Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2964 E. 2019/7755 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yanıltıcı açıklama↗ ticari dürüstlük↗ ticari işletme↗ dürüstlük kuralı↗ maddi ve manevi tazminat↗ tacir↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-) Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-) Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 54/2. maddesinde rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu belirtildikten sonra aynı Kanunun 55/(1)a-2. bendinde "Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak" şeklindeki aldatıcı reklam niteliğindeki davranışlar da haksız rekabet eylemlerinin başlıcaları arasında sayılmıştır. Keza 9. bentte, “Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak” eylemi de haksız rekabetin diğer bir türü olarak düzenlenmiştir.
Bir tacirin, ticari bir menfaat elde etmek amacıyla, bizzat veya her türlü iletişim vasıtasıyla (radyo, TV, basın, internet, afiş, broşür vs.) hedef tüketici kitlesine yönelik tanıtım, beyan ve açıklamaları ticari reklam mahiyetindedir. Ticari dürüstlük kuralı uyarınca, reklamların gerçeğe uygun ve objektif olmayan, başkasının tanınmışlığından haksız yararlanılma niteliği bulunmayan ve aldatıcı niteliği bulunmayan beyan ve ifadeler içermesi gerekir. Her tacirin satışa sunduğu ürünlerin genel özelliklerini ve üstün yanlarını öne çıkarmasında yasaya aykırı bir davranış niteliğinde değildir. Ancak ticari reklamda, bir ürüne ait her hangi bir somut özellik veya objektif üstünlük iddiası ileri sürülüyorsa dürüstlük kuralı gereği bu özelliğin daha reklamın en başında ispat edilmiş olması gerekir. Diğer bir anlatımla, ancak somut özellikleri ispat edici her hangi bir objektif ve bilimsel bir tespit ve rapor olmadan ticari reklamlarda bu özelliğin öne çıkarılması dürüstlük kuralına aykırı olacaktır. Ayrıca reklamda, TTK 55/1-9 maddesi uyarınca, malların özellikleri, miktarı, kullanım amaçları, yararları konusunda müşteriler yanıltılmamalı ve hatta ürüne yönelik tehlikeler de gizlenmemelidir.
Somut olayda, davacı tarafça; davaya konu ürünün ambalajında "SAE 5W40" ibaresine yer vererek kutu ambalajı içindeki ürünün "5W40" viskozite değerinde olduğunun iddia edildiği, oysa sunulan labaratuvar analiz sonuçlarına göre ürünün eski tip vasıtalarda ve ağır hizmet araçlarında kullanılan düşük kaliteli, "15W40" viskozite seviyesine sahip olduğu ileri sürüldüğüne göre, Mahkemece, ambalajdaki bu açıklamanın, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda yanıltıcı ve aldatıcı reklam niteliğinde olup olmadığı ve bu nedenle haksız rekabet teşkil edip etmediği konusunda her hangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak, bu iddia yönünden de yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu iddia yönünden davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 04.04.2018 tarihli 2016/9836 Esas - 2018/2420 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4607 E. 2020/4111 K.
Ortak:yanıltıcı açıklama · ticari işletme · dürüstlük kuralı · tacir · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda6102 sayılı TTK'nın 54/2. maddesinde rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya «dürüstlük kuralına» diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu belirtildikten sonra aynı Kanunun 55/(1)a-2. bendinde "Kendisi, «ticari işletmesi», işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya «yanıltıcı açıklamalarda» bulunmak" şeklindeki aldatıcı reklam niteliğindeki davranışlar da «haksız rekabet» eylemlerinin başlıcaları arasında sayılmıştır.
2-) Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Keza 9. bentte, “Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak” eylemi de «haksız rekabetin» diğer bir türü olarak düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaKendisi, «ticari işletmesi», işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya «yanıltıcı açıklamalarda» bulunmak veya aynı yollarla «üçüncü kişiyi» rekabette öne geçirmek,” düzenlemesi uyarınca, bir «tacirin», kendi ticari işletmesi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunması eylemi, «dürüstlük kuralına» aykırı ve «haksız rekabet» teşkil eden bir davranış olarak değerlendirilmektedir.
… ların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya «dürüstlük kuralına» diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, «haksız rekabet» eylemlerinin belirli «tacirler» arasında, yani bir tacirden diğer bir somut tacire yönelik olması şart olmayıp, tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ticari ilişkileri etkileyen ve tek bir taci …
Davalının eyleminin tek bir somut «taciri» hedef almamış ve doğrudan onun üzerinde etki ve sonuç doğurmamış olması sadece tazminat verilip verilmemesi veya tazminatın miktarıyla ilgili bir husus olup, mahkemece «haksız rekabetin» varlığı tespit edildiği halde, hatalı gerekçeyle, davacının tüm istemleri yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmelerin nispiliği ilkesi · sözleşmenin nispiliği · tek satıcılık sözleşmesi · tek satıcılık · davanın konusu · üçüncü kişi · hukuki yarar · temsil
Benzer bu kararda2- Dava «haksız rekabetin» tespit ve men’i de maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, yerel mahkemece, davacının Umicore firması ile yaptığı «tek satıcılık sözleşmesinin», «sözleşmelerin nispiliği ilkesi» uyarınca davalıyı bağlamayacağı, bu nedenle davalının orijinal malları, davacının izni dışında yurt dışından paralel ithalat yoluyla yurda getirip piyasaya sunmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalının internet sitesinde kendisini Tieogo, Eve ve Umicore firmalarının Türkiye’deki «temsilcisi» olarak tanıtmasının gerçeğe aykırı olduğu ve haksız rekabet teşkil eden bir fiil olarak nitelenebileceği, ancak bu fiilin piyasaya ve davacıya etkisinin tespit edi …
Davalının yargılama sırasında anılan beyanları internet sitesinden çıkartmış olması, sadece «haksız rekabet» sonucu ortaya çıkan durumun ortadan kaldırılması yönünden davayı kısmen konusuz bırakmış olup, davacının dava tarihi itibariyle var olan haksız rekabetin tespiti ile davalının gelecekte benzer davranışlar sergilemekten men edilmesini isteme ve tazminat talepleri yönünden «davanın konusu» davacının «hukuki yararı» devam etmektedir.
… menin davalıya sözleşmenin tarafı olmaması itibarı ile bir yükümlülük getirmediği, davacının tek satıcı sözleşmesi bulunmadığı, bu durumda paralel ithalat nedeniyle «haksız rekabet» oluşmayacağı, davalı firmanın davaya konu ürünleri Haziran 2014 yılından beri yurtdışındaki dava dışı Heimerle + Meule GmbH firmasından ithal ederek satışa sunduğu, davalının internet sitesindeki «temsilci»-distribütör olunmamasına rağmen bu konudaki yanıltıcı beyanın davacıya ve piyasaya etkisinin bulunmadığı, bu yanıltıcı beyanın haksız rekabet kapsamında değerlendi …
Kendisi, «ticari işletmesi», işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya «yanıltıcı açıklamalarda» bulunmak veya aynı yollarla «üçüncü kişiyi» rekabette öne geçirmek,” düzenlemesi uyarınca, bir «tacirin», kendi ticari işletmesi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunması eylemi, «dürüstlük kuralına» aykırı ve «haksız rekabet» teşkil eden bir davranış olarak değerlendirilmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10516 E. 2015/10568 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet yokluğu · sözleşmeye aykırılık · hisse devir sözleşmesi · pasif husumet · husumet yokluğu · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaU.. yönünden «pasif husumet ehliyeti» yokluğunun söz konusu olduğu gerekçesiyle, davalı D..
U.. yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle, davalı şirket yönünden esastan davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04/06/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, davaya konu «hisse devir sözleşmesinden» doğacak sorumluluk davalı şirkete ait olduğundan davalı D..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10428 E. 2015/10153 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · sözleşmeye aykırılık · pasif husumet · husumet yokluğu · husumet · e-defter
Benzer bu karardaU.. hakkındaki davanın ise «pasif husumet yokluğundan» reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02/06/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece, yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, dosyada mevcut SPK rapor …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11970 E. 2015/12946 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · pasif husumet · husumet · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacıların hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, dosyada mevcut SPK rap …
U.. yönünden «pasif husumetten» davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14/04/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10424 E. 2015/10576 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · sözleşmeye aykırılık · pasif husumet · husumet yokluğu · husumet · e-defter
Benzer bu karardaU.. hakkındaki davanın ise «pasif husumet yokluğundan» reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02/06/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, dosyada mevcut SPK rapor …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10419 E. 2015/10570 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet yokluğu · sözleşmeye aykırılık · hisse devir sözleşmesi · pasif husumet · husumet yokluğu · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaU.. yönünden «pasif husumet ehliyeti» yokluğunun söz konusu olduğu gerekçesiyle, davalı D..
U.. yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle, davalı şirket yönünden esastan davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04/06/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, davaya konu «hisse devir sözleşmesinden» doğacak sorumluluk davalı şirkete ait olduğundan davalı D..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11970 E. 2015/12946 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · pasif husumet · husumet · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacıların hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, dosyada mevcut SPK rap …
U.. yönünden «pasif husumetten» davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14/04/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/2964 E. , 2019/7755 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19/04/2016 gün ve 2014/198 - 2016/372 sayılı kararı onayan Daire'nin 04/04/2018 gün ve 2016/9836 - 2018/2420 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin "Selenia WR" adlı ürünü 3.2 litrelik ambalajında piyasaya sürdüğünü, piyasada böyle bir ambalajın bulunmadığını, Fiat araçlarının 1.3 litrelik multi jet motorlarında bir kullanımlık kolay tüketimi sağlamak amacıyla ambalajın hazırlandığını, ancak davalının aynı yazı karakteri ve benzer renkler kullanmak suretiyle ambalajı taklit ettiğini, Fiat Grup tarafından sadece davacıya verilen CTR kodunu da yazdığını, davalının bu eylemlerinin tüketiciyi yanıltıp haksız rekabete sebebiyet verdiğini, davalı ürünündeki yağın ambalajda belirtilen yağ ile aynı nitelikte olmadığını ileri sürerek dava konusu fiillerin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabet teşkil eden ürünlerin toplatılmasını, imhasını, şimdilik 5.000.- TL maddi, 5.000.- TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-) Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-) Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 54/2. maddesinde rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu belirtildikten sonra aynı Kanunun 55/(1)a-2. bendinde "Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak" şeklindeki aldatıcı reklam niteliğindeki davranışlar da haksız rekabet eylemlerinin başlıcaları arasında sayılmıştır.
Keza 9. bentte, “Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak” eylemi de haksız rekabetin diğer bir türü olarak düzenlenmiştir.
Bir tacirin, ticari bir menfaat elde etmek amacıyla, bizzat veya her türlü iletişim vasıtasıyla (radyo, TV, basın, internet, afiş, broşür vs.) hedef tüketici kitlesine yönelik tanıtım, beyan ve açıklamaları ticari reklam mahiyetindedir. Ticari dürüstlük kuralı uyarınca, reklamların gerçeğe uygun ve objektif olmayan, başkasının tanınmışlığından haksız yararlanılma niteliği bulunmayan ve aldatıcı niteliği bulunmayan beyan ve ifadeler içermesi gerekir. Her tacirin satışa sunduğu ürünlerin genel özelliklerini ve üstün yanlarını öne çıkarmasında yasaya aykırı bir davranış niteliğinde değildir. Ancak ticari reklamda, bir ürüne ait her hangi bir somut özellik veya objektif üstünlük iddiası ileri sürülüyorsa dürüstlük kuralı gereği bu özelliğin daha reklamın en başında ispat edilmiş olması gerekir.
Diğer bir anlatımla, ancak somut özellikleri ispat edici her hangi bir objektif ve bilimsel bir tespit ve rapor olmadan ticari reklamlarda bu özelliğin öne çıkarılması dürüstlük kuralına aykırı olacaktır. Ayrıca reklamda, TTK 55/1-9 maddesi uyarınca, malların özellikleri, miktarı, kullanım amaçları, yararları konusunda müşteriler yanıltılmamalı ve hatta ürüne yönelik tehlikeler de gizlenmemelidir.
Somut olayda, davacı tarafça; davaya konu ürünün ambalajında "SAE 5W40" ibaresine yer vererek kutu ambalajı içindeki ürünün "5W40" viskozite değerinde olduğunun iddia edildiği, oysa sunulan labaratuvar analiz sonuçlarına göre ürünün eski tip vasıtalarda ve ağır hizmet araçlarında kullanılan düşük kaliteli, "15W40" viskozite seviyesine sahip olduğu ileri sürüldüğüne göre, Mahkemece, ambalajdaki bu açıklamanın, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda yanıltıcı ve aldatıcı reklam niteliğinde olup olmadığı ve bu nedenle haksız rekabet teşkil edip etmediği konusunda her hangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak, bu iddia yönünden de yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu iddia yönünden davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 04.04.2018 tarihli 2016/9836 Esas - 2018/2420 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 04.04.2018 tarihli, 2016/9836 Esas- 2018/2420 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 03/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/560948500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz