Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15212 E. 2013/13136 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
makul süre↗ ticaret sicili tescili↗ ticaret unvanı↗ anonim şirket↗ limited şirket↗ maddi ve manevi tazminat↗ ticaret sicili↗ terkin↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, 20.05.2009 tarihinde davacının ticaret siciline tescil tarihinin daha önce olması nedeniyle davacının öncelik hakkına sahip olduğu, davalı tarafından kullanılan “Has” ekinin ayırt edici mahiyette olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 06.06.2011 tarih 2009/13672 E. 2011/6844 K. sayılı ilamı ile, ceza davasının bu dava dosyasındaki olaya ilişkin olması halinde kesinleşmesi beklenerek karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak, davacının ticaret unvanın davalıya göre önceki tarihli ise de, davacının anonim şirket, davalının ise limited şirket olduğu ve unvanın sair sözcüklerinin farklı olduğu, davacının makul süre içinde karşı tarafın unvanının terkinini istememesi nedeniyle MK 2. maddesi kapsamında unvan terkini talebinin yerinde olmadığı, ceza mahkemesinin beraat kararı mahkemeyi bağladığından davalının suç tutanağı içeriğinde ki çoraplarla ilgili marka ihlali eylemi bakımından davanın kabul koşulları bulunmadığı, ancak sair markaya tecavüz eylemi oluşturan kartvizit kullanımı, ticaret unvanının kılavuz sözcüğünün markasal biçimde tanıtımda kullanılması eylemi bakımından davanın kabulü gerektiği, davalının bu eylemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının temyizine gelince; dava, ticaret unvanına ve markaya tecavüz edildiği iddiası ile açılmış, mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamında da, ceza mahkemesi kararında ibarelerin birbirine benzemediğinden söz edildiği, dolayısıyla maddi vak'a tespiti yapan ceza mahkemesi kararının, hukuk mahkemesini bağlayacağına işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece, Dairemiz bozmasına uyulduğuna ve kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile “Yıldız Çorapları” ibaresi ile “...” ve “Hasyıldız” ibarelerinin birbirine benzemediği sabit olduğuna göre, davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davalının ücreti vekalete ilişkin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelinmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15651 E. 2013/21977 K.
Ortak:makul süre · ticaret sicili tescili · ticaret unvanı · anonim şirket · limited şirket · ticaret sicili · terkin · Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozmaya uyularak, davacının ticaret unvanın davalıya göre önceki tarihli ise de, davacının «anonim şirket», davalının ise «limited şirket» olduğu ve unvanın sair sözcüklerinin farklı olduğu, davacının «makul süre» içinde karşı tarafın unvanının terkinini istememesi nedeniyle MK 2. maddesi kapsamında unvan «terkini» talebinin yerinde olmadığı, ceza mahkemesinin beraat kararı mahkemeyi bağladığından davalının suç tutanağı içeriğinde ki çoraplarla ilgili marka ihlali eylemi bakımından davanın kabul koşulları bulunmadığı, ancak sair markaya tecavüz eylemi oluşturan kartvizit kullanımı, «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğünün markasal biçimde tanıtımda kullanılması eylemi bakımından davanın kabulü gerektiği, davalının bu eylemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat koşul …
Mahkemece, 20.05.2009 tarihinde davacının «ticaret siciline tescil» tarihinin daha önce olması nedeniyle davacının öncelik hakkına sahip olduğu, davalı tarafından kullanılan “Has” ekinin ayırt edici mahiyette olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 06.06.2011 tarih 2009/13672 E.
2- Davalının temyizine gelince; dava, «ticaret unvanına» ve markaya tecavüz edildiği iddiası ile açılmış, mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamında da, ceza mahkemesi kararında ibarelerin birbirine benzemediğinden söz edildiği, dolayısıyla maddi vak'a tespiti yapan ceza mahkemesi kararının, hukuk mahkemesini bağlayacağına işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak, davacının ticaret unvanın davalıya göre önceki tarihli ise de, davacının «anonim şirket», davalının ise «limited şirket» olduğu ve unvanın sair sözcüklerinin farklı olduğu, davacının «makul süre» içinde karşı tarafın unvanının terkinini istememesi nedeniyle MK 2. maddesi kapsamında unvan «terkini» talebinin yerinde olmadığı, ceza mahkemesinin beraat kararı mahkemeyi bağladığından davalının suç tutanağı içeriğinde ki çoraplarla ilgili marka ihlali eylemi bakımından davanın kabul koşulları bulunmadığı, ancak sair markaya tecavüz eylemi oluşturan kartvizit kullanımı, «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğünün markasal biçimde tanıtımda kullanılması eylemi bakımından davanın kabulü gerektiği, davalının bu eylemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat koşul …
Mahkemece, 20.05.2009 tarihinde davacının «ticaret siciline tescil» tarihinin daha önce olması nedeniyle davacının öncelik hakkına sahip olduğu, davalı tarafından kullanılan “Has” ekinin ayırt edici mahiyette olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 06.06.2011 tarih 2009/13672 E.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15915 E. 2013/22700 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yediemin · ticari itibarın zedelenmesi · ticari itibar · gerçek zarar · haksız eylem · illiyet bağı · sözleşmenin feshi · haksız fiil
Benzer bu kararda41 vd. maddelerinde düzenlenen «haksız fiil» nedeniyle tazminat isteminin tüm koşullarının gerçekleştiği,ancak davacı 30.000 TL «maddi tazminat» istemiş ise de dava dışı Atılım Çorapla ilgili «sözleşmenin feshi» iddiasından zarar gördüğü hususunu ispat edemediği, yine bu dava için vekiline ödediğini belirttiği «vekalet ücretini» de talep etmesine karşın vekalet ücretinin vekalet görevinin dava sonuçlanıncaya kadar devam ettiği ve dava sonuçlanınca akdedilmiş olacağı, maddi tazminat olarak haksız fiile dayalı istemlerde ise dava açıldığı tarihte gerçekleşmiş olan «gerçek zararın» istenebileceği, davacının ispat etmiş olduğu gerçek zararın daha önce açılan davada alınan «teminat» mektuplarına ilişkin «masraflar», takip dosyasına ödenen «yediemin» ücretinden oluştuğu gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 560,28 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacının manevi tazminat istemi yönünden ise davalının haksız fiili nedeniyle davacı hakkında icra takibinde bulunularak «haciz» uygulaması yapıldığı, bu durumun davacının «ticari itibarını zedelediği» gerekçesiyle davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 15.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizler» ile birlikte davalıdan alınmasına dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 18.03.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle b …
Mahkemece, dava konusu sahte çekin icra takibine konulması nedeniyle davacının maddi ve manevi zararının gerçekleştiği, var olan zararı ile «haksız eylem» arasında «illiyet bağı» bulunduğu ve bu hali ile BK.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/15212 E. , 2013/13136 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.02.2012 tarih ve 2011/138-2012/23 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Yıldız Çorapları” markasının sahibi olduğunu, davalının “...” adı altında çorap üretip pazarladığını ileri sürerek, davalının ticaret unvanında, evrakında ve tanıtma vasıtalarında yer alan “Hasyıldız” ibaresinin silinmesine, marka hakkına yapılan tecavüzün önlenmesine, haksız rekabetin tespit ve önlenmesine, 1.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 4.750 TL’na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 20.05.2009 tarihinde davacının ticaret siciline tescil tarihinin daha önce olması nedeniyle davacının öncelik hakkına sahip olduğu, davalı tarafından kullanılan “Has” ekinin ayırt edici mahiyette olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 06.06.2011 tarih 2009/13672 E. 2011/6844 K. sayılı ilamı ile, ceza davasının bu dava dosyasındaki olaya ilişkin olması halinde kesinleşmesi beklenerek karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak, davacının ticaret unvanın davalıya göre önceki tarihli ise de, davacının anonim şirket, davalının ise limited şirket olduğu ve unvanın sair sözcüklerinin farklı olduğu, davacının makul süre içinde karşı tarafın unvanının terkinini istememesi nedeniyle MK 2.
maddesi kapsamında unvan terkini talebinin yerinde olmadığı, ceza mahkemesinin beraat kararı mahkemeyi bağladığından davalının suç tutanağı içeriğinde ki çoraplarla ilgili marka ihlali eylemi bakımından davanın kabul koşulları bulunmadığı, ancak sair markaya tecavüz eylemi oluşturan kartvizit kullanımı, ticaret unvanının kılavuz sözcüğünün markasal biçimde tanıtımda kullanılması eylemi bakımından davanın kabulü gerektiği, davalının bu eylemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının temyizine gelince; dava, ticaret unvanına ve markaya tecavüz edildiği iddiası ile açılmış, mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamında da, ceza mahkemesi kararında ibarelerin birbirine benzemediğinden söz edildiği, dolayısıyla maddi vak'a tespiti yapan ceza mahkemesi kararının, hukuk mahkemesini bağlayacağına işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece, Dairemiz bozmasına uyulduğuna ve kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile “Yıldız Çorapları” ibaresi ile “...” ve “Hasyıldız” ibarelerinin birbirine benzemediği sabit olduğuna göre, davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davalının ücreti vekalete ilişkin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelinmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde aşağıda yazılı 05,40 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042046600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz