6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1792 E. 2019/7316 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kambiyo vasfı yemin delili ilamsız icra takibi lehtar yemin ispat yükü hamil keşideci inkar tazminatı

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; ceza soruşturması çerçevesinde davalıların beyanları ile aralarındaki ticari ilişkiyi ve seneti kabul ettikleri, bu durumda davacının akdi ilişkiyi diğer yasal delillerle ispatlandığı gerekçesiyle davacının itirazın iptali isteminin kabulü ile, takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptal istemine ilişkindir. Alacak iddiasına dayanak yapılan senette keşideci ve lehtar olarak davalı ...'ın adı görünmektedir. Bu haliyle senet kambiyo vasfını haiz değil ise de, senet hamili akdi ilişkinin varlığını diğer delillerle de ispatlayabilir.

Davalıların ceza soruşturma dosyasında yer alan beyanlarına bakıldığında, davalılar, Çakıroğlu Madencilik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. ile aralarında ticari ilişki olduğunu, davacı ... ile ticari yada akdi herhangi bir ilişkileri olmadığını, şirket ile alacak verecek hesaplarının görülmesinden sonra alacak yada borç durumunun ortaya çıkacağını ifade etmişlerdir. Dinlenen davacı tanıkları da davalılar ile davacı arasında şirket şantiyesinde görüşme yapıldığını ve davalılar tarafından senet verildiğini, ancak taraflar arasındaki ilişkiden haberdar olmadıklarını beyan etmişlerdir. Her ne kadar davacı iddiasını ve akdi ilişkiyi sair delillerle ispat edebilir ise de; ispat yükü üzerinde olan davacının tanık beyanlarıyla ve diğer yan delillerle iddiasını ve davalılarla arasında borç doğuran bir ticari ilişkinin varlığını ispat edemediği, açıkça yemin deliline de başvurmayacağını beyan ettiği, bu durumda ispatlanamayan davanın reddi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8229 E. 2013/23157 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18318 E. 2014/6458 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3703 E. 2013/3134 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/1792 E.  ,  2019/7316 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 27/12/2017 tarih ve 2017/232-2017/777 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 19.11.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, 30/06/2012 vade tarihli, 30.000.- TL bedelli senede dayalı olarak müvekkilinin davalılardan alacaklı olduğunu, her ne kadar senet kambiyo vasfında değilse de imzalar açıkça inkâr edilmediğinden borç ikrarını havi bir belge niteliği taşıdığını, davalılar aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, senette keşideci ve alacaklı olarak müvekkili ...'ın gösterildiğini, imzanın inkâr edilmemesinin senedi borç ikrarını havi bir belge haline getirmeyeceğini, müvekkillerinin davacıya bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; ceza soruşturması çerçevesinde davalıların beyanları ile aralarındaki ticari ilişkiyi ve seneti kabul ettikleri, bu durumda davacının akdi ilişkiyi diğer yasal delillerle ispatlandığı gerekçesiyle davacının itirazın iptali isteminin kabulü ile, takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptal istemine ilişkindir. Alacak iddiasına dayanak yapılan senette keşideci ve lehtar olarak davalı ...'ın adı görünmektedir. Bu haliyle senet kambiyo vasfını haiz değil ise de, senet hamili akdi ilişkinin varlığını diğer delillerle de ispatlayabilir.

Davalıların ceza soruşturma dosyasında yer alan beyanlarına bakıldığında, davalılar, Çakıroğlu Madencilik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. ile aralarında ticari ilişki olduğunu, davacı ... ile ticari yada akdi herhangi bir ilişkileri olmadığını, şirket ile alacak verecek hesaplarının görülmesinden sonra alacak yada borç durumunun ortaya çıkacağını ifade etmişlerdir. Dinlenen davacı tanıkları da davalılar ile davacı arasında şirket şantiyesinde görüşme yapıldığını ve davalılar tarafından senet verildiğini, ancak taraflar arasındaki ilişkiden haberdar olmadıklarını beyan etmişlerdir. Her ne kadar davacı iddiasını ve akdi ilişkiyi sair delillerle ispat edebilir ise de; ispat yükü üzerinde olan davacının tanık beyanlarıyla ve diğer yan delillerle iddiasını ve davalılarla arasında borç doğuran bir ticari ilişkinin varlığını ispat edemediği, açıkça yemin deliline de başvurmayacağını beyan ettiği, bu durumda ispatlanamayan davanın reddi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/561999600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.