Şirketten çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3087 E. 2019/7898 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin feshi↗ i̇i̇k 265↗ fesih↗ hukuki yarar↗ kâr payı↗ ek tasfiye↗ iflas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket hakkında İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/278 E.-265 sayılı kararında iflas davasının reddine karar verildiği, yine şirket hakkında İzmir 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/582 E. ile 2014/40 K. sayılı dosyasında davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiği, iflas kararı verilinceye kadar iflastan önce davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilse dahi dava tarihi itibariyle davacının ortaklıktan çıkmaya ilişkin talebinde hukuki yararı bulunduğu, davacının ortaklık payının ve ödeme inkar payının ödenmesine ilişkin taleplerinden vazgeçtiklerinden şirketin feshi ve tasfiye kararının dosyamıza etkisi olmadığı gerekçesiyle, davacının dava tarihi olan 02/12/2011 tarihinden itibaren çıkmasına izin verilmesine, ortaklık payı ve kâr payı ödenmesine ilişkin talebin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4217 E. 2017/6360 K.
Ortak:şirketin feshi · i̇i̇k 265 · fesih · hukuki yarar · kâr payı · ek tasfiye · iflas · dava şartı · Şirketten çıkma
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2012/582 E. ile 2014/40 K. sayılı dosyasında davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verildiği, «iflas» kararı verilinceye kadar iflastan önce davacının dava açmakta «hukuki yararı» bulunduğu, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilse dahi dava tarihi itibariyle davacının ortaklıktan çıkmaya ilişkin talebinde hukuki yararı bulunduğu, davacının ortaklık «payının» ve ödeme inkar payının ödenmesine ilişkin taleplerinden vazgeçtiklerinden «şirketin feshi» ve «tasfiye» kararının dosyamıza etkisi olmadığı gerekçesiyle, davacının dava tarihi olan 02/12/2011 tarihinden itibaren çıkmasına izin verilmesine, ortaklık payı ve kâr payı ö …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/278 E.-«265» sayılı kararında «iflas» davasının reddine karar verildiği, yine şirket hakkında İzmir 13.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2012/582 E. ile 2014/40 K. sayılı dosyasında davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verildiği, «iflas» kararı verilinceye kadar iflastan önce davacının dava açmakta «hukuki yararı» bulunduğu, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilse dahi dava tarihi itibariyle davacının ortaklıktan çıkmaya ilişkin talebinde hukuki yararı bulunduğu, davacının ortaklık «payının» ve ödeme inkar payının ödenmesine ilişkin taleplerinden vazgeçtiklerinden «şirketin feshi» ve «tasfiye» kararının dosyamıza etkisi olmadığı gerekçesiyle davacının dava tarihi olan 02/12/2011 tarihinden itibaren çıkmasına izin verilmesine, ortaklık payı ve kâr payı öd …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/278 E.-«265» sayılı kararında «iflas» davasının reddine karar verildiği, yine şirket hakkında ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tavzih · limited şirket · ıslah
Benzer bu kararda2- Dava, «limited şirketten» çıkmaya izin verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 304. ve devamı maddelerinde hükümlerin hangi hallerde «tavzihinin» istenebileceği ve tavzih usulü gösterilmiştir.
Mahkeme, hükmü yalnız «tavzih» etmekle yetinir, yoksa kesinleşmiş bir hüküm, hükmün açıklanması (tavzihi) yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Bu nedenle de mahkeme, hüküm kurmadığı bir konuda, hükümde unutmuş olduğu gerekçesiyle «tavzih» yolu ile karar verip, bu hususu da hükme ekleyemez, miktarları da değiştiremez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3087 E. , 2019/7898 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11/02/2016 gün ve 2015/1094 - 2016/134 sayılı kararı bozan Daire'nin 20/11/2017 gün ve 2016/4217 - 2017/6360 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketten çıkmakta haklı sebepler bulunduğunu ileri sürerek davalı şirketten çıkmasına izin verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket hakkında İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/278 E.-265 sayılı kararında iflas davasının reddine karar verildiği, yine şirket hakkında İzmir 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/582 E. ile 2014/40 K. sayılı dosyasında davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiği, iflas kararı verilinceye kadar iflastan önce davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilse dahi dava tarihi itibariyle davacının ortaklıktan çıkmaya ilişkin talebinde hukuki yararı bulunduğu, davacının ortaklık payının ve ödeme inkar payının ödenmesine ilişkin taleplerinden vazgeçtiklerinden şirketin feshi ve tasfiye kararının dosyamıza etkisi olmadığı gerekçesiyle, davacının dava tarihi olan 02/12/2011 tarihinden itibaren çıkmasına izin verilmesine, ortaklık payı ve kâr payı ödenmesine ilişkin talebin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 17,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 05/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/556170000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz