İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8665 E. 2013/22792 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
huzur hakkı↗ yönetim kurulu üyeliği↗ olağanüstü genel kurul↗ kötüniyet tazminatı↗ muacceliyet↗ işlemiş faiz↗ yönetim kurulu kararı↗ asıl alacak↗ kötüniyet↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yasal faiz↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin 07.05.2004 tarihli genel kurulunda yönetim kurulu üyeliğine seçildiği ve bu toplantıda aylık brüt 8.000,00 TL ücret ödenmesine karar verildiği, aynı tarihte yapılan yönetim kurulu toplantısına davacının katıldığı, 23.09.2004 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında da davacının yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği, davacının 07.05.2004 tarihli yönetim kurulundan başka toplantıya katılmadığı, sadece 2004 yılı Mayıs ayı için huzur hakkı almaya hak kazandığı, ücret alacağının Mayıs ayının son günü itibariyle muaccel hale geldiği, kesintiler düşüldüğünde 6.652,00TL huzur hakkı, 4.794,17 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.652,00 TL asıl alacak, 4.794,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.446,17 TL üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, faize faiz yürütülmemesine, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı tarafın kötüniyet tazminatına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının aylık olarak belirlenen huzur hakkı alacağının 01.01.2004 tarihinden 07.05.2004 tarihine kadar olan kısmının 07.05.2004 tarihi itibariyle muaccel olmasına ve bu tarihe kadar olan alacağın takip tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmuş bulunmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, A.Ş. yönetim kurulu üyesinin huzur hakkı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 07.05.2004 tarihli genel kurulunda yönetim kurulu üyesi seçildiğini, bu genel kurulda 01.01.2004 tarihinden itibaren yönetim kurulu üyesi seçilen müvekkili için aylık brüt 8.000,00 TL ücret ödenmesi kararlaştırıldığını bu kapsamda 01.01.2004 ila 05.11.2004 arasında toplam 114.612,30 TL huzur hakkı alacağı doğduğunu iddia etmiştir. Davalı taraf ise huzur hakkı alacağına hak kazanmak için bizzat toplantıya katılmak gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının 1 kez toplantıya katıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de 6762 sayılı TTK’nın 333. madde hükmüne göre, anasözleşmede aksine hüküm yoksa yönetim kurulu üyelerine katıldığı her toplantı günü için ücret verilir ve bu ücrete de huzur hakkı denir. Huzur hakkı anasözleşmeyle tayin ve tespit edilebilir. Ücretin tutarı anasözleşmede gösterilmemiş ise genel kurulca tayin olunur. Huzur hakkı her toplantı için ayrı ayrı olabileceği gibi aylık belirli bir ücret biçiminde de tespit edilebilir. Somut olayda da yönetim kurulu üyelerine huzur hakkının “aylık” olarak ödenmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda mahkemece, her ayın huzur hakkının o ayın son günü muaccel olacağı nazara alınarak, davacının 07.05.2004 tarihinden itibaren ileriye dönük olarak görevde bulunduğu her ay için huzur hakkı alacağına hak kazandığı göz önünde bulundurularak neticesine göre bir karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4446 E. 2013/4265 K.
Ortak:huzur hakkı · yönetim kurulu üyeliği · olağanüstü genel kurul · işlemiş faiz · yönetim kurulu kararı · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin 07.05.2004 tarihli genel kurulunda «yönetim kurulu üyeliğine» seçildiği ve bu toplantıda aylık brüt 8.000,00 TL ücret ödenmesine karar verildiği, aynı tarihte yapılan yönetim kurulu toplantısına davacının katıldığı, 23.09.2004 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında da davacının yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği, davacının 07.05.2004 tarihli yönetim kurulundan başka toplantıya katılmadığı, sadece 2004 yılı Mayıs ayı için «huzur hakkı» almaya hak kazandığı, ücret alacağının Mayıs ayının «son» günü itibariyle «muaccel» hale geldiği, kesintiler düşüldüğünde 6.652,00TL huzur hakkı, 4.794,17 TL «işlemiş faiz» alacağı bulunduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.652,00 TL «asıl alacak», 4.794,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.446,17 TL üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına, faize faiz yürütülmemesine, asıl alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine, davalı tarafın «kötüniyet tazminatına» yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, A.Ş. «yönetim kurulu» üyesinin «huzur hakkı» alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 07.05.2004 tarihli genel kurulunda «yönetim kurulu» üyesi seçildiğini, bu genel kurulda 01.01.2004 tarihinden itibaren yönetim kurulu üyesi seçilen müvekkili için aylık brüt 8.000,00 TL ücret ödenmesi kararlaştırıldığını bu kapsamda 01.01.2004 ila 05.11.2004 arasında toplam 114.612,30 TL «huzur hakkı» alacağı doğduğunu iddia etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ....06.2009 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi’nde ...’nin 09.06.2009 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının «ilan» edildiği, tutanağın 6. maddesinde şirket «yönetim kurulu üyeliğine» 19.11.2008 tarihinde ataması yapılan ...’ın getirildiği, ...’nun ilgili maddelerince yönetim kurulu seçiminin Ticaret Sicil Gazetesi’ndeki ilan ile yürürlüğe gireceği, davacının görevi ve «huzur hakkının» ....06.2009 tarihinde başladığı, ....06.2009’dan 12.02.2010 tarihine kadar toplam 9.875,00 TL huzur hakkı alacağı olduğu, huzur hakkının davacıya ödenip ödenmediğine ilişkin delil sunulmadığı, ancak davalının beyanlarından huzur hakkının ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.875,00 TL huzur hakkı alacağı ile «işlemiş faizi» 84,89 TL’ye yönelik itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, «asıl alacak» üzerinden hesaplanacak % 40 (....950,00 TL) «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yukarıda belirtildiği gibi «huzur hakkı» «yönetim kurulu» toplantılarına katılma karşılığı alınan bir ücret olduğundan davacı da 19.11.2008 tarihinden itibaren yönetim kurulu toplantılarına katıldığını iddia ettiğine ve davalı tarafça aksi savunulmadığına göre mahkemece, genel kurulda belirlenen 1.250,00 TL ücret nazara alınarak davacının yaptığı hizmet ve katıldığı toplantılar göz önünde bulundurularak davacının ne kadar ücrete hak kazandığı tespit edilip sonucuna göre karar verilmek gerekirken, «yönetim kurulu üyeliğinin» «ticaret sicil» gazetesinde yapılan «ilan» ile başladığı kabul edilip buna göre hesaplanan meblağa hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
6762 sayılı ...’nun 333. madde hükmüne göre, anasözleşmede aksine hüküm yoksa «yönetim kurulu» üyelerine katıldığı her toplantı günü için ücret verilir ve bu ücretede «huzur hakkı» denir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili · ilan
Benzer bu karardaYukarıda belirtildiği gibi «huzur hakkı» «yönetim kurulu» toplantılarına katılma karşılığı alınan bir ücret olduğundan davacı da 19.11.2008 tarihinden itibaren yönetim kurulu toplantılarına katıldığını iddia ettiğine ve davalı tarafça aksi savunulmadığına göre mahkemece, genel kurulda belirlenen 1.250,00 TL ücret nazara alınarak davacının yaptığı hizmet ve katıldığı toplantılar göz önünde bulundurularak davacının ne kadar ücrete hak kazandığı tespit edilip sonucuna göre karar verilmek gerekirken, «yönetim kurulu üyeliğinin» «ticaret sicil» gazetesinde yapılan «ilan» ile başladığı kabul edilip buna göre hesaplanan meblağa hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ....06.2009 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi’nde ...’nin 09.06.2009 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının «ilan» edildiği, tutanağın 6. maddesinde şirket «yönetim kurulu üyeliğine» 19.11.2008 tarihinde ataması yapılan ...’ın getirildiği, ...’nun ilgili maddelerince yönetim kurulu seçiminin Ticaret Sicil Gazetesi’ndeki ilan ile yürürlüğe gireceği, davacının görevi ve «huzur hakkının» ....06.2009 tarihinde başladığı, ....06.2009’dan 12.02.2010 tarihine kadar toplam 9.875,00 TL huzur hakkı alacağı olduğu, huzur hakkının davacıya ödenip ödenmediğine ilişkin delil sunulmadığı, ancak davalının beyanlarından huzur hakkının ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.875,00 TL huzur hakkı alacağı ile «işlemiş faizi» 84,89 TL’ye yönelik itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, «asıl alacak» üzerinden hesaplanacak % 40 (....950,00 TL) «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/599 E. 2017/690 K.
Ortak:huzur hakkı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin 07.05.2004 tarihli genel kurulunda «yönetim kurulu üyeliğine» seçildiği ve bu toplantıda aylık brüt 8.000,00 TL ücret ödenmesine karar verildiği, aynı tarihte yapılan yönetim kurulu toplantısına davacının katıldığı, 23.09.2004 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında da davacının yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği, davacının 07.05.2004 tarihli yönetim kurulundan başka toplantıya katılmadığı, sadece 2004 yılı Mayıs ayı için «huzur hakkı» almaya hak kazandığı, ücret alacağının Mayıs ayının «son» günü itibariyle «muaccel» hale geldiği, kesintiler düşüldüğünde 6.652,00TL huzur hakkı, 4.794,17 TL «işlemiş faiz» alacağı bulunduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.652,00 TL «asıl alacak», 4.794,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.446,17 TL üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına, faize faiz yürütülmemesine, asıl alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine, davalı tarafın «kötüniyet tazminatına» yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
… ahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının aylık olarak belirlenen «huzur hakkı» alacağının 01.01.2004 tarihinden 07.05.2004 tarihine kadar olan kısmının 07.05.2004 tarihi itibariyle «muaccel» olmasına ve bu tarihe kadar olan alacağın takip tarihi itibariyle «zamanaşımı» süresinin dolmuş bulunmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gere …
2- Dava, A.Ş. «yönetim kurulu» üyesinin «huzur hakkı» alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen kararın asıl davada davacılar, birleşen davada davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce «huzur hakkı» yönünden bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5229 E. 2019/6092 K.
Ortak:huzur hakkı · yönetim kurulu üyeliği · yönetim kurulu kararı · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin 07.05.2004 tarihli genel kurulunda «yönetim kurulu üyeliğine» seçildiği ve bu toplantıda aylık brüt 8.000,00 TL ücret ödenmesine karar verildiği, aynı tarihte yapılan yönetim kurulu toplantısına davacının katıldığı, 23.09.2004 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında da davacının yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği, davacının 07.05.2004 tarihli yönetim kurulundan başka toplantıya katılmadığı, sadece 2004 yılı Mayıs ayı için «huzur hakkı» almaya hak kazandığı, ücret alacağının Mayıs ayının «son» günü itibariyle «muaccel» hale geldiği, kesintiler düşüldüğünde 6.652,00TL huzur hakkı, 4.794,17 TL «işlemiş faiz» alacağı bulunduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.652,00 TL «asıl alacak», 4.794,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.446,17 TL üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına, faize faiz yürütülmemesine, asıl alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine, davalı tarafın «kötüniyet tazminatına» yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, A.Ş. «yönetim kurulu» üyesinin «huzur hakkı» alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 07.05.2004 tarihli genel kurulunda «yönetim kurulu» üyesi seçildiğini, bu genel kurulda 01.01.2004 tarihinden itibaren yönetim kurulu üyesi seçilen müvekkili için aylık brüt 8.000,00 TL ücret ödenmesi kararlaştırıldığını bu kapsamda 01.01.2004 ila 05.11.2004 arasında toplam 114.612,30 TL «huzur hakkı» alacağı doğduğunu iddia etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında bir «hizmet sözleşmesi» bulunmadığı, davacı tarafın 15/10/2012 tarihinde emekli olduğu, emeklilikten sonra davacıya yalnızca «huzur hakkı» ödendiği, davacının sadece «yönetim kurulu» üyesi sıfatının bulunduğu da dikkate alınarak davacının iş sözleşmesinden kaynaklanan bir alacağından söz edilemeyeceği, davacının yönetim kurulu üyesi sıfatı nede …
Mahkemece, isabetle saptandığı üzere taraflar arasında bir iş sözleşmesi söz konusu olmadığından «işçilik alacakları» taleplerinin reddi yerinde ise de davacı taraf, davalı şirkette «yönetim kurulu üyeliği» nedeniyle kendisine aylık 5.000 TL ödeme yapıldığını ve Haziran 2013 ayı «dahil» olmak üzere yönetim kurulundan «istifa» ettiği tarihe kadar ödenmesi gereken ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek alacak isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davacının bu yöndeki talebi «huzur hakkı» istemi olarak nitelendirilerek davacıya en «son» Temmuz ayında ödeme yapıldığından, davacının Ağustos 2013 tarihinden yönetim kurulundan «istifa» ettiği tarihe değin toplantılara katıldığını ispatlamayadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işçilik alacakları · istifa · hizmet sözleşmesi · ispat yükü · anonim şirket · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, isabetle saptandığı üzere taraflar arasında bir iş sözleşmesi söz konusu olmadığından «işçilik alacakları» taleplerinin reddi yerinde ise de davacı taraf, davalı şirkette «yönetim kurulu üyeliği» nedeniyle kendisine aylık 5.000 TL ödeme yapıldığını ve Haziran 2013 ayı «dahil» olmak üzere yönetim kurulundan «istifa» ettiği tarihe kadar ödenmesi gereken ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek alacak isteminde bulunmuştur.
