Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3010 E. 2012/2626 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faks talimatı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, faks talimat asılları istenmesine rağmen davalı banka tarafından ibrazının çeşitli nedenlerle mümkün olamadığının beyan edildiği, ibraz edemediği faks talimatlarındaki ödemeler yönünden davalı bankanın davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile toplam 30.338,72 TL’nın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
..../....
2010/3010
2012/2626
S.2
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, davacıya ait mevduat hesabından usulsüz para çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Yukarıda açıklanan özetten de anlaşılacağı üzere davalı banka davacıya ait hesaptan usulsüz para çekilmesinin söz konusu olmadığını, davacının verdiği talimatlar doğrultusunda ödemelerin yapıldığını savunmuştur. Her ne kadar imzaları davacıya ait olduğu anlaşılan 02.12.2003 ve 18.08.2003 tarihli 2 adet talimat dışındaki talimatlar davalı banka tarafından ibraz edilememiş ise de, davacının da müdahil olduğu Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/118-320 sayılı dosyasında davacının sekreteri olan Nurşen Dönmez hakkında açılan ceza davasında ödemelerin davacının bilgisi dahilinde talimatla yapıldığı sonucuna varılarak beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece öncelikle davacının müdahil olduğu ceza davası sonucu beklenip, o davada verilecek kararın bu davaya etkisi değerlendirilmek, ayrıca davacıya ait hesabın, nasıl bir hesap olduğu, ne şekilde işlediği, hesapta bulunan para tutarı itibariyle davaya konu para çekişlerinden davacının haberinin olup olamayacağının hayatın olağan akışına göre mümkün olup olmadığının alınacak bilirkişi raporu ile tesbit edip sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir.
3-Ayrıca, kabule göre de bir an için paranın usulsüz çekildiği kabul edilse bile,davacının hesabından usulsüz para çekme işlemini yapan kişinin sekreteri olması nedeniyle yanında bu nevi usulsüzlükleri yapabilen adam çalıştıran davacının da olayda müterafik kusurunun dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2142 E. 2013/21988 K.
Ortak:eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz kararda… n haberinin olup olamayacağının hayatın olağan akışına göre mümkün olup olmadığının alınacak bilirkişi raporu ile tesbit edip sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece öncelikle davacı «temsilcisinin» müdahil olduğu ceza davası sonucu beklenip, o davada verilecek kararın bu davaya etkisi değerlendirilmek, ayrıca davacıya ait hesabın, nasıl bir hesap olduğu, ne şekilde işlediği, hesapta bulunan para tutarı itibariyle davaya konu para çekişlerinden davacının haberinin olup olamayacağının hayatın olağan akışına göre mümkün olup olmadığının alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi · temsil
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın olayda %60, davacının ise %40 oranda kusurlu olduklarının kabulü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.400,00 TL ve 888,49 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı şirket «temsilcisinin» de müdahil olduğu ...
Bu durumda, mahkemece öncelikle davacı «temsilcisinin» müdahil olduğu ceza davası sonucu beklenip, o davada verilecek kararın bu davaya etkisi değerlendirilmek, ayrıca davacıya ait hesabın, nasıl bir hesap olduğu, ne şekilde işlediği, hesapta bulunan para tutarı itibariyle davaya konu para çekişlerinden davacının haberinin olup olamayacağının hayatın olağan akışına göre mümkün olup olmadığının alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8841 E. 2012/13337 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5796 E. 2013/20219 K.
Ortak:ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «faks talimat» asılları istenmesine rağmen davalı banka tarafından «ibrazının» çeşitli nedenlerle mümkün olamadığının beyan edildiği, ibraz edemediği faks talimatlarındaki ödemeler yönünden davalı bankanın davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile toplam 30.338,72 TL’nın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Her ne kadar imzaları davacıya ait olduğu anlaşılan 02.12.2003 ve 18.08.2003 tarihli 2 adet talimat dışındaki talimatlar davalı banka tarafından «ibraz» edilememiş ise de, davacının da müdahil olduğu Ankara 7.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin «temsil» «yetkisine» ilişkin olarak davalı bankaya verilmiş talimat ve «ibraz» edilmiş belgelere göre davalı bankanın gerekli özeni göstermeyerek «temsil yetkisi» olmayan diğer davalı şahsa ödeme yapmış olup temsilcinin bankada yaptığı bir işlem nedeniyle durumu öğrendiğinin ve zımnen «rıza» gösterdiğinin kabul edilmesinin hayatın olağan akışına uygun görülmediği gibi bankaya verilen talimata uygun işlem yapılacağı güveni de gözetildiğinde bankada yapılan her işlemde şirket adına bütün hesap hareketlerinin de kontrol edilmesi sorumluluğunun yetkili temsilciye yüklenmesinin sorumluluk hukuku ile bağdaşmadığı, «ihtarnamenin» 26/09/2007 tarihinde tebliğ edilmiş olup ihtarnamede tanınan 7 günlük süre de gözetildiğinde «temerrüt tarihinin» 08/10/2007 olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 53.814,49 TL'nin 08/10/2007 temerrüt tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselesilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil yetkisi · müterafik kusur · icazet · temerrüt tarihi · şirket müdürü · eş rızası · reeskont faizi · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin «temsil» «yetkisine» ilişkin olarak davalı bankaya verilmiş talimat ve «ibraz» edilmiş belgelere göre davalı bankanın gerekli özeni göstermeyerek «temsil yetkisi» olmayan diğer davalı şahsa ödeme yapmış olup temsilcinin bankada yaptığı bir işlem nedeniyle durumu öğrendiğinin ve zımnen «rıza» gösterdiğinin kabul edilmesinin hayatın olağan akışına uygun görülmediği gibi bankaya verilen talimata uygun işlem yapılacağı güveni de gözetildiğinde bankada yapılan her işlemde şirket adına bütün hesap hareketlerinin de kontrol edilmesi sorumluluğunun yetkili temsilciye yüklenmesinin sorumluluk hukuku ile bağdaşmadığı, «ihtarnamenin» 26/09/2007 tarihinde tebliğ edilmiş olup ihtarnamede tanınan 7 günlük süre de gözetildiğinde «temerrüt tarihinin» 08/10/2007 olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 53.814,49 TL'nin 08/10/2007 temerrüt tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselesilen tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava tazminat istemine ilişkin olup, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalı bankanın şirket müdürüne ödeme yapması gerekirken, «şirket müdürü» olmayan diğer davalıya ödeme yapması kural olarak banka yönünden «kusur» teşkil eder ise de dava konusu hesabın şirketin iki ortağı tarafından birlikte açılması olgusu ve usulsüz olduğu iddia edilen ödemelerden sonra da şirketin diğer ortağı ve müdürü olan dava dışı ... tarafından hesaptan para çekişleri yapıldığı,bilirkişi raporuna göre usulsüz olduğu iddia edilen işlem tutarları da nazara alındığında hayatın olağan koşulları uyarınca şirketin bu para çekişlerinden haberdar olduğunun ve işlemlere «icazet» verdiğinin kabulü gerekir.
2- Kabule göre de usulsüz işlemleri yapan davalının, şirketin diğer ortağı olmasına göre «müterafik kusur» yönünden değerlendirme yapılmamasıda doğru olmamıştır
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3010 E. , 2012/2626 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
VEKİLİ Av. ...
VEKİLİ Av. ...
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.12.2009 tarih ve 2005/356-2009/838 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.02.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Çankaya şubesi nezdinde 2247941 nolu Türk Lirası mevduat hesabının ve 071703335 nolu döviz mevduat hesabının bulunduğunu, davalı banka tarafından müvekkilince gönderildiği beyan edilen faks talimatlarına istinaden 04.07.2003 tarihinde 1.500 TL, 05.08.2003 tarihinde 5.000 TL, 07.08.2003 tarihinde 2,500 TL, 18.08.2003 tarihinde 749 TL, 05.09.2003 tarihinde 5.000 TL, 10.09.2003 tarihinde 1.000 TL, 02.12.2003 tarihinde 826 TL Türk Lirası hesaplarından ve 26.02.2003 tarihinde 8.100 USD,(13.068,41 TL) 21.03.2003 tarihinde 2.200 USD(3.770,31.-TL) olmak üzere dava dışı şahıslara ödeme yapıldığını, bankaya gönderilen faks talimatlarının müvekkilinin dışında şirket çalışanları tarafından imzalanmış olduğunu, faks talimatlarındaki imzaların sahte olduğunu ileri sürerek anılan bedellerin ödeme tarihlerinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 18.08.2003 tarihli 749 TL ve 02.12.2003 tarihli 826 TL miktarlı ödemeler yönünden davasını atiye bıraktığını beyan etmiştir.
Davalı vekili, davada zamanaşımı süresinin geçtiğini, iddia edildiği gibi talimatlardaki imzaların sahte olmadığını, davacının bankaya daha önce ihtarname çektiğini, uzun bir süre bekleyerek delillerin kaybolmasına neden olduğunu savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, faks talimat asılları istenmesine rağmen davalı banka tarafından ibrazının çeşitli nedenlerle mümkün olamadığının beyan edildiği, ibraz edemediği faks talimatlarındaki ödemeler yönünden davalı bankanın davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile toplam 30.338,72 TL’nın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
..../....
2010/3010
2012/2626
S.2
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, davacıya ait mevduat hesabından usulsüz para çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Yukarıda açıklanan özetten de anlaşılacağı üzere davalı banka davacıya ait hesaptan usulsüz para çekilmesinin söz konusu olmadığını, davacının verdiği talimatlar doğrultusunda ödemelerin yapıldığını savunmuştur. Her ne kadar imzaları davacıya ait olduğu anlaşılan 02.12.2003 ve 18.08.2003 tarihli 2 adet talimat dışındaki talimatlar davalı banka tarafından ibraz edilememiş ise de, davacının da müdahil olduğu Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/118-320 sayılı dosyasında davacının sekreteri olan Nurşen Dönmez hakkında açılan ceza davasında ödemelerin davacının bilgisi dahilinde talimatla yapıldığı sonucuna varılarak beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece öncelikle davacının müdahil olduğu ceza davası sonucu beklenip, o davada verilecek kararın bu davaya etkisi değerlendirilmek, ayrıca davacıya ait hesabın, nasıl bir hesap olduğu, ne şekilde işlediği, hesapta bulunan para tutarı itibariyle davaya konu para çekişlerinden davacının haberinin olup olamayacağının hayatın olağan akışına göre mümkün olup olmadığının alınacak bilirkişi raporu ile tesbit edip sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir.
3-Ayrıca, kabule göre de bir an için paranın usulsüz çekildiği kabul edilse bile,davacının hesabından usulsüz para çekme işlemini yapan kişinin sekreteri olması nedeniyle yanında bu nevi usulsüzlükleri yapabilen adam çalıştıran davacının da olayda müterafik kusurunun dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 23.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Davacı
21,15 H
17,15 PH
04,00 BK
06.03.2012-Y.K
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1036850300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz