6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Basiretli tacir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8393 E. 2013/22196 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
basiretli tacir zamanaşımı def'i olumsuz oy def'i tacir maddi tazminat ilan kusur haksız rekabet zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 56TTK 61

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacının faaliyet gösterdiği sektördeki firmaların gelir ve diğer büyüklük ölçütleri yönünden davacının gerçekte sahip olduğu büyüklük ve sıralamanın altında bir yerde gösterildiği, ilanda sıralamadaki ölçütlerin tahmini olarak açıklandığı belirtilmiş ise de, bu konuda tecrübeli bir firma olan davalının basiretli bir tacir gibi hareket etmeyerek yayınladığı bilgilerin detaylı bir şekilde araştırılmasını yapmayarak kusurlu davrandığı, her ne kadar davalının yayınları sonrasında, davacının iş kapasitesi ve gelirinin azaldığı hususu teknik incelemede belirlenememiş hatta daha sonraki dönemlerde gelir artış oranının yükseldiği belirlenmiş ise de davalının eylemi haksız rekabet niteliğinde olmakla davacının bundan doğan maddi ve manevi zararının tayininin mahkemece hal ve mevkiiye, kusurun ağırlığına göre serbestçe tayin edilebileceği gerkçesiyle, davalının eylemin TTK 56 ve 57. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalı şirket tarafından bu mahiyetle hazırlanan Bilişim Rehberlerinin toplatılması suretiyle vaki haksız rekabetinin men'ine, takdiren 10.000 TL maddi tazminatın ve birleşen dava yönünden de davanın kısmen kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, asıl ve birleşen davalar yönünden TTK 61. maddesi gereğince, hüküm özetinin Türkiye'de tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde 2 defa ilanına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazına gelince: Davalı birleşen dava dosyasında cevap dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunmuş olduğu halde, davalının zamanaşımı def’i hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmeden davanın esasına girilerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Zamanaşımı def'i konusunda bir karar verilmeden birleşen davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.

3- Davalı vekilinin birleşen davaya yönelik sair temyiz itirazlarının bozma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4780 E. 2019/6243 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/8393 E.  ,  2013/22196 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada...9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.02.2011 tarih ve 2003/1088-2011/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirket tarafından yayınlanan bilişim rehberi dergisinde ve davalıya ait internet sayfasında bilişim sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin gelirleri esas alınarak yapılan değerlendirmeler sonucunda oluşturulan listede, davacı şirketin gelirinin şirketin gerçek cirosunu ve piyasadaki payını yansıtmadığını ve bu sebeple açıklanan ve yayınlanan listede gösterilen yerinin piyasada yanlış ve yanıltıcı intiba uyandırdığını ve şirketin mali iktidarı hakkında hakikata aykırı malumat verildiğini ileri sürerek, esas davada haksız rekabetin men'ini, 100.000.00 TL maddi tazminatın tahsilini ve birleşen davada da müvekkili şirketin itibarını zedelemesi sonucu uğradığı ve uğrayabileceği manevi zararların karşılanmasını, talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, net satış gelirlerinin tahmini olarak değerlendirildiğini, birleşen davada da manevi tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının maddi ve manevi herhangi bir zararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacının faaliyet gösterdiği sektördeki firmaların gelir ve diğer büyüklük ölçütleri yönünden davacının gerçekte sahip olduğu büyüklük ve sıralamanın altında bir yerde gösterildiği, ilanda sıralamadaki ölçütlerin tahmini olarak açıklandığı belirtilmiş ise de, bu konuda tecrübeli bir firma olan davalının basiretli bir tacir gibi hareket etmeyerek yayınladığı bilgilerin detaylı bir şekilde araştırılmasını yapmayarak kusurlu davrandığı, her ne kadar davalının yayınları sonrasında, davacının iş kapasitesi ve gelirinin azaldığı hususu teknik incelemede belirlenememiş hatta daha sonraki dönemlerde gelir artış oranının yükseldiği belirlenmiş ise de davalının eylemi haksız rekabet niteliğinde olmakla davacının bundan doğan maddi ve manevi zararının tayininin mahkemece hal ve mevkiiye, kusurun ağırlığına göre serbestçe tayin edilebileceği gerkçesiyle, davalının eylemin TTK 56 ve 57.

maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalı şirket tarafından bu mahiyetle hazırlanan Bilişim Rehberlerinin toplatılması suretiyle vaki haksız rekabetinin men'ine, takdiren 10.000 TL maddi tazminatın ve birleşen dava yönünden de davanın kısmen kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, asıl ve birleşen davalar yönünden TTK 61. maddesi gereğince, hüküm özetinin Türkiye'de tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde 2 defa ilanına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazına gelince: Davalı birleşen dava dosyasında cevap dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunmuş olduğu halde, davalının zamanaşımı def’i hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmeden davanın esasına girilerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Zamanaşımı def'i konusunda bir karar verilmeden birleşen davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.

3- Davalı vekilinin birleşen davaya yönelik sair temyiz itirazlarının bozma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davaya yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/568015300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.