İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9268 E. 2013/22576 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müterafik kusur↗ icazet↗ kusur oranı↗ reeskont faizi↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 20.12.2011 gün ve 2010/729-17503 esas ve karar sayılı ilamı ile bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme istemi reddedilmiş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin dava dışı ... tarafından yapılan işlemlere icazet sayılabilecek bir işleminin bulunmadığı, söz konusu şahsın davalı bankada daha önce şirket adına benzeri işlemler yapmadığı ve şirket hesabına yatırılan 125.000,00 TL kredinin davacı şirket tarafından kullanılmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 185.920,14 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının sözkonusu para havaleleri nedeni ile davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, bankadan usulsüz kredi çekme işlemini yapan davacı şirket çalışanı olduğundan, iyi adam çalıştırma durumunda bulunan davacı şirketin de usulsüz işlemleri yapan kişinin kendi çalışanı olması nedeniyle zararın gerçekleşmesinde müterafık kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Bu itibarla mahkemece, davacı şirketin müterafık kusur oranı belirlettirilerek buna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İstirdat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5173 E. 2014/8561 K.
Ortak:icazet · reeskont faizi · İstirdat
İncelediğiniz kararda… temi reddedilmiş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin dava dışı ... tarafından yapılan işlemlere «icazet» sayılabilecek bir işleminin bulunmadığı, söz konusu şahsın davalı bankada daha önce şirket adına benzeri işlemler yapmadığı ve şirket hesabına yatırılan 125.000,00 TL kredinin davacı şirket tarafından kullanılmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 185.920,14 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının sözkonusu para havaleleri nedeni ile davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… temi reddedilmiş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin dava dışı ... tarafından yapılan işlemlere «icazet» sayılabilecek bir işleminin bulunmadığı, söz konusu şahsın davalı bankada daha önce şirket adına benzeri işlemler yapmadığı ve şirket hesabına yatırılan 125.000,00 TL kredinin davacı şirket tarafından kullanılmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 185.920,14 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının sözkonusu para havaleleri nedeni ile davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine dair tesis edilen karar, davalı vekili …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4615 E. 2012/6497 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9268 E. , 2013/22576 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.01.2013 tarih ve 2012/276-2013/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankanın Denizli şubesi nezdinde kredi hesaplarının hesap bakiyesinin eklentilerle birlikte 178.469.92 TL olduğunun müvekkili şirkete bildirilmesi üzerine, bankada müvekkili şirket adına işlem yapma yetkisi bulunmayan ... tarafından müvekkili adına kredi çekilerek bir kısmının ...’ın akrabası olduğu öğrenilen ... isimli bir şahsın hesabına havale edildiğini öğrendiğini, ...’a sadece PTT nezdinde müvekkili şirketin posta çeki hesaplarına gelecek paraları çekmek için vekaletname düzenlendiğini, ancak 11.01.2003 tarihinde vekillikten azledildiğini, müvekkilince ihtirazı kayıtla toplam 185.920,14 TL’nin 09.04.2008 tarihinde ödendiğini, müvekkili şirketten talimat alınmadan işlem yapan davalı bankanın borçlandırma girişiminin geçersiz olduğunu ileri sürerek, 185.920,14 TL'nin 10.04.2008 ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan (istirdadı) tahsilini, müvekkili şirketin dava tarihi itibariyle davalı bankaya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kendi çalışanı tarafından dolandırıldığını, işlemlerin şirket unvanı altında şirket finansman müdürü ...'ın imzası bulunan yazılı talimat uyarınca yapıldığını ve davacı tarafın bir itirazının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 20.12.2011 gün ve 2010/729-17503 esas ve karar sayılı ilamı ile bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme istemi reddedilmiş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin dava dışı ... tarafından yapılan işlemlere icazet sayılabilecek bir işleminin bulunmadığı, söz konusu şahsın davalı bankada daha önce şirket adına benzeri işlemler yapmadığı ve şirket hesabına yatırılan 125.000,00 TL kredinin davacı şirket tarafından kullanılmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 185.920,14 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının sözkonusu para havaleleri nedeni ile davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, bankadan usulsüz kredi çekme işlemini yapan davacı şirket çalışanı olduğundan, iyi adam çalıştırma durumunda bulunan davacı şirketin de usulsüz işlemleri yapan kişinin kendi çalışanı olması nedeniyle zararın gerçekleşmesinde müterafık kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Bu itibarla mahkemece, davacı şirketin müterafık kusur oranı belirlettirilerek buna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/570656700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz