İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7900 E. 2013/22071 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekle ödeme↗ muavin defter↗ karine↗ ticari defter↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ cy/cy kaydı↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın, davacı lehine düzenlediği çek bedellerini kime ödediğini ve ödemelerin doğruluğunu ispatlayamadığı, davalının 30.12.2008 tarihinde davacıya çekle ödeme yapmış gibi davacının cari hesabına borç yazarak 948 yevmiye numarasıyla yaptığı muhasebe kaydının dayanaksız olduğu ve yok sayılması gerektiği, takibe konu alacak miktarının likit olduğu, davacı tarafın asıl alacağın % 40'ı oranında inkar tazminatına da hak
kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne ile davalının itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağın (53.400,00 TL'nin) % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, televizyon dizisinin teknik yönetmenliğinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı taraf, dava dilekçesinde ve yargılama sırasındaki beyanlarında, davalının davacıya elden 53.400,00 TL ödeme yaptığını ve karşılığında 4 adet makbuz düzenlendiğini, kanun gereği 8.000,00 TL üzerindeki ödemelerin ancak banka yoluyla ödenmesi zorunluluğu bulunduğundan ödemelerin davacı defterlerine alındığı gibi işlenmediğini, yapılan ödemelerin deftere usulüne uygun işlenmesi için toplam değeri 53.400,00 TL olan iki adet çek fotokopisinin davalı tarafça faks yoluyla davacının muhasebecisine gönderildiğini ve muhasebecinin çekleri elden alınan 53.400,00 TL ödemeye karşılık muavin defterine kaydettiğini, ancak davalı tarafın muavin defterine hem elden yapılan ödemeleri hem de iki adet çeki kaydettiğini, bu şekilde davalı ticari defterlerine toplamda 53.400,00 TL değerindeki ödemenin iki kez kaydedildiğini, çeklerin hiçbir şekilde davacının eline ulaşmadığını, çeklerin altında düzenleyen şirketin yetkilisinin imzasının olmadığını, bedellerinin tahsil edilmediğini iddia etmiştir. Ancak, bu iddiasını ispatlayacak herhangi bir belge veya delil ibraz edememiştir.
Dava tarihinde yürülükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 88. maddesine göre “....Senet borçluya iade edildikte borç sakıt olmuş sayılır.” Somut olayda ise davalı tarafından keşide edilen çekler davalının elinde olduğuna göre bu borcun ödendiği karine olarak kabul edilmeli, aksi; iddia eden davacı tarafından kanıtlanmalıdır. Buna rağmen, bilirkişi raporunda açıklanan gerekçe benimsenerek çek bedelinin ödendiğine dair ödeme fişi bulunmaması nedeniyle ödeme yapılmadığı sonucuna varılması doğru değildir. Salt bu fişin alınmaması, yukarıda anılan maddede öngörülen yasal karinenin aksinin kanıtlandığı sonucunu doğurmaz. Bu sebeplerle yazılı gerekçeyle davanın kabulü doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15861 E. 2012/6833 K.
Ortak:muavin defter · ticari defter · ibraz · e-defter
İncelediğiniz kararda… e karşılığında 4 adet makbuz düzenlendiğini, kanun gereği 8.000,00 TL üzerindeki ödemelerin ancak banka yoluyla ödenmesi zorunluluğu bulunduğundan ödemelerin davacı «defterlerine» alındığı gibi işlenmediğini, yapılan ödemelerin deftere usulüne uygun işlenmesi için toplam değeri 53.400,00 TL olan iki adet «çek» fotokopisinin davalı tarafça faks yoluyla davacının muhasebecisine gönderildiğini ve muhasebecinin çekleri elden alınan 53.400,00 TL ödemeye karşılık «muavin defterine» kaydettiğini, ancak davalı tarafın muavin defterine hem elden yapılan ödemeleri hem de iki adet çeki kaydettiğini, bu şekilde davalı «ticari defterlerine» toplamda 53.400,00 TL değerindeki ödemenin iki kez kaydedildiğini, çeklerin hiçbir şekilde davacının eline ulaşmadığını, çeklerin altında düzenleyen şirketin yetki …
Ancak, bu iddiasını ispatlayacak herhangi bir belge veya delil «ibraz» edememiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «itirazın iptali davalarının» ispatının ancak yazılı belge ve özellikle «ticari defter» ve kayıtlarla mümkün olduğu, alacak miktarının «tanık beyanı» ile ispat edilemeyeceği, tarafların dosyaya hiçbir ticari defter, belge ve kayıt sunmadıkları, davacı vekilinin dosyaya «ibraz» ettiği faturaların ticari defterlerde yer alıp almadığının anlaşılamadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… ığı iddia olunan alacağın tahsiline ilişkin olup, davacı taraf diğer delillerinin yanı sıra dava konusu faturaların kayıtlı olduğu ve davalıya ait olduğu bildirilen «muavin defteri» kayıt suretini de «ibraz» ettiğine göre, davalının davacı tarafından gönderilen faturaların defterine kaydetmesinin akdi ilişkinin varlığında etkili olduğu nazara alınarak, davacı tarafın ibraz ettiği kayıtların kendisine ait olup olmadığı hususunda davalıya «isticvap» davetiyesi çıkarılmak, davalı taraf duruşmaya geldiğinde sunulan belgelerle ilgili beyanı alınmak ve neticesine göre bir karar verilmek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:isticvap · tanık beyanı · itirazın iptali davası · iptal davası · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «itirazın iptali davalarının» ispatının ancak yazılı belge ve özellikle «ticari defter» ve kayıtlarla mümkün olduğu, alacak miktarının «tanık beyanı» ile ispat edilemeyeceği, tarafların dosyaya hiçbir ticari defter, belge ve kayıt sunmadıkları, davacı vekilinin dosyaya «ibraz» ettiği faturaların ticari defterlerde yer alıp almadığının anlaşılamadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… ığı iddia olunan alacağın tahsiline ilişkin olup, davacı taraf diğer delillerinin yanı sıra dava konusu faturaların kayıtlı olduğu ve davalıya ait olduğu bildirilen «muavin defteri» kayıt suretini de «ibraz» ettiğine göre, davalının davacı tarafından gönderilen faturaların defterine kaydetmesinin akdi ilişkinin varlığında etkili olduğu nazara alınarak, davacı tarafın ibraz ettiği kayıtların kendisine ait olup olmadığı hususunda davalıya «isticvap» davetiyesi çıkarılmak, davalı taraf duruşmaya geldiğinde sunulan belgelerle ilgili beyanı alınmak ve neticesine göre bir karar verilmek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7900 E. , 2013/22071 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.04.2012 tarih ve 2009/126-2012/81 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı borçludan olan alacağı nedeniyle takibe geçildiğini, ancak, borçlunun haksız olarak itirazda bulunduğunu, tarafların ticari defterleri incelendiğinde faturalara dayalı olan alacağın sabit olduğunun anlaşılacağını, davalı şirket adına yapılan “Gece-Gündüz” adlı televizyon dizisinin teknik malzeme, hizmet ve yönetmenliğinin müvekkili tarafından üstlenildiğini ve tüm edimlerin yerine getirildiğini, ancak, davalının 53.400,00 TL tutarındaki borcunu ödemediğini ve icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu iddia ederek, takibin devamına ve % 40'dan az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, davacı şirketin delil listesi ekinde dosyaya sunduğu hesap ekstresi ile müvekkili şirketin hesap ekstreleri karşılaştırılarak incelendiğinde, müvekkilinin 12.09.2008 tarihinde ödediği 12.000,00 TL ve 13.000,00 TL tutarındaki iki adet ve 10.10.2008 tarihinde ödediği her biri 13.800,00 TL tutarındaki iki adet olmak üzere toplam 53.400,00 TL’lik ödemelerin davacının kayıtlarına işlenmediğini, davacının kötü niyetli olduğunu, yapılan ödemelerin davacı şirketin defterlerine işlenmemesi nedeniyle müvekkili şirketin icra tehdidi altında kaldığını savunarak davanın reddine ve müvekkili şirket lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın, davacı lehine düzenlediği çek bedellerini kime ödediğini ve ödemelerin doğruluğunu ispatlayamadığı, davalının 30.12.2008 tarihinde davacıya çekle ödeme yapmış gibi davacının cari hesabına borç yazarak 948 yevmiye numarasıyla yaptığı muhasebe kaydının dayanaksız olduğu ve yok sayılması gerektiği, takibe konu alacak miktarının likit olduğu, davacı tarafın asıl alacağın % 40'ı oranında inkar tazminatına da hak
kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne ile davalının itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağın (53.400,00 TL'nin) % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, televizyon dizisinin teknik yönetmenliğinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı taraf, dava dilekçesinde ve yargılama sırasındaki beyanlarında, davalının davacıya elden 53.400,00 TL ödeme yaptığını ve karşılığında 4 adet makbuz düzenlendiğini, kanun gereği 8.000,00 TL üzerindeki ödemelerin ancak banka yoluyla ödenmesi zorunluluğu bulunduğundan ödemelerin davacı defterlerine alındığı gibi işlenmediğini, yapılan ödemelerin deftere usulüne uygun işlenmesi için toplam değeri 53.400,00 TL olan iki adet çek fotokopisinin davalı tarafça faks yoluyla davacının muhasebecisine gönderildiğini ve muhasebecinin çekleri elden alınan 53.400,00 TL ödemeye karşılık muavin defterine kaydettiğini, ancak davalı tarafın muavin defterine hem elden yapılan ödemeleri hem de iki adet çeki kaydettiğini, bu şekilde davalı ticari defterlerine toplamda 53.400,00 TL değerindeki ödemenin iki kez kaydedildiğini, çeklerin hiçbir şekilde davacının eline ulaşmadığını, çeklerin altında düzenleyen şirketin yetkilisinin imzasının olmadığını, bedellerinin tahsil edilmediğini iddia etmiştir.
Ancak, bu iddiasını ispatlayacak herhangi bir belge veya delil ibraz edememiştir.
Dava tarihinde yürülükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 88. maddesine göre “....Senet borçluya iade edildikte borç sakıt olmuş sayılır.” Somut olayda ise davalı tarafından keşide edilen çekler davalının elinde olduğuna göre bu borcun ödendiği karine olarak kabul edilmeli, aksi; iddia eden davacı tarafından kanıtlanmalıdır. Buna rağmen, bilirkişi raporunda açıklanan gerekçe benimsenerek çek bedelinin ödendiğine dair ödeme fişi bulunmaması nedeniyle ödeme yapılmadığı sonucuna varılması doğru değildir. Salt bu fişin alınmaması, yukarıda anılan maddede öngörülen yasal karinenin aksinin kanıtlandığı sonucunu doğurmaz. Bu sebeplerle yazılı gerekçeyle davanın kabulü doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/567975200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz