Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16584 E. 2013/22910 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin mehil↗ toplantı tutanağı↗ ek mehil↗ yemin delili↗ yemin↗ kesin süre↗ havale↗ eksik inceleme↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunmalar ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı tarafından davalılar aleyhine açılan dava dayanağı belgenin inkar edilmesi nedeni ile davacıya belge aslının sunulması için kesin süre verildiği, verilen süre içerisinde söz konusu belgenin sunulamadığı ve delil dilekçesinde yemin deliline başvurmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Ancak, mahkemece davacı tarafın dava dilekçesine ek olarak sunduğu 29.10.2004 tarihli toplantı tutanağının taraflarca imzalanmış aslının ve yine davacı tarafça delil olarak dayanılan ve fotokopisi sunulan sözleşme aslının sunulması için kesin mehil verildiği 16.12.2011 tarihli celsede kesin mehlin sonuçlarının anlatılmadığı gibi, davacı vekilinin 28.03.2012 havale tarihli dilekçesi ile de belge asıllarının Av. ... Altınoklu'da bulunduğunu beyan etmesi karşısında HMK 221. maddesinde belirtilen usullerin uygulanmadığı anlaşılmıştır. HMK 221. maddesinde, sunulması istenilen belge asılları elinde bulunan 3. kişi hakkında yapılacak işlemler belirtilmiş olup bu madde doğrultusunda işlem yapılması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10534 E. 2014/15673 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, davacının dayandığı makbuz asıllarını dosyaya sunmadığı, belge aslı «ibraz» edilmeden fotokopiye dayalı olarak hüküm verilemeyeceği, davacının para yatırdığını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.03.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/864 E. 2019/6424 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 18.000,00 TL «maddi tazminat» ile 8.000,00 TL manevi tazminatın 12/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile Dairemiz bozma ilamında yer verilen 13/01/2009 tarihli “Muvafakatname” başlıklı belgenin aslının davalı tarafça «ibraz» edildiğinin ve incelendiğinin anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12972 E. 2014/4982 K.
Ortak:kesin süre · kesin hüküm · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunmalar ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı tarafından davalılar aleyhine açılan dava dayanağı belgenin inkar edilmesi nedeni ile davacıya belge aslının sunulması için «kesin süre» verildiği, verilen süre içerisinde söz konusu belgenin sunulamadığı ve delil dilekçesinde «yemin deliline» başvurmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2) Ancak, mahkemece davacı tarafın dava dilekçesine ek olarak sunduğu 29.10.2004 tarihli «toplantı tutanağının» taraflarca imzalanmış aslının ve yine davacı tarafça delil olarak dayanılan ve fotokopisi sunulan sözleşme aslının sunulması için «kesin mehil» verildiği 16.12.2011 tarihli celsede kesin mehlin sonuçlarının anlatılmadığı gibi, davacı vekilinin 28.03.2012 «havale» tarihli dilekçesi ile de belge asıllarının Av. ...
Benzer bu kararda… göre, her ne kadar davacı tarafça yurt dışında mukim dava dışı şirketlere sessiz ortak olunduğu, bu şirketlere 60.000 DM ödendiği ileri sürülmüş ve dosyaya iki adet «ortaklık sözleşmesi» aslı «ibraz» edilmiş ise de söz konusu paranın ödendiğine ilişkin makbuz aslının verilen «kesin süre» içerisinde sunulamadığı, bu durumda dava dışı şirkete para ödendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · ortaklık sözleşmesi · istirdat · ortaklık ilişkisi · ibraz
Benzer bu karardaDava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tesbiti ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup mahkemece «tahsilat makbuzu» aslının sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… göre, her ne kadar davacı tarafça yurt dışında mukim dava dışı şirketlere sessiz ortak olunduğu, bu şirketlere 60.000 DM ödendiği ileri sürülmüş ve dosyaya iki adet «ortaklık sözleşmesi» aslı «ibraz» edilmiş ise de söz konusu paranın ödendiğine ilişkin makbuz aslının verilen «kesin süre» içerisinde sunulamadığı, bu durumda dava dışı şirkete para ödendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı tarafça iki adet «ortaklık sözleşme» asılları dosyaya sunulmuş olup davalı tarafından inkar edilmeyen ortaklık sözleşmesi isimli belgelerden 60.000 DM'nin ödendiği açık olarak anlaşıldığından mahkemece işin esasına girilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16584 E. , 2013/22910 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/03/2012 tarih ve 2009/440-2012/293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketlerde 1981 yılından beri çalıştığını, çalıştığı süre boyunca alacaklılarla direkt muhatap olduğunu ve şahsına ait kredi kartlarını şirket borçlarını ödemek için kullandığını, şirketlerin yönetim kurulu başkanı Necati Azakoğlu tarafından borçların kapatılacağının taahhüt edildiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, taraflar arasında 29.10.2004 tarihi ile sözleşme imzalandığını ancak davalılarca buna da uyulmadığını ileri sürerek 10.000,00 TL alacağın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 06.10.2010 tarihinde davalılardan ..., Apart Turistik İşletmeler, ..., Timpaş AŞ ve ... hakkında açmış olduğu davaları atiye bırakmıştır.
Davalılar davanın reddi savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunmalar ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı tarafından davalılar aleyhine açılan dava dayanağı belgenin inkar edilmesi nedeni ile davacıya belge aslının sunulması için kesin süre verildiği, verilen süre içerisinde söz konusu belgenin sunulamadığı ve delil dilekçesinde yemin deliline başvurmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Ancak, mahkemece davacı tarafın dava dilekçesine ek olarak sunduğu 29.10.2004 tarihli toplantı tutanağının taraflarca imzalanmış aslının ve yine davacı tarafça delil olarak dayanılan ve fotokopisi sunulan sözleşme aslının sunulması için kesin mehil verildiği 16.12.2011 tarihli celsede kesin mehlin sonuçlarının anlatılmadığı gibi, davacı vekilinin 28.03.2012 havale tarihli dilekçesi ile de belge asıllarının Av. ... Altınoklu'da bulunduğunu beyan etmesi karşısında HMK 221. maddesinde belirtilen usullerin uygulanmadığı anlaşılmıştır. HMK 221. maddesinde, sunulması istenilen belge asılları elinde bulunan 3. kişi hakkında yapılacak işlemler belirtilmiş olup bu madde doğrultusunda işlem yapılması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/565555500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz