Endüstriyel tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7014 E. 2013/22443 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 327/2↗ kabul beyanı↗ delillerin toplanmaması↗ aaüt↗ ara karar↗ yargılama gideri↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kabulün kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı, kabul beyanında bulunan tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderini ödemeye mahkum edileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının HMK 327 ve 329 maddeleri yönünden yerinde olmayan taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, davalı vekili cevap dilekçesinde davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. Kabul beyanı delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce yapıldığından mahkemece AAÜT'nin 6. maddesi gereğince davacı yararına tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına hükmedilmesi gerekirken, tamamına hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan kanunun 438/7. maddesi uyarınca davalı yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4495 E. 2022/8145 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme tutanağı · nispi karar harcı · davanın konusuz kalması · nispi vekalet ücreti · itirazın iptali davası · ön inceleme duruşması · davanın konusu · kefalet
Benzer bu kararda… ge Adliye Mahkemesince; davacı bankanın elindeki belgeler itibariyle asgari araştırmayı yapması ile, borç ve borçluları tespiti mümkün bulunduğu nazara alındığından «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesinde ve ayrıca, «itirazın iptali davalarının» «nispi harca» tabi olup, davanın mahiyeti itibariyle «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçelerin usu …
AAÜT 6. maddesinde anlaşmazlığın «davanın konusuz kalması» nedeni ile ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderileceği hallerde tarife hükümleri ile belirlenen ücretin yarısına hükmedileceği düzenlenmiş olup mahkemece tarife hükümlerine göre belirlenecek «nispi vekalet ücretinin» yarısına hükmedilmesi gerekirken tamamına hükmedilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
… davanın konusuz kaldığı, incelenen icra takip dosyasında davalı ... yönünden takipten vazgeçme beyanında bulunulduğu ve buna ilişkin işlemlerin yapıldığı, davalının «kefaletten» vazgeçme beyanına usulüne uygun şekilde «muvafakat» edildiğinin dosyadaki belgelerden tespit edildiği, bu belgelerin icra takibinden önceki tarihli olduğu, dava açıldıktan sonra davacı tarafça davalı ... yönünden takipten vazgeçildiği, davacının davalı yönünden icra takibinin başlatılmaması ve sonrasında davanın açılmaması yönünde işlem yapabileceği halde davalı aleyhine icra takibinin başlatılması ve davanın açılması işlemini yaptığı, bu haliyle de davalı tarafından talep edilen «kötü niyet tazminatına» hükmedilebileceği gerekçesiyle «davanın konusu» kalmadığından esası hakkında da karar «verilmesine yer olmadığına», davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin kabulüne, davalı yönünden başlatılan icra takibinde gösterilen bedel üzerinden hesaplanacak %20 kötü niyet tazminatı …
2- Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup davacı vekili tarafından 07.11.2017 ve 12.02.2018 tarihli dilekçeleri ile ön «inceleme duruşmasından» önce davalı ... yönünden «dava konusu» icra takibinden vazgeçtiğini, itirazın iptalini gerektirir bir hususun kalmadığını açıklamış, ilk derece mahkemesince davacı vekilinin bu beyanları dikkate alınarak davanın konusu kaldığından esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6211 E. 2012/11927 K.
Ortak:delillerin toplanmaması
İncelediğiniz karardaKabul beyanı «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce yapıldığından mahkemece AAÜT'nin 6. maddesi gereğince davacı yararına tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısı …
Benzer bu karardaMahkemece «delillerin toplanmasından» önce «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verildiğine göre AAÜT'nin 6. maddesi uyarınca nispi vekâlet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feragat nedeniyle davanın reddi · davadan feragat · feragat · kredi sözleşmesi · temsil
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı vekilinin açmış olduğu «davadan feragat» ettiği gerekçesiyle davanın reddine, davalı taraf kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden 500,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece «delillerin toplanmasından» önce «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verildiğine göre AAÜT'nin 6. maddesi uyarınca nispi vekâlet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararı …
Dava «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13828 E. 2014/3793 K.
Ortak:delillerin toplanmaması · ara karar
İncelediğiniz karardaKabul beyanı «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce yapıldığından mahkemece AAÜT'nin 6. maddesi gereğince davacı yararına tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısı …
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararları gereğinin yerine getirilmesinden önce davanın «feragat» nedeniyle reddine karar verildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi uyarınca Tarife hükümleriyle belirlenen üc …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feragat
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «feragat» sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararları gereğinin yerine getirilmesinden önce davanın «feragat» nedeniyle reddine karar verildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi uyarınca Tarife hükümleriyle belirlenen üc …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7014 E. , 2013/22443 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.12.2012 tarih ve 2012/101-2012/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 31/05/2010 tarihinde 2010/03065 çoklu tasarımının 2 nolu el süpürgesi tasarım tescili aldığını, bu el süpürgesinin davalının 2007 yılı kataloğunda kamuya sunulduğunu, 2010-03065-2 nolu tasarım yenilik ve ayırt edicilik kriterini taşımadığını, 554 sayılı KHK'nın 8. maddesi uyarınca 2007 yılında kendisi tarafından kamuya sunulmuş olduğundan 12 aylık yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini etkilememe süresinin geçirildiğini ileri sürerek, davalının 2010/03065 sayılı çoklu tasarımın 2 numaralı tasarım tescilinin hükümsüz kılınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davayı kabul ettiğini, ancak davacının aynı konuya ilişkin kötüniyetli olarak onüç ayrı dava açtığını, davacının gayesinin vekalet ücreti almak olduğunu, mahkemede görülmekte olan 2012/100 esas sayılı dava ile bu davanın birleştirilmesini, HMK 329. maddesi gereğince davacının ve vekilinin mahkemenin uygun göreceği tutarda para cezasına çarptırılmasını savunarak, davanın kabulünü istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kabulün kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı, kabul beyanında bulunan tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderini ödemeye mahkum edileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının HMK 327 ve 329 maddeleri yönünden yerinde olmayan taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, davalı vekili cevap dilekçesinde davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. Kabul beyanı delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce yapıldığından mahkemece AAÜT'nin 6. maddesi gereğince davacı yararına tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına hükmedilmesi gerekirken, tamamına hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan kanunun 438/7. maddesi uyarınca davalı yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hüküm kısmının 4 numaralı bendinde ''...1800 TL....'' ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine ''...900,00TL....'' ibaresinin eklenmesine ve kararın düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/570022300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz