6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6097 E. 2013/21837 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak ediş hizmet bedeli sözleşmenin feshi ibra işlemiş faiz temerrüt faizi fatura ihtarname asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı dosya masrafı eksik inceleme temerrüt e-defter

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirkete 2008-2009 yıllarında yapmış olduğu taşıma hizmeti bedellerine karşılık düzenlediği faturalara, davalı şirketin herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi yevmiye defterlerine de kaydedildiği, davalının bu fatura bedellerini davacıya ödediğini ispat edemediği, buna göre davacının, davalı şirketten 2009 yılı Ocak ayından toplam 3.245 TL Şubat ayında da 2.950 TL olmak üzere toplam 6.195 TL alacağının olduğu, ayrıca davacının bu alacaklarının ödenmesi için davalıya gönderdiği ihtarnameye istinaden işlemiş temerrüt faizi ile noter masraflarını da talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 6195 TL asıl alacak, 193,63 TL işlemiş faiz ve 82,57 TL noter masrafı olmak üzere toplam 6.471,13 TL yönünden takibin devamına, asıl alacak miktarı likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Ancak, taraflar arasında akdedilen 01.07.2008 başlangıç tarihli İşbaşı Sözleşmesi’nin 8. maddesi “ Araç sahibi/şoförü eğitim yılı içinde veya işyeri ile yapılan sözleşme tarihleri arasında işi bırakamaz. İşi bırakacak kişi, işi bırakacağını 30 iş günü önce yazılı olarak bildirerek iş bu sözleşmeyi fesh edebilir. Aracını satan kişi noter kanalı ile ibra etmesi halinde Filiztur'a bildirilmesinden 1 hafta sonra işini bırakabilir. Bu madde hükmüne aykırı olarak işi bırakanların sözleşmeleri, hak edişleri verilmeden feshedilir” hükmünü haiz olup davalı vekili de gerek davaya cevabında gerekse temyiz itirazlarında sözleşmenin anılan bu maddesine atıfta bulunarak davacının dava konusu hak edişini talep edemeyeceğini savunmuştur. Bu itibarla, mahkemece, taraflar arasındaki İşbaşı Sözleşmesi’nin 8. maddesi hükmü tartışılmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4408 E. 2013/21304 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/6097 E.  ,  2013/21837 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.12.2012 tarih ve 2011/243-2012/1205 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile yapmış olduğu anlaşmaya istinaden kendisine ait araçla Kartal'da bulunan askeri dikimevinin personelini taşıma işini yaptığını, yapılan işin bedeli olarak müvekkiline aylık 3.245 TL ödenmesinin kararlaştırıldığını, bir süre sonra davalının, müvekkiline ödemesi gereken ücretleri eksik ödediği gibi son ayları ise hiç ödemediğini, bu şekilde müvekkilinin davalı şirket nezdinde ödenmeyen 6.573 TL alacağının birikmiş olduğunu, müvekkilinin yapılmayan ödemelere ilişkin ayların faturalarını keserek davalıya ihtarname ile tebliğ ettiğini ancak davalı tarafın kötüniyetli olarak faturaları iade ettiğini, davalının hakkında başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu ileri sürerek, itirazının iptali ile takibin devamına, %40'dan aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının müvekkili şirketten bir alacağının bulunmadığını, söz konusu faturalara dair ödememe iddialarının doğru olmadığını, ayrıca davacının müvekkili ile aralarında akdedilen İşbaşı Sözleşmesinin 8. maddesine aykırı hareket etmesi nedeniyle asıl borçlu tarafın davacı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirkete 2008-2009 yıllarında yapmış olduğu taşıma hizmeti bedellerine karşılık düzenlediği faturalara, davalı şirketin herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi yevmiye defterlerine de kaydedildiği, davalının bu fatura bedellerini davacıya ödediğini ispat edemediği, buna göre davacının, davalı şirketten 2009 yılı Ocak ayından toplam 3.245 TL Şubat ayında da 2.950 TL olmak üzere toplam 6.195 TL alacağının olduğu, ayrıca davacının bu alacaklarının ödenmesi için davalıya gönderdiği ihtarnameye istinaden işlemiş temerrüt faizi ile noter masraflarını da talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 6195 TL asıl alacak, 193,63 TL işlemiş faiz ve 82,57 TL noter masrafı olmak üzere toplam 6.471,13 TL yönünden takibin devamına, asıl alacak miktarı likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Ancak, taraflar arasında akdedilen 01.07.2008 başlangıç tarihli İşbaşı Sözleşmesi’nin 8. maddesi “ Araç sahibi/şoförü eğitim yılı içinde veya işyeri ile yapılan sözleşme tarihleri arasında işi bırakamaz. İşi bırakacak kişi, işi bırakacağını 30 iş günü önce yazılı olarak bildirerek iş bu sözleşmeyi fesh edebilir. Aracını satan kişi noter kanalı ile ibra etmesi halinde Filiztur'a bildirilmesinden 1 hafta sonra işini bırakabilir. Bu madde hükmüne aykırı olarak işi bırakanların sözleşmeleri, hak edişleri verilmeden feshedilir” hükmünü haiz olup davalı vekili de gerek davaya cevabında gerekse temyiz itirazlarında sözleşmenin anılan bu maddesine atıfta bulunarak davacının dava konusu hak edişini talep edemeyeceğini savunmuştur.

Bu itibarla, mahkemece, taraflar arasındaki İşbaşı Sözleşmesi’nin 8. maddesi hükmü tartışılmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/566330700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.