6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ambalajın taşımaya uygunluğu araştırılmadan taşıyıcı aklanamaz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2317 E. 2019/8026 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Gerekçe özeti

CMR'ye tabi taşımada emtiadaki ıslanma-paslanma hasarının, taşıyıcının sorumlu olmadığı ambalaj kusurundan (CMR 17/4-b) veya malların özelliğinden (CMR 17/4-d) kaynaklandığı sonucuna varılabilmesi için, emtianın taşıma güzergâhına, taşıma koşullarına ve güncel teknolojik verilere uygun ambalajlanıp ambalajlanmadığı, terleme özelliği bulunup bulunmadığı, rutubete karşı özel folyo gerekip gerekmediği ve delik-yırtık bulunmayan ambalaja dış ortamdan su sirayetinin mümkün olup olmadığı, işin uzmanlarından oluşan bir heyetten alınacak, soyutluktan uzak ve tereddüde yer vermeyen bir raporla belirlenmelidir; bu araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddi bozmayı gerektirir.

Ele alınan sorunlar

Emtiadaki hasarın ambalaj kusurundan mı yoksa taşıma sürecinden mi kaynaklandığının eksik incelemeyle belirlenip belirlenemeyeceği → kabul

İddia: Davacı sigortacı, hasarsız ve sağlam teslim alınan emtianın varma yerinde ıslak ve paslı olduğunun tespit edildiğini, taşıyıcının taşıma sırasında bilgi vermeksizin araç değişikliği yaptığını ileri sürerek, sigortalısına ödediği tazminatın halefiyet hükümleri uyarınca taşıyıcıdan ve onun zorunlu sigortacısından tahsilini istemiştir.

Gerekçe: Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, emtiadaki bozulmanın terleme sonucu oluşamayacağı; ancak daha fazla miktarda ve ambalaj dışı bir su kaynağının bulunması veya çok nemli bir ortamda bekletilmesi sonucunda dış ortamdan ambalajlanmış ürünler üzerine difüzyon yoluyla suyun nüfuz etmesiyle bu ölçüde bir bozulmanın meydana gelebileceği sonucuna varılmıştır; davacının sunduğu uzman görüşünde de bozulmaya neden olan suyun terleme yerine dış bir etkenden kaynaklanabileceği veya çok daha fazla nem içeren bir ortam gerektiği teknik olarak açıklanmıştır. Ayrıca birleşen dosyalardan birindeki ekspertiz raporunda, satıcı firmanın nakliye esnasında rutubet riskini önlemek için ayrıca özel folyo koyduğu ifadesi açıkça yer almaktadır. Bu durumda öncelikle emtianın ambalajının taşımaya uygun olup olmadığı tespit edilmelidir: eksper raporları, bilirkişi raporları, uzman görüşü ve tarafların itirazları da dikkate alınarak, taşımaya konu emtianın taşıma güzergâhına, taşıma koşullarına ve günümüz teknolojik verilerine uygun ambalajlanıp ambalajlanmadığı, emtianın terleme özelliğinin bulunup bulunmadığı, ambalaj içerisine rutubet riskini önlemek için özel folyo konulmasının gerekip gerekmediği, ayrıca ambalajında delik veya yırtık bulunmayan üründe dış ortamdan gelen suyun ürüne sirayet etmesinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise bunun nasıl gerçekleşebileceği ve mevcut ambalajlı hâliyle ürünün dış etkilere karşı yeterince korunaklı olup olmadığı, her türlü soyut yaklaşımdan uzak ve tereddüde yer vermeyecek şekilde işin uzmanlarından oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden alınacak raporla açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeye dayalı olarak asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesi doğru değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

CMR 17/4-b ve 17/4-d kapsamındaki sorumsuzluk hâllerinin kabulü için ambalajın taşımaya uygunluğunun ve dış ortamdan nem nüfuzu ihtimalinin uzman bilirkişi heyetiyle tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği yönünden bağlayıcı emsal değer taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hâlleri ambalaj kusuru malların özelliği terleme (kondensasyon) difüzyon halefiyet nakliyat abonman sigortası eksik inceleme uzman görüşü zorunlu taşıyıcı sigortası

Atıf yapılan mevzuat: CMR — CMR 17/4-bCMR 17/4-d

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1852 E. 2023/4139 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat | Rücü tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11598 E. 2010/3331 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/2317 E.  ,  2019/8026 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02/05/2017 tarih ve 2014/530 E- 2017/383 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 22/02/2018 tarih ve 2017/508 E- 2018/139 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından duruşmalı istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.12.2019 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı ...Ş vekili Av. ..., asıl ve birleşen davada davalılardan Euroka Sigorta A.Ş vekili Av. ... , asıl ve birleşen davada davalı Çobantur turizm Tuu ve Nak. Ltd. Şti vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.

Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda müvekkili ile dava dışı İskenderun Demir ve Çelik AŞ arasında "Nakliyat, Abonman Sigorta poliçesi" bulunduğunu, sigortalının asıl dosyada Fransa'dan birleşen diğer dosyalarda ise Slovenya'dan aldığı emtiaların Hatay'a taşınması işleminin davalı Çobantur Turizm ..Ltd. Şti. tarafından üstlendiğini, diğer davalı olan Eureko Sigorta AŞ'nin ise Çobantur Şirketinin zorunlu sigortacısı olduğunu, hasarsız eksiksiz kuru ve sağlam halde teslim edilen emtianın varma yerinde yapılan tespitlerde ıslak ve paslı olduğunun anlaşıldığı, davalının taşıma esnasında bilgi vermeksizin araç değişikliği yaptığı, ekspertiz raporuna göre emtianın yağmur yada benzeri koşullar altında bu hale gelmiş olabileceği kanaatine varıldığı, taşıyıcı firmanın ve sigortacısının bu hasar-zarardan sorumlu olduğunu, bu nedenle sigortalısının zararını ödeyen davacının;

halefiyet haklarını kullanmak suretiyle davalı taşıyıcı ve onun zorunlu sigortasına rücu hakkını kullandığını ileri sürerek asıl dosyada 37.995,10-euro'nun 08/04/2013 tarihinden, birleşen 2013/902 Esas sayılı dosyada 33.379,86 -euro'nun 23/05/2013 tarihinden itibaren, birleşen 2013/903 Esas sayılı dosyada 32.821,56 euronun 06/06/2013 tarihinden itibaren, birleşen 2013/904 Esas sayılı dosyada 31.929,35 euro'nun 12/06/2013 tarihinden itibaren, birleşen 2013/905 Esas sayılı dosyada 32.181,55 euro'nun 10/06/2013 tarihinden itibaren yıllık %5 oranda CMR faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Çobantur...Ltd.Şti. vekili, emtianın ambalajında delik, yırtık, defarmasyon bulunmadığını, taşımada kullanılan araçların brandalarında, teknik malzemelerinde herhangi bir sorun olmadığını, söz konusu ıslaklık ve paslanmanın ambalajlanma kusurundan doğmuş olabileceğini, bundan da müvekkili taşıyıcının sorumlu tutulamayacağını, zaten 5 ayrı taşımanın söz konusu olduğunu, her birinde de aynı sorunla karşılaşıldığını, buradan da kusurun taşıyıcıda değil, malda ya da ambalajlanmasında olduğunu gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... şirket vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taşınan ticari emtia niteliğindeki tellerin orijinal paketlenmesinin teknolojiye uygun olduğu, asıl ve birleşen dosyalarda taşımada kullanılan araçların kasasına su girdiğine dair bir tespitin bulunmadığı, taşıma sürecinde sağlam bobinler içine su sızdıracak kadar yoğun yağmura maruz kaldığını gösteren meteorolojik bir veri olmadığı, teslim yerinde ambalajların içine su girebilecek ya da sızabilecek şekilde bir yırtığın ya da deliğin bulunduğuna dair bir tespitin söz konusu olmadığı ve tutanaklarda böyle bir şeyin yer almadığı, öte yandan 5 ayrı taşımada da aynı problemin yaşandığı, sadece ambalaj içindeki nem ya da nemin yoğunlaşmasının değil dış ortamdan difizyon yoluyla neme nüfus etmesi sonucu ancak bu denli bir bozulmanın yaşanabileceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; taşınan emtianın özel nitelikli emtia olduğu ve çevre koşullarından yalıtılması gerektiği, bu özelliğine rağmen özel bir taşıma sistemi öngörülmediği, davalı taşıyanın müterafık kusurunun bulunmadığı, emtiadaki bozulmanın havadaki yahut ambalaj üzerinde biriken element ve bileşiklerin difüzyonu yoluyla gerçekleşmiş olduğu, ya da dava konusu taşınan emtianın ambalajında dışarıdan girebilecek bir hasar ve yırtık-delik v.s bulunmadığına göre emtianın su yahut neme maruz kalmış vaziyette ambalajlanmış olabileceği, dava konusu emtialardaki hasarın taşıyıcının CMR 17/4-d maddesi kapsamında malların özelliği sonucu ortaya çıktığı yahut CMR 17/4-b maddesi kapsamında malların taşıyıcının sorumlu olmadığı bir ambalaj kusurundan kaynaklandığı, bu koşullarda taşıyıcının ve sigortacısının oluşan hasarlardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan asıl davada verilen hükme yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Asıl ve birleşen davalar, CMR Konvansiyonu kapsamında farklı tarihlerde yapılan taşımalar sonucunda emtiada meydana gelen zararların davalı taşıyıcıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, dosya kapsamında bulunan ve hükme esas alınan 21.12.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna göre, mevsim şartlarında mevcut ortamın yarattığı ambalaj üzerinden diffüzyon yoluyla nüfuz edebilecek suyun taşıyıcı tarafından önlenmesinin mümkün olmadığı, sorunun ambalajlamadan kaynaklandığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusu da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.

Asıl davaya konu taşıma Fransa'dan, birleşen davalara konu taşımalar ise Slovenya'dan Hatay'a yapılmış, taşımaya konu Ca-Si ve Ca-Fe özlü teller gönderen firma tarafından ambalajlanmış, ancak varma yerinde düzenlenen tutanaklardan da anlaşıldığı üzere tellerin ıslak ve paslı olduğu anlaşılmıştır. Düzenlenen eksper raporlarında, hasarın nerede ve ne zaman meydana geldiği tam olarak bilinmemekle birlikte, nakliyeci firma sorumluluğunda iken, nakliyenin bir aşamasında ve/veya aktarmalarda (muhtemelen yağmurlu havada uzun süre araç dışında ve açık sahada bekletilmesi sonucu ıslanarak hasarlanmış) meydana geldiği sonucuna varılmış, 18.06.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda ise somut hiçbir veri olmadan, fiziki terleme hadisesini de yok sayarak sevkiyatın bir aşamasında ve/veya muhtemelen yağmurlu havada araçtan araca yapılan aktarmada yada açık sahada bekletilip ıslandığı için paslandığı sonucuna varılamayacağı ifade edilmiştir.

Davacı vekilinin itirazları üzerine heyete metalurji mühendisi dahil edilerek yeni bir rapor alınmış, hükme esas alınan işbu raporda ise, emtiadaki bozulmanın terleme sonucu oluşmayacak nitelikte olduğu, daha fazla miktarda ve ambalaj dışı bir su kaynağının veya çok nemli bir ortamda bekletilmesi sonucunda dış ortamdan ambalajlanmış ürünler üzerine diffüzyon yoluyla suyun nüfuz etmesi sonucu ancak bu denli bir bozulmaya neden olabileceği sonucuna varılmıştır. Davacı tarafça dosyaya sunulan uzman görüşünde de benzer şekilde bozulmaya neden olan suyun nem (terleme) yerine dış bir etkenden kaynaklanabileceği veya çok daha fazla miktarda nem içeren bir ortamda olması gerektiği teknik olarak açıklanmıştır.

Yapılan tespitler, açıklamalar ve dosya kapsamında bulunan belgeler değerlendirildiğinde; öncelikle emtianın ambalajının taşımaya uygun olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, birleşen dosyalardan 2013/902 esas sayılı dosyada, yer alan ekspertiz raporunda satıcı firmanın “ nakliye esnasında rutubet riskini önlemek için ayrıca özel folyo kolduk” ifadesinin açıkça yer aldığı, bu durumda eksper raporları, bilirkişi raporları ile davacı tarafından sunulan uzman görüşü ve tarafların itirazları da dikkate alınarak, taşımaya konu emtianın taşıma güzergahına, taşıma koşullarına ve günümüz teknolojik verilerine uygun ambalajlanıp ambalajlanmadığının, emtianın terleme özelliğinin olup olmadığının, ambalaj içerisine rutubet riskini önlemek için özel bir folyo koyulması gerekip gerekmediğinin tespiti, ayrıca dış ortamdan gelen suyun naylon ile ambalanmış (ambalajda delik yırtık vs.

olmadığı halde) ürün üzerine sirayet etmesinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise bunun nasıl gerçekleşebileceği, mevcut ambalajlı haliyle ürünün dış etkilere karşı yeterince korunaklı olup olmadığının hertürlü soyut yaklaşımdan uzak ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde açıklanmak üzere işin uzmanlarından oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesi doğru olmamış, eksik incelemeye dayalı kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/569387500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Bozuldu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/508 E. 2018/139 K. · Diğer usuli işlem

Şirket müdürünün hesaplar arası para aktarımı - cari hesap ilişkisi

Kavramlar: cari hesap mutabakat ticari defter kaydı ispat yükü

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2017/399

KARAR NO 2018/112

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/10/2016

NUMARASI 2014/522 Esas 2016/725 Karar

DAVA

Alacak (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/02/2018

Taraflar arasında görülen dava neticesinde davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin %60 hissesi davalıya, %40 ise dava dışı...'e ait olduğunu,davalının şirketin müdürü olduğunu, bilahare davalı ...'ın şirketteki %60 hissesini, şirketin diğer ortağı dava dışı ...'e devrettiğini, 11/02/2013 tarihinden itibaren şirketin müdürü ve tek ortağının ... olduğunu, davalı ortaklık payını devretmiş olmasına rağmen şirket içindeki mali işlerden sorumlu olma ve mali işleri takip etme görevine aynen devam ettiğini, şirketin tüm defter ve kayıtlarını bizzat tuttuğunu, şirketin ödemelerini yapmak için bankalardaki yetkilerinin devam ettiğini,yapılan incelemede davalının bizzat kendi kullanıcı adı ve şifreleriyle ... Bankası internet bankası aracılığıyla 09/11/2011 tarihinde 08/07/2013 tarihine kadar davacı şirket hesabından şahsi hesabına karşılıksız olmak üzere toplam 268.292,10- TL aktardığının tespit edildiğini, aynı şekilde davalı adına kayıtlı ...

Gıda Paz. .... Ltd. Şti.'ne toplam 143.053,02- TL aktardığını, davacı şirket, davalı adına kayıtlı ... taşıt tanıma sistemini araçlarda kullanmak suretiyle akaryakıt satın aldığını,davalının hala tüm itirazlara rağmen şirket merkezinde çalıştığını, tüm ticari defter ve kayıtları teslim etmediğini belirterek tüm ticari defter, fatura ve her türlü muhasebe kayıtlarının vekil edene teslim edilmesine dair tedbir kararı verilmesini, fazlaya il...kin haklar saklı kalmak koşuluyla davalının hesabına aktardığı 268.292,16- TL, davalının kendi adına kayıtlı olan ... Gıda ... Ltd. Şti'ne aktardığı 143.053,02- TL den şimdilik 1.707,84 TL olmak üzere toplam 270.000- TL nin havale tarihinden başlayacak şekilde ayrı ayrı işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekilicevap dilekçesinde; müvekkilinin devir işleminden sonra ihracat ve finans işlerini yürütmek üzere şirkette sgklı olarak çalışmaya devam ettiğini, davacının iddia ettiği gibi şirketin tüm defter ve kayıtlarını davalı müvekkilinin tutmadığını, dava dışı ...'in davalı ...'ın banka yetkilerini iptal etmediğini, kendisinin onayı ve bilgisi dahilinde davalı ...'ın yetkilerinin devam ettirildiği, maaş ve vergi ödemelerinin davalı ... tarafından idame ettirildiğini,davalı ...'ın şahsi hesabından aktarılmış tutar tüm masraf ve maaşlarda dahil olmak üzere 196.863,19 TL olduğunu, yine şirketin kuruluşundan davalı ...'ın ayrılış tarihine kadar kendi şahsi hesabından . .. Ltd. Şti. Hesabına yatan toplam paranın 245.500- TL olduğunu, ...

hesabına aktarılmış olan 196.863,19 TL'nin içinde maaş, hakedişlerin mevcut olduğunu, davalı ...'ın ayrılma tarihine kadar aylık ücret toplamının 68.485,86 -TL olduğunu, yani davacının sunmuş olduğu banka ekstrelerine göre 117.112,26- TL alacaklı olduğunu, ... Gıda şirketi ile ilgili olarak toplam rakamın 143.053,02 -TL değil, 116.246,90 TL olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi, davacıya ait ticari defter kayıtlarına göre davacı şirket ile davalı ve davacı şirket ile dava dışı ... Gıda Paz. ve Dağıtım San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında bir cari hesap ilişkisi bulunduğu, davacı şirkette ortaklar arasında cari hesabın kullanılmasının bir teamül haline geldiği, davalıdan sonra şirket müdürü olan ... adına da ortaklar cari hesabının açıldığı, dava dışı şirkete yapılan ödemelerin cari hesaba bağlı olarak yapıldığı, davalıya yapılan ödemelerinde davacı şirkette çalıştığı döneme ait ücretler sebebiyle ve cari hesap ilişkisi nedeniyle yapıldığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, dava konusu edilen hususun davalı ...'ın vekil eden şirkette bulunduğu süre içerisinde şirket işi ile alakası olmadığı halde kendi hesabına geçtiği ödemeler, yine davalının bir ticari iş karşılığı olmaksızın böyle bir görünüm yaratarak üçüncü ve yine kendisine ait şirkete yaptığı para gönderimleri olduğunu, dolayısıyla ek raporda belirtildiği üzere konu defterlere düşülen bu kayıtların borç ve alacak kayıtları olmayıp, davalı şahsın müdür olduğu dönemde yaptığı usulsüz işlemlerle ilgili oluşan zararın tazmini talebi olduğunu, her rakamın yasallaşması veya gerçekten bir ticari iş karşılığı anlamına gelmediğini, defterlere düşülen bu kayıtlarda hangi iş veya işlemlere istinaden atıldığının tespit edilmesi gerektiğini, zaten yargılamanın konusunun defterlere ve kayıtlara geçen veyahut bizzat davalı tarafından yapılan işlemlerin haksız olduğu, üzerlerinde durduğu noktanın davalı ...'ın bir ticari ilişki karşılığı olmaksızın bir sebebe veya mesnede dayanmaksızın kendi hesabına para aktarması ve yine aynı şekilde hiçbir ticari kaydı ve sebep yokken diğer şirket olan ...

Gıda'ya para gönderilmesi olduğu, davada ve raporda amaçladıkları hususun tam olarak şirket kayıtlarına düşen ödeme ve gönderilen gerçek dışı olduğunun tespit edilmesi olduğunu, sadece görünen rakam ve kayıtlar üzerinde yüzeysel bir inceleme ile yetinildiği, işin esasına girilerek dava konusu edilen hususlarda gerçekten bir sorun olup olmadığının incelenmediği, detay hesabı konusunda tayin edilecek heyetin tespiti ve değerlendirmesinin hayati öneme sahip olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi talep etmiştir.

GEREKÇE

Uyuşmazlık, davalının şirket müdürü olduğu dönemde, davacı . .... İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. hesaplarından davalının şahsi hesaplarına para aktarıldığı ve davalının ortağı ve yöneticisi olduğu ... şirket hesaplarına davacı şirket hesaplarından para aktarıldığı iddiası ile açılan tazminat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi, davacıya ait ticari defter kayıtlarına göre davacı şirket ile davalı ve davacı şirket ile dava dışı ... Gıda Paz. ve Dağıtım San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında bir cari hesap ilişkisi bulunduğu, davacı şirkette ortaklar adına cari hesabın kullanılmasının bir teamül haline geldiği, davalıdan sonra şirket müdürü olan ... adına da ortaklar cari hesabının açıldığı, bunun ortaklar arasındaki cari hesabın açılıp kullanıldığını gösterdiğini, dava dışı şirkete yapılan ödemelerin cari hesaba bağlı olarak yapıldığı, davalıya yapılan ödemelerinde davacı şirkette çalıştığı döneme ait ücretler sebebiyle ve cari hesap ilişkisi nedeniyle yapıldığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar vermiştir.

İlk derece mahkemesince davacının iddia ettiği .. Bankası üzerinden yapılan işlemlere ilişkin hesap hareketleri ilgili yerden getirtildiği gibi davacı şirket ile dava dışı ... şirketi arasındaki ticari ilişkiyi gösteren cari hesap belgeleri ve faturalarında dosya getirtildiği yine davacı ve dava dışı ... şirketinin Ticaret Sicil kayıtlarının ve ana sözleşmelerinin getirtildiği görülmüştür. Davacının . .... Ltd. Şti.'deki 60.000-TL tutarındaki %60 hissesini şirket ortağı ...'e 29.01.2013 tarihinde devrettiği ve şirketten ayrıldığı bu tarihten sonra şirketi temsil etme görevinin ...'e bırakıldığı, ancak davalının 11.7.2013 tarihine kadar şirkette sigortalı olarak çalışmaya devam ettiği, ilk derece mahkemesince dosyaya getirtilen ...

cari hesap kayıtları ile faturalar ve mutabakat yazıları bilirkişi kurulunca birlikte incelenmesi neticesinde, 31.12.2012 tarihi itibariyle davalının davacı şirkete borcu olmadığı gibi 8.838,34-TL alacaklı gözüktüğü, davacı şirketin bu borçla ilgili mutabakat bildirimine karşı 25.01.2013 tarihli cevabi yazıya göre “mutabık” olduklarını bildirdikleri, davacı şirketin cari hesap belgeleri ve mutabakat yazıları ile faturaların sahteliğini iddia etmediği gibi bu

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.