Ancak, iddia ve savunmanın açıklanan niteliği ve davacının dava konusu yapılan dönem bakımından «yönetim kurulu» üyesi olduğu uyuşmazlık dışı olduğundan davacıya emekli olduğu 15.10.2012 tarihinden ücretinin ödenmediğini ileri sürdüğü 2013 yılı Haziran ayına kadar yapılan ödemelerin toplantı başına mı yoksa aylık olarak mı ödendiği «anonim şirket» genel kurulunda yönetim kurulu üyelerine ne şekilde ödeme yapılması hususunda karar alındığı, şayet toplantı başına ödeme yapılmış ise davacının «istifa» tarihi olan 10.01.2014 tarihine kadar toplantılara katılıp katılmadığını «ispat yükü» 4721sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesi uyarınca davalı tarafta olduğu halde mahkemece ispat yükünün …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında bir «hizmet sözleşmesi» bulunmadığı, davacı tarafın 15/10/2012 tarihinde emekli olduğu, emeklilikten sonra davacıya yalnızca «huzur hakkı» ödendiği, davacının sadece «yönetim kurulu» üyesi sıfatının bulunduğu da dikkate alınarak davacının iş sözleşmesinden kaynaklanan bir alacağından söz edilemeyeceği, davacının yönetim kurulu üyesi sıfatı nede …
Mahkemece, davacının bu yöndeki talebi «huzur hakkı» istemi olarak nitelendirilerek davacıya en «son» Temmuz ayında ödeme yapıldığından, davacının Ağustos 2013 tarihinden yönetim kurulundan «istifa» ettiği tarihe değin toplantılara katıldığını ispatlamayadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8665 E. , 2013/22792 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 44. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.12.2012 tarih ve 2011/147-2012/242 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ilişkin (01.01.2004 ila 05.11.2004) tahsil edemediği toplam 114.612,30 TL huzur hakkı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın BK’nın 126/4. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, huzur hakkının toplantı başına alınan bir ücret olup ödenebilmesi için toplantıda hazır bulunmanın gerekli olduğunu, davacının katılmadığı toplantılar için ücrete hak kazanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin 07.05.2004 tarihli genel kurulunda yönetim kurulu üyeliğine seçildiği ve bu toplantıda aylık brüt 8.000,00 TL ücret ödenmesine karar verildiği, aynı tarihte yapılan yönetim kurulu toplantısına davacının katıldığı, 23.09.2004 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında da davacının yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği, davacının 07.05.2004 tarihli yönetim kurulundan başka toplantıya katılmadığı, sadece 2004 yılı Mayıs ayı için huzur hakkı almaya hak kazandığı, ücret alacağının Mayıs ayının son günü itibariyle muaccel hale geldiği, kesintiler düşüldüğünde 6.652,00TL huzur hakkı, 4.794,17 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.652,00 TL asıl alacak, 4.794,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.446,17 TL üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, faize faiz yürütülmemesine, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı tarafın kötüniyet tazminatına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının aylık olarak belirlenen huzur hakkı alacağının 01.01.2004 tarihinden 07.05.2004 tarihine kadar olan kısmının 07.05.2004 tarihi itibariyle muaccel olmasına ve bu tarihe kadar olan alacağın takip tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmuş bulunmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, A.Ş. yönetim kurulu üyesinin huzur hakkı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 07.05.2004 tarihli genel kurulunda yönetim kurulu üyesi seçildiğini, bu genel kurulda 01.01.2004 tarihinden itibaren yönetim kurulu üyesi seçilen müvekkili için aylık brüt 8.000,00 TL ücret ödenmesi kararlaştırıldığını bu kapsamda 01.01.2004 ila 05.11.2004 arasında toplam 114.612,30 TL huzur hakkı alacağı doğduğunu iddia etmiştir. Davalı taraf ise huzur hakkı alacağına hak kazanmak için bizzat toplantıya katılmak gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının 1 kez toplantıya katıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de 6762 sayılı TTK’nın 333.
madde hükmüne göre, anasözleşmede aksine hüküm yoksa yönetim kurulu üyelerine katıldığı her toplantı günü için ücret verilir ve bu ücrete de huzur hakkı denir. Huzur hakkı anasözleşmeyle tayin ve tespit edilebilir. Ücretin tutarı anasözleşmede gösterilmemiş ise genel kurulca tayin olunur. Huzur hakkı her toplantı için ayrı ayrı olabileceği gibi aylık belirli bir ücret biçiminde de tespit edilebilir. Somut olayda da yönetim kurulu üyelerine huzur hakkının “aylık” olarak ödenmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda mahkemece, her ayın huzur hakkının o ayın son günü muaccel olacağı nazara alınarak, davacının 07.05.2004 tarihinden itibaren ileriye dönük olarak görevde bulunduğu her ay için huzur hakkı alacağına hak kazandığı göz önünde bulundurularak neticesine göre bir karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 548,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 13.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/571044300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz