6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirket Müdürünün Azli

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11656 E. 2013/22068 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
azil hakediş şirket müdürlüğü sorumluluk davası kayyım dürüstlük kuralı vekalet ücreti ibraz temsil

Atıf yapılan mevzuat: TMK — TMK 2

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, daha önceki şirket adına yapılmış sözleşmelerde şirketi her iki ortağın da fiilen tek başına ayrı ayrı temsili uygulamasına ortaklarca bir itirazda bulunulmayıp aksine benimseme ve onay vermesine rağmen davacı tarafça davaya konu olan sözleşmede bu şekildeki fiili uygulamanın doğru olmadığının ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki objektif iyi niyet ve dürüstlük kurallarına uygun olmadığı, davacının şirket adına ve şahsı adına, davalı ...'un karşı şirket müdürlüğünden bu eylem ve işlem nedeniyle azlini istemesinin fiili uygulama ve benimsenen örtülü onay karşısında doğru olmadığı, bu durumda davacı şirket adına ancak davalı diğer şirket ortağına yönelik sorumluluk davası açılması imkanı bulunduğu, eldeki davanın ise, bu yönde açılmış bir sorumluluk davası olmadığı, sırf bankanın tek başına tek imzayla davalı ortağın para çekmesi işleminin, bu ortağın şirket müdürlüğünden azline yeterli olmadığı, davalı ortağın şirket müdürlüğünden azlini gerektirir başkaca bir delil ve belge de ibraz edilmediği, bu nedenle bu davalı şirket ortağı hakkında açılan, şirket müdürlüğünden azil isteminin doğru olmadığı, davalı Manisa Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı'na yönelik davada; aslında davacı şirket ve ortağının da davalı diğer şirket ortağının bu kurum neznindeki işlerde şirketi fiilen davalı ...'un tek başına temsiline onay verdiği, dolayısıyla davalı bu kurumun iş bedelini kendisiyle sözleşme yapan diğer davalı ... adına ödenmesi yönünde diğer davalı bankaya talimat/ödeme yazısı yazmasında hukuka aykırı bir işlemin bulunmadığı, öte yandan yapılan ödeme bedelinin dahi, daha sonra şirket kayıtlarında davacı ve davalı her iki ortak adına ayrı ayrı ödendiğinin kayıtlandığı, böylece davalı bu kurumun iş bedeli için diğer davalı ...'a ödeme talimatı vermesinden dolayı bir sorumluluğunun bulunmadığı, bu davalı hakkındaki davanın da bu sebeple reddi gerektiği, davalılardan T.C. Ziraat Bankası A.Ş'ye yönelik davada; diğer davalı Manisa Köylere Hizmet Götürme Başkanlığı'nın yetkilisi tarafından bankaya yönelik olarak yazılan talimat gereğince, 32.979,27 TL hakediş bedelinin Oröz İnşaat Turizm Gıda Elk. Aletler Orman Ürn. San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ...'a ödenmesi yönünde verilen talimatın gereğini yerine getirmiş olması, ödeme fişinde de bu davalının imzasının alınması ve kimliğinin tespit edilmesi nedeniyle davalı bankanın yapmış olduğu işin bankacılık mevzuatına, usul ve yasaya uygun olduğu, bu davalının yapılan ödeme nedeniyle davacıya karşı bir kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacılar vekili ve kayyım ... temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, kayyım ...'ün tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davalı ... yönünden davanın reddine yönelik temyiz itirazları bakımından, bu davalının şirket alacağı olan miktarı tahsil ettiği tartışmasızdır. Bilirkişi raporunda da tahsil edilen bu paranın şirket kayıtlarına girmediği de tespit edilmiştir. Bu nedenle kural olarak adı geçen davalının bu tutardan sorumlu olduğu düşünülmelidir. Ancak davalı savunmasında, tahsil edilen parayı şirket borçlarını ödemede kullandığını beyan etmiştir. Bu durumda; davalı ... tarafından tahsil edilen paranın şirket borçlarının ödenmesi konusunda kullanılıp kullanılmadığı tartışılmadan ve buna yönelik deliller toplanıp değerlendirilmeden yazılı gerekçeyle bu davalı bakımından da davanın reddi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3- (2) nolu bentte açıklanan bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kayyım Atanması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15941 E. 2015/6816 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Ortaklar Kurulu Kararının Yokluğunun Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9548 E. 2011/12210 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/11656 E.  ,  2013/22068 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.04.2013 tarih ve 2012/139-2013/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve kayyım ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili,müvekkillerinden ... ile davalılardan ...'un diğer müvekkili davacı Oröz İnşaat Turizm Gıda Elk. Aletler Orman Ürn. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kurucu ortakları olduğunu, her ikisinin de şirketin müdürü olarak seçildiklerini, 08.05.2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan ortaklar kararı ile şirketin 10 yıl süre ile iki şirket müdürü tarafından üçüncü şahıslar nezdinde temsil edileceğinin öngörüldüğünü, müvekkillerinden davacı şirketin diğer davalı Manisa Valiliği'ne bağlı Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı'na yapmış olduğu iş nedeni ile hak kazandıgı 31.868,73 TL'nin bu davalı tarafından diğer davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş'nin Manisa Şubesi aracılığıyla söz konusu bedelin şirket adına yetkilisi ...'a banka dekontuyla ödenmesinin talep edildiğini ve diğer davalı Ziraat Bankası'nın da bu parayı şirketi tek başına temsile yetkili olup olmadığını araştırmadan ...'a imza sirkülerini istemeden verdiğini, bu nedenlerle davalı ...'ın haksız yere şirkete ait parayı zimmete geçirdiğinden şirket müdürlüğünden azline ve şimdilik 10.000,00 TL alacağın davalılardan müşterek ve müteselsilen 12.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

[…]C. Ziraat Bankası vekili, müvekkili bankanın diğer davalı Manisa Valiliği Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı tarafından gönderilen yazılı talimat ile 31.868,73 TL'nin şirket yetkilisi ...'a ödenmesi talimatı bulunduğundan bu talimat gereği hareket ettiğini, ödemenin şirketin bankadaki hesabından yapılan bir ödeme olmayıp, bu şirketin yetkilisi olduğu bildirilen şahsa ödeme yapılması talimatı gereğince yapılan bir ödeme olduğunu, bankanın ödeme yapılan kişinin şirkete temsile yetkili olup olmadığını araştırmak durumunda olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Diğer davalı Manisa Valiliği Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı vekili, davacılardan Oröz İnşaat Turizm Gıda Elk. Aletler Orman Ürn. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kendilerine ait işin ihalesini aldığını, işin tamamlanmasından sonra da iş bedelinin şirket müdürü ...'a ödendiğini, davacılardan şirket ortağı olan ...'in de ödemenin yapıldığı sırada bankada olduğunu, bu davacının iyi niyetli olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Diğer davalı ... vekili, şirket adına davalı Manisa Köylere Hizmet Götürme Başkanlığı'nın ihalesini aldıklarını, bu işi kendisinin ve dava dışı başka kişilerin yaptığını, işi bitirdiklerini, kendisi ile birlikte davacının iş bedelini almak için T.C. Ziraat Bankası A.Ş'ye geldiğini, bankadan aldıkları parayı iş yaparken malzeme aldıkları şahıslara ödediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, daha önceki şirket adına yapılmış sözleşmelerde şirketi her iki ortağın da fiilen tek başına ayrı ayrı temsili uygulamasına ortaklarca bir itirazda bulunulmayıp aksine benimseme ve onay vermesine rağmen davacı tarafça davaya konu olan sözleşmede bu şekildeki fiili uygulamanın doğru olmadığının ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki objektif iyi niyet ve dürüstlük kurallarına uygun olmadığı, davacının şirket adına ve şahsı adına, davalı ...'un karşı şirket müdürlüğünden bu eylem ve işlem nedeniyle azlini istemesinin fiili uygulama ve benimsenen örtülü onay karşısında doğru olmadığı, bu durumda davacı şirket adına ancak davalı diğer şirket ortağına yönelik sorumluluk davası açılması imkanı bulunduğu, eldeki davanın ise, bu yönde açılmış bir sorumluluk davası olmadığı, sırf bankanın tek başına tek imzayla davalı ortağın para çekmesi işleminin, bu ortağın şirket müdürlüğünden azline yeterli olmadığı, davalı ortağın şirket müdürlüğünden azlini gerektirir başkaca bir delil ve belge de ibraz edilmediği, bu nedenle bu davalı şirket ortağı hakkında açılan, şirket müdürlüğünden azil isteminin doğru olmadığı, davalı Manisa Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı'na yönelik davada;

aslında davacı şirket ve ortağının da davalı diğer şirket ortağının bu kurum neznindeki işlerde şirketi fiilen davalı ...'un tek başına temsiline onay verdiği, dolayısıyla davalı bu kurumun iş bedelini kendisiyle sözleşme yapan diğer davalı ... adına ödenmesi yönünde diğer davalı bankaya talimat/ödeme yazısı yazmasında hukuka aykırı bir işlemin bulunmadığı, öte yandan yapılan ödeme bedelinin dahi, daha sonra şirket kayıtlarında davacı ve davalı her iki ortak adına ayrı ayrı ödendiğinin kayıtlandığı, böylece davalı bu kurumun iş bedeli için diğer davalı ...'a ödeme talimatı vermesinden dolayı bir sorumluluğunun bulunmadığı, bu davalı hakkındaki davanın da bu sebeple reddi gerektiği, davalılardan T.C.

Ziraat Bankası A.Ş'ye yönelik davada; diğer davalı Manisa Köylere Hizmet Götürme Başkanlığı'nın yetkilisi tarafından bankaya yönelik olarak yazılan talimat gereğince, 32.979,27 TL hakediş bedelinin Oröz İnşaat Turizm Gıda Elk. Aletler Orman Ürn. San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ...'a ödenmesi yönünde verilen talimatın gereğini yerine getirmiş olması, ödeme fişinde de bu davalının imzasının alınması ve kimliğinin tespit edilmesi nedeniyle davalı bankanın yapmış olduğu işin bankacılık mevzuatına, usul ve yasaya uygun olduğu, bu davalının yapılan ödeme nedeniyle davacıya karşı bir kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacılar vekili ve kayyım ... temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, kayyım ...'ün tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davalı ... yönünden davanın reddine yönelik temyiz itirazları bakımından, bu davalının şirket alacağı olan miktarı tahsil ettiği tartışmasızdır. Bilirkişi raporunda da tahsil edilen bu paranın şirket kayıtlarına girmediği de tespit edilmiştir. Bu nedenle kural olarak adı geçen davalının bu tutardan sorumlu olduğu düşünülmelidir. Ancak davalı savunmasında, tahsil edilen parayı şirket borçlarını ödemede kullandığını beyan etmiştir. Bu durumda; davalı ... tarafından tahsil edilen paranın şirket borçlarının ödenmesi konusunda kullanılıp kullanılmadığı tartışılmadan ve buna yönelik deliller toplanıp değerlendirilmeden yazılı gerekçeyle bu davalı bakımından da davanın reddi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3- (2) nolu bentte açıklanan bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kayyım ...'ün tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılar ve kayyım ...'e iadesine, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/569539100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.