6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hakkına tecavüz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8101 E. 2013/21895 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz haksız rekabet

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, taraf markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının markasını tescil belgesine uygun olarak kullanmadığı, davalının ise tescil belgesine uygun olarak markasını kullandığı, haksız rekabet unsurunun gerçekleşmediği, ayrıca davacının davayı haksız rekabetin men'i şeklinde açtığı, davalının markasını tescil ettirdiği ve kullanımının tescile uygun olduğu, davalının tescilli markası iptal edilmediği sürece davalının 556 sayılı KHK'nın sağlamış olduğu korumadan yararlanacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Ancak, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı markasını tescil ettirdiği şekilde (KHK 14) değil, davacı markasının baskın unsuru olan ''Halil Usta'' ibaresini öne çıkarmak suretiyle kullanmakta olduğundan, bu kullanım davacının marka hakkına tecavüz teşkil eder. Mahkemece bu husus nazara alınmadan yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve manevi tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1636 E. 2013/18553 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/8101 E.  ,  2013/21895 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/01/2013 tarih ve 2011/831-2013/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin adına 43. sınıfta tescilli 2005/53373 numaralı ''Kebabçı Halil ve Mehmet Usta + şekil'' markası ile yine aynı sınıfta tescilli 2010/27643 numaralı ''Halil Usta+ 1972'den beri+ davacının fotoğrafı'' şeklinde markaların bulunduğunu, davalının ise iş yerinde ve ilanlarında ''Halil Usta'' ibaresini kullandığını, müvekkili tarafından gönderilen ihtarnameye verdiği cevapta ise, ''... Kasap Halil Usta Fırınlı Et Lokantası'' markasının 30 ve 43. sınıflarda tescili için başvuruda bulunulduğu belirtilerek yanıt verildiğini, davalının ''Halil Usta'' ibaresini kullanımının markalarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine , tecavüz tespit edildiğinde men kararının ilanına, TTK 58/e ve 556 sayılı KHK gereği hesaplanacak maddi tazminat miktarının hangisi fazla ise bu miktar esas alınmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, taraf markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının markasını tescil belgesine uygun olarak kullanmadığı, davalının ise tescil belgesine uygun olarak markasını kullandığı, haksız rekabet unsurunun gerçekleşmediği, ayrıca davacının davayı haksız rekabetin men'i şeklinde açtığı, davalının markasını tescil ettirdiği ve kullanımının tescile uygun olduğu, davalının tescilli markası iptal edilmediği sürece davalının 556 sayılı KHK'nın sağlamış olduğu korumadan yararlanacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Ancak, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı markasını tescil ettirdiği şekilde (KHK 14) değil, davacı markasının baskın unsuru olan ''Halil Usta'' ibaresini öne çıkarmak suretiyle kullanmakta olduğundan, bu kullanım davacının marka hakkına tecavüz teşkil eder. Mahkemece bu husus nazara alınmadan yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/568420400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.