Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15200 E. 2013/22151 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi zarar↗ haksız fesih↗ hayat sigortası↗ sigorta teminatı↗ sözleşmenin feshi↗ sigorta sözleşmesi↗ ek prim↗ muvafakat↗ fesih↗ uyuşmazlık konusu↗ ıslah↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen dosyada sigorta şirketince açılan davanın reddine, birleşen dosyada davalı-karşı davacı ...'nin davasının kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ile davalı-birleşen dosyada davacı Acıbadem Sağlık ve Hayat Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
Bu kez asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... Hiz. A.Ş. vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yukarıdaki özette de belirtildiği üzere asıl dava, grup sağlık sigortası sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, davalının sözleşmeyi haksız feshi nedeniyle davacı tarafından ödenen prim tutarı ile davalı tarafından ödenen sigorta bedeli arasındaki fark tutarı, tazminat olarak talep edilmişken, ıslah dilekçesi ile bu kez, tüm prim borcunun sözleşmenin feshi tarihinden önce ödendiği ileri sürülerek, 23.12.2008 fesih tarihi ile 28.02.2009 sözleşmenin sona erme tarihi arasındaki dönem için ödenen prim bedeli istenmiştir. Davacının asıl davada karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadan davasını bu şekilde tamamen ıslah edebileceği tabiidir.
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu sigorta sözleşmesi 01.03.2008 başlangıç 28.02.2009 sona erme tarihlidir. Her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin fesihle ilgili maddesinde, tarafların 3 ay önceden herhangi bir tazminat yükümlülüğü altına girmeksizin sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilecekleri belirtilmişse de, davalı sigorta şirketinin 23.12.2008 tarihli feshinin bu kapsamda olmadığı açıktır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda da davalının feshinin haksız olduğu belirlenmiştir. O halde asıl davada davalı sigorta şirketi, davacının bu haksız fesih nedeniyle varsa uğradığı zararını tazmin etmekle yükümlüdür.
Asıl davada davacı vekilinin dava ve ıslah dilekçesindeki beyanlarından, müvekkilinin sözleşmeyi devam ettirmek isteğinin bulunmadığı, diğer bir deyişle feshi benimsediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının haksız feshi ileriye yönelik sonuç doğuracağından, fesih tarihine kadar geçen ve teminat verilen süre için ödenen prim bedeli geri istenemez. Zira bu dönemde sözleşme geçerliliğini sürdürmüş, davalı tarafından da sigorta teminatı verilmeye devam edilmiştir. Ancak fesih tarihinden sonra, sözleşme son bulacağından, teminat verilmeyen bu dönem için ödenen prim bedeli, menfi zarar kapsamında geri istenebilecektir. Davacı da asıl davada, sözleşme gereğinde ödemesi gereken tüm prim borcunu 5 taksit halinde fesih tarihinden önce ödediğini ileri sürmüş, mahkemece bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadan, asıl davada primlerin iadesinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında yerel mahkemece asıl davada verilen kararın Dairemizce, asıl davada davacının tüm prim borcunu ödeyip ödemediğinin araştırılması, ödemişse fesih tarihi ile sözleşmenin sona ereceği 28.02.2009 tarihi arasındaki dönem için ödenen prim borcunun geri istenebileceğinin kabul edilmesi ve vekalet ücreti dahil tüm konularda bunun sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle asıl davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulması yerine, Dairemizce düzeltilerek onandığı anlaşıldığından, asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... Hiz. A.Ş. vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 11.03.2013 tarih ve 2012/5312 E.- 2013/4620 K. sayılı ilamının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1527 E. 2019/6414 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19110 E. 2015/5214 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15074 E. 2016/3540 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında yerel mahkemece asıl davada verilen kararın Dairemizce, asıl davada davacının tüm «prim» borcunu ödeyip ödemediğinin araştırılması, ödemişse «fesih» tarihi ile sözleşmenin sona ereceği 28.02.2009 tarihi arasındaki dönem için ödenen prim borcunun geri istenebileceğinin kabul edilmesi ve «vekalet ücreti» «dahil» tüm konularda bunun sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle asıl davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulması y …
Benzer bu karardaA.. lehine «nispi vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «maktu vekalet ücretine» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket pay devri · geçersiz sözleşme · nispi vekalet ücreti · pay devri · maktu vekalet ücreti · limited şirket · kâr payı · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından davacıya verilen adi yazılı belge ile «limited şirket pay devrinin» gerçekleşmeyeceği, pay devrinin TTK’nın 520. maddesine göre yapılması gerektiği, adi yazılı belgenin şirkete karşı ileri sürülemeyeceği ve davacının sadece ortaklar tarafından talep edilebilen kâr «payı» ve ortaklık payını talep edemeyeceği, davacının davalı N..
A..’e 5.000,00 TL verdiği ve «geçersiz sözleşmeye» dayalı verildiğinden dava tarihindeki güncel değerini talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.427,19 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
A.. lehine «nispi vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «maktu vekalet ücretine» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
A..’e verilen paranın iadesi ve yine şirketten kâr «payı» istemine ilişkin işbu davada, davalı şirkete «husumet» yöneltilmesi mümkün olmadığından, davalı şirkete karşı açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı şirkete karşı açılan davanın da kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı A.....
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15200 E. , 2013/22151 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/12/2011 gün ve 2009/181-2011/473 sayılı kararı onayan Daire’nin 11/03/2013 gün ve 2012/5312-2013/4620 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... Hizm. A.Ş. vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan grup sağlık sigortası sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, müvekkilinden tahsil edilen primler ile müvekkiline ödenen hasar tazminatı arasındaki 24.028,14 TL farkın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş; birleşen davada, müvekkili ile davalı ...Ş. arasındaki grup sağlık sigortası sözleşmesine aykırı hareket edildiğini, ...'nin şirket çalışanı olmamasına rağmen çalışan olarak gösterildiğini, yine ..., ... ve ... için de haksız yere tazminat ödemeleri yapıldığının tespit edildiğini ileri sürerek, haksız yere ödenen ... için 28.280,00 TL, ... için 1.460,09 TL, ... için 444,00 TL ve ... için 135,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
Birleşen dosyada davalı-karşı davacı ... vekili, müvekkilinin 20.12.2008 tarihinde rahatsızlığı nedeniyle tedavisinin hastanede yatarak yapılmasına karar verilmesi üzerine sigorta şirketine durumun bildirildiğini, davalı sigorta şirketince bu işlemin sigorta kapsamında olduğunun onaylanmasına rağmen taburcu işlemlerinin yapılacağı 23.12.2008 tarihinde esas sigorta poliçesinin iptal edildiği gerekçesiyle hastane masraflarının ödenmediğini, müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı 9.273,33 TL hastane masraflarının ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte karşı davalı sigorta şirketinden tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen dosyada sigorta şirketince açılan davanın reddine, birleşen dosyada davalı-karşı davacı ...'nin davasının kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ile davalı-birleşen dosyada davacı Acıbadem Sağlık ve Hayat Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
Bu kez asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... Hiz. A.Ş. vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yukarıdaki özette de belirtildiği üzere asıl dava, grup sağlık sigortası sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, davalının sözleşmeyi haksız feshi nedeniyle davacı tarafından ödenen prim tutarı ile davalı tarafından ödenen sigorta bedeli arasındaki fark tutarı, tazminat olarak talep edilmişken, ıslah dilekçesi ile bu kez, tüm prim borcunun sözleşmenin feshi tarihinden önce ödendiği ileri sürülerek, 23.12.2008 fesih tarihi ile 28.02.2009 sözleşmenin sona erme tarihi arasındaki dönem için ödenen prim bedeli istenmiştir. Davacının asıl davada karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadan davasını bu şekilde tamamen ıslah edebileceği tabiidir.
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu sigorta sözleşmesi 01.03.2008 başlangıç 28.02.2009 sona erme tarihlidir. Her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin fesihle ilgili maddesinde, tarafların 3 ay önceden herhangi bir tazminat yükümlülüğü altına girmeksizin sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilecekleri belirtilmişse de, davalı sigorta şirketinin 23.12.2008 tarihli feshinin bu kapsamda olmadığı açıktır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda da davalının feshinin haksız olduğu belirlenmiştir. O halde asıl davada davalı sigorta şirketi, davacının bu haksız fesih nedeniyle varsa uğradığı zararını tazmin etmekle yükümlüdür.
Asıl davada davacı vekilinin dava ve ıslah dilekçesindeki beyanlarından, müvekkilinin sözleşmeyi devam ettirmek isteğinin bulunmadığı, diğer bir deyişle feshi benimsediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının haksız feshi ileriye yönelik sonuç doğuracağından, fesih tarihine kadar geçen ve teminat verilen süre için ödenen prim bedeli geri istenemez. Zira bu dönemde sözleşme geçerliliğini sürdürmüş, davalı tarafından da sigorta teminatı verilmeye devam edilmiştir. Ancak fesih tarihinden sonra, sözleşme son bulacağından, teminat verilmeyen bu dönem için ödenen prim bedeli, menfi zarar kapsamında geri istenebilecektir. Davacı da asıl davada, sözleşme gereğinde ödemesi gereken tüm prim borcunu 5 taksit halinde fesih tarihinden önce ödediğini ileri sürmüş, mahkemece bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadan, asıl davada primlerin iadesinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında yerel mahkemece asıl davada verilen kararın Dairemizce, asıl davada davacının tüm prim borcunu ödeyip ödemediğinin araştırılması, ödemişse fesih tarihi ile sözleşmenin sona ereceği 28.02.2009 tarihi arasındaki dönem için ödenen prim borcunun geri istenebileceğinin kabul edilmesi ve vekalet ücreti dahil tüm konularda bunun sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle asıl davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulması yerine, Dairemizce düzeltilerek onandığı anlaşıldığından, asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... Hiz. A.Ş. vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 11.03.2013 tarih ve 2012/5312 E.- 2013/4620 K.
sayılı ilamının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... Hizm. A.Ş. vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 11.03.2013 tarih ve 2012/5312 E.- 2013/4620 K. sayılı kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçeyle BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme ve temyiz harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 05/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/568913100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz