarihe kadar herhangi bir itirazda bulunmadığı, vekaletten azilden sonra para çekilmesinde davalı bankanın bir kusurunun tespit edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından azledilen vekil tarafından davacının davalı banka nezdinde bulunan hesabından 151 ayrı işlemle para çekildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu dönemde davacının da hesabından işlem yaptığı ve kendi hesabından para çekildiğini bildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, bilirkişi raporuna dayanılarak bu yönde bir tespitte bulunulmuş ise de, aynı raporda 7 adet fiş dışında ödemelerin kime yapıldığına ilişkin açıklama bulunmadığı, 5 adet fişin ibraz edilmemesi nedeniyle ödemenin kime yapıldığının bilinmediği, diğer fişlerle ilgili yapılan tespitlerin ise bankada bulunan imza örnekleri ile fişlerdeki imzanın karşılaştırılması sonucu yapıldığı ve hata payının bulunabileceği hususları da belirtilmiştir. Davacı vekili, bilirkişi raporuna karşı ve esasa ilişkin beyanlarını içerir dilekçelerinde müvekkiline ödeme yapıldığını kabul etmemiş, incelenmeyen delillerinin toplanması ve yeniden bilirkişi rapor alınması talebinde bulunmuştur. Mahkemece, davacı tarafından bildirilen tüm deliller toplanarak, gerektiğinde aralarında bilişim uzmanının da bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/571135800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz