Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15651 E. 2013/21977 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
makul süre↗ ticaret sicili tescili↗ ticaret unvanı↗ anonim şirket↗ limited şirket↗ maddi ve manevi tazminat↗ ticaret sicili↗ terkin↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, 20.05.2009 tarihinde davacının ticaret siciline tescil tarihinin daha önce olması nedeniyle davacının öncelik hakkına sahip olduğu, davalı tarafından kullanılan “Has” ekinin ayırt edici mahiyette olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 06.06.2011 tarih 2009/13672 E. 2011/6844 K. sayılı ilamı ile, ceza davasının bu dava dosyasındaki olaya ilişkin olması halinde kesinleşmesi beklenerek karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak, davacının ticaret unvanın davalıya göre önceki tarihli ise de, davacının anonim şirket, davalının ise limited şirket olduğu ve unvanın sair sözcüklerinin farklı olduğu, davacının makul süre içinde karşı tarafın unvanının terkinini istememesi nedeniyle MK 2. maddesi kapsamında unvan terkini talebinin yerinde olmadığı, ceza mahkemesinin beraat kararı mahkemeyi bağladığından davalının suç tutanağı içeriğinde ki çoraplarla ilgili marka ihlali eylemi bakımından davanın kabul koşulları bulunmadığı, ancak sair markaya tecavüz eylemi oluşturan kartvizit kullanımı, ticaret unvanının kılavuz sözcüğünün markasal biçimde tanıtımda kullanılması eylemi bakımından davanın kabulü gerektiği, davalının bu eylemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme istemine ilişkindir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15212 E. 2013/13136 K.
Ortak:makul süre · ticaret sicili tescili · ticaret unvanı · anonim şirket · limited şirket · ticaret sicili · terkin · Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozmaya uyularak, davacının ticaret unvanın davalıya göre önceki tarihli ise de, davacının «anonim şirket», davalının ise «limited şirket» olduğu ve unvanın sair sözcüklerinin farklı olduğu, davacının «makul süre» içinde karşı tarafın unvanının terkinini istememesi nedeniyle MK 2. maddesi kapsamında unvan «terkini» talebinin yerinde olmadığı, ceza mahkemesinin beraat kararı mahkemeyi bağladığından davalının suç tutanağı içeriğinde ki çoraplarla ilgili marka ihlali eylemi bakımından davanın kabul koşulları bulunmadığı, ancak sair markaya tecavüz eylemi oluşturan kartvizit kullanımı, «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğünün markasal biçimde tanıtımda kullanılması eylemi bakımından davanın kabulü gerektiği, davalının bu eylemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat koşul …
Mahkemece, 20.05.2009 tarihinde davacının «ticaret siciline tescil» tarihinin daha önce olması nedeniyle davacının öncelik hakkına sahip olduğu, davalı tarafından kullanılan “Has” ekinin ayırt edici mahiyette olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 06.06.2011 tarih 2009/13672 E.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak, davacının ticaret unvanın davalıya göre önceki tarihli ise de, davacının «anonim şirket», davalının ise «limited şirket» olduğu ve unvanın sair sözcüklerinin farklı olduğu, davacının «makul süre» içinde karşı tarafın unvanının terkinini istememesi nedeniyle MK 2. maddesi kapsamında unvan «terkini» talebinin yerinde olmadığı, ceza mahkemesinin beraat kararı mahkemeyi bağladığından davalının suç tutanağı içeriğinde ki çoraplarla ilgili marka ihlali eylemi bakımından davanın kabul koşulları bulunmadığı, ancak sair markaya tecavüz eylemi oluşturan kartvizit kullanımı, «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğünün markasal biçimde tanıtımda kullanılması eylemi bakımından davanın kabulü gerektiği, davalının bu eylemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat koşul …
Mahkemece, 20.05.2009 tarihinde davacının «ticaret siciline tescil» tarihinin daha önce olması nedeniyle davacının öncelik hakkına sahip olduğu, davalı tarafından kullanılan “Has” ekinin ayırt edici mahiyette olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 06.06.2011 tarih 2009/13672 E.
2- Davalının temyizine gelince; dava, «ticaret unvanına» ve markaya tecavüz edildiği iddiası ile açılmış, mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamında da, ceza mahkemesi kararında ibarelerin birbirine benzemediğinden söz edildiği, dolayısıyla maddi vak'a tespiti yapan ceza mahkemesi kararının, hukuk mahkemesini bağlayacağına işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15651 E. , 2013/21977 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.02.2012 gün ve 2011/138-2012/23 sayılı kararı bozan Daire’nin 24.06.2013 gün ve 2012/15212-2013/13136 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Yıldız Çorapları” markasının sahibi olduğunu, davalının “Hasyıldız Çorap” adı altında çorap üretip pazarladığını ileri sürerek, davalının ticaret unvanında, evrakında ve tanıtma vasıtalarında yer alan “Hasyıldız” ibaresinin silinmesine, marka hakkına yapılan tecavüzün önlenmesine, haksız rekabetin tespit ve önlenmesine, 1.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 4.750 TL’na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 20.05.2009 tarihinde davacının ticaret siciline tescil tarihinin daha önce olması nedeniyle davacının öncelik hakkına sahip olduğu, davalı tarafından kullanılan “Has” ekinin ayırt edici mahiyette olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 06.06.2011 tarih 2009/13672 E. 2011/6844 K. sayılı ilamı ile, ceza davasının bu dava dosyasındaki olaya ilişkin olması halinde kesinleşmesi beklenerek karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak, davacının ticaret unvanın davalıya göre önceki tarihli ise de, davacının anonim şirket, davalının ise limited şirket olduğu ve unvanın sair sözcüklerinin farklı olduğu, davacının makul süre içinde karşı tarafın unvanının terkinini istememesi nedeniyle MK 2.
maddesi kapsamında unvan terkini talebinin yerinde olmadığı, ceza mahkemesinin beraat kararı mahkemeyi bağladığından davalının suç tutanağı içeriğinde ki çoraplarla ilgili marka ihlali eylemi bakımından davanın kabul koşulları bulunmadığı, ancak sair markaya tecavüz eylemi oluşturan kartvizit kullanımı, ticaret unvanının kılavuz sözcüğünün markasal biçimde tanıtımda kullanılması eylemi bakımından davanın kabulü gerektiği, davalının bu eylemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme istemine ilişkindir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/568411200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz