YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14603 E. 2014/4031 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortalama tüketici↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her iki taraf markalarının hareketli, faal ve tesirli anlamlarına gelen AKTİF kelimesinden türetildiği, bu anlamı itibariyle tanıtım işareti olarak kullanılacağı mallar için ürünün daha iyi, daha tesirli, hareketli ve daha fazla yarar sağladığını bildirdiği, bu haliyle marka kapsamındaki ürün için tanımlayıcı nitelikte olduğu, bütün firmaların bu tür vasıf bildiren sözcüklere, bazı ekler ve onlardan bazı çıkarmalar yapmak suretiyle ürünlerini adlandırıp, bunu markalaştırdıkları, ancak tekel altına alınmasına izin verilmeyen tasviri ve vasıf bildirici sözcüklerden esinlenilerek oluşturulan bu markaların baştan itibaren zayıf marka konumunda oldukları, iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile bertaraf edilebileceği, marka ve işaretin belirtilen niteliklerine göre, davacı markaları ile davalı başvurusunun konusu olan işaret arasında esas ve yardımcı unsurları, biçim ve umumî intiba itibariyle bir benzerlik bulunmadığı gibi, her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkinin de farklı olması sebebiyle karıştırmaya sebebiyet verilmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka başvurusuna yapılan itirazın reddine ilişkin TPE YİDK kararının iptali ve davalı şirkete ait markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Davalının dava konusu başvurusu "ACTİVON", davacının daha önceki tarihlerde adına kayıtlı markalarının asıl unsuru ise "ACTİVE" ve "ACTİVEX" kelimelerinden oluşmaktadır. Uyuşmazlığa konu işaretlerin kapsadığı 3. ve 5. sınıflardaki emtiaların ortalama alıcısı nezdinde söz konusu işaretlerin aynı kökten kaynaklanmış olmaları ve aynı tür işyerlerinde birbirlerine yakın raflarda satılan emtia niteliğinde bulundukları dikkate alındığında ortalama tüketicinin bu tür ürünleri satın almak için seçerken sarf edecekleri sürenin kısalığı ve seçimlerinde yeterince titiz davranmayacak olmaları gözetilerek işaretler arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14604 E. 2014/4171 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… konusu işaretlerin aynı kökten kaynaklanmış olmaları ve aynı tür işyerlerinde birbirlerine yakın raflarda satılan emtia niteliğinde bulundukları dikkate alındığında «ortalama tüketicinin» bu tür ürünleri satın almak için seçerken sarf edecekleri sürenin kısalığı ve seçimlerinde yeterince titiz davranmayacak olmaları gözetilerek işaretler arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… l altına alınmasına izin verilmeyen tasviri ve vasıf bildirici sözcüklerden esinlenilerek oluşturulan bu markaların baştan itibaren zayıf marka konumunda oldukları, «iltibas» tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile bertaraf edilebileceği, marka ve işaretin belirtilen niteliklerine göre, davacı markaları ile davalı başvurusunun k …
Benzer bu kararda… konusu işaretlerin aynı kökten kaynaklanmış olmaları ve aynı tür işyerlerinde birbirlerine yakın raflarda satılan emtia niteliğinde bulundukları dikkate alındığında «ortalama tüketicinin» bu tür ürünleri satın almak için seçerken sarf edecekleri sürenin kısalığı ve seçimlerinde yeterince titiz davranmayacak olmaları gözetilerek işaretler arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… alarının 3. ve 5. sınıf ürünler bakımından bu ürünler için aktif yani başka bir ifadeyle tesirli olmasının niteleyici ve bildirici özellikte ve ayrıca ürünün tercih «sebebi» olması nedeniyle baştan zayıf karakterli ve «ayırt ediciliklerinin» düşük olduğu, bu nedenle davacının markalarının «üçüncü kişiler» tarafından bazı değişiklikler yapılmak suretiyle kullanılabileceğini öngörmesi ve buna katlanması gerektiği, çünkü başkalarının da tanımlayıcı sözcüklerden yararlanarak, bazı ekler kullanarak yeni markalar oluşturmasının mümkün olduğu, davacı markaları ile davalı başvurusunun konusu olan işaret arasında esas ve yardımcı unsurları, biçim ve umumi intiba itibariyle bir benzerlik bulunmadığı, bütünü itibariyle bıraktıkları etkinin de farklı olması nedeniyle karıştırmaya sebebiyet vermeyeceği zira, markaların ve başvuru konusu işaretin tamamen farklı görsel ve sescil etki bırakacak şekilde oluşturulduğu, davalı başvurusunun konusu işaretin 3. ve 5. sınıf ürünler için tanımlayıcı nitelikte olan aktif kelimesine eklenen heceyle özgün biçimde yaratılmış ve ayırt edicilik kazandırılmış olduğu, bir bütün olarak, davacı markasından bambaşka bir görsel ve sescil etki bırakmakta olup, davalı başvurusundaki aktif kelimesinin davacı markalarından bambaşka bir anlam ve içerikte bulunduğu, diğer yandan, karşılaştırma esnasında başvuru konusu işaretin parçalara bölünmesi mümkün olmadığı gibi, aynı «yasağın» davacı markaları için de söz konusu olduğu, bir bütün olarak başvuru konusu işaret ile davacı markalarının her birinin ayrı ayrı «iltibasa» sebebiyet verebileceğinin veya benzer olduklarının söylenemeyeceği ve davacının markasının tanınmış olmasının da bu sonucu değiştirmeyeceği gerekçesiyle, davanın r …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi · oy yasağı · ayırt edicilik · dava sebebi
Benzer bu kararda… alarının 3. ve 5. sınıf ürünler bakımından bu ürünler için aktif yani başka bir ifadeyle tesirli olmasının niteleyici ve bildirici özellikte ve ayrıca ürünün tercih «sebebi» olması nedeniyle baştan zayıf karakterli ve «ayırt ediciliklerinin» düşük olduğu, bu nedenle davacının markalarının «üçüncü kişiler» tarafından bazı değişiklikler yapılmak suretiyle kullanılabileceğini öngörmesi ve buna katlanması gerektiği, çünkü başkalarının da tanımlayıcı sözcüklerden yararlanarak, bazı ekler kullanarak yeni markalar oluşturmasının mümkün olduğu, davacı markaları ile davalı başvurusunun konusu olan işaret arasında esas ve yardımcı unsurları, biçim ve umumi intiba itibariyle bir benzerlik bulunmadığı, bütünü itibariyle bıraktıkları etkinin de farklı olması nedeniyle karıştırmaya sebebiyet vermeyeceği zira, markaların ve başvuru konusu işaretin tamamen farklı görsel ve sescil etki bırakacak şekilde oluşturulduğu, davalı başvurusunun konusu işaretin 3. ve 5. sınıf ürünler için tanımlayıcı nitelikte olan aktif kelimesine eklenen heceyle özgün biçimde yaratılmış ve ayırt edicilik kazandırılmış olduğu, bir bütün olarak, davacı markasından bambaşka bir görsel ve sescil etki bırakmakta olup, davalı başvurusundaki aktif kelimesinin davacı markalarından bambaşka bir anlam ve içerikte bulunduğu, diğer yandan, karşılaştırma esnasında başvuru konusu işaretin parçalara bölünmesi mümkün olmadığı gibi, aynı «yasağın» davacı markaları için de söz konusu olduğu, bir bütün olarak başvuru konusu işaret ile davacı markalarının her birinin ayrı ayrı «iltibasa» sebebiyet verebileceğinin veya benzer olduklarının söylenemeyeceği ve davacının markasının tanınmış olmasının da bu sonucu değiştirmeyeceği gerekçesiyle, davanın r …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9066 E. 2013/22486 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… l altına alınmasına izin verilmeyen tasviri ve vasıf bildirici sözcüklerden esinlenilerek oluşturulan bu markaların baştan itibaren zayıf marka konumunda oldukları, «iltibas» tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile bertaraf edilebileceği, marka ve işaretin belirtilen niteliklerine göre, davacı markaları ile davalı başvurusunun k …
… konusu işaretlerin aynı kökten kaynaklanmış olmaları ve aynı tür işyerlerinde birbirlerine yakın raflarda satılan emtia niteliğinde bulundukları dikkate alındığında «ortalama tüketicinin» bu tür ürünleri satın almak için seçerken sarf edecekleri sürenin kısalığı ve seçimlerinde yeterince titiz davranmayacak olmaları gözetilerek işaretler arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… erilmeyen tasviri ve vasıf bildirici sözcüklerden esinlenilerek oluşturulan markaların zayıf marka konumunda oldukları, davacı marka başvurusu ile davalı markasının «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzer bulunmadığı, davacı başvurusu kapsamında kalan ürünlerin aynen redde mesnet marka kapsamında yer almadığı gerekçesi ile davanın k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14603 E. , 2014/4031 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 17/10/2012
NUMARASI 2012/7-2012/184
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/10/2012 tarih ve 2012/7-2012/184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmışlık vasfı taşıyan "EVYAP ACTİVE, EVYAP ACTİVEX, DURU ACTİVEX, ACTİVEX" gibi çeşitli markaların sahibi olduğunu, davalının müvekkili markalarıyla iltibas ve tecavüz oluşturan, ayrıca onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacak, ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikte 2009/3168 kod numaralı, "ACTİVON" ibareli, 3, 5 ve 29.sınıf malları içeren kötüniyetli marka tescil başvurusunun ilânı üzerine kötüniyet, iltibas ve tanınmışlık sebeplerine dayalı olarak yaptıkları itirazlarının önce Markalar Dairesi Başkanlığı ve nihaî olarak da YİDK tarafından 2011/M-4342 sayılı kararla işaret ve markaların iltibas oluştaracak derecede benzer olmaması ve başvuruda kötüniyet bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini ileri sürerek aynı/benzer ürünler bakımından hukuka aykırı kurum kararının iptaline ve davalı adına tescil olunan markanın anılan ürünler bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacı tarafından markalarda benzerliğe sebebiyet verdiği ifade olunan "ACTİVE, AKTİF ve AKTİV" kelimelerinin hareketli, faal, tesirli anlamlarına geldiğini, üzerinde kullanılacağı mallar için emsallerine bu ürünün daha iyi, daha tesirli ve daha fazla yarar sağladığını bildirdiğini, bu sebeple ayırt ediciliğinin oldukça düşük seviyede olduğunu, davacı markaları ile davalı başvurusunun konusu olan işaret arasında anlamsal, görsel ve sescil olarak iltibasa yol açabilecek derecede bütünsel bir benzerlik bulunmadığını, başvuru konusu işaretin son hecesindeki "VON" ibaresinin ayırt ediciliği sağladığını, ayırt edici gücü düşük ibarelere bir kısım ekler yapılmak suretiyle iltibas tehlikesinin bertaraf edilebileceğini, başvurunun davacı markalarıyla iltibasa sebep olmayacağı, haksız yarar sağlamayacağı savunarak davanın reddini istemştir.
Davalı şirket, savunma yapmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her iki taraf markalarının hareketli, faal ve tesirli anlamlarına gelen AKTİF kelimesinden türetildiği, bu anlamı itibariyle tanıtım işareti olarak kullanılacağı mallar için ürünün daha iyi, daha tesirli, hareketli ve daha fazla yarar sağladığını bildirdiği, bu haliyle marka kapsamındaki ürün için tanımlayıcı nitelikte olduğu, bütün firmaların bu tür vasıf bildiren sözcüklere, bazı ekler ve onlardan bazı çıkarmalar yapmak suretiyle ürünlerini adlandırıp, bunu markalaştırdıkları, ancak tekel altına alınmasına izin verilmeyen tasviri ve vasıf bildirici sözcüklerden esinlenilerek oluşturulan bu markaların baştan itibaren zayıf marka konumunda oldukları, iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile bertaraf edilebileceği, marka ve işaretin belirtilen niteliklerine göre, davacı markaları ile davalı başvurusunun konusu olan işaret arasında esas ve yardımcı unsurları, biçim ve umumî intiba itibariyle bir benzerlik bulunmadığı gibi, her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkinin de farklı olması sebebiyle karıştırmaya sebebiyet verilmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka başvurusuna yapılan itirazın reddine ilişkin TPE YİDK kararının iptali ve davalı şirkete ait markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Davalının dava konusu başvurusu "ACTİVON", davacının daha önceki tarihlerde adına kayıtlı markalarının asıl unsuru ise "ACTİVE" ve "ACTİVEX" kelimelerinden oluşmaktadır. Uyuşmazlığa konu işaretlerin kapsadığı 3. ve 5. sınıflardaki emtiaların ortalama alıcısı nezdinde söz konusu işaretlerin aynı kökten kaynaklanmış olmaları ve aynı tür işyerlerinde birbirlerine yakın raflarda satılan emtia niteliğinde bulundukları dikkate alındığında ortalama tüketicinin bu tür ürünleri satın almak için seçerken sarf edecekleri sürenin kısalığı ve seçimlerinde yeterince titiz davranmayacak olmaları gözetilerek işaretler arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101560400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz