Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9512 E. 2013/22074 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihbar şartı↗ montreal sözleşmesi↗ iyiniyet kuralları↗ varşova konvansiyonu↗ hava taşıması↗ iyiniyet↗ taşıma sözleşmesi↗ protokol↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ ihtar↗ hasar↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyaya sunulan ve davacının kabulünde olan 21/04/2011 tarihli tutanağa göre, taşınan emtianın çantasındaki hasarın bu tarih itibariyle öğrenildiği, Varşova Protokolü'nün 26. maddesinde hasarın meydana geldiği tarihten itibaren taşınan yük için taşıyıcıya ihbarda bulunulmasının zorunlu olduğu, davacı her ne kadar tutanak ile hasarı tespit ettirmiş ise de meydana gelen zararın tazmine yönelik ihtarını 08/06/2011 tarihinde davalıya bildirdiği, bu tarihin Kanun'un aradığı 14 günlük süreden sonra olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında süresinde yapılmış bir bildirim bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hava taşıması sırasında meydana gelen zararın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece Varşova Konvansiyonu'nun 26. maddesine göre süresinde taşıyıcıya ihbarda bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; taşıma sözleşmesinin tarihi dikkate alındığında uyuşmazlığa 26.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren Montreal Sözleşmesi'nin 31. maddesinin uygulanması gerekir.Taşıyıcının herhangi bir surette hasarı öğrenmiş olması halinde ihbarın yapılmadığının ileri sürülmesi iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağından ihbar şartı aranmamalıdır. Somut olayda, taşıyıcı davalının kargo görevlisinin imzası bulunan 21.04.2011 tarihli tutanakta hasar tespit edildiğine göre davanın esasına girilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/452 E. 2021/3627 K.
Ortak:taşıyıcı · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyaya sunulan ve davacının kabulünde olan 21/04/2011 tarihli tutanağa göre, taşınan emtianın çantasındaki «hasarın» bu tarih itibariyle öğrenildiği, Varşova Protokolü'nün 26. maddesinde hasarın meydana geldiği tarihten itibaren taşınan yük için «taşıyıcıya» «ihbarda» bulunulmasının zorunlu olduğu, davacı her ne kadar tutanak ile hasarı tespit ettirmiş ise de meydana gelen zararın tazmine yönelik «ihtarını» 08/06/2011 tarihinde davalıya bildirdiği, bu tarihin Kanun'un aradığı 14 günlük süreden sonra olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında süresinde yapılmış bi …
Dava, «hava taşıması» sırasında meydana gelen zararın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece Varşova Konvansiyonu'nun 26. maddesine göre süresinde «taşıyıcıya» «ihbarda» bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, «taşıyıcı» davalının kargo «görevlisinin» imzası bulunan 21.04.2011 tarihli tutanakta «hasar» tespit edildiğine göre davanın esasına girilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… enen gerektirici sebeplere, Varşova Konvansiyonu’nda, 4 sayılı Montreal Protokolü ile yapılan değişiklikten sonra yük taşımalarında 25. maddesindeki koşullarda dahi «taşıyıcının sorumluluğu» sınırsız olmayacak ise de, somut uyuşmazlıkta varış yeri olan Irak devletinin 4 sayılı Montreal Protokolü’ne taraf olmamasına göre, davalılar vekillerinin HUMK 440 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sorumluluğu
Benzer bu kararda… enen gerektirici sebeplere, Varşova Konvansiyonu’nda, 4 sayılı Montreal Protokolü ile yapılan değişiklikten sonra yük taşımalarında 25. maddesindeki koşullarda dahi «taşıyıcının sorumluluğu» sınırsız olmayacak ise de, somut uyuşmazlıkta varış yeri olan Irak devletinin 4 sayılı Montreal Protokolü’ne taraf olmamasına göre, davalılar vekillerinin HUMK 440 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9565 E. 2014/16939 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · protokol · Tazminat
İncelediğiniz karardaAncak; «taşıma sözleşmesinin» tarihi dikkate alındığında uyuşmazlığa 26.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren Montreal Sözleşmesi'nin 31. maddesinin uygulanması gerekir.Taşıyıcının herhangi bir surette «hasarı» öğrenmiş olması halinde «ihbarın» yapılmadığının ileri sürülmesi «iyiniyet kurallarıyla» bağdaşmayacağından «ihbar şartı» aranmamalıdır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «teslim» aldığı emtiayı fuar alanında teslim ettiği kişinin yetkili olup olmadığını araştırmayıp emtianın «zayi» olmasına neden olduğu, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» 4 nolu Montreal Protokol hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının sorumluluğunun kg başına 17 SDR olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.060 SDR’nin davalının «temerrüde» düştüğü tarih olan 13/05/2006 tarihindeki Türk Lirası karşılığı 6.413,76 TL’nin «temerrüt tarihi» olan 13/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Varşova Konvansiyonu'nun 28/1. maddesi uyarınca «taşıma sözleşmesi» yapılmış olduğu işyerinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, hava «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk · gerçek zarar · temerrüt tarihi · ticari faiz · zayi · yargılama gideri · eksik inceleme · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «teslim» aldığı emtiayı fuar alanında teslim ettiği kişinin yetkili olup olmadığını araştırmayıp emtianın «zayi» olmasına neden olduğu, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» 4 nolu Montreal Protokol hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının sorumluluğunun kg başına 17 SDR olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.060 SDR’nin davalının «temerrüde» düştüğü tarih olan 13/05/2006 tarihindeki Türk Lirası karşılığı 6.413,76 TL’nin «temerrüt tarihi» olan 13/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, hava taşıma ve taşınan malzemenin değerinin belirlenmesi konusundaki uzmanlardan oluşan yeni bir heyetten, öncelikle davacının «gerçek zararının» tespiti, tespit edilen gerçek zararın «sınırlı sorumluluk» miktarının altında ya da üstünde kalıp kalmadığının ve buna göre davalının sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi için rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3213 E. 2014/11299 K.
Ortak:hava taşıması · görevli mahkeme · Tazminat
İncelediğiniz karardaDava, «hava taşıması» sırasında meydana gelen zararın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece Varşova Konvansiyonu'nun 26. maddesine göre süresinde «taşıyıcıya» «ihbarda» bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, «taşıyıcı» davalının kargo «görevlisinin» imzası bulunan 21.04.2011 tarihli tutanakta «hasar» tespit edildiğine göre davanın esasına girilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlığın bu niteliğine göre dava, «hava taşımasından» kaynaklandığından ve davacılar «husumeti» davalı Hava Yolu Şirketi aleyhine de yöneltmiş bulunduğundan, aynı Yasa'nın 5. maddesi gereğince «görevli» mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı · dosya masrafı · maddi tazminat · yasal faiz · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacının davalılar aleyhine açmış olduğu «maddi tazminat» isteminin kabulüne, 1.500,00 TL maddi tazminatın «masrafların» yapıldığı tarihten itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; davacının davalılar aleyhine açmış olduğu manevi tazminat isteminin kısmen kabu …
Uyuşmazlığın bu niteliğine göre dava, «hava taşımasından» kaynaklandığından ve davacılar «husumeti» davalı Hava Yolu Şirketi aleyhine de yöneltmiş bulunduğundan, aynı Yasa'nın 5. maddesi gereğince «görevli» mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1107 E. 2011/11004 K.
Ortak:hava taşıması · taşıyıcı · Tazminat
İncelediğiniz karardaDava, «hava taşıması» sırasında meydana gelen zararın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece Varşova Konvansiyonu'nun 26. maddesine göre süresinde «taşıyıcıya» «ihbarda» bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyaya sunulan ve davacının kabulünde olan 21/04/2011 tarihli tutanağa göre, taşınan emtianın çantasındaki «hasarın» bu tarih itibariyle öğrenildiği, Varşova Protokolü'nün 26. maddesinde hasarın meydana geldiği tarihten itibaren taşınan yük için «taşıyıcıya» «ihbarda» bulunulmasının zorunlu olduğu, davacı her ne kadar tutanak ile hasarı tespit ettirmiş ise de meydana gelen zararın tazmine yönelik «ihtarını» 08/06/2011 tarihinde davalıya bildirdiği, bu tarihin Kanun'un aradığı 14 günlük süreden sonra olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında süresinde yapılmış bi …
Somut olayda, «taşıyıcı» davalının kargo «görevlisinin» imzası bulunan 21.04.2011 tarihli tutanakta «hasar» tespit edildiğine göre davanın esasına girilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu'nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 19. maddesi hükmüne göre «taşıyıcı», «hava taşımasındaki» yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur.
Gecikme halinde «taşıyıcının sorumlu» olduğu miktarın nasıl belirleneceği ise, Varşova- Lahey Protokolünün 4 Sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu nedenle anılan Konvansiyon' un 19. maddesi greğince gecikmeden kaynaklanan dolaylı zararların da «taşıyıcıdan» istenebileceği kabul edilmelidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geç teslim · dolaylı zarar · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · avans faizi · teslim
Benzer bu kararda… msenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, İtalya'dan İstanbul'a havayolu ile taşımayı üstlenen davalının, dava konusu emtiayı davacıya 11 gün gecikme ile «teslim» ettiği, emtianın «geç teslim» edilmesi nedeniyle davacının 8.700,49 TL talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.700,49 TL'nin 13.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, hava yolu ile taşınması üstlenilen eşyanın «geç teslim» edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Öte yandan, söz konusu Konvansiyon' da zararın hesaplanmasına dair bir kural öngörülmediğinden, «taşıyıcı» meydana gelen zararın tamamını konvansiyonda yer alan sınırlar ölçüsünde tazminle mükelleftir.(Kübra Yetiş Şamlı, Uluslararası Kara, Hava ve Deniz Yoluyla Eşya Taşımalarında Taşıyıcının/Taşıyanın Sınırlı Sorumluluktan Yararlanma Hakkının Kaybı, s.80) Somut olayda, taşımanın hava yolu ile yapılması hususunda taraflar arasında anlaşma bulunduğu, taşımanın hava yolu ile gerçekleştiği, taşınan eşyanın davacıya «geç teslim» edildiği ve davacının bu nedenle zararının doğduğu sabittir.
Gecikme halinde «taşıyıcının sorumlu» olduğu miktarın nasıl belirleneceği ise, Varşova- Lahey Protokolünün 4 Sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesinde düzenlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9512 E. , 2013/22074 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.03.2013 tarih ve 2012/442-2013/93 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait 80.000 Euro değerindeki dijital görüntüleme sisteminin nakliyesi hususunda davalı ile anlaştıklarını, ancak taşıma esnasında dijital görüntüleme sisteminin çantasında çatlak oluştuğunu, 21/04/2011 tarihinde alıcı ...'nün THY İstanbul ... Havalimanı'nda kargo memuru vasıtasıyla hasarı tespit ettirdiğini ve bu şekilde teslim alındığını, 26/04/2011 tarihinde, sigorta şirketine hasar ihbarınını yapıldığını ve doğrultuda 08/06/2011 tarihinde davalıya noter kanalıyla rucü ihtarının gönderildiğini, sigorta şirketine yapılan müracaatta poliçedeki muafiyet şartlarına göre ödenecek miktarın 312,8 TL olduğunu iddia ederek, çantada oluşan zarardan bu miktar düşüldükten sonra bakiye miktar olan 3,508,32 TL zararın olayın meydana geldiği tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu olaya ...Havacılık Kanunu'nun uygulanması gerektiğini ve bu Kanun'un 124. maddesine göre ihbarda bulunma mükellefiyetinin hasarın öğrenilmesinden itibaren bagaj için en geç 7 gün, yük içinde en geç 14 gün içinde protokolün 26. maddesine göre yazılı olarak bildirilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini, aksi halde müvekkilinin sorumlu olacağı miktarın sınırlı olduğunu, konvansiyonda öngörülen miktarın üstünde talebin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyaya sunulan ve davacının kabulünde olan 21/04/2011 tarihli tutanağa göre, taşınan emtianın çantasındaki hasarın bu tarih itibariyle öğrenildiği, Varşova Protokolü'nün 26. maddesinde hasarın meydana geldiği tarihten itibaren taşınan yük için taşıyıcıya ihbarda bulunulmasının zorunlu olduğu, davacı her ne kadar tutanak ile hasarı tespit ettirmiş ise de meydana gelen zararın tazmine yönelik ihtarını 08/06/2011 tarihinde davalıya bildirdiği, bu tarihin Kanun'un aradığı 14 günlük süreden sonra olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında süresinde yapılmış bir bildirim bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hava taşıması sırasında meydana gelen zararın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece Varşova Konvansiyonu'nun 26. maddesine göre süresinde taşıyıcıya ihbarda bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; taşıma sözleşmesinin tarihi dikkate alındığında uyuşmazlığa 26.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren Montreal Sözleşmesi'nin 31. maddesinin uygulanması gerekir.Taşıyıcının herhangi bir surette hasarı öğrenmiş olması halinde ihbarın yapılmadığının ileri sürülmesi iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağından ihbar şartı aranmamalıdır. Somut olayda, taşıyıcı davalının kargo görevlisinin imzası bulunan 21.04.2011 tarihli tutanakta hasar tespit edildiğine göre davanın esasına girilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/567965600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz