Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2142 E. 2013/21988 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksik inceleme↗ avans faizi↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın olayda %60, davacının ise %40 oranda kusurlu olduklarının kabulü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.400,00 TL ve 888,49 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, davacıya ait mevduat hesabından usulsüz para çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Yukarıda açıklanan özetten de anlaşılacağı üzere davalı Banka, davacıya ait hesaptan usulsüz para çekilmesinin söz konusu olmadığını, davacının verdiği talimatlar doğrultusunda ödemelerin yapıldığını savunmuştur. Davacı şirket temsilcisinin de müdahil olduğu ... 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/118-320 sayılı dosyasında davacının sekreteri olan ... hakkında açılan ceza davasında ödemelerin davacının bilgisi dahilinde, talimatla yapıldığı sonucuna varılarak beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece öncelikle davacı temsilcisinin müdahil olduğu ceza davası sonucu beklenip, o davada verilecek kararın bu davaya etkisi değerlendirilmek, ayrıca davacıya ait hesabın, nasıl bir hesap olduğu, ne şekilde işlediği, hesapta bulunan para tutarı itibariyle davaya konu para çekişlerinden davacının haberinin olup olamayacağının hayatın olağan akışına göre mümkün olup olmadığının alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3010 E. 2012/2626 K.
Ortak:eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece öncelikle davacı «temsilcisinin» müdahil olduğu ceza davası sonucu beklenip, o davada verilecek kararın bu davaya etkisi değerlendirilmek, ayrıca davacıya ait hesabın, nasıl bir hesap olduğu, ne şekilde işlediği, hesapta bulunan para tutarı itibariyle davaya konu para çekişlerinden davacının haberinin olup olamayacağının hayatın olağan akışına göre mümkün olup olmadığının alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda… n haberinin olup olamayacağının hayatın olağan akışına göre mümkün olup olmadığının alınacak bilirkişi raporu ile tesbit edip sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faks talimatı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «faks talimat» asılları istenmesine rağmen davalı banka tarafından «ibrazının» çeşitli nedenlerle mümkün olamadığının beyan edildiği, ibraz edemediği faks talimatlarındaki ödemeler yönünden davalı bankanın davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile toplam 30.338,72 TL’nın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Her ne kadar imzaları davacıya ait olduğu anlaşılan 02.12.2003 ve 18.08.2003 tarihli 2 adet talimat dışındaki talimatlar davalı banka tarafından «ibraz» edilememiş ise de, davacının da müdahil olduğu Ankara 7.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5796 E. 2013/20219 K.
Ortak:temsil
İncelediğiniz karardaDavacı şirket «temsilcisinin» de müdahil olduğu ...
Bu durumda, mahkemece öncelikle davacı «temsilcisinin» müdahil olduğu ceza davası sonucu beklenip, o davada verilecek kararın bu davaya etkisi değerlendirilmek, ayrıca davacıya ait hesabın, nasıl bir hesap olduğu, ne şekilde işlediği, hesapta bulunan para tutarı itibariyle davaya konu para çekişlerinden davacının haberinin olup olamayacağının hayatın olağan akışına göre mümkün olup olmadığının alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin «temsil» «yetkisine» ilişkin olarak davalı bankaya verilmiş talimat ve «ibraz» edilmiş belgelere göre davalı bankanın gerekli özeni göstermeyerek «temsil yetkisi» olmayan diğer davalı şahsa ödeme yapmış olup temsilcinin bankada yaptığı bir işlem nedeniyle durumu öğrendiğinin ve zımnen «rıza» gösterdiğinin kabul edilmesinin hayatın olağan akışına uygun görülmediği gibi bankaya verilen talimata uygun işlem yapılacağı güveni de gözetildiğinde bankada yapılan her işlemde şirket adına bütün hesap hareketlerinin de kontrol edilmesi sorumluluğunun yetkili temsilciye yüklenmesinin sorumluluk hukuku ile bağdaşmadığı, «ihtarnamenin» 26/09/2007 tarihinde tebliğ edilmiş olup ihtarnamede tanınan 7 günlük süre de gözetildiğinde «temerrüt tarihinin» 08/10/2007 olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 53.814,49 TL'nin 08/10/2007 temerrüt tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselesilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil yetkisi · müterafik kusur · icazet · temerrüt tarihi · şirket müdürü · eş rızası · reeskont faizi · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin «temsil» «yetkisine» ilişkin olarak davalı bankaya verilmiş talimat ve «ibraz» edilmiş belgelere göre davalı bankanın gerekli özeni göstermeyerek «temsil yetkisi» olmayan diğer davalı şahsa ödeme yapmış olup temsilcinin bankada yaptığı bir işlem nedeniyle durumu öğrendiğinin ve zımnen «rıza» gösterdiğinin kabul edilmesinin hayatın olağan akışına uygun görülmediği gibi bankaya verilen talimata uygun işlem yapılacağı güveni de gözetildiğinde bankada yapılan her işlemde şirket adına bütün hesap hareketlerinin de kontrol edilmesi sorumluluğunun yetkili temsilciye yüklenmesinin sorumluluk hukuku ile bağdaşmadığı, «ihtarnamenin» 26/09/2007 tarihinde tebliğ edilmiş olup ihtarnamede tanınan 7 günlük süre de gözetildiğinde «temerrüt tarihinin» 08/10/2007 olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 53.814,49 TL'nin 08/10/2007 temerrüt tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselesilen tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava tazminat istemine ilişkin olup, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalı bankanın şirket müdürüne ödeme yapması gerekirken, «şirket müdürü» olmayan diğer davalıya ödeme yapması kural olarak banka yönünden «kusur» teşkil eder ise de dava konusu hesabın şirketin iki ortağı tarafından birlikte açılması olgusu ve usulsüz olduğu iddia edilen ödemelerden sonra da şirketin diğer ortağı ve müdürü olan dava dışı ... tarafından hesaptan para çekişleri yapıldığı,bilirkişi raporuna göre usulsüz olduğu iddia edilen işlem tutarları da nazara alındığında hayatın olağan koşulları uyarınca şirketin bu para çekişlerinden haberdar olduğunun ve işlemlere «icazet» verdiğinin kabulü gerekir.
2- Kabule göre de usulsüz işlemleri yapan davalının, şirketin diğer ortağı olmasına göre «müterafik kusur» yönünden değerlendirme yapılmamasıda doğru olmamıştır
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2142 E. , 2013/21988 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.11.2012 tarih ve 2011/293-2012/1730 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankada hesabının bulunduğunu, müvekkilinin hesabından 4.000,00 TL ve 1.100 Dolar çekildiğini, ancak talimatlarda geçen imzaların, iki ortaklı şirket müdürlerine ait olmadığını, bankanın imzaları kontrol etmeden ve karşılaştırmadan ödeme yaptığını bu nedenle kusurlu olduğunu, ayrıca ödeme yapmadan önce davalı bankanın müvekkilini arayıp teyit alması gerektiğini,bankaların objektif sorumluluk ilkesine göre mutlaka sorumlu olacaklarını ileri sürerek, davanın kabulü ile 4.000,00 TL ve 1.100 Doların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, müvekkili bankanın olayda kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın olayda %60, davacının ise %40 oranda kusurlu olduklarının kabulü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.400,00 TL ve 888,49 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, davacıya ait mevduat hesabından usulsüz para çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Yukarıda açıklanan özetten de anlaşılacağı üzere davalı Banka, davacıya ait hesaptan usulsüz para çekilmesinin söz konusu olmadığını, davacının verdiği talimatlar doğrultusunda ödemelerin yapıldığını savunmuştur. Davacı şirket temsilcisinin de müdahil olduğu ...
7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/118-320 sayılı dosyasında davacının sekreteri olan ... hakkında açılan ceza davasında ödemelerin davacının bilgisi dahilinde, talimatla yapıldığı sonucuna varılarak beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece öncelikle davacı temsilcisinin müdahil olduğu ceza davası sonucu beklenip, o davada verilecek kararın bu davaya etkisi değerlendirilmek, ayrıca davacıya ait hesabın, nasıl bir hesap olduğu, ne şekilde işlediği, hesapta bulunan para tutarı itibariyle davaya konu para çekişlerinden davacının haberinin olup olamayacağının hayatın olağan akışına göre mümkün olup olmadığının alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/568281400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz