6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10880 E. 2012/2177 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık teamülleri ticari kredi sözleşmesi güven kurumu zimmet teamül ticari kredi hile muvafakat kredi sözleşmesi eksik inceleme görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalılar arasında daha önceden düzenlenen genel ticari kredi sözleşmesi bulunduğu ancak, davaya konu alacak miktarının, davalıların bilgisi dışında davacı banka çalışanı ... tarafından yapılan usulsüz işlemler neticesinde ortaya çıktığının tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, davacı iddiası ile bu iddiaları büyük oranda destekleyen ve itibar edilmeyen bilirkişi raporunda her ne kadar kredi çekilen dekont üzerinde davalı şirket yetkilisinin imzasının bulunduğu gerekçesiyle davalıların sorumlu olacağı belirtilmiş ise de salt, dekonttaki müşteri imzasının varlığının yapılan işlemin usulüne uygun olduğu sonucunu doğurmayacağı, söz konusu dekonttaki imzanın hile ve benzeri usulsüz yollarla alınmamış olması gerektiği, dosya kapsamında toplanan delillerden bahse konu tediye fişlerindeki imzaların hile yoluyla alındığının anlaşıldığı, zira; Savcılık soruşturma dosyaları ve banka müfettiş raporlarından, banka görevlisi ...'nun büyük çaplı usulsüz işlemler neticesinde zimmet fiilini işlediğinin sabit olduğu, görevlinin kasasında mudilere ait imzaları içeren boş tediye fişlerinin bulunduğu, bu imzalı boş tediye fişlerinden birinin de davalıya ait olduğu, davacı bankanın görevlisinin müşteriler ile iyi ilişkilerine dayanarak açığa imzalı tediye fişlerini kullanmak suretiyle hesaplarda usulsüz işlemler yaptığının sabit olduğu, banka çalışanı ...'nun intihar etmeden önce düzenlediği ve bizzat kendi eli ürünü olduğu tespit edilen "Bana ait kredileri işaretledim" şeklinde not düştüğü 07/01/2007 tarihli kredi fihristinde davalı müşterinin de işaretli bulunduğu, davacı bankanın bir güven kurumu olması itibariyle çalıştırdığı yetkili kişilerin işlemlerinden kural olarak sorumlu olduğu, faaliyetlerinin mevzuata, iç düzenlemelerine ve bankacılık teamüllerine uygun olarak yürütülmesini sürekli denetlenmesi gerektiğinden sorumlu müdür ve yardımcı diğer personelin haricinde kredi komitesinin varlığı da göz önünde tutulduğunda davacı bankanın mevcut zarardan kendisinin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, ticari kredi sözleşmesine dayalı olduğu ileri sürülen banka alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; davaya konu krediyi kullandığı ileri sürülen davalı şirket yetkilisi ...’ın banka müfettişine verdiği 28.05.2007 ve 23.01.2007 tarihli ifadelerinde; banka çalışanı müntehir ...’nun 2006 yılında kendisinden birmiktar borç para istemesi üzerinde bu miktarda para çekmesi için boş tediye fişini imzalayarak verdiğini beyan etmesi karşısında mahkemece, davalı şirketin banka hesapları incelenerek ifadelerde bahsi geçen bu borç para verme iradesinin hangi tarihte hangi işlemle gerçekleştiğinin tespitiyle, şirket hesabından banka çalışanınca kendi namına para çekmesine muvafakatle imzalandığı beyan edilen boş tediye fişinin kullanılmasının davaya konu kredi işlemine etkisi tartışılıp, borç verme iradesindeki para miktarıyla davalıların davaya konu kredi kullanılmasından sorumlu olup olmadıkları belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/10880 E.  ,  2012/2177 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasında görülen davada Tatvan Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi’nce verilen 16/04/2010 tarih ve 2008/278-2010/537 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılar arasında Genel Ticari Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalıların bu kredinin müşterisi ve kefilleri olduklarını, hesabın kat edilmesine ilişkin ihtarnamenin tebliğine rağmen davalıların borçlarını ödemediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutularak şimdilik asıl alacak, işlemiş faiz ve işlemiş faizin % 5 BSMV' si olmak üzere toplam 57.774,03 TL'nin temerrüt faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir

Davalılar vekili, müvekkilinin davaya konu krediyi kullanmadığını ve bankadan para almadığını, banka çalışanı ...'nun 10/01/2007 tarihinde intihar etmesi sonucu ortaya çıktığı üzere zimmet olayında davacı banka çalışanın müvekkili adına kredi kullandığını, ...'nun bıraktığı mektuplarda müvekkili tarafından kullanıldığı görünen kredinin aslında kendisi tarafından kullanıldığını belirttiğini, açılan kredinin usulüne uygun tahsis edilmediğini ve BK'nun 55. maddesi gereği banka personeli ...'nun sebep olduğu zarardan davacı bankanın sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalılar arasında daha önceden düzenlenen genel ticari kredi sözleşmesi bulunduğu ancak, davaya konu alacak miktarının, davalıların bilgisi dışında davacı banka çalışanı ... tarafından yapılan usulsüz işlemler neticesinde ortaya çıktığının tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, davacı iddiası ile bu iddiaları büyük oranda destekleyen ve itibar edilmeyen bilirkişi raporunda her ne kadar kredi çekilen dekont üzerinde davalı şirket yetkilisinin imzasının bulunduğu gerekçesiyle davalıların sorumlu olacağı belirtilmiş ise de salt, dekonttaki müşteri imzasının varlığının yapılan işlemin usulüne uygun olduğu sonucunu doğurmayacağı, söz konusu dekonttaki imzanın hile ve benzeri usulsüz yollarla alınmamış olması gerektiği, dosya kapsamında toplanan delillerden bahse konu tediye fişlerindeki imzaların hile yoluyla alındığının anlaşıldığı, zira;

Savcılık soruşturma dosyaları ve banka müfettiş raporlarından, banka görevlisi ...'nun büyük çaplı usulsüz işlemler neticesinde zimmet fiilini işlediğinin sabit olduğu, görevlinin kasasında mudilere ait imzaları içeren boş tediye fişlerinin bulunduğu, bu imzalı boş tediye fişlerinden birinin de davalıya ait olduğu, davacı bankanın görevlisinin müşteriler ile iyi ilişkilerine dayanarak açığa imzalı tediye fişlerini kullanmak suretiyle hesaplarda usulsüz işlemler yaptığının sabit olduğu, banka çalışanı ...'nun intihar etmeden önce düzenlediği ve bizzat kendi eli ürünü olduğu tespit edilen "Bana ait kredileri işaretledim" şeklinde not düştüğü 07/01/2007 tarihli kredi fihristinde davalı müşterinin de işaretli bulunduğu, davacı bankanın bir güven kurumu olması itibariyle çalıştırdığı yetkili kişilerin işlemlerinden kural olarak sorumlu olduğu, faaliyetlerinin mevzuata, iç düzenlemelerine ve bankacılık teamüllerine uygun olarak yürütülmesini sürekli denetlenmesi gerektiğinden sorumlu müdür ve yardımcı diğer personelin haricinde kredi komitesinin varlığı da göz önünde tutulduğunda davacı bankanın mevcut zarardan kendisinin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, ticari kredi sözleşmesine dayalı olduğu ileri sürülen banka alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; davaya konu krediyi kullandığı ileri sürülen davalı şirket yetkilisi ...’ın banka müfettişine verdiği 28.05.2007 ve 23.01.2007 tarihli ifadelerinde; banka çalışanı müntehir ...’nun 2006 yılında kendisinden birmiktar borç para istemesi üzerinde bu miktarda para çekmesi için boş tediye fişini imzalayarak verdiğini beyan etmesi karşısında mahkemece, davalı şirketin banka hesapları incelenerek ifadelerde bahsi geçen bu borç para verme iradesinin hangi tarihte hangi işlemle gerçekleştiğinin tespitiyle, şirket hesabından banka çalışanınca kendi namına para çekmesine muvafakatle imzalandığı beyan edilen boş tediye fişinin kullanılmasının davaya konu kredi işlemine etkisi tartışılıp, borç verme iradesindeki para miktarıyla davalıların davaya konu kredi kullanılmasından sorumlu olup olmadıkları belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 17.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047762500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.