Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9652 E. 2013/22852 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar payı alacağı↗ kar payı dağıtımı↗ kâr payı alacağı↗ kâr payı dağıtımı↗ kar payı↗ hisse senedi↗ muacceliyet↗ anonim şirket↗ kâr dağıtımı↗ kâr payı↗ yetki↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 13.05.2001 ve 15.12.2002 tarihlerinde yapılan genel kurullarında, şirket ortaklarına dağıtılabilir karın belirlendiği, karın dağıtılması konusunda yönetim kuruluna tam yetki verildiği, bu kararlara rağmen davalı şirketin pay sahiplerine kar dağıtmadığı, ayrıca şirketin kar payı dağıtımının ne şekilde gerçekleştirileceğini ve zamanını pay sahiplerine duyurmadığı, ödenmesine karar verilen kar payının ortaklarca tahsil edilme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava 2308 sayılı Şirketlerin Müruru Zamana Uğrayan Kupon Tahsilat ve Hisse Senedi Bedellerinin Hazine Senedi Bedellerinin Hazineye İntikali Hakkındaki Kanun uyarınca açılmış alacak istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, ödenmesine karar verilen kar payının ortaklarca tahsil edilme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, anonim şirketlerde kar payının dağıtımına ilişkin genel kurul kararı tarihinden itibaren ortaklar ve diğer ilgililer için kâr payı alacak hakkı istenebilir hale gelir (Hayri Domaniç, Anonim Şirketler Hukuku ve Uygulaması, 1988, sh.1535). Genel kurul kararı tarihi, kararda dağıtım için ayrı bir tarih gösterilmedikçe kar payı alacağının muacceliyet tarihidir. Somut olayda ise gerek 13.05.2001 tarihli, gerekse 15.12.2002 tarihli genel kurullarda, dağıtımına karar verilen kar payının hangi tarihten itibaren dağıtılacağı da belirlenmiştir. Bu itibarla, mahkemenin ortakların davalı şirketten kar payı isteme koşullarının oluşmadığına ilişkin gerekçesi yerinde bulunmadığından talep çerçevesinde inceleme yapılarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1713 E. 2021/1385 K.
Ortak:kâr dağıtımı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 13.05.2001 ve 15.12.2002 tarihlerinde yapılan genel kurullarında, şirket ortaklarına «dağıtılabilir» karın belirlendiği, karın dağıtılması konusunda yönetim kuruluna tam «yetki» verildiği, bu kararlara rağmen davalı şirketin pay sahiplerine kar dağıtmadığı, ayrıca şirketin «kar payı dağıtımının» ne şekilde gerçekleştirileceğini ve zamanını pay sahiplerine duyurmadığı, ödenmesine karar verilen kar payının ortaklarca tahsil edilme koşullarının oluşmadığı ger …
Oysa, «anonim şirketlerde» «kar payının dağıtımına» ilişkin genel kurul kararı tarihinden itibaren ortaklar ve diğer ilgililer için kâr payı alacak hakkı istenebilir hale gelir (Hayri Domaniç, Anonim Şirketler Hukuku ve Uygulaması, 1988, sh.1535).
Genel kurul kararı tarihi, kararda «dağıtım» için ayrı bir tarih gösterilmedikçe «kar payı alacağının» «muacceliyet» tarihidir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 28.03.2014 tarihinde yapılan 2013 yılı «olağan genel kurul» toplantısında alınan karın % 20'sinin «dağıtılmasına» ilişkin 15. gündem maddesinde alınan kararın iptaline, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 28.03.2014 tarihinde yapılan 2013 yılı «olağan genel kurul» toplantısında alınan karın % 20'sinin «dağıtılmasına» ilişkin 15. gündem maddesinde alınan kararın iptaline, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17723 E. 2013/17763 K.
Ortak:kâr dağıtımı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 13.05.2001 ve 15.12.2002 tarihlerinde yapılan genel kurullarında, şirket ortaklarına «dağıtılabilir» karın belirlendiği, karın dağıtılması konusunda yönetim kuruluna tam «yetki» verildiği, bu kararlara rağmen davalı şirketin pay sahiplerine kar dağıtmadığı, ayrıca şirketin «kar payı dağıtımının» ne şekilde gerçekleştirileceğini ve zamanını pay sahiplerine duyurmadığı, ödenmesine karar verilen kar payının ortaklarca tahsil edilme koşullarının oluşmadığı ger …
Oysa, «anonim şirketlerde» «kar payının dağıtımına» ilişkin genel kurul kararı tarihinden itibaren ortaklar ve diğer ilgililer için kâr payı alacak hakkı istenebilir hale gelir (Hayri Domaniç, Anonim Şirketler Hukuku ve Uygulaması, 1988, sh.1535).
Genel kurul kararı tarihi, kararda «dağıtım» için ayrı bir tarih gösterilmedikçe «kar payı alacağının» «muacceliyet» tarihidir.
Benzer bu kararda… e, davalının bir sermaye şirketi olduğu, genel kurullarında karar alınmasına ve ortakların talep etmesine rağmen kar paylarını ödemediği, halen bu konuda çok sayıda «derdest» dava olduğu, uygulamada «dağıtılmayan» kâr paylarının şirketin özkaynakları arasında yer aldığı ve sermaye yedeği olarak gözüktüğü, yani dağıtılmayan karların şirketin özvarlığı olduğu ve mülkiyeti kaps …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mazeret · derdestlik · limited şirket
Benzer bu kararda12.06.1933 tarihinde kabul edilen ve 26.06.1933 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren adı geçen Yasa'nın 1. maddesine göre “Anonim ve «limited şirketleriyle» sermayesi eshama ayrılmış komandit şirketlerin komanditlere ait hisse senetlerinin ve tahvillerinin kanuni «mazeret» bulunmaksızın beş senelik müruruzamana uğrayan faiz, temettü ve ikramiye gibi menfaatleriyle bu şirketlerin hisse senetleri ve tahvillerinden bedele inkilap etmiş …
… e, davalının bir sermaye şirketi olduğu, genel kurullarında karar alınmasına ve ortakların talep etmesine rağmen kar paylarını ödemediği, halen bu konuda çok sayıda «derdest» dava olduğu, uygulamada «dağıtılmayan» kâr paylarının şirketin özkaynakları arasında yer aldığı ve sermaye yedeği olarak gözüktüğü, yani dağıtılmayan karların şirketin özvarlığı olduğu ve mülkiyeti kaps …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9652 E. , 2013/22852 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.11.2012 tarih ve 2010/370-2012/755 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2000 ve 2001 yıllarına ilişkin olarak yaptığı olağan genel kurullarında, karından kanuni giderler düştükten sonra kalan kısmın kar payı olarak dağıtılmasına karar verildiğini, ancak yapılan incelemede dağıtımına karar verilen kar paylarından bir kısmının şirket ortaklarına dağıtılmadığının tespit edildiğini, 2308 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre dağıtılmasına karar verilip de dağıtılmayan kâr paylarının 5 yıllık zamanaşımının bitiminden itibaren 3 ay içinde Hazineye intikal ettirilmesi gerekmesine rağmen bu işlemin yapılmadığını, aynı Kanun'un 2. maddesi uyarınca da 1. maddenin gereklerinin yerine getirilmemesi halinde ilgilinin üç misli tazminat ödemeye mahkum edileceğini ileri sürerek, 2000 yılı hesap dönemine ait dağıtımına karar verilip ödenmeyen 3.511.666 TL'nin 03.10.2006 tarihinden itibaren, 2001 yılı hesap dönemine ait dağıtımına karar verilip ödenmeyen 18.611 TL'nin 01.03.2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari gecikme zammı ve yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca anılan Kanun'un 2.
maddesi uyarınca 2000 yılı hesap dönemi için 10.534.998 TL, 2001 yılı hesap dönemi için 55.833 TL tazminatın davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dayandığı 2308 sayılı Kanun'un anayasaya aykırı bulunduğunu, kâr payı dağıtılımadığı iddiasının doğru olmadığını, her hissedarın doğmuş kâr paylarını talep etme hakkının ve şirketin de bu kar paylarını talep eden ortağa ödeme borcunun devam ettiğini, kâr paylarının ödenmesi talepli açılmış davaların devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 13.05.2001 ve 15.12.2002 tarihlerinde yapılan genel kurullarında, şirket ortaklarına dağıtılabilir karın belirlendiği, karın dağıtılması konusunda yönetim kuruluna tam yetki verildiği, bu kararlara rağmen davalı şirketin pay sahiplerine kar dağıtmadığı, ayrıca şirketin kar payı dağıtımının ne şekilde gerçekleştirileceğini ve zamanını pay sahiplerine duyurmadığı, ödenmesine karar verilen kar payının ortaklarca tahsil edilme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava 2308 sayılı Şirketlerin Müruru Zamana Uğrayan Kupon Tahsilat ve Hisse Senedi Bedellerinin Hazine Senedi Bedellerinin Hazineye İntikali Hakkındaki Kanun uyarınca açılmış alacak istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, ödenmesine karar verilen kar payının ortaklarca tahsil edilme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, anonim şirketlerde kar payının dağıtımına ilişkin genel kurul kararı tarihinden itibaren ortaklar ve diğer ilgililer için kâr payı alacak hakkı istenebilir hale gelir (Hayri Domaniç, Anonim Şirketler Hukuku ve Uygulaması, 1988, sh.1535). Genel kurul kararı tarihi, kararda dağıtım için ayrı bir tarih gösterilmedikçe kar payı alacağının muacceliyet tarihidir.
Somut olayda ise gerek 13.05.2001 tarihli, gerekse 15.12.2002 tarihli genel kurullarda, dağıtımına karar verilen kar payının hangi tarihten itibaren dağıtılacağı da belirlenmiştir. Bu itibarla, mahkemenin ortakların davalı şirketten kar payı isteme koşullarının oluşmadığına ilişkin gerekçesi yerinde bulunmadığından talep çerçevesinde inceleme yapılarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 13.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/570309500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz