Miras yoluyla intikal eden payda temsilci atamada hukuki yarar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1597 E. 2019/8206 K. ·
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
TTK 596 uyarınca esas sermaye payı miras yoluyla geçtiğinde tüm hak ve borçlar genel kurulun onayına gerek olmaksızın payı iktisap edene intikal ettiğinden, mirasçının pay için ayrıca müşterek temsilci atanmasını istemekte hukuki yararı bulunmaz ve talep bu nedenle reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Miras yoluyla intikal eden esas sermaye payı için müşterek temsilci atanmasında hukuki yarar → ret
İddia: Davacılar, murislerinin kurduğu şirketteki payların vefat üzerine kendilerine ve davalıya 1/3'er intikal ettiğini, şirket müdürü davalının mirasçıları pay sahipleri defterine kaydetmekten kaçındığını ve genel kurul yapılmadığını, TTK 599/2 uyarınca paydaşların haklarını ancak ortak temsilciyle kullanabileceğini ileri sürerek müşterek temsilci atanmasını talep etmiştir.
Gerekçe: TTK'nın 596. maddesinde düzenlendiği üzere esas sermaye payının miras yoluyla geçmesi hâlinde, tüm hak ve borçlar genel kurulun onayına gerek olmaksızın esas sermaye payını iktisap eden kişiye intikal eder; dolayısıyla temsilci atanmasında davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Miras yoluyla intikal eden limited şirket payında hakların genel kurul onayına gerek olmaksızın geçmesi (TTK 596) ve temsilci atanmasında hukuki yarar bulunmaması bakımından emsal değeri taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Hukuki yarar dava şartıdır; TTK 596 uyarınca payı miras yoluyla onaysız iktisap eden mirasçının, pay için müşterek temsilci atanmasını istemekte hukuki yararı bulunmaz.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esas sermaye payı↗ miras yoluyla intikal↗ hukuki yarar↗ müşterek temsilci↗ paydaşlık↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1597 E. , 2019/8206 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/07/2018 tarih ve 2018/644 E- 2018/687 K. sayılı kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 17/01/2019 tarih ve 2018/2122 E- 2019/52 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirketin davacıların ve davalı ...’in anne ve babaları tarafından kurulduğunu ve davalı Rıza Emre İncecik’in 17/06/2010 tarihli ortaklar kurulu kararı ile 10 yıl için şirket müdürü olarak atandığını, anne ve babanın vefatı üzerine ise bütün mirasın davacılara ve davalı ...’e 1/3’er pay olarak intikal ettiğini, ancak şirket müdürü olan davalının mirasçıları şirket pay sahipleri defterine kaydetmekten dahi kaçındığını, ayrıca yıllardır genel kurul toplantılarına çağrı yapılmadığını ve toplantı icra edilmediğini, TTK’nın 599/2 maddesi uyarınca bir esas sermaye payı birden fazla ortağa ait olduğu takdirde, paydaşların esas sermaye payından doğan haklarını, ancak atayacakları ortak bir temsilci aracılığı ile kullanabileceklerini, bu nedenle müvekkillerinin davalı ...’e ihtarname göndererek müşterek temsilci tayini gerektiğinin bildirildiğini ve temsilci isminin teklif edildiğini, ancak ihtarnameye cevap verilmediğini ileri sürerek davacıların ve davalı ...’in şirkete ilişkin haklarını kullanabilmeleri amacıyla mahkemece uygun bulunacak bir müşterek temsilci atamasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde TTK'nın 596. maddesinde düzenlendiği üzere esas sermaye payının miras yoluyla geçmesi halinde, tüm haklar ve borçların genel kurulun onayına gerek olmaksızın esas sermaye payını iktisap eden kişiye intikal edeceği, dolayısıyla temsilci atanmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davalı ...'ten temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16/12/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/561677200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz