Rüçhan hakkı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2433 E. 2011/823 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rüçhan hakkı↗ sicilden terkin↗ dürüstlük kuralı↗ tüzel kişilik↗ terkin↗ haksız rekabet↗ temsil↗ iltibas↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının 18.03.2005 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Ruhsatnamesinde kurucu temsilci ..., Özel Öğretim Kurum adının Özel Boğaziçi Pi Dersanesi olarak geçtiği, öğretime başlama tarihinin 14.02.2005 olup, 10.01.2005 tarih ve 5 sayılı ilgili şirket kararının Özel Boğaziçi Pi Dersanesinin Kurucu Temsilciliğine ...’ın getirtilmesine oy birliği ile karar verildiğini, davalı ...’ın davacı şirkete 06.01.2005 tarihinde çalışmaya başladığı, davalının tescil başvuru tarihinde davacı tüzel kişiliği temsile yetkili olduğu ve temsilci sıfatını taşıdığı, davacının, davalı temsilcinin markayı kendi adına tescil ettirmesi için izin verdiğine ilişkin bir delilin bulunmaması, davalının da kendi adına tescil için geçerli bir gerekçe gösterememiş olması, karşısında davacının 556 Sayılı KHK’nın m.8/II hükmüne dayalı olarak itiraz ve markanın hükümsüzlüğünü talep hakkına sahip olduğu, davacının, davalının marka tescil başvurusundan daha önceki bir tarihte dava konusu markanın sahibi olduğu, ticaret ünvanında, davalının da isminin geçtiği, Milli Eğitim Bakanlığı Ruhsatname ve Öğretim İzninde göstererek KHK’nın m.8/III hükmü anlamında kullanmış olduğu, dolayısıyla dava konusu işareti bir tescil hakkına dayalı olarak veya tescilsiz bir marka olarak kullandığı ve bir rüçhan hakkı elde ettiği ve 556 Sayılı KHK’nın 8/III hükmüne dayalı olarak itiraz ve markanın hükümsüzlüğünü talep hakkına sahip olduğu, haksız rekabetin söz konusu olabilmesi için kanunda ifade edilen koşulların gerçekleşmiş olduğu, davalı marka ve ticaret ünvanının davacının tescilsiz markası ve ticaret ünvanı ile iltibas oluşturması ihtimalinin yüksek olduğu için TTK.nun 57/5.hükmünde düzenlenen haksız rekabet fiilini teşkil edeceği marka tescil başvurusunda bulunmak suretiyle dürüstlük kuralını ihlal etmesi karşısında yapılan tescilin TMK m2 ye aykırılık teşkil ettiği, davacının 556 Sayılı KHK m.8/II, m.8/III ve m.8/V hükümlerine dayalı olarak itiraz ve dava konusu markanın hükümsüzlüğünü talep hakkına sahip olduğu, davalı fiillerine TTK m.56 vd. hükümleri ile TMK m.2 hükmünün uygulanabilmesi için gerekli koşulların mevcut olduğu gerekçeleriyle davacının hükümsüzlük ve müdahalenin önlenmesi davasının kabulüne davalı markasının hükümsüzlüğüne ve davalının davacı ünvanına tecavüzde bulunduğunun tespiti ile önlenmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000,00.-YTL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekilinin 19.02.2009 tarihli temyiz dilekçesinin, harçlandırılmadığı gibi temyiz defterine de kaydedilmediği, bu durumda davacı vekilinin süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından, davacı temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- 556 sayılı KHK'nin 6 ncı maddesi uyarınca,marka sahibine sağlanan koruma, kural olarak tescil koşuluna bağlanmıştır. Bir markanın anılan KHK'ye tabi olabilmesi için, fiilen tescili yeterlidir. Bu tescil, yolsuz olsa dahi sicilden terkin edilinceye kadar marka sahibi bu korumadan yararlanabilir ve markanın haksız kullanımından da bahsedilemez. Somut olayda, davalının, 16, 41 ve 42 nci sınıflardaki mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere ‘logo+Boğaziçi pi’ markasını 11.02.2005 tarihinde adına tescil ettirdiği yönünde taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Bu durumda mahkemece tescilli bir markanın kullanımının ünvana tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği düşünülmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2433 E. , 2011/823 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.11.2008 tarih ve 2008/165-2008/446 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.01.2011 gününde davalı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin 07.10.2004 tarihinde kurularak Özel Boğaziçi Pi Eğitim Hizmetleri Dersaneleri Yayıncılık Organizasyon Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi ünvanı ile tescil edildiğini, ve ticari faaliyetine başladığını, davalının hisse devri ile 08.02.2005 tarihinde şirket ortağı olduğunu ve kendisine temsil yetkisi verildiğini, davalının şirket ortağı olur olmaz müvekkili şirketin diğer ortaklarından habersiz olarak ve de diğer ortakların herhangi bir muvafakatı olmadığı halde müvekkili şirket ismi olan Boğaziçi Pi ibaresini kendi adına marka tescili yaptırdığını, davalının kötü niyetli olarak hareket ettiğini, çünkü marka tescilinde gösterilen adresin dahi müvekkil firma adresi olduğunu, TTK'nun 41.
vd. maddelerinde ticari ünvanın tescil ve korunması hükümleri konulduğunu ve ticari ünvanın Türkiye’de kullanılan diğer ünvanlardan farklı olmak zorunda olduğunu, davalının müvekkili firmaya ait ve tescilli ünvanı aynen kötü niyetle kendi adına marka tescil yaptırması ve ayrı bir dersane açmak suretiyle müvekkili ismine müdahale ettiğini belirterek davalının haksız olarak 11.02.2005 tarih ve 2005 03928 tescil nolu marka tescilinin iptaline ve müdahalenin men’ine, davalının haksız eyleminden dolayı müvekkili lehine 10.000.-YTL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istediklerini bildirmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin TPE’ye usulüne uygun olarak başvuru yapmış olup bu süreç içinde hiçbir itirazda bulunulmadığından Boğaziçi Pi isminin müvekkili adına tescil edildiğini ve markanın tescil süresi boyunca tek sahibinin müvekkili olduğunu, davacı şirketin ilk kuruluşunun 07/10/2004 olup ilk ortaklarının ..., ..., Ahmet
Türkmen olup 10.01.2005 tarihinde bir kısım ortakların hisse devir ettiklerini ve bu ortaklar arasında ...’in hissesini alan davacının da bulunduğunu, müvekkili başka bir kurumda çalıştığı için ilk kurucu ortaklar arasında yer almamış olduğunu, müvekkilinin tamamen kendisinin fikri ve çalışmasının ürünü olan bu isim ile ilgili web adresini de kendisi adına 29.01.2005’de almış olduğunu, bu başvuruda da müvekkilinin davacı şirketin adresini verdiğini ve bunda da sakınca görmediğini, davacının diğer şirket ortaklarından habersiz herhangi bir şey yapmamış olduğunu, davanın reddini istediklerini bildirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının 18.03.2005 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Ruhsatnamesinde kurucu temsilci ..., Özel Öğretim Kurum adının Özel Boğaziçi Pi Dersanesi olarak geçtiği, öğretime başlama tarihinin 14.02.2005 olup, 10.01.2005 tarih ve 5 sayılı ilgili şirket kararının Özel Boğaziçi Pi Dersanesinin Kurucu Temsilciliğine ...’ın getirtilmesine oy birliği ile karar verildiğini, davalı ...’ın davacı şirkete 06.01.2005 tarihinde çalışmaya başladığı, davalının tescil başvuru tarihinde davacı tüzel kişiliği temsile yetkili olduğu ve temsilci sıfatını taşıdığı, davacının, davalı temsilcinin markayı kendi adına tescil ettirmesi için izin verdiğine ilişkin bir delilin bulunmaması, davalının da kendi adına tescil için geçerli bir gerekçe gösterememiş olması, karşısında davacının 556 Sayılı KHK’nın m.8/II hükmüne dayalı olarak itiraz ve markanın hükümsüzlüğünü talep hakkına sahip olduğu, davacının, davalının marka tescil başvurusundan daha önceki bir tarihte dava konusu markanın sahibi olduğu, ticaret ünvanında, davalının da isminin geçtiği, Milli Eğitim Bakanlığı Ruhsatname ve Öğretim İzninde göstererek KHK’nın m.8/III hükmü anlamında kullanmış olduğu, dolayısıyla dava konusu işareti bir tescil hakkına dayalı olarak veya tescilsiz bir marka olarak kullandığı ve bir rüçhan hakkı elde ettiği ve 556 Sayılı KHK’nın 8/III hükmüne dayalı olarak itiraz ve markanın hükümsüzlüğünü talep hakkına sahip olduğu, haksız rekabetin söz konusu olabilmesi için kanunda ifade edilen koşulların gerçekleşmiş olduğu, davalı marka ve ticaret ünvanının davacının tescilsiz markası ve ticaret ünvanı ile iltibas oluşturması ihtimalinin yüksek olduğu için TTK.nun 57/5.hükmünde düzenlenen haksız rekabet fiilini teşkil edeceği marka tescil başvurusunda bulunmak suretiyle dürüstlük kuralını ihlal etmesi karşısında yapılan tescilin TMK m2 ye aykırılık teşkil ettiği, davacının 556 Sayılı KHK m.8/II, m.8/III ve m.8/V hükümlerine dayalı olarak itiraz ve dava konusu markanın hükümsüzlüğünü talep hakkına sahip olduğu, davalı fiillerine TTK m.56 vd.
hükümleri ile TMK m.2 hükmünün uygulanabilmesi için gerekli koşulların mevcut olduğu gerekçeleriyle davacının hükümsüzlük ve müdahalenin önlenmesi davasının kabulüne davalı markasının hükümsüzlüğüne ve davalının davacı ünvanına tecavüzde bulunduğunun tespiti ile önlenmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000,00.-YTL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekilinin 19.02.2009 tarihli temyiz dilekçesinin, harçlandırılmadığı gibi temyiz defterine de kaydedilmediği, bu durumda davacı vekilinin süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından, davacı temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- 556 sayılı KHK'nin 6 ncı maddesi uyarınca,marka sahibine sağlanan koruma, kural olarak tescil koşuluna bağlanmıştır. Bir markanın anılan KHK'ye tabi olabilmesi için, fiilen tescili yeterlidir. Bu tescil, yolsuz olsa dahi sicilden terkin edilinceye kadar marka sahibi bu korumadan yararlanabilir ve markanın haksız kullanımından da bahsedilemez. Somut olayda, davalının, 16, 41 ve 42 nci sınıflardaki mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere ‘logo+Boğaziçi pi’ markasını 11.02.2005 tarihinde adına tescil ettirdiği yönünde taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Bu durumda mahkemece tescilli bir markanın kullanımının ünvana tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği düşünülmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, alınmadığı anlaşılan 18.40 TL temyiz ilam ve 60,00 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 25.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1013927700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz