6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/6211 E. 2012/11927 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
feragat nedeniyle davanın reddi delillerin toplanmaması aaüt davadan feragat vekâlet ücreti feragat kredi sözleşmesi temsil

Atıf yapılan mevzuat: HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı vekilinin açmış olduğu davadan feragat ettiği gerekçesiyle davanın reddine, davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 500,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece delillerin toplanmasından önce feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiğine göre AAÜT'nin 6. maddesi uyarınca nispi vekâlet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1357 E. 2017/4130 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/6211 E.  ,  2012/11927 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Artvin Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/12/2010 tarih ve 2010/300-2010/311 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Ya-Ku-De Tüpgaz Paz. Ltd. Şti. ile davalı arasında imzalanan 14.12.2007 tarihli kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını, davalı banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan 10.08.2006 tarihli bir kredi sözleşmesi daha bulunduğunu, müvekkilinin kefili bulunduğu kredi sözleşmesine ilişkin borç tutarının 38.365,00 TL olduğunu, ancak davalı banka tarafından 19.11.2009 tarihinde müvekkilinin herhangi bir imzası ve kefaleti bulunmayan 10.08.2006 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklanan borca sayılmak üzere icra baskısı ve tehdidi ile 88.365,00 TL tahsil edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin 10.08.2006 tarihli sözleşmeden dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının tespiti ile haksız olarak tahsil edilen 50.000,00 TL'nın 19.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı tarafından yapılan ödemenin 14.12.2007 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklanan borca ilişkin olduğunu, bu sözleşmede davacının müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını, davacının iddialarının yersiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı vekilinin açmış olduğu davadan feragat ettiği gerekçesiyle davanın reddine, davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 500,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece delillerin toplanmasından önce feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiğine göre AAÜT'nin 6. maddesi uyarınca nispi vekâlet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının (HÜKÜM) bölümünün (3) numaralı bendinde yer alan “500,00 TL vekâlet ücretinin” ibaresinin çıkartılarak yerine “2.875,00 TL nispi vekâlet ücretinin” ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 04.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062226100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.