Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9493 E. 2013/22106 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin feshi↗ savunma hakkı↗ hakkın kötüye kullanılması↗ fesih↗ ihbar↗ ihtar↗ haciz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı ... Maliki'den İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün 2010/25648 Esas sayılı dosyasında alacaklı olduğu, bu kapsamda borçlunun hissedar olduğu davalı şirket nezdinde payını haczettirdiği, davalı şirket ve ortaklarına ihtarda bulunduğu, ihtara rağmen borcun bir kısmının ödendiği, ancak halen büyük bir çoğunluğun ödenmediği, davalının usulüne uygun ihtar yapılmadığını belirtmiş ise de, davalı şirketin borçlu ile birlikte 4 ortağının bulunduğu, bu ortakların yapılan haciz ve ihtar işlemlerinden habersiz olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaldı ki dava tarihinden sonraki süreç de dikkate alındığında, borcun ödenmemiş olması karşısında bu savunmanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Her ne kadar mahkemece, davalı şirketin feshine karar verilmiş ise de, işbu davanın feshi istenen şirketle birlikte yasa gereğince kendisine fesih ihbarı gönderilen şirketin tüm ortaklarına da yöneltilmesi gerekmekte olup, taraf teşkiline ilişkin bu husus yerine getirilmeksizin sadece şirket aleyhine açılan davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8607 E. 2014/16405 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tapu iptali ve tescil · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, davacı ... ile davalı arasında gerçek bir gayrimenkul alım satım ilişkisi bulunduğundan bahisle «tapu iptal tescil» talebi reddedilmiş ise de, davacılardan ... ile davalı arasında imzalanan sözleşmede tapu sahibi ... olan ve ...'e «teminat» olarak verilen gayrimenkulün borç bittiğinde aynı kişi adına devredileceğinin kabul edildiği belirtilmekte olup, cevap dilekçesi içeriğinden bu taşınmazın 07.04.20 …
2-Davacılar vekilinin davacı ... tarafından açılan dava yönünden kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarına gelince; davacı tarafça davalı ...'a ait taşınmazın diğer davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin «teminatı» olmak üzere davalıya devredildiği iddia olunmuştur.
-
Haksız haciz nedeniyle tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16005 E. 2014/19277 K.
Ortak:haciz
İncelediğiniz kararda… n 2010/25648 Esas sayılı dosyasında alacaklı olduğu, bu kapsamda borçlunun hissedar olduğu davalı şirket nezdinde payını haczettirdiği, davalı şirket ve ortaklarına «ihtarda» bulunduğu, ihtara rağmen borcun bir kısmının ödendiği, ancak halen büyük bir çoğunluğun ödenmediği, davalının usulüne uygun ihtar yapılmadığını belirtmiş ise de, davalı şirketin borçlu ile birlikte 4 ortağının bulunduğu, bu ortakların yapılan «haciz» ve ihtar işlemlerinden habersiz olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaldı ki dava tarihinden sonraki süreç de dikkate alındığında, borcun ödenmemiş olması karşısında bu «savunmanın hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının kredi ilişkisi nedeni ile davalı bankaya borçlu olduğu, davalının buna istinaden icra takibi başlattığı, davacının takibe ve «haciz» işlemine itiraz etmediği, takip hukuku hükümlerine göre yapılan takip ve haciz işleminin haksız olduğuna dair mahkemeye delil bildirmediği, bu yönde kesinleşmiş mahkeme kararı «ibraz» etmediği, iddiaların bu davada tartışılma olanağının bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız haciz» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacının, davalı bankadan kullandığı kredi nedeniyle «temerrüde» düştüğü, davalının buna istinaden icra takibine başladığı, davacının aracının üzerine fiili «haciz» uygulandığı buna karşın davacının, icra takibinden habersiz fiili haciz uygulanmadan önce bankaya borcunu ödediğini savunması karşısında, davacının ödemesi ve ödeme sonucu davalıya borcu kalıp kalmadığı belirlenerek fiili haczin uygulanması ve devamında davalının haklı olup olmadığı buna göre davacının araç üzerine konan haczin haksız olup olmadığı saptanarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız haciz · eksik inceleme · temerrüt · ibraz
Benzer bu karardaDavacının, davalı bankadan kullandığı kredi nedeniyle «temerrüde» düştüğü, davalının buna istinaden icra takibine başladığı, davacının aracının üzerine fiili «haciz» uygulandığı buna karşın davacının, icra takibinden habersiz fiili haciz uygulanmadan önce bankaya borcunu ödediğini savunması karşısında, davacının ödemesi ve ödeme sonucu davalıya borcu kalıp kalmadığı belirlenerek fiili haczin uygulanması ve devamında davalının haklı olup olmadığı buna göre davacının araç üzerine konan haczin haksız olup olmadığı saptanarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
… ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının kredi ilişkisi nedeni ile davalı bankaya borçlu olduğu, davalının buna istinaden icra takibi başlattığı, davacının takibe ve «haciz» işlemine itiraz etmediği, takip hukuku hükümlerine göre yapılan takip ve haciz işleminin haksız olduğuna dair mahkemeye delil bildirmediği, bu yönde kesinleşmiş mahkeme kararı «ibraz» etmediği, iddiaların bu davada tartışılma olanağının bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız haciz» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9493 E. , 2013/22106 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.03.2013 tarih ve 2012/513-2013/142 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirketin ortaklarından dava dışı ... Maliki aleyhine, alacağının tahsili amacıyla İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün 2010/25648 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, takibin kesinleşmesi üzerine borçlunun ortaklık payı üzerine 4.10.2010 tarihinde haciz konulduğunu, haczin ortaklık pay defterine işlendiğini, ticaret sicil dosyasına da kayıt ettirildiğini, takip sonucunda borçlu adına başkaca mal bulunamadığını ileri sürerek, TTK'nın 522. maddesine göre şirketin tasfiyesini ve ortağın tasfiye payının müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, borçlu ortak hakkında ortaklıktan çıkarma davası açıldığını, sonucunun beklenmesi gerektiğini, icra dosyasında tüm tebligatların usulsüz yapıldığını ve dava şartının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı ... Maliki'den İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün 2010/25648 Esas sayılı dosyasında alacaklı olduğu, bu kapsamda borçlunun hissedar olduğu davalı şirket nezdinde payını haczettirdiği, davalı şirket ve ortaklarına ihtarda bulunduğu, ihtara rağmen borcun bir kısmının ödendiği, ancak halen büyük bir çoğunluğun ödenmediği, davalının usulüne uygun ihtar yapılmadığını belirtmiş ise de, davalı şirketin borçlu ile birlikte 4 ortağının bulunduğu, bu ortakların yapılan haciz ve ihtar işlemlerinden habersiz olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaldı ki dava tarihinden sonraki süreç de dikkate alındığında, borcun ödenmemiş olması karşısında bu savunmanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Her ne kadar mahkemece, davalı şirketin feshine karar verilmiş ise de, işbu davanın feshi istenen şirketle birlikte yasa gereğince kendisine fesih ihbarı gönderilen şirketin tüm ortaklarına da yöneltilmesi gerekmekte olup, taraf teşkiline ilişkin bu husus yerine getirilmeksizin sadece şirket aleyhine açılan davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/568755100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz