Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8416 E. 2013/22914 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cmr madde 30↗ asıl taşıyıcı↗ alt taşıyıcı↗ sorumluluktan kurtulma↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ cmr↗ teminat mektubu↗ ticari faiz↗ taşıyıcı↗ havale↗ ibraz↗ teminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı asıl taşıyıcının sorumluluğunun CMR 3. maddesi hükmüne dayandığı, alt taşıyıcının yol açtığı zararlardan sorumlu olduğu, CMR madde 17/2 hükmü uyarınca sorumluluktan kurtulabileceği bir definin bulunmadığı gerekçesiyle 20.026,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davaya konu malların davacıya teslim edilmediği kabulü ile karar verilmiştir. Ancak, Çeşme Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/825 Esas, 2006/276 Karar sayılı ceza davasında ise ".. suça konu emtianın yurt dışı edilmek şartıyla sahibine iadesi." şeklinde karar verildiği fakat bu kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Dava konusu malların akibeti, iade edilip edilmediği yahut davacıya teslim edilip edilmediği belirlenememektedir. Bu malların akıbeti, davacının tazminat hakkını ve miktarını etkileyeceğinden ceza dosyası getirtilmeden veya neticesi beklenilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır. Bununla birlikte, 08.01.2008 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda, "... davacının, bahse konu eksik beyan edilen malın CIF değerinin tamamını teminat mektubu ibraz etmek kaydıyla savcılığa başvurarak malını gümrükten çekmesi, sonradan teminat mektubunun iadesi için girişimde bulunması mümkünken, bu yola başvurmayarak aynı emtiayı yeniden ithal etme cihetine gittiği anlaşılmıştır." denilmek suretiyle, davacının ceza dosyası ile bağlantılı olarak yapabilecekleri de belirtilmiştir. Açıklanan hususlar dikkate alınarak, BK'nın 44. maddesinin de değerlendirilmesi gerekirken bundan sarfı nazar edilerek hüküm kurulması doğru olmamış davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/509 E. 2020/5164 K.
Ortak:alt taşıyıcı · teminat mektubu · ticari faiz · taşıyıcı · ibraz · teminat · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı «asıl taşıyıcının sorumluluğunun» CMR 3. maddesi hükmüne dayandığı, «alt taşıyıcının» yol açtığı zararlardan sorumlu olduğu, CMR madde 17/2 hükmü uyarınca «sorumluluktan kurtulabileceği» bir definin bulunmadığı gerekçesiyle 20.026,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bununla birlikte, 08.01.2008 «havale» tarihli bilirkişi heyeti raporunda, "... davacının, bahse konu eksik beyan edilen malın CIF değerinin tamamını «teminat mektubu» «ibraz» etmek kaydıyla savcılığa başvurarak malını gümrükten çekmesi, sonradan teminat mektubunun iadesi için girişimde bulunması mümkünken, bu yola başvurmayarak aynı emt …
Mahkemece, davaya konu malların davacıya «teslim» edilmediği kabulü ile karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti.’ye «alt taşıyıcı» olarak devrettiği, yükün beyanının İtalya Gümrüğü’ne yapıldığı, tır karnesinde kayıtlı olmayan ve tartı sırasında karnedeki ağırlığından fazla çıkan yani eksik beyan edilen yüke gümrük tarafından el konulduğu, Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında «müsadere» edilen yükün CIF değerinin 97.966,00 TL olduğu, Çeşme Gümrük Müdürlüğü tarafından muhafaza altına alınan bu malların içerisinde sadece 2 top 88,9 metre kumaş ile 3.439 kg olmak üzere toplam 5 palet kimyevi maddenin, 60 kg kumaşın davacıya ait olduğu, davacının kendine «teslim» edilmeyen mallar nedeniyle 97.966,00 TL «teminat» bedeli yerine yeniden bu malları ithal etmesi için 16.938,34 TL ödemesinin daha yerinde bir davranış olduğu, davacının zararın oluşmasında herhangi bir katkısının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 19.166,41 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 2013/8416 E. - 2013/22914 K. ve 16.12.2013 tarihli bozma ilamında davacının «teminat mektubu» «ibraz» ederek savcılığa başvurup malını gümrükten çekebileceği ve sonradan teminat mektubunun iadesi için girişimde bulunabileceği bu suretle davacının ceza dosyası ile b …
2-Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı’nca «müsadere» edilen yükün CIF değerinin 97.966,00 TL olduğu, davacının kendisine «teslim» edilmeyen malları yeniden ithal yoluna giderek 16.938,34 TL ödediği dolayısıyla davacının 97.966,00 TL «teminat» ödemek yerine malları tekrar ithal etmesinin daha uygun bir davranış olduğu ve zararın oluşmasında davacının bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulün …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müsadere · taşıma sözleşmesi
Benzer bu kararda2-Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı’nca «müsadere» edilen yükün CIF değerinin 97.966,00 TL olduğu, davacının kendisine «teslim» edilmeyen malları yeniden ithal yoluna giderek 16.938,34 TL ödediği dolayısıyla davacının 97.966,00 TL «teminat» ödemek yerine malları tekrar ithal etmesinin daha uygun bir davranış olduğu ve zararın oluşmasında davacının bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulün …
Şti.’ye «alt taşıyıcı» olarak devrettiği, yükün beyanının İtalya Gümrüğü’ne yapıldığı, tır karnesinde kayıtlı olmayan ve tartı sırasında karnedeki ağırlığından fazla çıkan yani eksik beyan edilen yüke gümrük tarafından el konulduğu, Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında «müsadere» edilen yükün CIF değerinin 97.966,00 TL olduğu, Çeşme Gümrük Müdürlüğü tarafından muhafaza altına alınan bu malların içerisinde sadece 2 top 88,9 metre kumaş ile 3.439 kg olmak üzere toplam 5 palet kimyevi maddenin, 60 kg kumaşın davacıya ait olduğu, davacının kendine «teslim» edilmeyen mallar nedeniyle 97.966,00 TL «teminat» bedeli yerine yeniden bu malları ithal etmesi için 16.938,34 TL ödemesinin daha yerinde bir davranış olduğu, davacının zararın oluşmasında herhangi bir katkısının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 19.166,41 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4534 E. 2017/6523 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas idaresi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · iflas
Benzer bu karardaBank A.Ş, ...'den tahsiline, davalı ...A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, davalı ... ile «iflas idaresi» hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» dair verilen karar davalı ...Ş, fer'i müdahil TMSF ve fer'i müdahil ... vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5076 E. 2017/7232 K.
Ortak:taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı «asıl taşıyıcının sorumluluğunun» CMR 3. maddesi hükmüne dayandığı, «alt taşıyıcının» yol açtığı zararlardan sorumlu olduğu, CMR madde 17/2 hükmü uyarınca «sorumluluktan kurtulabileceği» bir definin bulunmadığı gerekçesiyle 20.026,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davaya konu malların davacıya «teslim» edilmediği kabulü ile karar verilmiştir.
Dava konusu malların akibeti, iade edilip edilmediği yahut davacıya «teslim» edilip edilmediği belirlenememektedir.
Benzer bu kararda2- Dava, CMR taşımasına konu emtianın zamanında «teslim» edilmemesi sebebiyle ödenen reklamasyon bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının CMR’nin 23/5. maddesi uyarınca taşıma ücreti ile «sınırlı sorumlu» olduğu kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de CMR’nin 29. maddesi uyarınca «taşıyıcının sınırlı sorumluluktan» yararlanma hakkını yitirmesine ilişkin koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · sınırlı sorumluluk · navlun
Benzer bu karardaMahkemece, davalının CMR’nin 23/5. maddesi uyarınca taşıma ücreti ile «sınırlı sorumlu» olduğu kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de CMR’nin 29. maddesi uyarınca «taşıyıcının sınırlı sorumluluktan» yararlanma hakkını yitirmesine ilişkin koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; «navlun» ücretini ödemediği halde alacak iddia eden tarafın talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8416 E. , 2013/22914 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.01.2013 tarih ve 2012/27-2013/20 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, İtalya firmasından ithal edilen 10.419,39 Euro'luk malın davalı tarafça taşindığını ancak varış mahalli gümrük müdürlüğünce yapılan incelemelerde müvekkilinden kaynaklanmayan nedenlerden ötürü yüke el konulduğunu, bunun üzerine aynı malın ikinci kez ithal edilmesi yoluna gidildiğini ileri sürerek uğradığı zarar miktarı 10.419,26 Euronun dava tarihindeki değeri olan 20.026,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının mallarına Gümrük Müdürlüğü'nce usulsüz olarak el koyulduğu için malların davacıya teslim edilmediğini, alt taşıyıcı sürücüsünün malları tır karnesine işlemeyi unutması nedeniyle mallar hakkında kaçak eşya muamelesi yapıldığını, oysa malların gerçekte faturalı olduğunu, sürücü hakkında ceza davası açıldığını ve beraat ettiğini, malların zayi olmadığını, bu nedenle tazminatın talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı asıl taşıyıcının sorumluluğunun CMR 3. maddesi hükmüne dayandığı, alt taşıyıcının yol açtığı zararlardan sorumlu olduğu, CMR madde 17/2 hükmü uyarınca sorumluluktan kurtulabileceği bir definin bulunmadığı gerekçesiyle 20.026,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davaya konu malların davacıya teslim edilmediği kabulü ile karar verilmiştir. Ancak, Çeşme Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/825 Esas, 2006/276 Karar sayılı ceza davasında ise ".. suça konu emtianın yurt dışı edilmek şartıyla sahibine iadesi." şeklinde karar verildiği fakat bu kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Dava konusu malların akibeti, iade edilip edilmediği yahut davacıya teslim edilip edilmediği belirlenememektedir. Bu malların akıbeti, davacının tazminat hakkını ve miktarını etkileyeceğinden ceza dosyası getirtilmeden veya neticesi beklenilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır. Bununla birlikte, 08.01.2008 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda, "... davacının, bahse konu eksik beyan edilen malın CIF değerinin tamamını teminat mektubu ibraz etmek kaydıyla savcılığa başvurarak malını gümrükten çekmesi, sonradan teminat mektubunun iadesi için girişimde bulunması mümkünken, bu yola başvurmayarak aynı emtiayı yeniden ithal etme cihetine gittiği anlaşılmıştır." denilmek suretiyle, davacının ceza dosyası ile bağlantılı olarak yapabilecekleri de belirtilmiştir.
Açıklanan hususlar dikkate alınarak, BK'nın 44. maddesinin de değerlendirilmesi gerekirken bundan sarfı nazar edilerek hüküm kurulması doğru olmamış davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı veklinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/565577500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz