Şirkete adına tescilli markalarının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3066 E. 2019/7899 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2009/29307 sayılı B.E.M BOĞAZİÇİ+Şekil ibareli markası ile davalının 2013 82618 sayılı B.U.M BOĞAZİÇİ ULAŞ ve 2013/67429 sayılı BOĞAZİÇİ ULAŞ ibareli markalarının olduğu, davalının davacı şirketin eski ortaklarından olması ve şirketten herhangi bir sebeple ayrılarak marka tescilini sağlamış olması veya yeni iştigalinde kullanılması doğrudan kötü niyeti gösterir nitelikte olmadığı, davalının davacı markasından yararlanacak surette bu markayı tescil ettirdiği yolundaki iddiasının ispat edilemediği, zayıf marka niteliğindeki Boğaziçi ibaresini davalının markasında kullanmış olması markalar aynı sınıfta tescilli ise de orta düzeyde tüketici diye adlandırılan grubun davacı ve davalı markalarını karıştırmalarının söz konusu olmayacağı, markalar arasında iltibas oluşmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7668 E. 2018/1680 K.
Ortak:kötü niyet · iltibas
İncelediğiniz kararda… ın davacı şirketin eski ortaklarından olması ve şirketten herhangi bir sebeple ayrılarak marka tescilini sağlamış olması veya yeni iştigalinde kullanılması doğrudan «kötü niyeti» gösterir nitelikte olmadığı, davalının davacı markasından yararlanacak surette bu markayı tescil ettirdiği yolundaki iddiasının ispat edilemediği, zayıf marka niteliğindeki Boğaziçi ibaresini davalının markasında kullanmış olması markalar aynı sınıfta tescilli ise de orta düzeyde tüketici diye adlandırılan grubun davacı ve davalı markalarını karıştırmalarının söz konusu olmayacağı, markalar arasında «iltibas» oluşmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu kararda… ın davacı şirketin eski ortaklarından olması ve şirketten herhangi bir sebeple ayrılarak marka tescilini sağlamış olması veya yeni iştigalinde kullanılması doğrudan «kötü niyeti» gösterir nitelikte olmadığı, davalının davacı markasından yararlanacak surette bu markayı tescil ettirdiği yolundaki iddiasının ispat edilemediği, zayıf marka niteliğindeki Boğaziçi ibaresini davalının markasında kullanmış olması markalar aynı sınıfta tescilli ise de orta düzeyde tüketici diye adlandırılan grubun davacı ve davalı markalarını karıştırmalarının söz konusu olmayacağı, markalar arasında «iltibas» oluşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2433 E. 2011/823 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… ın davacı şirketin eski ortaklarından olması ve şirketten herhangi bir sebeple ayrılarak marka tescilini sağlamış olması veya yeni iştigalinde kullanılması doğrudan «kötü niyeti» gösterir nitelikte olmadığı, davalının davacı markasından yararlanacak surette bu markayı tescil ettirdiği yolundaki iddiasının ispat edilemediği, zayıf marka niteliğindeki Boğaziçi ibaresini davalının markasında kullanmış olması markalar aynı sınıfta tescilli ise de orta düzeyde tüketici diye adlandırılan grubun davacı ve davalı markalarını karıştırmalarının söz konusu olmayacağı, markalar arasında «iltibas» oluşmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu kararda… ece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının 18.03.2005 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Ruhsatnamesinde kurucu «temsilci» ..., Özel Öğretim Kurum adının Özel Boğaziçi Pi Dersanesi olarak geçtiği, öğretime başlama tarihinin 14.02.2005 olup, 10.01.2005 tarih ve 5 sayılı ilgili şirket kararının Özel Boğaziçi Pi Dersanesinin Kurucu Temsilciliğine ...’ın getirtilmesine oy birliği ile karar verildiğini, davalı ...’ın davacı şirkete 06.01.2005 tarihinde çalışmaya başladığı, davalının tescil başvuru tarihinde davacı «tüzel kişiliği» temsile yetkili olduğu ve temsilci sıfatını taşıdığı, davacının, davalı temsilcinin markayı kendi adına tescil ettirmesi için izin verdiğine ilişkin bir delilin bulunmaması, davalının da kendi adına tescil için geçerli bir gerekçe gösterememiş olması, karşısında davacının 556 Sayılı KHK’nın m.8/II hükmüne dayalı olarak itiraz ve markanın hükümsüzlüğünü talep hakkına sahip olduğu, davacının, davalının marka tescil başvurusundan daha önceki bir tarihte dava konusu markanın sahibi olduğu, ticaret ünvanında, davalının da isminin geçtiği, Milli Eğitim Bakanlığı Ruhsatname ve Öğretim İzninde göstererek KHK’nın m.8/III hükmü anlamında kullanmış olduğu, dolayısıyla dava konusu işareti bir tescil hakkına dayalı olarak veya tescilsiz bir marka olarak kullandığı ve bir «rüçhan hakkı» elde ettiği ve 556 Sayılı KHK’nın 8/III hükmüne dayalı olarak itiraz ve markanın hükümsüzlüğünü talep hakkına sahip olduğu, «haksız rekabetin» söz konusu olabilmesi için kanunda ifade edilen koşulların gerçekleşmiş olduğu, davalı marka ve ticaret ünvanının davacının tescilsiz markası ve ticaret ünvanı ile «iltibas» oluşturması ihtimalinin yüksek olduğu için TTK.nun 57/5.hükmünde düzenlenen haksız rekabet fiilini teşkil edeceği marka tescil başvurusunda bulunmak suretiyle «dürüstlük kuralını» ihlal etmesi karşısında yapılan tescilin TMK m2 ye aykırılık teşkil ettiği, davacının 556 Sayılı KHK m.8/II, m.8/III ve m.8/V hükümlerine dayalı olarak itiraz ve d …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rüçhan hakkı · sicilden terkin · dürüstlük kuralı · tüzel kişilik · terkin · haksız rekabet · temsil · e-defter
Benzer bu kararda… ece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının 18.03.2005 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Ruhsatnamesinde kurucu «temsilci» ..., Özel Öğretim Kurum adının Özel Boğaziçi Pi Dersanesi olarak geçtiği, öğretime başlama tarihinin 14.02.2005 olup, 10.01.2005 tarih ve 5 sayılı ilgili şirket kararının Özel Boğaziçi Pi Dersanesinin Kurucu Temsilciliğine ...’ın getirtilmesine oy birliği ile karar verildiğini, davalı ...’ın davacı şirkete 06.01.2005 tarihinde çalışmaya başladığı, davalının tescil başvuru tarihinde davacı «tüzel kişiliği» temsile yetkili olduğu ve temsilci sıfatını taşıdığı, davacının, davalı temsilcinin markayı kendi adına tescil ettirmesi için izin verdiğine ilişkin bir delilin bulunmaması, davalının da kendi adına tescil için geçerli bir gerekçe gösterememiş olması, karşısında davacının 556 Sayılı KHK’nın m.8/II hükmüne dayalı olarak itiraz ve markanın hükümsüzlüğünü talep hakkına sahip olduğu, davacının, davalının marka tescil başvurusundan daha önceki bir tarihte dava konusu markanın sahibi olduğu, ticaret ünvanında, davalının da isminin geçtiği, Milli Eğitim Bakanlığı Ruhsatname ve Öğretim İzninde göstererek KHK’nın m.8/III hükmü anlamında kullanmış olduğu, dolayısıyla dava konusu işareti bir tescil hakkına dayalı olarak veya tescilsiz bir marka olarak kullandığı ve bir «rüçhan hakkı» elde ettiği ve 556 Sayılı KHK’nın 8/III hükmüne dayalı olarak itiraz ve markanın hükümsüzlüğünü talep hakkına sahip olduğu, «haksız rekabetin» söz konusu olabilmesi için kanunda ifade edilen koşulların gerçekleşmiş olduğu, davalı marka ve ticaret ünvanının davacının tescilsiz markası ve ticaret ünvanı ile «iltibas» oluşturması ihtimalinin yüksek olduğu için TTK.nun 57/5.hükmünde düzenlenen haksız rekabet fiilini teşkil edeceği marka tescil başvurusunda bulunmak suretiyle «dürüstlük kuralını» ihlal etmesi karşısında yapılan tescilin TMK m2 ye aykırılık teşkil ettiği, davacının 556 Sayılı KHK m.8/II, m.8/III ve m.8/V hükümlerine dayalı olarak itiraz ve d …
Bu tescil, yolsuz olsa dahi «sicilden terkin» edilinceye kadar marka sahibi bu korumadan yararlanabilir ve markanın haksız kullanımından da bahsedilemez.
1- Davacı vekilinin 19.02.2009 tarihli temyiz dilekçesinin, harçlandırılmadığı gibi temyiz «defterine» de kaydedilmediği, bu durumda davacı vekilinin süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından, davacı temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu durumda mahkemece tescilli bir markanın kullanımının ünvana tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği düşünülmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3066 E. , 2019/7899 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL(KAPATILAN) 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09/02/2016 gün ve 2015/97-2016/24 sayılı kararı bozan Daire'nin 05/03/2018 gün ve 2016/7668 - 2018/1680 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin endüstriyel mutfak makineleri üretimi ve satışı yapan bir firma olduğunu ve 2009/29307 sayılı BEM BOĞAZİÇİ ibareli markasının bulunduğunu, müvekkil şirketin kurucu ortaklarından davalının müvekkil şirketten ayrıldıktan sonra aynı faaliyet alanında Bosfor Endüstriyel Mutfak Makinaları San. ve Tic. Ltd. Şti. isimli firmayı kurduğunu, 2013/82618 sayılı “B.U.M BOĞAZİÇİ ULAŞ” ve 2013/67429 sayılı “BOĞAZİÇİ ULAŞ” ibareli markaları tescil ettirdiğini, davalının markalarının müvekkil markası ile aynı sınıfta ve benzer olup, müvekkili markalarını taklit ettiğini, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markalarının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2009/29307 sayılı B.E.M BOĞAZİÇİ+Şekil ibareli markası ile davalının 2013 82618 sayılı B.U.M BOĞAZİÇİ ULAŞ ve 2013/67429 sayılı BOĞAZİÇİ ULAŞ ibareli markalarının olduğu, davalının davacı şirketin eski ortaklarından olması ve şirketten herhangi bir sebeple ayrılarak marka tescilini sağlamış olması veya yeni iştigalinde kullanılması doğrudan kötü niyeti gösterir nitelikte olmadığı, davalının davacı markasından yararlanacak surette bu markayı tescil ettirdiği yolundaki iddiasının ispat edilemediği, zayıf marka niteliğindeki Boğaziçi ibaresini davalının markasında kullanmış olması markalar aynı sınıfta tescilli ise de orta düzeyde tüketici diye adlandırılan grubun davacı ve davalı markalarını karıştırmalarının söz konusu olmayacağı, markalar arasında iltibas oluşmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 17,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 05/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/556171500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz