Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9066 E. 2013/22486 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı marka başvurusu ile davalı markası kapsamında bulunan ''lokmacık'' ibaresinin yiyecek ürünleri için tanımlayıcı nitelikte bulunduğu, tekel altına alınmasına izin verilmeyen tasviri ve vasıf bildirici sözcüklerden esinlenilerek oluşturulan markaların zayıf marka konumunda oldukları, davacı marka başvurusu ile davalı markasının iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer bulunmadığı, davacı başvurusu kapsamında kalan ürünlerin aynen redde mesnet marka kapsamında yer almadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK kararının iptaline, idari nitelikteki tescil isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, marka YİDK karar iptali ve buna bağlı olarak davacı marka başvurusunun tescili istemine ilişkin olup, mahkemece YİDK kararının iptaline karar verilmekle birlikte tescil isteminin idari nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacının TPE YİDK karar iptali ile marka tescil başvurusuna ilişkin olarak açmış olduğu davada başvurunun tesciline karar verilmesi yönündeki talebi YİDK karar iptaline ilişkin talebin sonucu olup, ayrı dava olarak kabul edilemez. Buna göre, YİDK kararının iptaline karar verilmekle birlikte, tescil isteminin reddedildiğinden bahisle davacının bir kısım yargılama giderinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru olmamış, katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/326 E. 2017/3241 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · ortalama tüketici · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… , tescilli olduğu emtialar bakımından vasıf belirtici, tamamlayıcı olduğu, ilgili sektörde kullanılan bir ibare olarak hükümsüzlük şartının oluştuğu, davalıya adına «tescilli tasarımlarının» ayırt edici niteliğe sahip olmadığı ve yenilik vasfını taşımadığı gerekçesiyle ./.. davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2012/08050 nolu tasarımın 2. sıra tasa …
Markalara konu işaret ve ibarelerin tasviri (tanımlayıcı) nitelikte olup olmadığı belirlenirken, ibarelerin ise parçalara ayrılmayıp bir bütün olarak, tescil olunmak istenen mal ve hizmetler yönünden «ortalama tüketici» kitlesinin genel izlenimi itibariyle değerlendirme yapılmalıdır.
Adı geçen ibarenin herhangi bir anlamı bulunmayıp markanın bir bütün halinde ve «ortalama tüketici» nezdinde bıraktığı genel izlenim itibariyle tescil engelinin bulunmadığının kabul edilmesi gerekir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14603 E. 2014/4031 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… erilmeyen tasviri ve vasıf bildirici sözcüklerden esinlenilerek oluşturulan markaların zayıf marka konumunda oldukları, davacı marka başvurusu ile davalı markasının «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzer bulunmadığı, davacı başvurusu kapsamında kalan ürünlerin aynen redde mesnet marka kapsamında yer almadığı gerekçesi ile davanın k …
Benzer bu kararda… l altına alınmasına izin verilmeyen tasviri ve vasıf bildirici sözcüklerden esinlenilerek oluşturulan bu markaların baştan itibaren zayıf marka konumunda oldukları, «iltibas» tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile bertaraf edilebileceği, marka ve işaretin belirtilen niteliklerine göre, davacı markaları ile davalı başvurusunun k …
… konusu işaretlerin aynı kökten kaynaklanmış olmaları ve aynı tür işyerlerinde birbirlerine yakın raflarda satılan emtia niteliğinde bulundukları dikkate alındığında «ortalama tüketicinin» bu tür ürünleri satın almak için seçerken sarf edecekleri sürenin kısalığı ve seçimlerinde yeterince titiz davranmayacak olmaları gözetilerek işaretler arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu kararda… konusu işaretlerin aynı kökten kaynaklanmış olmaları ve aynı tür işyerlerinde birbirlerine yakın raflarda satılan emtia niteliğinde bulundukları dikkate alındığında «ortalama tüketicinin» bu tür ürünleri satın almak için seçerken sarf edecekleri sürenin kısalığı ve seçimlerinde yeterince titiz davranmayacak olmaları gözetilerek işaretler arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9066 E. , 2013/22486 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.02.2013 tarih ve 2012/166-2013/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2010/11369 nolu "albeni lokmacık" ibareli marka başvurusuna davalı şirketin 2006/66705 nolu "sıfır lokmacık+şekil" ibareli markası gerekçe gösterilerek yapılan itirazın kabul edilerek müvekkili marka başvurusunun reddedildiğini, lokmacık ibaresinin yiyecek ürünleri için vasıf bildirici nitelikte olup, yardımcı unsur konumunda bulunduğunu, iltibas tehlikesinin olmadığını belirterek YİDK kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, alınan karar ve yapılan işlemlerin usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, yargılama aşamasında davacı ile sulh olduklarını belirtmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı marka başvurusu ile davalı markası kapsamında bulunan ''lokmacık'' ibaresinin yiyecek ürünleri için tanımlayıcı nitelikte bulunduğu, tekel altına alınmasına izin verilmeyen tasviri ve vasıf bildirici sözcüklerden esinlenilerek oluşturulan markaların zayıf marka konumunda oldukları, davacı marka başvurusu ile davalı markasının iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer bulunmadığı, davacı başvurusu kapsamında kalan ürünlerin aynen redde mesnet marka kapsamında yer almadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK kararının iptaline, idari nitelikteki tescil isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, marka YİDK karar iptali ve buna bağlı olarak davacı marka başvurusunun tescili istemine ilişkin olup, mahkemece YİDK kararının iptaline karar verilmekle birlikte tescil isteminin idari nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacının TPE YİDK karar iptali ile marka tescil başvurusuna ilişkin olarak açmış olduğu davada başvurunun tesciline karar verilmesi yönündeki talebi YİDK karar iptaline ilişkin talebin sonucu olup, ayrı dava olarak kabul edilemez. Buna göre, YİDK kararının iptaline karar verilmekle birlikte, tescil isteminin reddedildiğinden bahisle davacının bir kısım yargılama giderinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru olmamış, katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, davalıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/570481600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz