Marka Hükümsüzlüğünün Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5925 E. 2013/21878 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uyuşmazlık konusu↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 5 yıllık süre dava tarihinde dolmadığından davacının 556 sayılı KHK'nin 42/1-c ve 14. maddelerine dayalı hükümsüzlük isteminin esastan incelenmesine yasal olanak bulunmadığı, "devrim" sözcüğünün yaygın bilinen ilk anlamı ve genel algı itibariyle belirli bir alanda veya toplumsal olarak hızlı ve köklü değişimlere verilen bir isimden ibaret bulunup, doğrudan doğruya tarihi, kültürel bir değer veya bu nitelikte bir nesne ile özdeşleşmiş olmadığı, davacı delillerinin kelimenin KHK'nin 7/1-(h) bendi anlamında, tarihi, kültürel bir değer ve kişiliği ifade eden bir işaret olduğunu kanıtlamaya yetmediği, 556 sayılı KHK'nin 7/1-(h) hükmünün, dönemsel, bölgesel, sektörel gündem oluşturan, kişi olay veya ürün adlarının değil toplum belleğinde yer etmiş, tarihi veya kültürel önemi ve değeri yaygın olarak kabul görmüş ad ve işaretlerin marka olarak bir kimsenin tekeline verilmesini önlemek amacını taşıdığı, dolayısıyla "Devrim" ibaresinin 12.sınıf yönünden marka olarak tescilinin KHK'nin 7/1-(h) hükmüne aykırılık oluşturmadığı, davacının "Devrim" ibaresini 12. sınıftaki otomobil, kara taşıtları ve parçaları mallarında ticaret markası olarak kullanıldığına dair bir iddia ve delil bulunmadığı, dolayısıyla davacının "devrim" ibaresi üzerinde markasal olarak kullanımdan kaynaklanan KHK 8/3 hükmü anlamında korunabilir bir hak elde ettiğini kabule de imkan olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, 556 sayılı KHK uyarınca açılan marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Dosyaya ibraz edilen delillere göre, 12. sınıf emtia bakımından uyuşmazlık konusu markayı oluşturan "Devrim" ibaresi ilk kez 1961 yılında resmi merciilerin verdiği görev doğrultusunda davacı tarafından imal edilip ilk Türk Malı otomobil olarak topluma tanıtıldığı ve bu bakımından Türk otomotiv endüstrisi tarihinde önemli bir yere sahip olduğu gibi, bu çalışmanın ve çalışma sonucu ortaya çıkan sınırlı sayıdaki "Devrim" otomobillerinin ifade ettiği özellikli yapısı itibariyle de kültürel bir değer kazandığı, yine davacının "Devrim" otomobilini halen muhafaza etmekle kalmayıp bu kültürel ve endüstriyel simgenin çeşitli etkinliklerde de sergilenmesi suretiyle "Devrim" otomobilinin Türk tarihi ve kültürü için önemli ve topluma mâl olmuş bir değer haline geldiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, "Devrim" ibaresinin 556 sayılı KHK'nın 7/1-h maddesi kapsamında kaldığının kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine dair hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5688 E. 2014/10024 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ... yönünden davanın «husumetten» reddine, «dahili» davalı ...
Şti. yönünden ise davanın kabulüne dair verilen kararın «dahili» davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 11.12.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle dahili davalı şirket yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8568 E. 2016/6125 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaÖ.. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, “......” eseri ile ilgili olarak 5.000 TL manevi tazminat, “............” isimli eser için 5.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 10.000 TL manevi tazminatın davalı .....
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5925 E. , 2013/21878 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.11.2012 tarih ve 2012/45-2012/227 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1961 yılında zamanın Cumhurbaşkanı tarafından Devlet Demiryollarının imkanlarıyla bir otomobil yapılmasının istendiğini, müvekkilince kısa zamanda üretilen bu otomobile "Devrim" adının verildiğini, müvekkilinin bahçesinde bulunan bu otomobilin "Devrim" plakasıyla sergilendiğini, bir çok kişi tarafından ziyaret edildiğini, çeşitli etkinliklerde de kurumlara emanet verilerek halkın gözlemine sunulduğunu, otomobilin müvekkiliyle özleştiğini, Türkiye'de üretilen ilk otomobilin ismi olan "Devrim" ibaresinin davalı adına tescil edildiğinin öğrenildiğini, 556 sayılı KHK'nın 7/1-h maddesi uyarınca anılan ibare için tescil engelinin bulunduğunu, ülke sanayi tarihinin bir parçası olan "Devrim" otomobillerinin adına sinema filmi dahi çekildiğini, markayı ihdas ve istimal edenin müvekkili olduğunu, öncelik haklarının bulunduğunu, ayrıca davalının tescil edildiği tarihten itibaren markayı hiç kullanmadığını savunarak davalı adına tescilli "Devrim" markasının 12.
sınıf emtialar bakımından hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili adına tescilli markanın bir çok fuarda tanıtımın yapıldığını, defaten kullanıldığını, Etox ibareli markalarının bulunduğunu, "Devrim"in de bu markanın modellerinden biri olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 5 yıllık süre dava tarihinde dolmadığından davacının 556 sayılı KHK'nin 42/1-c ve 14. maddelerine dayalı hükümsüzlük isteminin esastan incelenmesine yasal olanak bulunmadığı, "devrim" sözcüğünün yaygın bilinen ilk anlamı ve genel algı itibariyle belirli bir alanda veya toplumsal olarak hızlı ve köklü değişimlere verilen bir isimden ibaret bulunup, doğrudan doğruya tarihi, kültürel bir değer veya bu nitelikte bir nesne ile özdeşleşmiş olmadığı, davacı delillerinin kelimenin KHK'nin 7/1-(h) bendi anlamında, tarihi, kültürel bir değer ve kişiliği ifade eden bir işaret olduğunu kanıtlamaya yetmediği, 556 sayılı KHK'nin 7/1-(h) hükmünün, dönemsel, bölgesel, sektörel gündem oluşturan, kişi olay veya ürün adlarının değil toplum belleğinde yer etmiş, tarihi veya kültürel önemi ve değeri yaygın olarak kabul görmüş ad ve işaretlerin marka olarak bir kimsenin tekeline verilmesini önlemek amacını taşıdığı, dolayısıyla "Devrim" ibaresinin 12.sınıf yönünden marka olarak tescilinin KHK'nin 7/1-(h) hükmüne aykırılık oluşturmadığı, davacının "Devrim" ibaresini 12.
sınıftaki otomobil, kara taşıtları ve parçaları mallarında ticaret markası olarak kullanıldığına dair bir iddia ve delil bulunmadığı, dolayısıyla davacının "devrim" ibaresi üzerinde markasal olarak kullanımdan kaynaklanan KHK 8/3 hükmü anlamında korunabilir bir hak elde ettiğini kabule de imkan olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, 556 sayılı KHK uyarınca açılan marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Dosyaya ibraz edilen delillere göre, 12. sınıf emtia bakımından uyuşmazlık konusu markayı oluşturan "Devrim" ibaresi ilk kez 1961 yılında resmi merciilerin verdiği görev doğrultusunda davacı tarafından imal edilip ilk Türk Malı otomobil olarak topluma tanıtıldığı ve bu bakımından Türk otomotiv endüstrisi tarihinde önemli bir yere sahip olduğu gibi, bu çalışmanın ve çalışma sonucu ortaya çıkan sınırlı sayıdaki "Devrim" otomobillerinin ifade ettiği özellikli yapısı itibariyle de kültürel bir değer kazandığı, yine davacının "Devrim" otomobilini halen muhafaza etmekle kalmayıp bu kültürel ve endüstriyel simgenin çeşitli etkinliklerde de sergilenmesi suretiyle "Devrim" otomobilinin Türk tarihi ve kültürü için önemli ve topluma mâl olmuş bir değer haline geldiği anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, "Devrim" ibaresinin 556 sayılı KHK'nın 7/1-h maddesi kapsamında kaldığının kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine dair hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/567113900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz