Karar alınmadan önce öneriye karşı çıkmak muhalefet şerhi sayılmaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3433 E. 2020/468 K. · · İlk derece: 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muhalefet şerhi (TTK 446)↗ iptal davası dava şartı↗ öneriye muhalefet / karara muhalefet ayrımı↗ değişik gerekçe ile onama↗ karar düzeltme↗
Gerekçe özeti
Genel kurul kararının iptali davasında (TTK 446) aranan muhalefet, kararın alınmasından SONRA gösterilip tutanağa geçirilen karşı çıkmadır; karar alınmadan önce öneriye karşı çıkmak muhalefet şerhi sayılmaz ve tek başına iptal davası açma hakkı vermez. Bu koşul yoksa iptal talebi dava şartı yokluğundan reddedilir; esasa ilişkin ret sonucu doğruysa hüküm değişik gerekçeyle onanır.
Ele alınan sorunlar
Muhalefet şerhi ve iptal davası dava şartı (TTK 446) → ret
İddia: Ana sözleşmenin kâr dağıtımına ilişkin maddesinin tadili kanuna ve objektif iyiniyet kurallarına aykırıdır; kâr payı müktesep haktır.
Gerekçe: Genel kurul kararının iptali TTK 446'daki iptal davası koşullarına tabidir. Somut olayda davacı ortak kendisini vekille temsil ettirmiş; vekil, iptali istenen maddeye ilişkin olarak daha karar alınmadan önce karşı çıkmış, ancak kararın alınmasından sonra herhangi bir muhalefet (karşı çıkma) bulunmamaktadır. Öneriye karşı olmak muhalefet niteliğinde olmadığından, kanunun aradığı 'alınan karara muhalif kalma' koşulu gerçekleşmemiştir; iptal talebi dava şartı yokluğundan reddedilmelidir. İlk derece mahkemesinin esastan ret kararı farklı gerekçeye dayansa da sonucu itibariyle doğru olduğundan, bozma ilamı kaldırılarak hüküm değişik gerekçe ile onanmalıdır.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
Karar alınmadan önceki karşı çıkmanın muhalefet şerhi sayılmayacağı ve iptal davası için kararın alınmasından sonra muhalefetin tutanağa geçirilmesi gerektiği yönünden bağlayıcı emsaldir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Genel kurul kararının iptali davasında, alınan karara muhalif kalıp muhalefetin toplantı tutanağına geçirilmesi (TTK 446) dava şartıdır
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3433 E. , 2020/468 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27/05/2015 gün ve 2014/577 - 2015/416 sayılı kararı bozan Daire'nin 06/03/2018 gün ve 2016/8115 - 2018/1689 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette azınlık pay sahibi olduğunu, şirketin 20/06/2013 tarihinde yapılan 2012 yılına ait genel kurul toplantısında kâr payına ilişkin ana sözleşmenin tadilinin kanuna ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, kâr payının müktesep hak olduğunu, buna ilişkin kararın oy birliği ile alınması gerektiğini, yeni düzenlemeyle kâr payı dağıtımının yönetim kurulunun insiyatifine bırakıldığını ileri sürerek, genel kurul toplantısında değiştirilen kâr payına ilişkin ana sözleşmenin 17. maddesiyle ilgili hükmün iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, anonim şirket genel kurul toplantısında alınan kararın iptali istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, davalı şirketin 20.06.2013 tarihli genel kurul toplantısında anasözleşme değişikliğine dair gündem maddesi kapsamında “Kar Tespiti ve Dağıtılması” başlıklı 17. maddenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iptal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiş ve davacı vekilinin temyizi üzerine karar Dairemizin 06.03.2018 tarih 2016/8115 E. 2018/1689 K. sayılı ilamı ile dava konusu iptali istenen genel kurul kararında kâr dağıtımı yanında sermaye arttırımına ilişkin düzenlemeler de bulunduğu ve sermaye artırımının anasözleşme değişikliği gerektirdiği nazara alınarak, dava konusu iptali istenen genel kurul kararının sermaye artırımına ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup olmadığı hususları da tartışılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı yararına bozulmuş ise de dava konusu genel kurul kararı 6102 sayılı TTK’nın 446.
maddesinde düzenlenen iptal davasının koşullarına tabi olmakla söz konusu karar yönünden iptal koşullarının bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekmektedir. Kararların iptalini düzenleyen anılan madde hükmüne göre toplantıda hazır bulunup da alınan karara muhalif kalan ve bu durumu toplantı tutanağına geçiren ortağın söz konusu kararlara karşı iptal davası açma hakkının olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davacı ortağın genel kurulda kendisini vekili aracılığıyla temsil ettirdiği, vekilin iptali istenen maddeye yönelik olarak daha karar alınmadan önce karşı çıktığı, bu şekilde muhalefet durumunun öneriye karşı olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkmanın (muhalefet) bulunmadığı, bu durumda iptal davası açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği anlaşıldığından, dava konusu genel kurul kararı bakımından yapılan iptal isteminin dava koşulu yerine getirilmediğinden reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru değilse de bu konudaki ret kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 06.03.2018 tarih 2016/8115 E.
2018/1689 K. sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 06.03.2018 tarih 2016/8115 E. 2018/1689 K. sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile ONANMASINA, peşin harcın onama harcından mahsubuyla 25,20 TL'nin davacıdan alınmasına, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 16/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/567673000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz